Göknur Gıda Halka Arz Oluyor | HORECA Trend
Takip edin!

Gıda Üreticileri

Göknur Gıda Halka Arz Oluyor

Niğde, Adana, Mersin ve Afyon’daki kurulu toplam 10 tesiste üretip işlediği meyve ve sebze ürünlerinin yüzde 80’den fazlasını yurtdışı pazarlara ihraç eden meyve ve sebze sektörünün küresel kuruluşu Göknur Gıda halka arz oluyor.

Yayınlandı

on

Türkiye’deki 4 farklı ilde 10 tesis ve 10 bin dekarlık meyve bahçesiyle günlük 7 bin 200 ton meyve işleme kapasitesine sahip olan Göknur Gıda, küresel başarı hikayesini yeni ortaklarıyla paylaşmaya hazırlanıyor. Türkiye’de ürettiği ürünleri Kuzey Amerika’dan Avrupa ve Asya Pasifik’e kadar dünyanın dört bir yanında tüketicilerle buluşturan Göknur Gıda, aralarında dünyanın en büyük zincir marketlerinin ve en büyük gıda ve içecek markalarının bulunduğu 470’ten fazla müşteriye, Türkiye’de üretip işlediği sebze ve meyve konsantresi ve diğer katma değerli ürünleri satıyor. Yapı Kredi Yatırım liderliğinde gerçekleşecek halka arz için 1-2-3 Mart tarihlerinde talep toplanacak. Arz gelirinin yüzde 65’i ise yeni yatırımların finansmanında kullanılacak.

Yüzde 72’si Bireysel Yatırımcılara Tahsis Edilecek, Halka Arz Fiyatı 11 TL Olacak

1-2-3 Mart tarihlerinde, sabit fiyat ve talep toplama yöntemiyle Göknur Gıda’nın toplam 79 milyon 250 bin TL nominal bedelli hisse senedi 11 TL fiyat üzerinden halka arz edilecek. Halka arz edilecek payların 65.000.000 TL’lik kısmı sermaye artırımı, 14.250.000 TL’lik kısmı ortak satışı şeklinde gerçekleşecek. Halka arzda; Göknur Gıda hisselerinin yüzde 3’ü şirket çalışanlarına, yüzde 72’si yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 15’i yurtiçi kurumsal yatırımcılara ve yüzde 10’u da yurtdışı kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Şirket, halka arzdan elde edeceği gelirin yüzde 65 gibi önemli bir kısmını bahçe yatırımları, yenilenebilir enerji yatırımları ve makine ekipman yatırımlarında kullanacak. Geri kalan yüzde 15’i işletme sermayesinin güçlendirilmesi, yüzde 20’lik bölüm ise kredi geri ödemesi için ayrılacak.

Organik Üretime Odaklı

1993 yılında kurulan sürekli gelişim ilkesi doğrultusunda ve bilimsel veriler ışığında sağlıklı ürünler geliştiren Göknur Gıda’nın ürün portföyünün yüzde 68’ini konsantreler, yüzde 13’ünü meyve suları, yüzde 6’sını püre konsantreler ve püreler, yüzde 1’ini de sofralık meyve ve sebze oluşturuyor. Günlük 7 bin 200 ton meyve işleme, günlük bin tonluk şişeleme ve yine günlük 500 tonluk taze meyve paketleme kapasitesine sahip olan Göknur Gıda, meyve sebze tedarikinin bir bölümünü yerel çiftçilerden bir bölümünü ise kendi bahçelerinden sağlıyor. Türkiye’de en büyük meyve bahçesine sahip işletmelerden biri olan Göknur Gıda’ya ait meyve bahçelerinin hepsi ya organik sertifikasına sahip ya da organik üretime geçiş aşamasında bulunuyor.

90’dan Fazla Ürün Çeşidi Var

Portföyünde 90’dan fazla ürün çeşidi bulunan Göknur Gıda Afyon, Mersin, Adana ve Niğde’deki toplam 10 adet üretim tesis ve kendisine ait olan yaklaşık 10 bin dekar tarım alanıyla, yıllık 2 milyon tondan fazla sebze meyveyi işleme kapasitesine sahip durumda. İhracat ağırlıklı çalışan şirket, ürünlerin yüzde 80’den fazlasını 85 ülkeye ihraç ediyor. Şirket ayrıca, ABD ve Kanada’nın da bulunduğu Kuzey Amerika pazarındaki perakende ürün kanallarında, market markaları ve kendi markası olan Drops markasıyla ürünlerini son tüketiciyle buluşturuyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2021” araştırmasında 200. sırada yer alan Göknur Gıda, 2021 yılında gerçekleştirdiği ihracat rakamıyla, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde Meyve ve Sebze Mamulleri Sektörü birincisi oldu.

