Çocukluk Döneminde Sağlıklı Beslenme | HORECA Trend
Takip edin!

Sağlıklı Beslenme

Çocukluk Döneminde Sağlıklı Beslenme

Beslenme alışkanlıklarının gelişim çağı sonrasındaki hayatı ciddi şekilde etkiliyor olması da bu süreçte dikkatli olunmasını gerekli kılıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hakan Tokbay, çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmenin önemini anlatıyor.

Yayınlandı

on

Uzmanlar, beslenmenin bireyin özellikle gelişim çağında hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. Beslenme alışkanlıklarının gelişim çağı sonrasındaki hayatı ciddi şekilde etkiliyor olması da bu süreçte dikkatli olunmasını gerekli kılıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hakan Tokbay, çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmenin önemini anlatıyor.

Çocukların, çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaları, fiziksel ve zihinsel gelişimleri için kritik bir rol oynamaktadır. Bu alışkanlıkların erken yaşlarda oluşturulması, çocukların sağlıklı yetişkinler olmalarına katkı sağlar.

Temel Besin İhtiyaçlarının Karşılanması

Temel besin ihtiyaçlarının karşılanması, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için hayati bir öneme sahiptir. Protein, vitaminler, mineraller ve diğer besin maddeleri, vücudun temel işlevlerini sürdürmesi için gereklidir. Örneğin, proteinler, hücrelerin ve dokuların inşa edilmesine yardımcı olurken, vitaminler ve mineraller birçok biyokimyasal reaksiyonun düzgün çalışmasını sağlar. Kalsiyum, kemiklerin güçlenmesine katkıda bulunurken, demir kan hücrelerinin taşıdığı oksijeni vücuda dağıtır. Bu besin maddeleri eksik olduğunda, büyüme gelişme bozuklukları ve hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocukların günlük beslenmeleri, protein, vitamin ve mineral açısından zengin ve dengeli bir şekilde olmalıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, çocukların enerji ihtiyaçlarını karşılamalarına ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yardımcı olur.

Enerji Dengelemesi ve Hareket

Enerji dengesi ve fiziksel aktivite, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için hayati öneme sahiptir. Doğru beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayarak çocukların günlük aktivitelerini sürdürebilmelerini sağlar. Bu enerji, büyüme, metabolizma ve vücut fonksiyonlarını desteklemek için kullanılır. Aynı zamanda, enerji alımı ile harcanan enerji arasındaki denge sağlıklı bir vücut ağırlığının korunmasına yardımcı olur. Çocuklar için fiziksel aktivite, kemik ve kas gelişimi, dolaşım sistemi sağlığı, enerji harcamasının artırılması ve obezitenin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Sağlıklı bir yaşam tarzının temeli olan düzenli egzersiz, çocuklara fiziksel beceriler kazandırırken aynı zamanda enerji dengesini korumalarına yardımcı olur. Bu nedenle çocukların sağlıklı büyümelerini ve gelişmelerini desteklemek için doğru beslenme ile düzenli fiziksel aktivitenin bir arada olması büyük önem taşır.

Çocukluk Döneminde Sağlıklı Beslenme, Büyüme ve Gelişim

Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme, çocukların büyümeleri ve gelişimleri için oldukça önemlidir. Büyüme ve gelişim, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının en önemli sonuçlarından biridir. Doğru besin maddelerini almaları, kemiklerin, kasların ve diğer vücut dokularının büyümesine ve yeniden yapılanmasına olanak tanır. Özellikle protein, kalsiyum ve demir gibi besin maddeleri, çocukların büyümesini destekleyen temel yapı taşlarıdır. Protein, hücrelerin ve dokuların gelişimini sağlarken, kalsiyum kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur. Demir ise kan hücrelerinin üretiminde rol oynar ve enerji seviyelerini artırır. Bu nedenle çocukların doğru beslenmeye erken yaşlarda alışmaları, fiziksel büyüme ve gelişimlerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olur. Ayrıca sağlıklı bir diyet, bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı daha iyi bir direnç sağlar, böylece çocuklar daha sağlıklı bir yaşam sürerler.

