Anadolu Efes, Marmara Denizi Günü’nde Mercanların Sesi Oldu | HORECA TREND
Takip edin!

HORECA Tedarik

Anadolu Efes, Marmara Denizi Günü’nde Mercanların Sesi Oldu

Anadolu Efes, 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nde mercanların sesi oldu. İki yıldır Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile yürütülen “Denize +1 Nefes” projesi kapsamında bu yıl deniz ve doğa dostu müzisyen Mercan Dede, Mercanların Senfonisi eseriyle Marmara Denizi’ndeki mercanlara dikkat çekti.

Yayınlandı

on

Aldığımız her 3 nefesten 2’sini denizlerimize borçluyuz. Denizlerdeki canlıların yaklaşık %25’ine ev sahipliği yapan mercan resifleri ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu tehlikenin farkında olan Anadolu Efes, 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nde mercanların sesi oldu. İki yıldır Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile yürütülen “Denize +1 Nefes” projesi kapsamında bu yıl deniz ve doğa dostu müzisyen Mercan Dede, Mercanların Senfonisi eseriyle Marmara Denizi’ndeki mercanlara dikkat çekti.

Dünyada kendi iç denizine sahip tek ülke olan Türkiye’nin göz bebeği Marmara Denizi, Karadeniz, Ege ve Akdeniz arasında hayati öneme sahip biyolojik bir koridor niteliği taşıyor. Marmara Denizi’nde biyoçeşitliliğin gelişimini desteklemek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Anadolu Efes tarafından bir dönüşüm projesi başlatıldı. Anadolu Efes ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) iş birliğiyle 2022 yılında Denize +1 Nefes projesi hayata geçirildi. Proje ile denizlerin yağmur ormanları olarak nitelendirilen ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan mercanların korunması ve Marmara Denizi’ndeki su altı yaşamının ve biyoçeşitliliğin zenginleştirilmesi hedefleniyor.

Denize +1 Nefes’in ilk fazında dalgıçlar, doğal yaşamından kopmuş ve zarar görmüş mercanları Marmara Denizi’ndeki Tavşan Adası açıklarında kesin korunacak hassas alan ilan edilmiş olan bölgeye nakletti ve yeni mercan bahçeleri oluşturdu. Projenin ikinci fazında, nakledilen mercanların gelişimi ve yarattığı etkinin 7/24 canlı izlenebilmesi ve kayıt altına alınması için denizin 30 metre altına kamera sistemi kuruldu. Üçüncü fazda sıra, Marmara Denizi’ndeki biyoçeşitliliğin sesine kulak vermeye geldi. Dalgıçların su altına yerleştirdiği ses kayıt cihazlarıyla canlıların sesi kaydedildi. Bu sesler, eko-akustik uzmanı ve ses tasarımcı sosyolog İpek Oskay tarafından analiz edildi. Deniz ve doğa dostu müzisyen Mercan Dede, bu kayıtlardan ilham alarak “Mercanların Senfonisi” eserine hayat verdi. Proje kapsamında bugüne kadar 840 saatlik ses, 155 dakika da görüntü kaydı alındı.

“Maviye Olan Tutkumuzla Marmara Denizi’ndeki Mercanlara Ses Olduk”

Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, “55 yıl önce Anadolu topraklarında doğan ve bugün 70’ten fazla ülkeye ulaşan bir Türk şirketi olarak bu topraklara, denizlerimize, içinde bulunduğumuz ekosisteme katkı sağlamaya odaklanıyoruz. Maviye olan tutkumuzu da deniz ekosistemini iyileştirecek bir projeyle değere dönüştürdük. DYKD ile birlikte Marmara Denizi için harekete geçtik. Projemizin üçüncü fazında yolumuz doğa dostu müzisyen Mercan Dede ile kesişti. Marmara Denizi’nde kaydedilen ses ve görüntülerden aldığı ilhamla doğaya ve denizlere olan tutkusunu müthiş bir esere dönüştürdü ve Marmara’nın sesi oldu.” açıklamasında bulundu.

Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde tuttuklarını ifade eden Altürk, “Biyoçeşitlilik sürdürülebilirlik stratejimizin temelini oluşturan ve paydaşlarımızın görüşlerini alarak  güncellediğimiz önceliklendirme analizimizde öne çıkan alanlardan biri oldu. Bunun üzerine biz de maviye olan tutkumuzu deniz ekosistemini iyileştirecek bir çalışmaya dönüştürerek, DYKD ile Denize +1 Nefes projesini başlattık. Bu projeyle Marmara Denizi’ndeki su altı yaşamına ve biyoçeşitliliğe katkı sunmayı ve farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.” dedi.

Reklam

“Mercanlar, Denizlerin Amazon Ormanları”

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı ise Marmara Denizi’nin zengin ekosistemini korumaya yönelik çalışmalar yaptıklarını ve Tavşan Adası’nın “kesin korunacak hassas alan” ilan edilmesinde önemli bir rol oynadıklarını belirtti. Narcı, “Projenin ilk fazında gerçekleştirdiğimiz mercan nakli sonrasında gözlem dalışlarının yanı sıra su altı izleme sistemimiz sayesinde mercan bahçesini 7/24 canlı izleyebiliyoruz. Bu Türkiye’de bir ilk. Bu projeyle Anadolu Efes ile biyoçeşitliliğin gelişimini desteklerken, deniz ekosistemi farkındalığının artması için çalışıyoruz. Anadolu Efes ile yaptığımız proje kapsamında oluşturduğumuz mercan bahçelerinin biyoçeşitliliğe katkısı hakkında da önümüzdeki dönemde bir akademik çalışma yapacağız.” dedi.

“Mercanların Senfonisi Eserimde Marmara Denizi’ndeki Ses ve Görüntülerinden İlham Aldım”

Müzisyen Mercan Dede, projeye olan katkısından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları paylaştı: “İnsan kaynaklı iklim krizi, bugünümüzü ve gelecek nesilleri tehdit ediyor. Denizlerimiz ve onların ekosistem taşıyıcıları olan mercanlar, büyük bir öneme sahip. Bu nedenle biyoçeşitliliği destekleyen bu projeyi çok değerli buluyorum. Anadolu Efes bu projeyle bana geldiğinde çok heyecanlandım. Marmara Denizi’nin sesini duyurmak için eşkina, ıstakoz, karides, yunus ve midye gibi birçok deniz canlısının ses ve görüntüsünden ilham alarak ‘Mercanların Senfonisi’ eserini ortaya çıkardım. Videodaki kaleydoskop tarzı görüntüler dünyanın bir yerinde yapılan en küçük iyiliğin bile farklı bir ekosistemi ne kadar önemli derecede etkileyebileceğini veya dönüştürebileceğini temsil ediyor. ‘Mercan candır’ diyoruz. Projenin mimarı Anadolu Efes ile Deniz Yaşamını Koruma Derneği’ne ve emeği geçen herkese minnettarız.”

Projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ve Mercanların Senfonisi eserini dinlemek için linke tıklayabilirsiniz. https://youtu.be/j5RkG9bWkVA?si=fGq0e74Ef02Z9fzX

Kaynak: HORECA Trend ve Anadolu Efes

Reklam
Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Bayram Sofralarının Gizli Kahramanları: Baklagiller

Yayınlandı

on

Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay, tüm besin gruplarını içeren sağlıklı bir beslenme şeklinin benimsenmesinin yaşam kalitesini yükselteceğini belirterek, Kurban Bayramı’nda beslenmeye dair bazı önerilerde bulundu.

Etli nohut, etli kuru fasulye veya parça et olarak yediğimiz yemeklerin yanında meze ya da salata olarak kuru baklagilleri tüketmenin pek akla gelmediğine dikkat çeken Emine Uluçay, kuru baklagillerin en önemli özelliklerinin altını çizdi:

Besin Değerlerini Tamamlama: Et, protein açısından zengin olmasına rağmen, lif ve bitkisel kaynaklı folat, demir, magnezyum ve B vitaminleri gibi besinler açısından eksiktir. Bu sebeple de etin yanında tüketildiğinde daha dengeli bir öğün oluşturur.