Üretim Atıkları Elektrik Üretiminde Kullanılıyor

Çatısı altında bulunan Mey Biyogaz ve Dinar Biyogaz şirketleri ile üretimden kaynaklanan meyve atıkları elektrik üretiminde kullanan ve enerjiye dönüştüren Göknur Gıda, yaklaşık 5 MW’lık Çatı Güneş Santralini (GES) 2022 yılında devreye aldı.

Küresel Pazar Düzenli Büyüme Trendinde

Özellikle pandemi süreci, küresel anlamda sağlıklı beslenme farkındalığını zirveye çıkarmış durumda. Bu kapsamda, küresel meyve suyu pazarının düzenli bir büyüme trendi içinde olduğunu söylemek mümkün. Değişik piyasa araştırma raporlarına göre 2026 yılına kadar küresel meyve sebze suyu pazarının 192 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Türkiye’de bu büyümeden payını alıyor. Coğrafi konumu ve iklim yapısı nedeniyle çok çeşitli meyve ve sebzeyi üretebilme imkanına sahip olan Türkiye, 2019 rakamlarına göre 22,2 milyon ton meyve üretimiyle dünyanın en büyük 6’ıncı meyve üreticisi konumunda bulunuyor. Bu çeşitlilik Göknur Gıda’nın çok çeşitli meyve ve sebze suyunu üretmesine imkân sağlıyor.

İlk Dokuz Ayda Satışları Yüzde 152 Arttı

Şirketin 2021 yılı satışları 2019’a kıyasla yaklaşık 3 kat arttı. 2021 yılı satışlarının yüzde 90’ı ihracat faaliyetlerinden kaynaklanan Göknur Gıda’nın 2022 yılının 9 aylık döneminde satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 152 artarak 3 milyar 106 milyon TL’ye, net kârı ise 302,2 milyon TL’ye ulaştı.

Kaynak: HORECA Trend ve Göknur Gıda

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Sağlıklı Yaşam İçin Altın Besin Bulgur Japonya’dan Onay Aldı

Duru Gıda’nın, Japonya’daki Mukogawa Kadın Üniversitesi’nde glisemik indeks (GI) üzerine yaptırdığı analiz, bulgurun 54,9’luk GI değeri ile uzun süre tok kalmayı sağladığını ve açlık krizlerinden koruduğunu doğruladı. Böylelikle bulgurun sağlıklı bir yaşam için değerli ve diyabete karşı etkili bir gıda olduğu bir kez daha ortaya konuldu.

Yayınlandı

on

En iyi bakliyatı tüketicisine sunmak için 89 yıldır çalışan Duru Gıda, ürünlerinin kalitesi ve besin değerine yönelik araştırmalarını sürdürüyor. Duru, bu kez, Türkiye’nin en çok tercih edilen ürünlerinden “bulgur” için Japonya’da analiz yaptırdı. 

Japonya’da, Mukogawa Kadın Üniversitesi’nin, Gıda ve Beslenme Bilimleri Fakültesi, Gıda Geliştirme Araştırma Laboratuvarı’nda bulgurun kandaki glikoz (şeker) seviyesine etkisi, yani Glisemik Indeks (GI) değeri ölçüldü. 12 sağlıklı katılımcının yer aldığı analiz, ürünün GI değerinin 54,9’la, “Düşük GI Gıda” kategorisine girdiğini ortaya koydu. 

Gıda Mühendisi Ece Duru, GI analizinin, tüm dünyanın dikkate aldığı, sınırlı yerde yapılan değerli bir araştırma metodu olduğunu belirtti. GI analizinin Japonya gıda standartlarının “olmazsa olmaz”ları arasında yer aldığını söyleyen Ece Duru, “Bu araştırmanın en güvenilir yerlerde yapılması, verilerin doğruluğuna güven açısından oldukça kıymetlidir. Japonların bu konudaki standartlarını ve hassasiyetini dikkate alarak, analizi Japonya’da bu konu üzerinde uzmanlaşmış Prof. Yasushi Suzuki ve ekibiyle yaptık. Bu raporlamalar sayesinde bireyler daha sağlıklı ve bilinçli gıda tüketimine yöneliyor. Duru Gıda olarak bulgurumuz üzerine yaptırdığımız bu analizin amacı, düşük glisemik indeksin uluslararası pazarlar için önemini göstermek ve bulgurlarımızı sağlıklı düşük GI ürün olarak tescillendirmekti. Bulgur gibi kompleks karbonhidratlar, glisemik indeksleri düşük olduğunda daha uzun süre tok kalmanızı sağlar ve açlık krizlerinden bizi korur.” dedi.

