Sorumlu Restoran Hareketi Atık Gıdaları Mama ve Gübreye Çevirmek İçin Destek Bekliyor! | HORECA TREND
Takip edin!

Çevre

Sorumlu Restoran Hareketi Atık Gıdaları Mama ve Gübreye Çevirmek İçin Destek Bekliyor!

Dünyada her yıl 1,5 milyar, Türkiye’de ise 19,1 milyon ton gıda israf ediliyor. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması için AKKOMARKA RESTORAN TOPLULUĞU ve AKKOL CATERING GRUBU öncülüğünde yola çıkan “Sorumlu Restoran Hareketi”, gıda sektöründe sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla fark yaratıyor. Bu kapsamda yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle oluşum içinde yer alan restoranlardaki gıda atıkları komposta gönderilerek, gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Gübreler, yerel üreticilerin desteklenmesini sağlarken, mamalar hayvan barınaklarındaki ve sokaktaki canları besliyor. Ayrıca restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Proje 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan bir lansmanla duyurulurken, gıda israfını sıfırlamak için tüm restoranlara bu oluşuma katılma çağrısında bulunuldu.

Yayınlandı

on

 Sürdürülebilirlik tüm dünyada artık bir seçenek değil, zorunluluk. Çünkü küresel ısınma, su ve toprak kirliliği, gıda israfı; dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birkaçı. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması bilinciyle hayata geçirilen “Sorumlu Restoran Hareketi” sürdürülebilirlik için çalışmaya devam ediyor. Yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle gıda israfına son verilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda oluşumun içinde yer alan restoranlardaki atıklar, kompost tesisine yollanarak gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Proje, restoranlarda çıkan gıda atığını sürdürülebilir şekilde azaltarak sıfırlamayı hedefliyor.

Tüm Restoranlara Gıda Atık Döngüsü’ne Katılım Çağrısı

Proje, 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan lansmanla duyurulurken, tüm restoranlara da gıda israfını önlemek ve atıkları mama ve gübreye dönüştürerek tekrardan gezegenimize kazandırmak için çağrıda bulunuldu. Lansmanda konuşan Akkol Catering Grubu CEO’su Serkan Tüfek, “Bu konu bizim için çok önemli. Dört yıllık süreçte 50 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Bu daha da büyüyecek. Oluşuma dahil olmak isteyen firmalara eğitim vereceğiz, ürünü ayrıştırmayı öğreteceğiz. Sonra o atıkları komposta yollayarak mama ya da gübreye dönüştürecek ve misafirlerine ücretsiz dağıtması için ürünleri restoranlara geri yollayacağız. Bizler, geleceğimizi güvenli hale getirmek için çalışıyoruz ve bunun için de tüm restoranlardan destek istiyoruz” dedi.

Sorumlu Restoran Hareketi’ni büyütmeyi hedeflediklerini belirten Akkol Catering Grubu CQO’su Elif Üngör ise, “Daha fazla restoranın, otellerin restoran ve işletmelerinin bu harekete katılmasını istiyoruz. 2023 yılında Türkiye’de kişi başı 213 kilogram gıda israfı oldu. Bu, son iki yılda yüzde 40 arttı. Tüketimin bu kadar çok olduğu bir dünyada israfa artık dur dememiz gerekiyor. O yüzden Gıda Atık Döngüsü’nü bütün restoranlara gönüllü olarak anlatmaya, onları da buna dahil etmeye çok hevesliyiz. Sizlerin de desteğiyle bunu yapacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

Lansmana ayrıca Akkomarka Restoran Topluluğu Onursal Başkanı Ali Akkaş, Akkomarka Restoran Grubu ve Akkol Catering Grubu yönetim kurulu üyeleri Volkan Akkaş ve Okan Akkaş, sanatçı ve hayvansever Perihan Savaş ile HAYTAP Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat da katıldı.

