Barilla, Gıda Sektörünün En İtibarlısı Oldu | HORECA TREND
Takip edin!

Gıda Üreticileri

Barilla, Gıda Sektörünün En İtibarlısı Oldu 

Barilla Grubu, dünyada her yıl itibarı en yüksek 100 şirketin belirlendiği “2024 Global RepTrak 100” listesinde gıda sektörünün en itibarlı şirketi oldu. Barilla, dünya çapında tüm sektörlerin yer aldığı genel listede ise bir önceki yıla göre 4 sıra yükselerek 29’uncu sırada yer aldı.

Yayınlandı

on

Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere, dünya çapında toplam 29 tesisinde ürettiği ürünlerle, her gün 100’ü aşkın ülkede milyonlarca sofraya ulaşan gıda lideri Barilla, hayata geçirdiği yenilikçi ve öncü çalışmalarıyla yeni başarılara imza atmaya devam ediyor. Şirket, dünyanın önde gelen kurumsal itibar araştırmalarından biri olan “2024 Global RepTrak 100” listesinde küresel ölçekte yılın en itibarlı gıda şirketi seçildi. Barilla, tüm sektörler genelinde yürütülen araştırma sonucunda yılın en itibarlı 100 şirketinin belirlendiği genel listede ise bir önceki yıla göre 4 sıra yükselerek 29’uncu sırada yer aldı.

Barilla’nın imza attığı bu başarının arkasında; şirketin tüm operasyonlarında mükemmellik, yenilikçilik ve sürdürülebilirliğe olan kararlı bağlılık yatarken, faaliyet gösterilen yerel toplumlara verilen değer ve sunulan katkı da önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Üretim kapasitesi, operasyonel verimlilik ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında 2023 yılında önemli yatırımlara imza atan Barilla, gelecek 5 yılın yeni yatırım planını da açıklamıştı. Şirketin 1 milyar Euro yatırımı kapsayan bu plan kapsamında; İtalya Parma’daki Rubbiano sos fabrikası, Almanya’daki Celle fabrikası gibi üretim tesislerindeki genişlemeler, dünya çapındaki çeşitli lokasyonlarda paketleme ve üretim hatlarında önemli iyileştirmeler yer alıyor. Avrupa’nın en büyük sos fabrikası olarak tanınan Rubbiano tesisinde kurulan fotovoltaik sistem ve diğer ülke tesislerinde de çalışmalarına başlanan benzer yatırımlar, grubun yenilenebilir enerjiye olan bağlılığını daha da ileri götüren bazı örnekler arasında öne çıkıyor.

Şirket ayrıca, en son teknolojiden yararlanarak gıda endüstrisinde şeffaf ve kaliteli seçimler için yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor ve bu amaçla birçok yatırıma imza atmaya devam ediyor. Haziran 2023’ten bu yana, İtalya’da satışta olan pesto kavanozlarında yer almaya başlayan QR kod sayesinde tüketiciler blockchain izlenebilirlik sistemi ile üretim sürecini benzersiz bir görünürlükle takip edebiliyorlar. Şirket ayrıca 2010 yılından bu yana 491 ürünü yeniden formüle etti. Tüketicilerin farklı beslenme ihtiyaçlarını karşılama ve buna yönelik ürünler geliştirme hedefi doğrultusunda şirketin 40 yeni ürünü de raflardaki yerini aldı. Bunlar arasında; şeker ilavesiz, lif ve tam buğday açısından zengin, baklagiller, sert kabuklu yemişler içeren ürünler veya tek porsiyonluk paketlerdeki ürünler yer alıyor.

Dünyada 100’den fazla ülkede ve 29 üretim tesisinde faaliyet gösteren Barilla, hem kendi bünyesinde hem de küresel tedarik zincirinde kapsayıcılığı ve çeşitliliği teşvik etme konusunda da önemli adımlar atmaya devam ediyor. Şirket; cinsiyet eşitliğini savunurken cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini ortadan kaldıran ve tedarik zincirinde kültürel değişimi teşvik eden önemli uygulamalara imza atıyor. Bu sayede olumlu bir değişim yaratan ve daha kapsayıcı bir çalışma ortamı sunan şirket, 2018 yılında tedarik zincirinde kültürel değişimi teşvik etmek için bir Küresel Tedarikçi Çeşitlilik Programı da başlatmıştı. Yanı sıra Barilla, 1 Ocak 2024 tarihinde Küresel Doğum İzni Kurumsal Politikası’nı yürürlüğe aldı. Bu yeni politika ile çalışan annelerin yasal doğum iznine ek olarak, babaların da bu sürece uyum sağlamalarına ve annelere destek vermelerine yardımcı olmak adına, babalara özel en az 12 haftalık izin sağlandı. Evlat edinen anne-babalar da uygulama kapsamına alındı.

Kaynak: HORECA Trend ve Barilla

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Ceviz Üreticileri İklim Değişikliğiyle Mücadele Peşinde

Ceviz Üreticileri Derneği ev sahipliğinde düzenlenen ve ceviz yetiştiricilerini bir araya getiren “İklim Değişikliği Semineri”nde sektördeki mevcut zorluklarla başa çıkma stratejileri belirlendi.

