Gamze Cizreli: Yaptığınız İşe Tutkuyla Bağlı Olmalısınız | HORECA TREND
Takip edin!

Cafe

Gamze Cizreli: Yaptığınız İşe Tutkuyla Bağlı Olmalısınız

BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli, HORECA Trend Yayın Koordinatörü Elif Akın Yüksel’e özel açıklamalarda bulundu. Cizreli ile sektör için oldukça başarılı bir örnek olan girişimcilik öyküsünü ve Türkiye’den Dünyaya açılan BigChefs markasını konuştuk.

Yayınlandı

on

BigChefs kurucusu Gamze Cizreli, bir BigChef restoranı önünde.

BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli ile sektör için oldukça başarılı bir örnek olan girişimcilik öyküsünü ve Türkiye’den dünyaya açılan BigChefs markasını konuştuk. Cizreli, HORECA Trend Yayın Koordinatörü Elif Akın Yüksel’e özel açıklamalarda bulundu…

BigChefs, Türkiye’de ve Dünyada onlarca şubesi ile uluslararası bir restoran zinciri olmayı başardı. Sizce BigChefs’i farklı kılan neydi?

Aslında bizi farklı kılan birçok özellik var. Öncelikle mimarimiz. Misafirlerimize ev sıcaklığı sunmaya çalışan bir yapımız var. Kitaplık, halı, şömine gibi detaylarla o sıcaklığı sunmaya çalışıyoruz. Menümüz de güçlü yönlerimizin başında geliyor. Hem zengin bir seçki var hem de yerel ile küreseli aynı potada birleştiren bir kimyası mevcut. Her zaman savunduğumuz “think local act global” burada da kendini gösteriyor. Sunumlarımız da bizi farklı kılan etmenlerden, bulunduğumuz ülkeye göre çeşitlendirdiğimiz ama mutlaka bize has dokunuşu olan sunumlarımız oldukça beğeniliyor.

Hızla büyüyen, şubeleşen cafe ve restoranlarda kalite ve standartları korumak mümkün olamayabiliyor. Bu noktada BigChefs’te nasıl bir stratejiniz var? Kalite ve standartları korumayı nasıl başarıyorsunuz?

Kaliteyi korumak için denetim ve eğitim mekanizması oluşturduk. Önce bir eğitim bölümü kurduk, adına “big talent” dedik. Bu programa yöneticiler ve ekipler dahil oluyorlar. Hem kendi içimizde eğitimimiz var hem dışardan eğitim desteği de alıyoruz. Beden dili, kişisel gelişim, iletişim gibi konular eğitimimize dahil.

Bu eğitimi verdikten sonra içeride bu eğitimden sorumlu koçlarla birlikte denetimlere devam ediyoruz. Denetim ve eğitiminden sorumlu, bölge müdürü ve bölge şeflikleriyle birlikte bu konuda merkezden destek ekibimiz her geçen gün artıyor. Bunları da rutin kontrollerle denetliyoruz. Beklenmedik, habersiz kontroller de buna dahil. Zaten sosyal medya da şikayetler için önemli bir veri kaynağı artık. Masalarda bulunan stafino sistemimiz ile anlık iletişim yaratıp misafirin şubeden ayrılmadan sorununun çözülmesi mümkün oluyor.

Cafe ve restoranlar söz konusu olduğunda “lezzet” odaklandığımız en önemli konulardan bir tanesi oluyor. Lezzetli bir yemeğin olmazsa olmazlarından bir tanesi de iyi malzeme. Türkiye’de iyi malzeme bulmakta zorlanıyor musunuz? Tedarik aşamasında yaşadığınız problemler oluyor mu?