Ücretsiz Dağıtılıyor

Reklam

“Gıda Atık Döngüsü” kapsamında, Sorumlu Restoran Hareketi katılımcısı olan Köşebaşı, Ken Sushi, Yamo Sushi, Snob Street Food, Ali Ocakbaşı, Perihan Meyhane, Ristorante Umberto, Akkol Catering, Geleneksel Lezzetler Durağı, Allday Artisan Catering, Deli Toastry, Deli Kitchen ve Safderun markalarının restoranlarındaki atıklar, ayrıştırılarak paketleniyor ve elektrikli gıda atık toplama aracıyla kompost tesisine yollanıyor. Burada atıklar gübre ve evcil hayvan mamasına dönüştürülürken, bunlar restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Ayrıca üretilen mamalar HAYTAP işbirliği ile hayvan barınaklarına mama desteği sağlayarak, ayda 2 bin minik dostun beslenmesine katkı sağlayacak. Gübreler ise, Sorumlu Restoran Hareketi’nin sürdürülebilirlik stratejileri arasında önemli yeri olan yerel üreticilerin desteklenmesi hedefi kapsamında İstanbul’daki çiftçilerle paylaşılıyor.

Ufak Değişiklikler Büyük Farklar Yaratabilir

Sorumlu Restoran Hareketi hem çalışanlar hem de her yıl ağırlanan 2,5 milyon misafirin alışkanlıklarında küçük değişiklikler yapabilmeyi ve bu küçük değişikliklerle büyük farklar yaratabilmeyi amaçlıyor. Bu nedenle sektörde mümkün olduğunca çok markaya ulaşılması planlanıyor.

Sorumlu Restoran Hareketi’nin hayata geçirdiği “Gıda Atık Döngüsü” projesinin ilk ayağı olarak, “Kaynağında Azalt” prensibiyle satın alma ve üretim aşamalarında gıda atığını azaltmak için personele önleyici eğitimler verildi. Akademisyenler tarafından 1000’den fazla çalışan sürdürülebilirlik ve gıda israfı konusunda eğitildi. Ayrıca yapılan ölçümleme çalışmasıyla misafirden dönen en yoğun atığı oluşturan garnitürlerin, tercihe göre servis edilmesiyle bu atıklardan oluşan gıda israfı yüzde 35 oranında kaynağında azaltıldı.

“Yeniden Tüketime Teşvik Et” prensibiyle sofrada oluşan atığın önlenmesi amacıyla müşteriler, yeniden tüketime teşvik edilmeye çalışılıyor ve sofrada kalan yiyeceklerinin paketlenmesi öneriliyor. Gıda Atık Döngüsü’nün son adımı olan “Geri Dönüşümü Sağla” süreciyle de kalan gıda atıkları, Sorumlu Restoran Hareketi’nin kompost tesisinde gübre ve hayvan mamasına dönüştürülerek, harekete katılan tüm restoran ve işletmelerde misafirlere ücretsiz olarak dağıtılıyor. Ayrıca iş birliği yapılan barınaklara ulaştırılan, tüm laboratuvar testleri ve besin analizleri yapılarak hazırlanan organik mama sayesinde binlerce minik dostumuz sağlıklı şekilde besleniyor.

Sorumlu Restoran Hareketi, geleceğe ve çocuklara olan sorumluluk gereği kaynakların sözde değil gerçekten gerektiği kadar kullanılması için farkındalık yaratma çalışmalarına devam ediyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Sorumlu Restoran Hareketi

Reklam

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Divan Mersin ve ODTÜ DBE’den Deniz Kaplumbağalarına Destek

Divan Mersin, deniz kaplumbağalarının yuvalarının korunması amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü (ODTÜ DBE) ile yeni bir sosyal sorumluluk projesi için iş birliği yaptı.

Yayınlandı

on

Proje kapsamında, Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü kampüsü sınırları içerisinde bulunan Caretta caretta (İribaş deniz kaplumbağası) ve Chelonia mydas (Yeşil deniz kaplumbağası) türlerinin üreme sezonu süresince sahilde yuvalama yaptıkları yaşam alanlarının korunması amaçlanıyor.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonu kapsamında Divan Grubu’nun, Mersin’deki oteli Divan Mersin bir yeniliğe daha imza atarak bünyesinde İyilik Departmanı kurdu ve bu kapsamda güzel sosyal sorumluluk projelerine imza atıyor. Divan Mersin bu kez ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile deniz kaplumbağalarının yuvalarının korunması amacıyla el ele verdi.

Türkiye’nin en önemli yumurtlama alanlarından bir kısmına ev sahipliği yapan Mersin’de, nesli tehlikede olan deniz kaplumbağalarının üreme sezonunun başlamasıyla; ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından, ODTÜ Erdemli Yerleşkesinde tespit edilen yuvalama alanları işaretlendi. Gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında yuvaların korunması amacıyla hazırlanan kafesler üzerine, “Lütfen Rahatsız Etmeyin’’ yazılı levhalar yerleştirilerek, deniz ve kıyı ekosistem sağlığının tamamlayıcılarından biri olan deniz kaplumbağalarının korunmasının öneminin vurgulanması ve halkın dikkatinin bu yöne çekilmesi amaçlanıyor.