Yayınlandı

on

Yazar:

Ceviz Üreticileri Derneği (CÜD), küresel iklim değişikliğinin ceviz yetiştiriciliği üzerinde yarattığı tehdidi göz ardı etmeyerek, sektörün geleceğini korumak adına önemli bir adım attı.

Ceviz Üreticileri Derneği ev sahipliğinde düzenlenen ve ceviz yetiştiricilerini bir araya getiren “İklim Değişikliği Semineri”nde sektördeki mevcut zorluklarla başa çıkma stratejileri belirlendi. Seminerde konuşan CÜD Başkanı Ömer Ergüder, son yıllarda Türkiye’de istenilen rekolteye ulaşılamamasının en büyük nedeninin iklim değişikliği olduğunu söyledi. Beklenmedik donlar, dolular ve kuraklıkların ceviz üretimini olumsuz etkilediğini belirten Ergüder, “Sektörümüz hala çok küçük. Dünya devleri arasında yer alan Amerika ve Şili ile rekabet etmeye çalışıyoruz. Bu yıl Şili’de geçen seneye kıyasla 50 bin ton daha az hasat elde edildi. Bu durum, iklim krizinin sektöre ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğunun açık bir göstergesi” dedi.

Federico López Larrinaga Uyardı: Türkiye’de Su Kıtlığı Tehlikesi!

Seminerde sunum yapan İspanyol Ziraat Mühendisi ve ceviz danışmanı Federico López Larrinaga da iklim değişikliğinin Türkiye’yi nasıl etkilediğine dair önemli bilgiler verdi. Larrinaga, küresel ısınmanın artan sıcaklıklar, yağış düzenindeki değişiklikler, zararlılar ve hastalıklar, coğrafi dağılımdaki değişiklikler gibi ceviz ağaçlarının büyümesi ve gelişmesi için ihtiyaç duydukları çevresel koşulları değiştirebileceğini söyledi. Larrinaga, Türkiye’nin 2070’li yıllarda su kıtlığı yaşayabileceğini de öngördü. “Türkiye, zaten su sıkıntısı çeken bir ülke. Kişi başına düşen su miktarı yılda yalnızca 1.500 metreküp civarında. 2010, 2018 ve 2020, Türkiye’de kaydedilen en sıcak yıllardı. İklim değişikliğinden diğer ülkelere oranla çok daha ciddi şekilde etkileneceği tahmin edilen Türkiye’de; aşırı yağışlar arttı, hava koşulları daha da sertleşiyor. 2021’de güneyde büyük yangınlar, kuzeyde ise seller yaşandı. Mevsimsel olarak kış aylarında daha fazla yağış olabilir, ancak ilkbahar ve sonbaharda yüzde 50 daha az yağış görülüyor. Sıcak hava dalgaları ve kuraklık artıyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliği nedeniyle Türkiye’nin 2070’li yıllarda su kıtlığı yaşaması kuvvetle muhtemel” dedi.

CÜD’den İklim Değişikliğiyle Mücadele Sözü

CÜD Başkanı Ergüder, iklim değişikliğinin ceviz sektörü için büyük bir tehdit olduğunu kabul ederek, bu konuda mücadele etmeye kararlı olduklarını söyledi. “İklim değişikliğiyle mücadele etmenin mümkün olduğuna inanıyoruz. Sektörün iyileşmesi ve gelişmesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Genç bir derneğiz, üye sayımız halen az ama sizlerin desteği gerçekten bu sektörün geleceği adına çok kritik. Gelin bu zorluklara hep birlikte göğüs gerelim” diye konuştu.

Ceviz Üreticilerine Çağrı: Derneğe Katılın, Geleceğe Sahip Çıkın!

Ergüder, ceviz yetiştiricilerine derneğe katılarak iklim değişikliğiyle mücadeleye destek olmaları çağrısında bulundu. “Derneğimizde en üst düzeyde bilgi paylaşımı ve network yapılıyor, ithalata karşı olan mücadelemizi pes etmeden devam ettiriyoruz. Türkiye’de ceviz yetiştiriciliğinin ve tüketiminin artması için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Sektörümüzün geleceği için sizin de desteğinize ihtiyacımız var” dedi.

 

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haberleri Ajansı

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Sağlıklı Yaşam İçin Altın Besin Bulgur Japonya’dan Onay Aldı

Duru Gıda’nın, Japonya’daki Mukogawa Kadın Üniversitesi’nde glisemik indeks (GI) üzerine yaptırdığı analiz, bulgurun 54,9’luk GI değeri ile uzun süre tok kalmayı sağladığını ve açlık krizlerinden koruduğunu doğruladı. Böylelikle bulgurun sağlıklı bir yaşam için değerli ve diyabete karşı etkili bir gıda olduğu bir kez daha ortaya konuldu.

Yayınlandı

on

En iyi bakliyatı tüketicisine sunmak için 89 yıldır çalışan Duru Gıda, ürünlerinin kalitesi ve besin değerine yönelik araştırmalarını sürdürüyor. Duru, bu kez, Türkiye’nin en çok tercih edilen ürünlerinden “bulgur” için Japonya’da analiz yaptırdı. 