Özellikle pandemi ile birlikte tedarik zincirinde çeşitli kırılmalar oldu. Ülkemiz gıda açısından zengin ve çeşitli. Biz tedarik sıkıntısını dönemsel olarak bazı ürünlerde yaşasak da (Kurban Bayramı öncesi kırmızı et tedariki) çok büyük bir sorun yaşamıyoruz. Bizim bu konuda en önem verdiğimiz ve zorlanarak gerçekleştirmeye çalıştığımız ve her geçen gün daha da iyiye gitsin diye çabaladığımız konu; kadın tedarikçilerin ürünlerinin temini konusu. Kadın tedarikçilerden aldığımız ürünlerin kalitesinin sürekliliği, lojistiği ve aslında terminleri ile ilgili dönemsel sorunlar yaşasak da verdiğimiz mentörlüklerle bunları da hızlıca aşıyoruz.

Bir Bigchefs restoranının dışarıdan görünümü.

Gamze Cizreli’nin kurucusu olduğu BigChefs bugün Türkiye’de ve dünyada; pek çok lokasyonda hizmet veriyor.

Hizmet sektöründe personel kalitesi de oldukça önemli bir nokta. Müşterilerin deneyimini iyileştirmek için özellikle servis personelinin ilgi ve bilgisi çok önemli. Bu noktada neler yapıyorsunuz?

BigChefs olarak, çalışanlarımıza, aynı amaç için birlikte çalışan, birbirine güvenen, sevgi ve saygı çerçevesinde iletişim kuran, gelişim odaklı bir çalışma ortamı sağlıyoruz. Marka ve şirket oryantasyonu, kurum kültürü eğitimleri, iletişim ve misafir ilişkileri eğitimleri ve pozisyonlara özel teknik eğitimleri ile personelin eğitimi ve gelişimi noktasında sürdürülebilir ve başarı odaklı stratejiler geliştiriyoruz. Çalışan mutluluğunu her daim ön planda tutuyoruz.

Kendi sahip olduğumuz değerleri, eğitimler ile çalışanlarımıza da aktarıyoruz. Yeme içme sektöründe sektörel farkındalığı olan, misafir memnuniyetini öncelik sayan, vizyoner ekipler yetiştiriyoruz. Çalışan deneyimine ve gelişimine önem verirken, müşteri memnuniyeti, çalışan/ekip eğitimi, toplumsal fayda, sürdürülebilirlik, yerel üretim, kadın istihdamı, global vizyon, inovasyon, empati ve deneyim gibi değerleri de tüm markalarımız ve şubelerimizde sahipleniyoruz. Ekip motivasyonunu ve mutluluğunu ön planda tutuyoruz, çalışanlarımızı düzenlediğimiz sosyal aktiviteler ve eğitimlerle de destekliyoruz. Özellikle şube çalışanlarımızın sadece menü konusunda derin bilgi sahibi olması yeterli değil. Aynı zamanda iletişim kurma becerileri de gelişmiş olmalı ki misafirin beklentisini karşılayabilsin. Bu anlamda personele yatırım en büyük önceliklerimizden biri.

Cafe ve restoranlar son yıllarda en çok tercih edilen sosyalleşme mekanları arasına girdi. Menüler değişti, çeşitlendi. Örneğin eskiden menülerde glutensiz, vejetaryen yemek alternatifleri yoktu. Yola çıktığınız günden bugüne müşterilerin beklentileri, talepleri ne yönde değişti?

Çevresel faktörler yeme-içme dünyasının da çehresini değiştiriyor. Daha az karbon salınımı ve daha az atık üreten üretim yöntemleri giderek standart halini alıyor. Misafirler bile israfı engellemek için daha küçük porsiyonlar talep etmeye başladı. Bu da israfa duyarlı hizmet politikalarını getiriyor. Vegan, vejetaryen tercihler hala çok az. Türkiye’de yüzde 3’lerde. Dünyada da henüz yükselişte ama Türkiye’de daha gidecek çok yolu var. Yeni nesil yani millenials ve GenZ bu beslenme biçimine daha fazla talep gösterecek ve önümüzdeki yıllarda bu oran artacak ama henüz yavaş gidiyor.

Vejetaryen, glütensiz, vegan seçenekler bizim de menümüzde uzun süredir var. Hem misafirlerimizin beklentilerine göre hem de sürdürülebilirlik prensipleriyle menümüzü güncelliyoruz.