Sindirim Sağlığı: Kurubaklagillerin yüksek lif içeriği, sindirim sistemi sağlığına katkıda bulunur. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önler. Yine parça et ve etli yemeklerde yetersiz kalabilen lif alımına katkıda bulunur.

Kan Şekeri Kontrolü: Baklagillerin lif ve protein içeriği, yemek sonrası kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı olur.

Kalp Sağlığı: Baklagiller, düşük yağ ve yüksek lif içeriği sayesinde kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, kalp hastalıkları riskini azaltmada önemli olan magnezyum ve potasyum içerirler.

Reklam

“Kuru Baklagiller Düzenli Olarak Tüketilmeli”

Çağımızda kalp sağlığı ve sürdürülebilirlik için hayvansal gıda tüketimini azaltmanın fayda sağlayacağını belirten Uluçay, “Daha küçük porsiyonlarda tüketeceğimiz etin yanında, bitkisel proteinden zengin kuru baklagilli salata veya mezeler, protein alımı konusunda büyük destek olur.” dedi.

Baklagillerin et tüketmeyen bireyler için alternatif bir protein kaynağı olduğunu belirten Diyetisyen Emine Uluçay açıklamalarına şöyle devam etti: “Genel sağlığımız için menülerimizi oluştururken tüm besin gruplarındaki besinlere yeterli ve dengeli miktarda yer vermek büyük önem taşır. Haftanın bazı günlerini bitkisel proteinden zengin kuru baklagil yemekleri ve salatalar ile çeşitlendirmek, hem bütçe dostu bir seçenek sunar hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunur. Ayrıca, salatalara kuru baklagil eklemek, lif ve protein içeriğinden dolayı uzun süre tokluk hissi sağlar.

Duru Gıda 89 Yıldır Doğal ve Sağlıklı Ürünleri Sofralarla Buluşturuyor

Duru Gıda, bulgur başta olmak üzere Türkiye’nin en iyi bakliyatlarını en doğal ve lezzetli şekilde tüketicisine sunmak için 89 yıllık sektör deneyimi ve tecrübesiyle çalışıyor. Dünyanın en büyük bulgur üretim hattına sahip olan Duru Gıda, 16 bulgur türü ile dünyada çeşitlilik rekorunu elinde tutuyor. Duru Gıda, bulgur dışında doğal ve sağlıklı olan bakliyat ve pirinç ürünlerini de dünya çapında 5 kıtada pek çok ülkedeki tüketicilere ulaştırıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Reklam
Devamını Oku

Alkolsüz İçecek

Sırma Karma ile Lezzetin, Ferahlamanın, keşfetmenin ‘Tam Sırası’!

Sırma, sektörde yeni bir lezzete daha imza atarak, meyve ve çiçek aromalarından oluşan şekersiz, kalorisiz zengin mineralli gazlı içecek ‘Karma’nın renkli ve dinamik dünyası ile yaza merhaba diyor. 

Yayınlandı

on

Yeni serinin marka yüzü Cemal Can Canseven ile Sırma; lezzetin, ferahlamanın, keşfetmenin ‘Tam Sırası’ olduğuna vurgu yaparak, yeni ürünü Karma’nın hayatın her anına eşlik edeceğine dikkat çekiyor.

Yenilikçi ürünleriyle içecek sektörüne ilham veren Sırma; sektörde yeni bir lezzete daha imza atarak zengin mineralli gazlı içecek serisi ‘Karma’yı ürün portföyüne ekledi. Meyve ve çiçek aromalarının lezzetinden oluşan, şekersiz ve kalorisiz, zengin mineralli gazlı içecek Karma, üç farklı çeşidiyle tüketicilerle buluştu. Mango-şeftali-mürver çiçeği aromalı, vişne-karadut-kiraz çiçeği aromalı ve limon-lime-portakal çiçeği aromalı olarak 3 benzersiz alternatif sunan Sırma Karma, tüketicilerin her anına eşlik etmeyi hedefliyor.