Zekâ Gelişimi ve Öğrenme Yeteneği

Zekâ gelişimi ve öğrenme yeteneği, çocukların beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkilidir. Özellikle Omega-3 yağ asitleri, B vitaminleri ve demir gibi besin maddeleri, beyin fonksiyonlarını destekler. Omega-3 yağ asitleri, özellikle balık gibi yiyeceklerde bulunur ve zeka gelişimi için önemlidir. B vitaminleri, öğrenme ve hafıza için gereklidir ve tahıllar, etler ve süt ürünleri gibi birçok besinde bulunur. Demir, beyin fonksiyonlarına katkı sağlar ve demir eksikliği öğrenme güçlüğüne neden olabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, çocukların beyinlerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini ve öğrenme yeteneklerini en üst düzeye çıkarmalarını destekler. Bu nedenle çocukların düzenli olarak bu besin maddelerini içeren bir diyetle beslenmeleri, okulda daha başarılı olmalarına yardımcı olur.

Reklam
Uzm. Dr. Hakan Tokbay, çocukluk döneminde sağlıklı beslenme ve önemi hakkında özel açıklamalarda bulundu.

Uzm. Dr. Hakan Tokbay, çocukluk döneminde sağlıklı beslenme ve önemi hakkında özel açıklamalarda bulundu.

Çocukluk Döneminde Sağlıklı Beslenme ve Hastalıkları Önleme

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları çocuklara birçok hastalığı önleme fırsatı sunar. Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme hastalıkları önleme konusunda da oldukça önemlidir. Doğru ve dengeli bir diyet, obezite riskini azaltarak çocukların sağlığını korur. Aynı zamanda kalp hastalıkları, diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik sağlık sorunlarının gelişme riskini düşürür. Lif açısından zengin gıdalar, sindirim sağlığını iyileştirir ve kabızlık gibi sorunları engeller. Sağlıklı beslenme, bağışıklık sistemini güçlendirir, böylece enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale gelirler. Düzenli olarak meyve ve sebzeler tüketmek, antioksidan alımını artırır ve kanser riskini azaltır. Bu nedenle çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak, onların uzun vadeli sağlığını korumak için önemlidir.

Beslenme Bilinci ve Alışkanlığı

Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme bilinci ve alışkanlığı, çocukların sağlıklı bir yaşam sürmeleri için temel bir unsur olarak öne çıkar. Bu kavram, çocuklara doğru besin seçimlerini yapma yeteneği kazandırmayı ve bu seçimleri günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmeyi içerir. Çocuklar, beslenme bilinci sayesinde hangi besinlerin vücutlarına faydalı olduğunu öğrenirler. Aynı zamanda sağlıklı beslenme alışkanlığı, çocuklara yemekleri paylaşmanın, yemeğin tadını çıkartmanın ve porsiyon kontrolünün önemini öğretir. Bu alışkanlık, aşırı yeme veya yetersiz beslenme gibi sorunları önlerken, obezite gibi sağlık sorunlarının da önüne geçer. Ayrıca beslenme bilinci ve alışkanlığı çocukların gelecekteki yaşamlarında sürdürülebilir bir şekilde sağlıklı beslenmeyi devam ettirmelerine yardımcı olur, böylece daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşamın temelleri atılmış olur.

Kaynak: HORECA TREND

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makale

Sushi Çeşitleri ve Özellikleri (Sushi 101)

Sushi, Japon mutfağının en bilinen ve sevilen lezzetlerinden biridir. Temel olarak, sirke ile tatlandırılmış pirinç ve çeşitli malzemelerle hazırlanan bu yemek, hem görsel hem de tat açısından zengin bir deneyim sunar.