Türkiye’de başarılı olmuş önemli kadın girişimcilerinden birisiniz. Henüz yolun başına olan girişimcilere ne söylemek istersiniz? Özellikle hizmet sektöründe mutlaka yapmaları ve mutlaka yapmamaları gerektiğini düşündüğünüz neler var?

Öncelikle mevcudu tekrarlamamalarını öneriyorum, kendilerine yepyeni ve özgün bir konsept bulmaları da kritik bir konu. Kesinlikle hem sıfır atık, hem sürdürülebildiğin hem de karbon ayak izini azaltmak için tedariki daha yakın yerlerden, yakın coğrafyalardan yapıyor olmaları gerek. Menüler planlanırken buna göre planlamak daima artı sağlar. Yerellik çok önemli bir konu. Yerel ve özgün mutfak konusuna eğilmelerini tavsiye ederim. Etnik mutfaklar da çok yükselişte, bu alanlara bakabilirler. Ama her şeyden önce yaptığınız işe tutkuyla bağlı olmalısınız. Ruhunuzu katmadığınız bir markanın sürdürülebilir olduğuna inanmıyorum. Doğru kaynakları takip ederseniz, çağımızın gücü olan bilgiye de ulaşmanız kolaylaşacaktır. Günceli takip etmek, dünya ne yapıyor, trendler ne yönde izliyor olmak çok önemli.

Dünya mutfağında Fransa’nın önemli bir yeri var. Japonya da son yıllarda mutfağıyla oldukça beğeni kazandı. Türk mutfağı ise maalesef çok fazla bilinmiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Artılarımız, eksilerimiz neler?

Türk mutfağı, Türk gastronomisi son yıllarda ulusal ve uluslararası alanda daha çok konuşulur oldu. Yıllardır mutfağı bizim kadar kuvvetli olmayan ülkelerde bile Michelin Guide yer alırken bize daha geçtiğimiz aylarda gelmesi aslında çok gecikmiş bir hareket. Bu aslında ülke politikası anlamında ele alınmalı. “Gastro-diplomasi“nin önemine çok inanıyorum. Ülkenin turizminin deniz kum güneş ve tarihin ötesine gitmesi ve gastronominin turizm gelirine katma değer katması önemli. Ne yazık ki bu anlamda geciktik ama geç hiçten iyidir. Bunu başaran en önemli 2 ülke Peru ve İspanya. San Sebastian’ın bugün gastronomi merkezi olması son 15-20 yılın çalışmasının sonucudur.

Biz işletmeciler devlet ve STK’larla el ele vererek ancak mutfağımızın hakkını verebiliriz. Şeflerimiz yurtdışına gidecekler devlet onları destekleyecek bizler markalar olarak yurtdışına açılacağız teşvikler olacak. Bilinmek, tanınmak ancak bu haliyle el ele olabilir.

 

Kaynak: HORECA Trend

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cafe

Çay ve Kahve Posaları Komposta Dönüşecek

Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile imzaladığı protokolle birlikte, üniversite kampüsündeki kafelerden topladığı çay ve kahve posalarını, komposta dönüştürecek.

Yayınlandı

on

Yazar:

Pazar alanlarından ve kent bostanlarından toplanan organik atıkların yanı sıra budama atıklarını da komposta dönüştüren Nilüfer Belediyesi, çerçeveyi daha da genişletiyor. Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle üniversite kampüsü içinde yer alan kafelerden, çay ve kahve posalarını toplayarak, komposta dönüştürecek. Toplanan çay ve kahve posaları, Ürünlü’deki Nilüfer Kent Bostanları’nda yer alan kompost ünitesinde, gerekli işlemlerden geçtikten sonra kompost elde edilecek. Çevrenin korunması ve atık yönetimi için önemli olan bu iş birliği protokolüne, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Cafer Çiftçi imza koydu.

FUSILLI projesi kapsamında Nilüfer’de atık yönetimini sürdürülebilir kılmak, sağlıklı, sürdürülebilir, güvenli, uygun maliyetli gıda sistemleri geliştirmek amacıyla önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, bu çalışmalardan birinin de kompost üretimi olduğunu söyledi.