Tüm eylemlerimizin bir sonucu olduğu ve bize geri döndüğü inancına dayanan Karma felsefesinden ilham almanın yanı sıra, meyve-çiçek aromalarının enfes bir karmasını sunan bu yeni seri, tüketicilerin her yudumunu ve her anını en iyi şekilde değerlendirerek pozitif hallerini desteklemeyi amaçlıyor.

Karma’nın marka yüzü olarak Cemal Can Canseven ile iş birliği yapan Sırma; Cemal Can’ın stüdyoya girerek kendisinin seslendirdiği jingle ile tüketicilerine lezzetin, ferahlamanın, keşfetmenin “Tam Sırası” diyerek sesleniyor.

Hayatı ertelemeden, içinden geldiği gibi yaşayanlara her anlarında eşlik etmeyi hedefleyen Sırma’nın ‘Karma’ serisi; özel şişe tasarımı ve çevir aç kapağı sayesinde de her an her yerde kullanım kolaylığı sağlıyor.

Sırma Karma ‘Tam Sırası’  Reklam Künyesi

Reklam

Reklamveren Temsilcileri: Verda Duysak, Sinan Arslan, Nil Sözen Karakaya, Edanur Telci, Şeyma Özhan, Aslıhan Eroğlu Erdem, Çisem Köseoğlu

 Ajans: Pixiu Digital

Kreatif Direktör: Can Akalın

Proje Yöneticisi: Fatih Dilekci

Müşteri Yöneticisi: Dihle Topaloğlu

Dijital Direktör: Devrim Berdan Özdemir

Yapımevi: A’Picture

Reklam

Yönetmen: Fuzule Tezcan

Yönetmen Yardımcısı: Sabri Ocak

Reji: İsmet Sağlamer, Didem Gül Nefis

Yapımcı: Can Üner

Uygulayıcı Yapımcı: Fatih Yapa

Yapım Amiri: Barış Erol

Post Prodüksiyon: Post Office

Reklam

Müzik: Kerim Dağlı

Art Direktör: Cankat Oğuz, Muhammet Çelebi, Kumsal Erem

Sosyal Medya Yöneticisi: Dilan Akarsu

Kaynak: HORECA Trend ve Sırma

Devamını Oku

HORECA Tedarik

Arçelik, Kenan Doğulu İş Birliği ile Kahve Keyfine Davet Ediyor 

Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, ünlü sanatçı Kenan Doğulu ile yeni bir iş birliğine imza atarak kahve tutkunlarına zengin ve keyifli bir deneyim vadediyor. Arçelik yeni imaj iletişiminde Kenan Doğulu’nun yeni şarkısı “Kahve” ile “Gel bir kahve içelim” diyerek kahve teknolojilerindeki uzmanlığını tüketicileriyle kutluyor.

Yayınlandı

on

Arçelik kahve kültürüne katkısını ve her ana eşlik edebilecek geniş ürün yelpazesini yeni bir imaj kampanyasıyla yayına taşıyor. Arçelik markası ile Kenan doğulu 2015 yılında imza attıkları unutulmaz kampanya “Aşk ile yap”tan sonra bu defa kahve tutkunlarını mutlu edecek bir iş birliği için bir araya geldi.

Arçelik’in reklam filmine, Kenan Doğulu’nun yeni şarkısı “Kahve” eşlik ediyor.   “Muhabbeti sizden, çeşit çeşit kahveler Arçelik’ten. Telve’nin mucidi Arçelik’le… Gel bir kahve içelim” sözleriyle, Arçelik kahve makinelerinin muhabbetin ve kaliteli kahvenin vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulanıyor.

Reklam filminde Kenan Doğulu’nun bir gününden kesitler ekrana geliyor. Kenan Doğulu ve arkadaşları Arçelik’in yenilikçi kahve makinelerinden Telve Türk Kahvesi Makinesi, Imperium Barista Tam Otomatik Espresso Makinesi, Imperium Barista Yarı Otomatik Espresso Makinesi ve Öğütücülü Filtre Kahve Makinesi ile hazırlanmış çeşitli kahveleri yudumlayarak anın tadını çıkarıyor.