Yayınlandı

on

Yazar:

Sushi, hem lezzeti hem de sağlıklı yapısıyla dünya mutfağında önemli bir yere sahiptir. Farklı türleri ve zengin içerikleri ile her damak zevkine hitap eder. Taze balık, kaliteli malzemeler ve doğru teknikler kullanarak hazırlanan sushi, sağlıklı bir beslenme seçeneği sunar. Evde yapımı da mümkün olan bu lezzetli yemek, kültürel ve gastronomik bir deneyim sunar. Sushi çeşitleri ve içindekiler hakkında bilgi sahibi olarak, bu lezzeti en iyi şekilde deneyimleyebilirsiniz.

Sushi, Japon mutfağının en bilinen ve sevilen lezzetlerinden biridir. Temel olarak, sirke ile tatlandırılmış pirinç ve çeşitli malzemelerle hazırlanan bu yemek, hem görsel hem de tat açısından zengin bir deneyim sunar. Sushi’nin kökeni, Japonya’nın geleneksel mutfağına dayanır ve zamanla tüm dünyada popüler hale gelmiştir.

Sushi Tarihi ve Japon Kültüründeki Yeri

Sushi, Japon kültüründe önemli bir yere sahiptir. İlk olarak, pirincin fermantasyonu ile balığın korunması amacıyla ortaya çıkmıştır. Zamanla, bu koruma yöntemi lezzetli bir yemek haline gelmiş ve modern sushi doğmuştur. Günümüzde, sushi Japon mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır ve dünya genelinde büyük bir popülerlik kazanmıştır.

Sushi Çeşitleri Nelerdir?

Nigiri Sushi

Nigiri sushi, el ile şekillendirilmiş pirinç topunun üzerine balık veya deniz ürünleri yerleştirilmesiyle yapılır. Genellikle wasabi ile tatlandırılır ve soya sosu ile servis edilir.

Maki Sushi

Reklam

Maki sushi, nori adı verilen deniz yosununun içine pirinç ve çeşitli malzemeler konularak rulo şeklinde sarılır. Maki, dilimlenerek servis edilir ve genellikle soya sosu ile tüketilir.

Sashimi

Sashimi, taze ve ince dilimlenmiş çiğ balıktan oluşur. Pirinç içermez ve genellikle wasabi, soya sosu ve turşu zencefil ile servis edilir.

Temaki Sushi

Temaki sushi, koni şeklinde sarılan ve elde yenilen bir sushi türüdür. Nori içerisine pirinç, balık ve sebzeler konulur ve rulo yapılır.

Uramaki Sushi

Uramaki sushi, “içten dışa maki” olarak da bilinir. Pirinç dışarıda, nori ve malzemeler içeride olacak şekilde hazırlanır. Genellikle susam veya balık yumurtası ile kaplanır.

Reklam

Chirashi Sushi

Chirashi sushi, bir kase içerisinde servis edilen sushi türüdür. Pirinç üzerine çeşitli balık ve deniz ürünleri, sebzeler ve yumurta konularak hazırlanır.

Nigiri Sushi

Nigiri’nin Özellikleri

Nigiri, basit ve şık sunumuyla öne çıkar. Pirinç topu üzerine yerleştirilen taze balık, deniz ürünleri veya yumurta ile yapılır. Genellikle wasabi ile tatlandırılır ve soya sosuna batırılarak yenir.

Nigiri Malzemeleri

Nigiri sushi yapımında kullanılan malzemeler arasında taze balık (somon, tuna, deniz tarağı), karides, yılan balığı, ve Japon omleti bulunur. Pirinç ve wasabi de temel malzemelerdendir.

Maki Sushi

Maki Türleri

Reklam

Maki sushi, çeşitli malzemelerle yapılan ruloları içerir. Farklı türleri arasında Futomaki (kalın rulolar), Hosomaki (ince rulolar), ve Temaki (el ruloları) bulunur. Her biri, farklı malzemeler ve tatlar sunar.