Kompostun, toprak yapısı için önemine değinen Güleş, toprak kirliliğini ve kimyasal gübre kullanımını azaltmak amacıyla kompost üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Güleş, “Gıda sistemlerinin iklim değişikliği, kirlilikler, çevresel bozulmalar, biyoçeşitlilik kayıpları, nüfus artışı, kaynak kıtlığı gibi çeşitli faktörlerden etkilenerek her geçen gün sürdürülebilirliklerinin azaldığının bilincindeyiz. Organik katı atıklar, kompost üretimi için değerli bir kaynak. Kompost için en verimli girdilerin başında da çay ve kahve posaları geliyor. Kaynaklarımızı artırmak amacıyla Bursa Uludağ Üniversitesi ile iş birliği yapacağız. Bizim için değerli bir materyal olan çay ve kahve posaları artık üniversite bünyesinde ziyan edilmeden, verimli bir şekilde kullanılacak. Bursa Uludağ Üniversitesi ile yeni iş birliklerine de imza atacağız” diye konuştu.

Nilüfer Belediyesi, elde ettiği kompostları hem yeşil alanlarda kullanacak hem de talep eden çiftçilere ve vatandaşların kullanımına sunacak.

Kaynak: HORECA TREND ve Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Cafe

Kahve Dünyası 19 Mayıs’ı İskenderun’da Coşkuyla Kutladı

‘’Hepimizin Ortak Noktası” Kahve Dünyası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı İskenderun Osman Ökten Anadolu Lisesi öğrencileriyle birlikte kutladı. İskenderun Limanı’nda bulunan Rauf Bey Yaşam Gemisi’nde gerçekleşen müzik ve keyif dolu etkinliğe, yaklaşık 900 öğrenci katıldı.

Yayınlandı

on

Türkiye’nin en büyük kahve zinciri Kahve Dünyası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı deprem bölgesindeki gençlerle kutladı. İskenderun Limanı’nda bulunan Rauf Bey Yaşam Gemisi’nde yatılı faaliyetlerine devam eden İskenderun Osman Ökten Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluşan Kahve Dünyası, gençlere keyif dolu bir gün yaşattı. Büyük bir coşkuyla geçen 19 Mayıs kutlamalarında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Müzik Kulübü üyesi gençler de mini bir konser verdi. Kahve Dünyası gönüllüleri, etkinliğe katılanlara çok sevilen dondurmalarından da ikram etti.

Kahve Dünyası Hakkında 

Yarım asırdır kahve – kakao ticareti yapan ve 30 yıla yaklaşan çikolata deneyimi bulunan Altınmarka Grubu’nun bir üyesi olan Kahve Dünyası, ilk mağazasını İstanbul’un Eminönü semtinde açtı. Misafirperverliği ve ikram kültürüyle kısa sürede sektörün öncü markalarından biri haline gelen Kahve Dünyası günümüz itibarıyla Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu en yüksek kahve ve çikolata zinciridir. Yurt içinde 300’ü aşkın mağaza olmak üzere 1.000’e yakın satış noktası, yurt dışında ise 15 mağazası bulunan Kahve Dünyası, her gün 100 bini aşkın misafirine hizmet vermektedir. Tüm mağazalarının işletmesini üstlenerek kalitesini garanti altına alan Kahve Dünyası aynı zamanda, kahve, çikolata, dondurma, unlu mamul ve fit lezzetlerden oluşan bini aşkın lezzetini Türkiye’de benzeri olmayan kahve mağazacılığı anlayışıyla misafirlerine sunmaktadır. “Hepimizin Ortak Noktası” söylemiyle faaliyetlerini sürdüren Kahve Dünyası’nın kurumsal sosyal sorumluluk projelerini bir araya getirdiği budunyahepimizin.org isminde bir platformu bulunmaktadır.

Kaynak: HORECA Trend ve Kahve Dünyası

Devamını Oku

Cafe

Bu Yaz Coffy ile Serinliyoruz!