Havas İstanbul imzası taşıyan kampanya konseptinin film prodüksiyonunu Anima İstanbul, yönetmenliğini ise Aytuğ Üngör üstlendi.

Türk kültürünü inovatif teknolojiyle buluşturan Arçelik, 2004 yılında pazara dünyanın ilk otomatik Türk kahvesi makinesi Telve’yi sunarak yeni bir kategoriye öncülük etti. Müşteri ihtiyaç ve beklentilerine göre sürekli olarak geliştirilen Telve için bugüne kadar 84 patent başvurusu yapıldı. Bu sene 20’nci yaşını kutlayan Telve, Türk kahvesi deneyimini bir üst seviyeye taşıyan özellikleriyle dikkat çekiyor. 6 fincan kapasitesi, su tankı, Cook Sense teknolojisi, indüksiyonlu ısıtma ve sesli uyarı özellikleri ile donatılmış olan bu makine, Türk kahvesi severlerin vazgeçilmezi oluyor.

Türk kahve kültürünü dünyaya tanıtma misyonunu üstlenen Arçelik, Türkiye’de farklı kahve çeşitlerine ilginin artmasıyla ürün gamını genişleterek A’dan Z’ye farklı kategorilerde kahve makineleri geliştirdi.

Reklam

Imperium Barista Tam Otomatik Espresso Makinesi, kahve severlere tam otomatik bir deneyim sunuyor. 13 kademeli kahve öğütücü, entegre süt köpürtme sistemi ve 19 bar yüksek basınç gücü ile on farklı kahve çeşidi hazırlayabilme kapasitesine sahip olan bu makine, kullanıcılara en sevdikleri kahve çeşitlerini evde hazırlama imkânı tanıyor.

Imperium Barista Yarı Otomatik Espresso Makinesi, entegre süt köpürtme sistemi ve 15 bar yüksek basınç gücü ile dört farklı kahve çeşidi hazırlayabilme özelliği sunuyor. Süt köpüğü ayarı ile kişiselleştirilebilir kahve deneyimi sağlayan bu makine, kolay kullanımıyla ideal bir tercih olarak öne çıkıyor.

Öğütücülü Filtre Kahve Makinesi, kahve tutkunlarına üstün bir deneyim sunmak üzere tasarlandı. Kahve öğütücü, damlama durdurma fonksiyonu ve aroma fonksiyonu gibi özellikleriyle dikkat çeken bu makine, 10 fincan kapasiteli cam karaf sayesinde geniş ailelerin ve misafir ağırlayanların tercihi oluyor.

Künye

Reklamveren: Arçelik

Reklamveren Temsilcisi:

Mehmet Tüfekçi

Reklam

Pelin Hekimoğlu

Özdem İkizer Yüken

Ece Barak

Gözde Kirazlı Atilla

Dilek İpek

Reklam Ajansı: Havas İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Eray Hökelek

Reklam

Kreatif Ekip Liderleri:

Gizem Arlı Sirkeci

Hüseyin Gündüz

Kreatif Ekip:

Merve Turunç

Ergin Doğanay

Kerem Korucuoğlu

Reklam

Strateji Direktörü:

Canan Pehlivanoğlu

Beliz Top

Müşteri İlişkileri Ekibi:

Kerem Yalçın

Gözde Nur Akbaş

Selin Kardaş

Reklam

Beril Ermeral

Begüm Tun

Gamze Beygirci

Grafik Tasarım Ekip Lideri: Hasan Yıldırım

Grafik Tasarımcı: Barış Köprülü

Trafik Direktörü: Enhar Giritli Baydar

Ajans Prodüktörü:

Reklam

Sıla Salgın

Leyla Özgecan Gezer

Prodüksiyon: Anima İstanbul

Yönetmen: Aytuğ Üngör

DOP: Ersin Gök

Fotoğraf: PPR İstanbul / Fırat Meriç

Müzik: Kenan Doğulu

Reklam

Kaynak: HORECA Trend ve Arçelik

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com