Maki Malzemeleri

Maki sushi yapımında kullanılan malzemeler arasında taze balık, yengeç, avokado, salatalık, havuç ve krem peynir bulunur. Nori, pirinç ve suşi sirkesi de temel bileşenlerdir.

Sashimi

Sashimi Tanımı

Sashimi, çiğ balığın ince dilimlenmesiyle hazırlanan ve pirinç içermeyen bir Japon yemeğidir. Balığın tazeliği ve kalitesi, bu yemeğin lezzetinde belirleyici rol oynar. Genellikle soya sosu ve wasabi ile servis edilir.

Sashimi Malzemeleri

Sashimi yapımında kullanılan malzemeler arasında somon, tuna, deniz tarağı, ahtapot ve karides bulunur. Balıkların taze ve kaliteli olması, sashimi’nin lezzeti için kritik öneme sahiptir.

Reklam

Temaki Sushi

Temaki’nin Özellikleri

Temaki, elde yenilen ve koni şeklinde sarılan bir sushi türüdür. Bu tür sushi, pratik ve hızlı bir şekilde hazırlanabilir. Nori içerisine pirinç, balık ve sebzeler konularak yapılır.

Temaki Malzemeleri

Temaki sushi yapımında kullanılan malzemeler arasında taze balık, yengeç, avokado, salatalık ve havuç bulunur. Nori ve pirinç de temel bileşenlerdir.

Uramaki Sushi

Uramaki’nin Özellikleri

Uramaki, pirincin dışarıda, nori ve diğer malzemelerin içeride olduğu bir sushi türüdür. Genellikle susam veya balık yumurtası ile kaplanır. Bu tür sushi, özellikle Batı ülkelerinde popülerdir.

Uramaki Malzemeleri

Reklam

Uramaki sushi yapımında kullanılan malzemeler arasında taze balık, avokado, salatalık, krem peynir ve yengeç bulunur. Pirinç, nori ve suşi sirkesi de temel bileşenlerdir.

Chirashi Sushi

Chirashi’nin Özellikleri

Chirashi sushi, kase içerisinde servis edilen bir sushi türüdür. Pirinç üzerine çeşitli balık ve deniz ürünleri, sebzeler ve yumurta konularak hazırlanır. Bu tür sushi, zengin ve doyurucu bir yemek sunar.

Chirashi Malzemeleri

Chirashi sushi yapımında kullanılan malzemeler arasında taze balık, yengeç, avokado, salatalık, havuç ve yumurta bulunur. Pirinç ve suşi sirkesi de temel bileşenlerdir.

Çeşitli sushi türleri ve içerikleri.

Çeşitli sushi türleri ve içerikleri.

Sushi Yapımında Kullanılan Temel Malzemeler

Suşi Pirinci

Sushi pirinci, kısa taneli Japon pirincidir. Pirincin yapışkanlığı, sushi’nin şeklini korumasına yardımcı olur. Pirinç, suşi sirke, şeker ve tuz ile tatlandırılır.

Suşi Sirke

Reklam

Suşi sirke, pirincin lezzetini artırmak için kullanılır. Pirince eklenen bu sirke, tatlı ve hafif ekşi bir aroma katar.

Nori

Nori, kurutulmuş ve preslenmiş deniz yosunudur. Sushi yapımında kullanılan bu yosun, hem lezzet katar hem de rulo şeklinde sarılmasına yardımcı olur.

Wasabi

Wasabi, Japon yaban turpu kökünden elde edilen bir baharattır. Acı ve keskin bir tadı vardır. Sushi ile birlikte tüketilir ve genellikle soya sosuna eklenir.

Soya Sosu

Soya sosu, sushi’nin yanında servis edilen tuzlu bir sostur. Balık ve pirincin lezzetini dengelemek için kullanılır.