Türkiye’nin en hızlı büyüyen yerli kahve zinciri Coffy, yaz mevsimine serinleten içecekleriyle hızlı bir  giriş yapıyor. Ustalıkla harmanlayıp özenle hazırlanan yüzde 100 Arabica kahvelerini tek fiyata sunarak kaliteli kahve deneyimini herkes için ulaşılabilir hale getiren Coffy, yaz meyveleri içeren bubble, milkshake, frozen, limonata, fresha serileri ve soğuk kahve çeşitleriyle bir kez daha trendleri yakalıyor. 

Yayınlandı

on

“Kaliteli kahveye kolay ulaşmak ve bunun keyfine varmak herkesin hakkıdır” diyerek 2019 yılında yola çıkan ve “Tek Fiyatlı Dijital Kahve Noktası” konseptiyle hızla büyüyen Coffy, soğuk içecek alternatifleriyle yaz mevsimine iddialı bir giriş yaptı.

Yaban mersininden mangoya, limondan çileğe, hibiscus çiçeğinden nara, kırmızı orman meyvelerinden lime’a, şeftaliden kavuna çeşit çeşit meyve ve aromanın bir araya geldiği  buzlu içecekler Coffy misafirlerine leziz ve serin bir yaz yaşatıyor. Son yılların en trend içeceklerinden bubble, milkshake, frozen, limonata, fresha serilerinden oluşan 27 farklı soğuk içeceği özgün reçetelerle sunan Coffy, tek fiyat uygulamasıyla da kendi kulvarını yaratıyor.

Çok sevilen sıcak kahve çeşitlerini de özel reçetelerle yaz mevsimine uyarlayan marka, espresso’dan frappe’ye, latte’den mocha’ya, cold brew’dan mocha frappe’ye, bubble iced latte’den chai tea latte’ye değin geniş bir yelpazede 21 çeşit soğuk kahve sunuyor. Etiyopya ve Kolombiya menşeli kahve çekirdeklerini bal kabağı, karamel, yer fıstığı, nane, kiraz çiçeği, çikolata, Hindistan cevizi, cookie, krema, süt gibi çok sevilen bileşenlerle hazırlayan Coffy, kahve tutkunlarını en popüler lezzetlerle serinletiyor.

Hızlı, Kaliteli, Ulaşılabilir Dijital Kahve Noktası

Tek fiyata sunduğu taze kahve ve soğuk içecek çeşitlerinin yanı sıra günlük olarak hazırlanan leziz menüsüyle damaklarda doyurucu izler bırakan Coffy, ürün çeşitliliğini  sürekli artırırken teknolojisiyle de fark yaratıyor. Online tüketici tabanının son derece gelişmiş olduğu günümüzde yüzde 100 müşteri memnuniyeti vizyonuyla dijital araçlarını geliştirmeye devam eden Coffy’nin Google Play ya da Apple Store’dan indirilen Coffy App  uygulaması hızlı, vakit kazandıran, kahve sırasında beklemeye son veren “Beklemeden Gel Al” özelliğiyle öne çıkıyor. Uygulamayı indiren herkese ilk kahvesini hediye veren marka, ayrıca Coffy App üzerinden verilen her beş siparişe bir kahveyi bedelsiz olarak sunuyor.

Coffy Hakkında

Pizza Restoranları A.Ş. çatısı altında ilk şubesini Ekim 2019’da İstanbul Kadıköy’de açan Coffy; “Tek Fiyatlı Kahve Noktası” konseptiyle Türk kahve kültürünün geleceğini şekillendirmek üzere yola çıktı. Marka; yaratıcı, aktif ve yeniliklere açık ekibi, sektörde benzeri bulunmayan konsepti ve yatırımcılara sunduğu güçlü franchising sistemi ile kısa zamanda büyüme adımları attı. Operasyonlarını   Türkiye’nin 22 iline yayılmış 100 şubesiyle yürüten Coffy, 2024 yıl sonunda  200 şubeye ulaşmayı ve Türk kahve sektörünün en önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Coffy

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.