Glisemik İndeks Şeker Hastaları İçin Hayati Önemde 

Besinlere ilişkin merakın, markalar tarafından şeffaf şekilde giderilmemesinin gıda dünyasının en önemli sorunlarından olduğunu söyleyen Duru, “Glisemik indeks özellikle son yıllarda diyabet hastalarının sıklıkla kullandığı bir terim. Glisemik indeks kısaca, kan şekerini yükseltme ölçüsüdür. Basit karbonhidratlar, örneğin şekerli gıdalar kan şekerini hızlıca yükseltir ve birkaç saat sonra kan şekerini hızlıca düşürür. Bu durum kişinin hızlı şekilde acıkmasına sebep olur. Bulgur, hem iyi bir kompleks karbonhidrat hem de glisemik indeksi düşük bir gıdadır. Kompleks karbonhidratların sindirimi, emilimleri ve kana geçmeleri basit karbonhidratlara göre daha uzun zaman alır. Kan şekerinin daha yavaş emilmesini sağlayarak porsiyonların ve diyabetin kontrolünde çok önemli bir rol üstlenir. Kan şekerini hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli gıdalar yerine kan şekerini yavaş yavaş yükselip yavaş yavaş düşmesini sağlayan düşük glisemik indeksli gıdalar tercih edilmelidir.” dedi. 

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Baharın Tazeliği ve Enerjisi Peyman’dan

Doğanın uyanışına şahitlik ettiğimiz bahar ayları, sağlıklı yaşam ve beslenme konularının da ön plana çıktığı bir dönem. Bu dönemde vücudu sağlıklı besinlerle desteklemek ve yaz mevsimine sağlıklı bir şekilde hazırlanmak da önem kazanıyor. Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, Bahçeden glütensiz çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barları ile sağlıklı yaşamı tüketicilere sunuyor.

Yayınlandı

on

Ar-Ge ve teknoloji odaklı yatırımlarıyla gurme lezzetler geliştiren Peyman, Bahçeden markası ile sağlıklı ve lezzetli bir atıştırmalık deneyimi sunuyor. Çölyak hastalarından, glüten duyarlılığı olan tüketicilere kadar herkes için uygun ve lezzetli atıştırmalıklar geliştiren Peyman; yüksek lif içeriğine sahip çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barlar ile hem tatlı hem de tuzlu ihtiyacını doğal tatlarla karşılıyor.

Baharın Tazeliğini Yansıtan Sağlıklı Atıştırmalıklar 

Baharın tazeliğini ve enerjisini yansıtan çiğ fındık, kaju, ceviz, kabak çekirdeği içi ve badem gibi içeriklerle zenginleştirilen Peyman Bahçeden; bedenin ihtiyaç duyduğu enerjinin alınmasına yardımcı oluyor. Turna yemişi, dut kurusu, gün kurusu, hurma, kuru erik, kuru incir, kuru kayısı ve kuru üzüm gibi doğal tatlarla ise tatlı krizleri için sağlıklı bir çözüm sunuyor. Tüm tüketiciler için pratik ve sağlıklı atıştırmalık seçenekleri sunan Peyman, Bahçeden markasının birbirinden lezzetli atıştırmalık bar alternatifleriyle de hareketli bahar günlerinde enerjinin de yüksek tutulmasını destekliyor.

Peyman Hakkında

Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, 1995 yılından bu yana 30 bini kapalı olmak üzere toplam 50 bin m2’lik alanda yer alan Eskişehir’deki fabrikasında üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Peyman çatısı altında yer alan Bahçeden markasıyla kavrulmuş kuruyemiş, çiğ kuruyemiş ve kuru meyve, Çitliyo markasıyla ay çekirdeği; Nutzz markasıyla patlamış mısır, mısır cipsi, yer fıstığı ve mısır çerezi üretimi yapmaktadır. Tüketicilerine her zaman inovatif, gurme ürünlerini sunmak için aralıksız araştıran, geliştiren, aynı çatı altında farklı markalar yaratan ve bu marka ailelerini her geçen gün büyüten bir yapıya sahip olan Peyman, bu vizyon çerçevesinde 2022 yılından bu yana İş Holding bünyesinde faaliyet göstermektedir. Tarım ve tekstil sektöründeki faaliyetleri ile temelleri 1950’li yıllarda atılan İş Holding ise 70 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer almaktadır. İş Holding, başta gıda olmak üzere QSR, kuruyemiş, kâğıt, lojistik, enerji, sanayi, medya ve sanat, inşaat, bilişim ve moto kurye gibi birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. 