Akdeniz’de en çok görülen iki tür deniz kaplumbağası türü; iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) olup Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) sınıflamasına göre sırasıyla hassas ve nesli tehlike altında olarak sınıflandırılıyor. Her iki tür de genelde kışlama ve beslenme için yoğunluklu olarak güney Akdeniz, üreme için ise kuzey Akdeniz kıyılarına göç ediyor.

İklim değişikliği ve insan kaynaklı baskılar sonucu birçok üreme alanının daralacağı göz önüne alındığında, yumurtlama alanların belirlenerek koruma altına alınması, deniz kaplumbağalarının neslini sürdürmeleri için hayati öneme sahip.

Kaynak: HORECA Trend ve Divan Mersin

Reklam

Devamını Oku

Çevre

Toprak Sağlıklı İse Yaşamımız da Sağlıklı, Enerjik, Mutlu İlerler

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde arazi bozulmasını önlemek, çölleşme ve kuraklığa dayanıklılık için toprakla barış yaparak toprağımızı yeniden kazanan nesil olalım çağrısı yaptı.

Yayınlandı

on

Milyonlarca insanın çevre için kutladığı en büyük küresel platform olan 5 Haziran 2024 Dünya Çevre Günü’nde bu yıl arazi bozulmasını önleme, çölleşme ve kuraklığa dayanıklılık için arazi yenileme, arazi koruma ve arazi kullanımının önemini vurguluyoruz diyen İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Toprağımız sağlıklı ise yaşamımız da sağlıklı, enerjik ve mutlu ilerler. Toprakla barış yaparak toprağımızı yeniden kazanan nesil olalım. Zamanı geri alamayız. Ancak toprağımızı, arazimizi yeniden kazanabiliriz. Toprak sağlıklı ise yaşamımız da sağlıklı, enerjik, mutlu ilerler. Neler yapabileceğimizi öğrenelim. Çünkü hepimizin bir dünyası var” açıklamasını yaptı.

Arazi Yenileme, Arazi Koruma ve Arazi Kullanımı

Toprak gezegenimizin gücü, azot, karbon ve su döngüsünün ev sahibi iken üç acil sorunumuz olan biyoçeşitlilik kaybı; çevre kirliliği; iklim değişikliği sonucu yaşadığımız krizlerle, milyarlarca hektar arazi, nüfusun yarısını etkileyip küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yarısını tehdit ederek ekosistem bozulmakta.En çok kırsaldaki yaşam, küçük çiftçiler, aşırı yoksullar ile sayısız türler etkileniyor bilgisini veren İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu arazimizi yenilemeli, gidişatı tersine çevirerek restorasyona yatırım yapmalı, arazi korumayı öncelikleyerek teknik doğru arazi kullanımını başarmalıyız. Böylece geçim kaynakları artarken türlerin yok olmasını önleyebilir, aşırı hava olaylarına dirençli olurken, karbon depolamasını artırarak iklim değişikliğini yavaşlatabiliriz hususlarına dikkat çekti.

5 Haziran 2024 Öncesi ve Sonrası

SÜT-D Başkanı Prof. Karaosmanoğlu “Arazi bozulması, çölleşme ve kuraklıkla karşı karşıya olan ve Dünya Çevre Günü ev sahibi ülke Suudi Arabistan Krallığı çözüme ulusal ve bölgesel büyük yatırım yapıyor. 1994’te imzalanarak Aralık 1996’da yürürlüğe giren, ülkemizin 1998’te taraf olduğu Birleşmiş Milletler(BM)Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi(UNCCD) 16. Taraflar Konferansı, 2-13 Aralık 2024’te Riyat’ta yapılarak sözleşmenin 30. yılı kutlanacak. 5 Haziran 2021’de BM Ekosistemi Yenileme On Yılı (2021-2030), yenileme seferberliği başlatılıp gelecek 10 yılın son şansımız olduğu belirtilerek ekosistem için “Yeniden Tasarla; Yeniden Oluştur; Yeniden Yapılandır” yolu gereği ve hepimize düşen görevler olduğu vurgulanmıştı” bilgisini sunarak zaman hızla geçti. Geçiyor. Seferberliğin paydaşı olmalıyız dedi.