Reklam

Sushi’nin Besin Değerleri

Protein İçeriği

Sushi, yüksek protein içeriği ile bilinir. Özellikle balık ve deniz ürünleri, kas yapımını destekler ve enerji sağlar. Sushi, protein açısından zengin bir besin kaynağıdır.

Vitamin ve Mineral İçeriği

Sushi, vitamin ve mineral açısından da zengindir. B vitamini, demir, çinko ve omega-3 yağ asitleri içerir. Bu besin öğeleri, vücut fonksiyonlarının düzgün çalışması için gereklidir.

Evde Sushi Yapımı

Gerekli Ekipmanlar

Evde sushi yapmak için bazı temel ekipmanlara ihtiyaç vardır. Bunlar arasında bambu rulo matı, keskin bir bıçak, suşi pirinç pişirme kabı ve ahşap kaşık bulunur.

Adım Adım Sushi Yapımı

Reklam

Evde sushi yaparken, doğru adımları takip etmek önemlidir. Pirincin pişirilmesi, malzemelerin hazırlanması ve doğru şekilde sarılması, lezzetli ve güzel görünümlü sushi yapmanın anahtarıdır.

Sushi Restoranında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kaliteli Restoran Seçimi

Sushi restoranı seçerken, restoranın tazelik ve hijyenine dikkat edilmelidir. Taze balık ve deniz ürünleri kullanan, temiz ve güvenilir restoranlar tercih edilmelidir.

Menü İnceleme

Sushi restoranında menüyü dikkatlice incelemek, hangi tür sushi’lerin sunulduğunu ve hangi malzemelerin kullanıldığını anlamak için önemlidir. Menüyü inceleyerek damak zevkinize uygun seçimler yapabilirsiniz.

Sushi Çeşitleri ve Sağlık

Omega-3 Yağ Asitleri

Sushi, omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir. Bu yağ asitleri, kalp sağlığını destekler ve inflamasyonu azaltır. Özellikle somon ve ton balığı gibi balıklar, yüksek omega-3 içerir.

Reklam

Düşük Kalorili Seçenekler

Sushi, düşük kalorili bir yemek seçeneği sunar. Özellikle sashimi ve nigiri türleri, az kalorili ve besleyici bir öğündür. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak sushi tercih edilebilir.

Potansiyel Riskler

Sushi tüketiminde dikkat edilmesi gereken bazı riskler vardır. Çiğ balık içermesi nedeniyle, taze ve güvenilir kaynaklardan temin edilmelidir. Ayrıca, aşırı soya sosu tüketiminden kaçınılmalıdır, çünkü yüksek sodyum içeriği tansiyonu artırabilir.

Sushi ve Kültürel Etkileri

Japon Mutfağında Sushi

Sushi, Japon mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Geleneksel Japon yemeklerinde ve özel günlerde sıkça tüketilir. Japon kültüründe, sushi yapımı ve sunumu büyük bir özenle gerçekleştirilir.

Dünya Mutfağında Sushi

Reklam

Sushi, dünya mutfağında da büyük bir popülerlik kazanmıştır. Farklı ülkelerde, yerel tatlarla birleştirilerek çeşitli sushi türleri oluşturulmuştur. Bu sayede, sushi global bir yemek haline gelmiştir.

Sushi Çeşitleri ve İçindekiler Nelerdir?

Sushi, çeşitli türleri ve zengin içerikleri ile her damak zevkine hitap eden bir yemektir. Nigiri, maki, sashimi, temaki, uramaki ve chirashi gibi farklı sushi türleri, çeşitli malzemelerle hazırlanarak sunulur. Her bir tür, kendine özgü özellikler ve lezzetler sunar. Sushi, hem sağlıklı hem de lezzetli bir yemek seçeneği olarak, dünya genelinde büyük bir ilgi görmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sushi sağlıklı mı? Evet, sushi yüksek protein ve omega-3 yağ asitleri içeriği ile sağlıklı bir besindir. Ancak, taze ve güvenilir kaynaklardan temin edilmelidir.