Kaynak: HORECA Trend ve Peyman

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Palsgaard’dan Kakao Krizine İnovatif Çözüm

Palsgaard, tüm dünyada giderek büyüyen kakao krizine çözüm sunuyor. Çikolata üreticileri için önemli bir rol oynayan AMP ürünü ile yüzde 2 ila 4 arasında kakao yağı tasarrufu sağlayan ürün, ekstra bir yatırım maliyeti gerektirmiyor.

Yayınlandı

on

Palsgaard META Bölgesi Başkanı Tolga Tanrıöver, 2023 Aralık ayında kurdukları META bölgesi ile AMP gibi birçok fonksiyonel ürünü, daha fazla çikolata üreticisine ulaştırmayı hedeflediklerini söylüyor.

Danimarka merkezli global bir gıda bileşenleri firması olan Palsgaard, yaptığı yatırımlar ve 2027 yılı büyüme stratejileri doğrultusunda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’yı kapsayan META bölgesini kurdu. META bölgesi sayesinde Palsgaard’ın çok amaçlı ve işlevsel özelliklere sahip fonksiyonel ürünlerinin çok daha fazla üreticiye ulaştırılması planlanıyor.

“Kakao Fiyatları 46 Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı”

26 yıllık gıda ham madde sektör tecrübesinin ardından 2023 Aralık ayı itibarıyla META bölgesinin başkanlığını üstlenen Tolga Tanrıöver yeni stratejilerinden bahsederek kakao krizine dair açıklamalarda bulundu; “Biliyorsunuz ki dünya, kakao tedariği konusunda her geçen gün büyüyen bir krizin içine doğru çekiliyor. İklim krizi ve kakao ağaçlarının ölmesi nedeniyle kakao fiyatları 46 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu soruna META bölgesi ile inovatif bir çözüm sunuyoruz. Gelişmekte olan pazarlardaki etkinliğimiz de göz önüne alındığında, portföyümüzde yer alan, sektöre katma değer sağlayan ve ‘fonksiyonel ürünler’ olarak adlandırdığımız çözümlerimizi bölge stratejimiz doğrultusunda çok daha fazla üreticiye ulaştırmayı amaçlıyoruz.”

“AMP Kakao Krizine Çözüm Sunuyor”

Türkiye çikolata pazarında lider konumda olduklarının altını çizen Tolga Tanrıöver, kakao krizine çözüm sunan çikolata emülgatörü AMP adlı üründen ve ürünün özelliklerinden bahsetti: “AMP, Türkiye çikolata pazarında kendini çoktan kanıtlamış olan ve ‘fonksiyonel ürün’ kategorimizde yer alan bir ürünümüz. Palsgaard’ın yıllar içerisinde deneyimli uzmanları ve teknolojisi ile geliştirdiği yüksek fonksiyonaliteye sahip AMP, nötr tat ve koku özellikleri ile üreticilere birçok avantaj sağlıyor.’’

“Ekstra Yatırım Maliyeti Gerektirmiyor”

Kakao yağının, çikolatanın en pahalı ham maddesi olduğunu belirten Tolga Tanrıöver; “Yıllardır markette büyük rol alan AMP’nin, bugün dünyada yaşanan kakao krizinde çikolata üreticileri için çok daha anlamlı bir hale geldiğini söyleyebiliyoruz. Ekstra bir yatırım maliyeti gerektirmeden, minimum reçete değişikliği ile yüzde 2 ila 4 arasında kakao yağı tasarrufu

yapmak mümkün oluyor. Danimarka, Türkiye, Meksika ve Hindistan’da 4 çikolata uygulama merkezimiz ve teknik uzmanlarımız ile AMP gibi birçok inovatif ürünümüzü iş ortaklarımıza en doğru şekilde sunarak hizmet vermeye devam ediyoruz” dedi.

Kaynak: HORECA Trend ve Palsgaard

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.