Hepimizin Bir Dünyası Var

Reklam

5-9 Haziran 2024 tarihlerinde Türkiye Çevre Haftası “Hepimizin bir dünyası var” temasıyla Çevre, Şehircilik ve İklm Değişikliği Bakanlığı’nın ilgili kamu kurumu ve kuruluşlarla  gerçekleştireceği faaliyetlerle 81 ilimizde kutlanarak çevrenin  önemi için yaygın etki ve farkındalık yaratılmasının mühim olduğunu belirten Prof. Karaosmanoğlu SÜT-D olarak biz de sosyal medyamız ve bültenimizle paydaş katkımızı sunuyoruz dedi.

Neler Yapabileceğimizi Öğrenelim

Dr. Karaosmanoğlu “BM Çevre Programı(UNEP) arazimizi yenilemek, çölleşmeyi durdurmak ve kuraklıkla mücadele için sürdürülebilir tarım yapalım; toprağımızı, tozlaştırıcıları koruyalım; tatlı su ekosistemleri ile kıyı ve deniz alanlarını yenileyelim; şehirlere doğayı geri getirelim; restorasyon finansmanı oluşturalım başlıklarını sıraladığını ifade ederek “Zamanı geri alamayız. Neler yapabileceğimizi öğrenelim ve uygulayalım. Toprağımızı yeniden kazanan, yenileyen nesil olalım” çağrısı ile Dünya Çevre Günü’nü kutladı.

Kaynak: HORECA Trend ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği

Devamını Oku

Çevre

Sürdürülebilirlik Parkı tütünsüz alan ilan edildi

Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle Nilüfer’e kazandırılan “Sürdürülebilirlik Parkı” Görükle Kampüsü’ndeki ilk tütünsüz açık alan olarak ilan edildi.

Yayınlandı

on

Yazar:

BUÜ Görükle Kampüsü’ndeki Sürdürülebilirlik Parkı, 31 Mart Dünya Tütünsüz Günü’nde sigara kullanımının sağlığa zararlarına dikkat çekmek amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Arzu Çahantimur, Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kenan Ergus ile akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte Sürdürülebilirlik Parkı’nın, Görükle Kampüsü’ndeki ilk tütünsüz açık alan olarak belirlendiği duyuruldu.

Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının, çevre, ekonomi ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğunu vurgulayan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, sigara kullanımının azaltılmasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasında önemli bir role sahip olduğunu vurguladı. Güleş, “Nilüfer Belediyesi olarak, sizlerin de desteğiyle, daha sağlıklı, daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için özveriyle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de sigara içmenin ölümcül hastalıklara yol açmasının yanı sıra endüstriyel manada çevre için de zararlı olduğuna işaret ederek şunları söyledi: “Tütün üretimi sırasında toprağa verilen zarar, ağaçların kesilmesi, az gelişmiş ülkelerde kadın ve çocukların tütün tarlalarında çalıştırılması yalnızca tüketimde değil, üretimde de ciddi sıkıntıların varlığını gözler önüne seriyor. Tüm bu nedenlerden dolayı, sigaraya ve tütün ürünlerine karşı ‘dur’ diyoruz.”

BURSA’DA BİR İLK

BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Arzu Çahantimur da, BUÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Prof. Dr. Nihat Özyardımcı Sigara Bırakma Polikliniği iş birliği ve Rektörlük kararıyla Sürdürülebilirlik Parkı’nın tütünsüz açık alan olarak belirlenmesinin Bursa’da bir ilk olduğuna dikkat çekti. Çahantimur, böylece çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumda sigara kullanımının azaltılması için bir farkındalık oluşturmak istediklerini sözlerine ekledi.

Reklam

Etkinlikte ayrıca BUÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Prof. Dr. Nihat Özyardımcı Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Prof. Dr. Yeşim Uncu, BUÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi Sosyal Hizmetler Uzmanı Büşra Aydın, sigaranın insan sağlığına olan olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi. Yeşilay Uluslararası İşbirlikleri Müdürü Sedef Erçetin Gençosmanoğlu ise sigaranın üretim ve atık süreçlerinin çevreye olan zararlarını anlattı.

Konuşmaların ardından, BUÜ öğrencilerinin kısa videolarla, tütün ve tütün ürünlerinin çevreye ve insan sağlığına verdiği zararları anlattığı yarışmanın ödül töreni gerçekleştirildi.

Kaynak: HORECA TREND ve Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com