Evde sushi yapmak zor mu? Evde sushi yapmak, doğru ekipman ve malzemelerle oldukça kolaydır. Doğru adımları takip ederek lezzetli sushi hazırlayabilirsiniz.

Sushi nasıl saklanır? Sushi, taze olarak tüketilmelidir. Artan sushi, buzdolabında kısa süre saklanabilir ancak en iyi lezzet ve güvenlik için hemen tüketilmelidir.

Sushi yapımında hangi balıklar kullanılır? Sushi yapımında kullanılan balıklar arasında somon, tuna, deniz tarağı, karides ve yılan balığı bulunur. Balıkların taze ve kaliteli olması önemlidir.

Sushi restoranı seçerken nelere dikkat edilmeli? Sushi restoranı seçerken tazelik, hijyen ve restoranın itibarı göz önünde bulundurulmalıdır. Taze balık ve temiz bir ortam sunan restoranlar tercih edilmelidir.

Reklam

Sushi’nin kalorisi yüksek midir? Sushi genellikle düşük kalorili bir yemektir. Özellikle sashimi ve nigiri türleri, az kalorili ve besleyici seçenekler sunar.

Kaynak: HORECA TREND

Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Gastroenterit Vakaları Arttı! Yediklerinize dikkat edin!

Gastroenterit vakalarındaki artışa dikkat çeken aile hekimleri, “Vakaların artması halk sağlığını tehdit ediyor” uyarısında bulundu. 

Yayınlandı

on

Yazar:

Gastroenterit vakalarındaki artışa dikkat çeken aile hekimleri, “Vakaların artması halk sağlığını tehdit ediyor” uyarısında bulundu.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte, gastroenterit vakalarında da önemli bir artış gözlendiğini belirterek, “Gastroenterit, mide ve bağırsakları etkileyen, genellikle ishal, kusma, mide krampları ve ateş gibi belirtilerle seyreden bir enfeksiyondur. Bu dönemde vakaların artması hem halk sağlığını tehdit etmekte hem de sağlık hizmetleri üzerindeki yükü artırmaktadır” dedi.

Hijyen Kurallarına Emin Olduğunuz Restoranları Tercih Edin

Sıcak hava, gıdaların daha hızlı bozulmasına ve gıdalar üzerindeki mikroorganizmaların hızla çoğalmasına neden oluyor. Özellikle yemek yenen mekanlarda, restoranlarda gıdaların yeterince temizlenmemesi, pişirilmemesi veya uygun sıcaklıkta saklanmaması gıda zehirlenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle güvenilir ve hijyen kurallarına uyduğundan emin olunan restoranların tercih edilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra okulların tatil olmasıyla birlikte seyahatler, tatiller başladı. Kalabalık havuzlar ve plajlar, hijyen eksiklikleri nedeniyle mikroorganizmaların yayılmasına ortam hazırlıyor.

Piknikte ve Açık Hava Etkinliklerinde Yiyecekler Açıkta ve Sıcakta Bekletilmemeli

AHEF Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, tüketilen gıdaların taze ve iyi pişmiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Nehir, şöyle devam etti, “Dışarıda çok sık yemek yememek kadar evde de yiyeceklerin doğru şekilde saklanması çok önemli. Ayrıca piknik ve açık hava etkinliklerinde de yiyeceklerin uzun süre sıcakta ve açıkta bekletilmemesi gerekiyor. Özellikle süt ürünleri, et ve deniz ürünlerinde hijyen kurallarına uyulmalı. Yemek hazırlamadan önce ve tuvaletten sonra eller mutlaka sabunla yıkanmalı. Yalnızca güvenilir kaynaklardan su içilmeli ve buz kullanırken dikkatli olunmalı. Yüzme havuzları ve plajlarda hijyen kurallarına uyulması, kirli veya kalabalık yerlerden kaçınılması da sağlık açısından dikkat edilmesi gerekenler arasında yer alıyor”

