Tahin’de Orta Doğu Mutfağı: Tanıdık Lezzetlerin Farklı Yorumları
Orta Doğu mutfağı, özellikle ilgi duyduğum mutfaklar arasında… Anadolu’da tanıdığımız pek çok lezzetin farklı ülkelerde nasıl yorumlandığını keşfetmek oldukça merak uyandırıcı. Birbirine yakın...

Orta Doğu mutfağı, özellikle ilgi duyduğum mutfaklar arasında… Anadolu’da tanıdığımız pek çok lezzetin farklı ülkelerde nasıl yorumlandığını keşfetmek oldukça merak uyandırıcı. Birbirine yakın coğrafyalarda, benzer malzemelerle hazırlanan yemeklerin farklı karakterler kazanabilmesi gastronominin en sevdiğim taraflarından biri.
İçerik Tablosu
Bölgedeki savaşlar ve siyasi krizler nedeniyle bu coğrafyaya seyahat etmek her zaman mümkün olmuyor. Ancak Orta Doğu mutfağını keşfetme isteğim devam ediyor. Bu nedenle Türkiye’deki temsilcilerini fırsat buldukça ziyaret ediyorum.
İstanbul’daki bu keşiflerimin son adreslerinden biri de Mall of İstanbul’da bulunan Tahin oldu.
Tahin’de kafta kebap, falafel, humus ve tabbule denedim. Dört farklı lezzet, ancak hepsinin Anadolu mutfağında bir şekilde karşılığı bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında masamda hem tanıdık hem de farklı bir gastronomi deneyimi vardı.
Kafta Kebap: Sarımsaklı Beytiyi Hatırlatan Bir Lezzet
Kafta kebap, Orta Doğu mutfağının farklı ülkelerinde çeşitli yorumlarıyla karşımıza çıkan kıyma kebaplarından biri. Tahin’de denediğim versiyonu maydanoz, soğan ve sarımsakla hazırlanmıştı.
İlk lokmada bana Adana usulü sarımsaklı beytiyi hatırlattı. Aslında iki yemek arasında belirgin benzerlikler var. Ancak Tahin’in kafta kebabında sarımsak daha geri planda kalıyor. Lezzeti de sarımsaklı beytiye kıyasla daha hafif.
Bu farklılığı önemli buldum. Çünkü benzer malzemeler kullanılsa da malzemelerin oranları ve hazırlanma biçimleri, ortaya çıkan lezzeti önemli ölçüde değiştirebiliyor.
Kafta kebabı beğendim. Ancak ikisi arasında seçim yapmam gerekse tercihim Adana usulü beytiden yana olurdu.
Burada küçük ama önemli bir eksiklikten de söz etmeliyim. Kebabın yanında servis edilen ekmekler tazeliğini kaybetmişti.
Özellikle kebap gibi ekmekle birlikte tüketilen yemeklerde bu ayrıntıyı önemsiyorum. İyi hazırlanmış bir kebabın yanında sunulan ekmeğin de aynı özeni hak ettiğini düşünüyorum.

Falafel: Zaman Zaman Özlediğim Bir Lezzet
Sizin hiç canınız falafel çekiyor mu bilmiyorum ama benim zaman zaman çok çekiyor.
Nohutla ve otlarla hazırlanan bu lezzeti fırsat buldukça farklı restoranlarda deniyorum. Bitkisel bir altyapıyla bu kadar karakteristik bir tat ve doku elde edilebilmesini ilginç buluyorum.
Falafel, Orta Doğu’nun farklı ülkelerinde yaygın olarak tüketilen yemeklerden biri. Kullanılan bakliyat, baharatlar ve eşlikçiler bölgelere göre değişebiliyor.
Tahin’de denediğim falafeli de beğendim. Falafelin benim için en güzel taraflarından biri, oldukça mütevazı bir malzeme olan nohutun farklı bir yemek deneyimine dönüşmesi.
Anadolu mutfağında nohudu daha çok sulu yemeklerde, pilavlarda ve çeşitli mezelerde kullanıyoruz. Falafel ise aynı malzemenin bambaşka bir biçimde değerlendirilebileceğini gösteriyor.

Humus: Damak Alışkanlıklarının Belirlediği Tercihler
Humus konusunda biraz daha seçiciyim. Türkiye’de özellikle Tarsus ve Hatay’da çok başarılı humuslar yedim. Bu deneyimler, humusa yönelik beklentilerimi de şekillendirdi. Ayrıca meyhanelerde son yıllarda çok daha popüler olan pastırmalı humus da oldukça iyi bir yorum…
Tahin’in humusunu lezzetli buldum. Ancak benim damak zevkime göre biraz fazla sadeydi.
Ben humusu domates, turşu ve nohut gibi malzemelerle süslenmiş şekilde tüketmeyi tercih ediyorum. Bu malzemelerin kattığı farklı tatlar ve dokular, humusu benim için daha keyifli hâle getiriyor.
Elbette humusun farklı coğrafyalarda çok sayıda yorumu bulunuyor. Bazı mutfaklarda daha sade bir sunum tercih edilirken bazılarında çeşitli malzemelerle zenginleştiriliyor. Bu nedenle Tahin’in humusunu başarısız bulduğumu söyleyemem. Yalnızca benim alışık olduğum ve tercih ettiğim yorumdan farklıydı.