Reklam

Gastroenterit Vakaları Sağlık Sistemi Üzerinde Yük Oluşturuyor

Dr. Türkü Yağmur Nehir öte yandan artan gastroenterit vakalarının sağlık hizmetleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğuna da dikkat çekiyor. Bu hastalık tablosunun sık görülmesiyle doktorların iş yükünün attığını, aile hekimlerine başvuru sayılarının hissedilir oranda arttığını belirten Dr. Nehir, gastroenteritin genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden düzeldiğini, iyileşme sürecini hızlandırmak ve rahatlatmak için hastaların evlerinde yapabileceği kolay tedavi yöntemleri bulunduğunu anlatıyor. “Kusma ve ishal nedeniyle kaybedilen sıvıyı yerine koymak için ve dehidrasyonu önlemek için bol miktarda su veya elektrolit içecekleri tüketilmelidir. Sıvı tüketimi bir seferde değil sık sık ve az az ama süreğen bir şekilde olmalı. İlk birkaç saat içinde ağır yiyeceklerden kaçınılmalı. Pirinç, muz, elma, şeftali püresi, peynirli tost gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler tüketilmeli. Yağlı, baharatlı, asitli ve süt ürünlerinden kaçınılmalı çünkü bu yiyecekler mideyi daha fazla rahatsız edebilir. En önemlisi de vücudun toparlanması için bol bol dinlenmek ve eller de sık sık sabun ve su ile yıkanarak hastalığın yayılması önlenmeli.”

38,5 Üzerindeki Ateş, Karın Bölgesindeki Şiddetli Ağrı Doktora Başvuru Sebebi

Çoğu gastroenterit vakasının, evde bakım ile tedavi edilebildiğine dikkat çeken Dr. Nehir, herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmaya gerek olmayabileceğini ancak bazı durumlarda gastroenteritin ciddi boyutlara ulaşabileceğini ve tıbbi müdahale gerektirebileceğini ifade etti. Dr. Nehir şunları söyledi, “Süreğen ağız kuruluğu, aşırı susuzluk, kusmaya bağlı beslenememe, azalmış idrar çıkışı, gözlerde çökme, ciltte kuruluk; ishalde kan görülmesi, 38.5°C’nin üzerinde ateş, karın bölgesinde şiddetli ağrı veya hassasiyet doktora başvuru sebepleri içerisinde değerlendirilebilir. Gastroenterit genellikle kısa süreli ve kendi kendine geçen bir hastalıktır. Şikayetler genellikle 3 gün içerisinde geriler, belirtilerin 3 günden fazla sürmesi veya evdeki ilk önlemlere rağmen kötüleşmeye devam etmesi halinde bir doktor tarafından muayene gerekebilir. Bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde gastroenterit belirtileri görüldüğünde hemen tıbbi yardım alınmalıdır”  Dr. Türkü Yağmur Nehir, aile hekimleri olarak hastalarda bu konuda farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirterek gerekli önlemleri almalarını sağlamanın ve vakaların azaltılmasına katkıda bulunmanın kendileri için önemli olduğunu söylüyor. Dr. Nehir insan sağlığı korunurken sağlık hizmetleri üzerindeki yükün azaltılması için de hijyen ve gıda güvenliğine özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak “Unutmayın, basit önlemlerle gastroenterit riskini azaltabilir ve sağlıklı bir yaz geçirebilirsiniz” dedi.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam

Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Gastroenterit Çocuklarda Nasıl Belirti Gösterir?

Gastroenterit vakaları hızla artarken, uzmanlar hastalıktan korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi veriyor.

Yayınlandı

on

Yazar:

Gastroenterit vakaları hızla artarken, uzmanlar hastalıktan korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi veriyor.

Halk arasında mide ve bağırsak üşütmesi olarak bilinen gastoenterit; ateş, bulantı, kusma ile birlikte veya bunlar olmaksızın dışkı kıvamında yumuşama/cıvıklaşma veya dışkı miktarında artış yani ishal olarak tanımlanır. Genellikle virüs, bakteri veya parazitlerden kaynaklanan bu sorun her yaştan insanı etkilese de, özellikle çocuklarda daha sık görülüyor.

Çocuklarda dışkılama miktarı yetişkinlerden farklıdır. Örnek verilecek olursa anne sütü alan bebeklerde günlük dışkılama 3-7 kez görülürken, ek gıda döneminde bu rakam daha az sayıdadır. Azalma eğiliminde olsa da ishal ve komplikasyonları, gelişmekte olan ülkelerdeki 5 yaş altı ölümlerin hala %20’sini oluşturmaktadır.  Uzm. Dr. Fatih Ay, çocuklarda görülen gastroenterit hakkında konuştu.

Ortak kullanım alanlarına dikkat!

Çocuklarda gastroenteritin çoğunlukla sebebi virüslerdir. Bunun yanında bakteriler, parazit enfeksiyonları, besin zehirlenmeleri de ishale neden olabilir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında salgınlar halinde görülebilir. Saptanabilen etkenler arasında en sık görülenler rotavirüs, adenovirüs ve norovirüstür. Kirli yiyecek veya su tüketilmesi, ortak kullanım alanları (tuvalet, banyo, mutfak, musluk başlıkları, havlu) başlıca risk faktörleridir.

Çocuklarda gastroenterit belirtileri 

Reklam

Rotavirüs gastroenteriti; çocuklarda gastroenterite en fazla neden olan viral etkenlerdendir. Tipik olarak ateş, kusma ve 5-7 güne kadar süren sulu ishal yapabilir. Yaz aylarında ve 6-24 ay arası çocuklarda daha sık görülür. Bebeklik döneminde yapılan aşılamayla, daha sonra geçirilebilecek olan rotavirüs enfeksiyonunun şiddeti ve sıvı kaybına bağlı hastanede yatış gereksinimi azaltılabilir.

  1. Sulu veya cıvık dışkılama
  2. Mide bulantısı ve kusma
  3. Kramp şeklinde karın ağrısı, küçük çocuklarda huzursuzluk
  4. Ateş
  5. İştah azalması
  6. Halsizlik
  7. Ağız kuruluğu

Belirtiler geçmezse hemen uzmana başvurulmalı

Gastroenterit çoğu zaman 1-2 günde kendi kendini sınırlar fakat ishal ve kusma birkaç günden uzun sürüyorsa, 39 C’den yüksek ateş varsa, dışkıda kan görüldüyse ve çocuğunuzda sıvı kaybı belirtileri varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Huzursuzluk, halsizlik, ağız kuruluğu, ağlama sırasında gözyaşının olmaması, idrarda koyuluk, idrar miktarında azalma veya hiç olmaması, bebeklerde kafa kemiklerinin ortasındaki yumuşak bölgede çökme varsa sıvı kaybından bahsedilir ve hastaneye ulaşılmalıdır.

Hastalığa yakalanmadan önlem alın

Çocuklarda gastroenterit tedavisinde bol su tüketilmesi önerilir. Süt ürünleri, lif içeren, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Viral gastroenteritlerin etkili bir ilaç tedavisi yoktur. Bu yüzden en etkili tedavi yöntemi korunmadır. Kirli suların ve yiyeceklerin tüketilmemesi, tüm meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce yıkanması, ortak kullanım alanlarının temizliği, ılık su ve sabun ile en az 20 saniye el yıkama, rotavirüse karşı aşılama başlıca alınabilecek önlemlerdendir. Yüksek ateş, kanlı ishal, enfeksiyon belirtilerinde yükselme, dışkı tahlillerinde bakteriyel enfeksiyondan şüphelenilen durumlarda doktorunuzun önerdiği antibiyotik tedavisi kullanılmalıdır.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam
Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com