Tabbule: Masanın Beklenmedik Yıldızı
Tahin’deki deneyimimin en güzel sürprizi tabbule oldu.
Açıkçası masadaki diğer yemeklere kıyasla tabbuleden beklentim daha düşüktü. Ancak tattıktan sonra fikrim değişti. Büyük bölümü maydanozdan oluşan, az miktarda soğan ve domatesle hazırlanan bu salata, sınırlı malzemeyle ne kadar karakteristik bir lezzet ortaya çıkarılabileceğini gösteriyor.
Ferah, dengeli ve beklediğimden daha lezzetliydi. Tabbulenin beni etkilemesinin nedenlerinden biri de maydanozun kullanım biçimi oldu. Anadolu mutfağında maydanozu çoğunlukla yemeklere aroma kazandıran tamamlayıcı bir malzeme olarak kullanıyoruz. Tabbulede ise maydanoz, salatanın ana karakterini oluşturuyor.

Mekân ve Servis Deneyimi
Tahin’in Mall of İstanbul şubesi, bir alışveriş merkezinin içerisinde bulunmasına rağmen keyifli bir yemek ortamı sunuyor.
Alışveriş merkezlerindeki restoranlarda zaman zaman yemek deneyiminin ikinci planda kaldığını düşünüyorum. Ancak Tahin’de böyle bir izlenim edinmedim.
Servis tarafında genç ve ilgili bir ekip vardı. Çalışanların menüye hâkim olmalarını ve yemekler hakkında doğru yönlendirmeler yapabilmelerini olumlu buldum.
Özellikle farklı bir ülkenin mutfağını temsil eden restoranlarda servis ekibinin menü hakkında bilgi sahibi olması önemli. Çünkü müşteriler her zaman sunulan yemekleri tanımayabiliyor. Bu nedenle menüde de görsellere mutlaka yer verilmesi taraftarıyım.
Fiyatlar ve Genel Değerlendirme
Tahin’de dört farklı lezzeti bir araya getiren Meat 1 adlı menüsüyü tercih ettim. Kafta kebap, falafel, humus ve tabbuleden oluşan menünün fiyatı 795 TL’ydi. Yanında içtiğim ayran için ise 110 TL ödedim. Toplam hesap 905 TL oldu.
Fiyatı değerlendirirken dört farklı lezzeti aynı öğünde deneyimleyebilmenin önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Özellikle Orta Doğu mutfağına merak duyan ancak farklı yemekleri tek tek sipariş etmek istemeyenler için bu tür menüler iyi bir seçenek olabilir.
Benim açımdan Tahin, genel olarak başarılı bir deneyim sundu. Kafta kebabı ve falafeli beğendim. Humus lezzetliydi ancak benim tercihlerime göre biraz fazla sadeydi. Tabbule ise beklentilerimin üzerine çıktı.
Olumsuz tarafta ise kafta kebabın yanında servis edilen ekmeklerin tazeliğini kaybetmiş olması vardı.
Bu Masadan Aklımda Kalan
Tahin’den ayrılırken aklımda en çok tabbule kaldı.
Maydanoz gibi Anadolu mutfağında çok sık kullandığımız bir malzemenin, farklı bir mutfakta nasıl başlı başına bir lezzete dönüşebildiğini görmek güzeldi.
Kafta kebabın sarımsaklı beytiyi hatırlatması, falafelin nohuda getirdiği farklı yorum ve humusun alışık olduğum sunumlardan ayrılması da bu deneyimin diğer parçalarıydı.
Orta Doğu mutfağına duyduğum ilginin temelinde biraz da bu benzerlikler ve farklılıklar bulunuyor. Aynı coğrafyanın birbirine yakın mutfaklarında dolaşırken bazen çok iyi bildiğim bir lezzetle, bazen de hiç beklemediğim bir yorumla karşılaşıyorum. Tahin, bu merakımı besleyen adreslerden biri oldu.
Masadan Künyesi
- Mekân: Tahin
- Konum: İstanbul
- Denediklerim: Kafta kebap, falafel, humus, tabbule
Değerlendirme ve fiyatlar ziyaret dönemine aittir; gitmeden önce güncel bilgileri kontrol etmenizi öneririz.
Masadan’dan benzer eleştiriler
- İstinye Tavukçusu – Mall of İstanbul: Tek ürüne odaklanan bir piliççi; otların kattığı dengeli aroma ve başarılı ev yapımı soğan halkası.
- Eataly – İstanbul: İtalyan mutfağının izinde: enginarın fark yarattığı bir pizza ve porcini risotto.
- Baylan – Galataport: Galataport şubesinde, Americano eşliğinde bir İstanbul klasiği: Kup Griye.
- Balıkça – Beşiktaş: Balık ekmeğin dürüm yorumu; doyuruculuk ve taze limon üzerine notlar.
Daha fazlası için: Masadan: İstanbul ve Anadolu’dan Restoran Eleştirileri





İlk yorumu siz yapın...