Japonya’da, Mukogawa Kadın Üniversitesi’nin, Gıda ve Beslenme Bilimleri Fakültesi, Gıda Geliştirme Araştırma Laboratuvarı’nda bulgurun kandaki glikoz (şeker) seviyesine etkisi, yani Glisemik Indeks (GI) değeri ölçüldü. 12 sağlıklı katılımcının yer aldığı analiz, ürünün GI değerinin 54,9’la, “Düşük GI Gıda” kategorisine girdiğini ortaya koydu. 

Gıda Mühendisi Ece Duru, GI analizinin, tüm dünyanın dikkate aldığı, sınırlı yerde yapılan değerli bir araştırma metodu olduğunu belirtti. GI analizinin Japonya gıda standartlarının “olmazsa olmaz”ları arasında yer aldığını söyleyen Ece Duru, “Bu araştırmanın en güvenilir yerlerde yapılması, verilerin doğruluğuna güven açısından oldukça kıymetlidir. Japonların bu konudaki standartlarını ve hassasiyetini dikkate alarak, analizi Japonya’da bu konu üzerinde uzmanlaşmış Prof. Yasushi Suzuki ve ekibiyle yaptık. Bu raporlamalar sayesinde bireyler daha sağlıklı ve bilinçli gıda tüketimine yöneliyor. Duru Gıda olarak bulgurumuz üzerine yaptırdığımız bu analizin amacı, düşük glisemik indeksin uluslararası pazarlar için önemini göstermek ve bulgurlarımızı sağlıklı düşük GI ürün olarak tescillendirmekti. Bulgur gibi kompleks karbonhidratlar, glisemik indeksleri düşük olduğunda daha uzun süre tok kalmanızı sağlar ve açlık krizlerinden bizi korur.” dedi.

Glisemik İndeks Şeker Hastaları İçin Hayati Önemde 

Besinlere ilişkin merakın, markalar tarafından şeffaf şekilde giderilmemesinin gıda dünyasının en önemli sorunlarından olduğunu söyleyen Duru, “Glisemik indeks özellikle son yıllarda diyabet hastalarının sıklıkla kullandığı bir terim. Glisemik indeks kısaca, kan şekerini yükseltme ölçüsüdür. Basit karbonhidratlar, örneğin şekerli gıdalar kan şekerini hızlıca yükseltir ve birkaç saat sonra kan şekerini hızlıca düşürür. Bu durum kişinin hızlı şekilde acıkmasına sebep olur. Bulgur, hem iyi bir kompleks karbonhidrat hem de glisemik indeksi düşük bir gıdadır. Kompleks karbonhidratların sindirimi, emilimleri ve kana geçmeleri basit karbonhidratlara göre daha uzun zaman alır. Kan şekerinin daha yavaş emilmesini sağlayarak porsiyonların ve diyabetin kontrolünde çok önemli bir rol üstlenir. Kan şekerini hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli gıdalar yerine kan şekerini yavaş yavaş yükselip yavaş yavaş düşmesini sağlayan düşük glisemik indeksli gıdalar tercih edilmelidir.” dedi. 

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Baharın Tazeliği ve Enerjisi Peyman’dan

Doğanın uyanışına şahitlik ettiğimiz bahar ayları, sağlıklı yaşam ve beslenme konularının da ön plana çıktığı bir dönem. Bu dönemde vücudu sağlıklı besinlerle desteklemek ve yaz mevsimine sağlıklı bir şekilde hazırlanmak da önem kazanıyor. Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, Bahçeden glütensiz çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barları ile sağlıklı yaşamı tüketicilere sunuyor.

Yayınlandı

on

Ar-Ge ve teknoloji odaklı yatırımlarıyla gurme lezzetler geliştiren Peyman, Bahçeden markası ile sağlıklı ve lezzetli bir atıştırmalık deneyimi sunuyor. Çölyak hastalarından, glüten duyarlılığı olan tüketicilere kadar herkes için uygun ve lezzetli atıştırmalıklar geliştiren Peyman; yüksek lif içeriğine sahip çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barlar ile hem tatlı hem de tuzlu ihtiyacını doğal tatlarla karşılıyor.

Baharın Tazeliğini Yansıtan Sağlıklı Atıştırmalıklar 

Baharın tazeliğini ve enerjisini yansıtan çiğ fındık, kaju, ceviz, kabak çekirdeği içi ve badem gibi içeriklerle zenginleştirilen Peyman Bahçeden; bedenin ihtiyaç duyduğu enerjinin alınmasına yardımcı oluyor. Turna yemişi, dut kurusu, gün kurusu, hurma, kuru erik, kuru incir, kuru kayısı ve kuru üzüm gibi doğal tatlarla ise tatlı krizleri için sağlıklı bir çözüm sunuyor. Tüm tüketiciler için pratik ve sağlıklı atıştırmalık seçenekleri sunan Peyman, Bahçeden markasının birbirinden lezzetli atıştırmalık bar alternatifleriyle de hareketli bahar günlerinde enerjinin de yüksek tutulmasını destekliyor.

Peyman Hakkında

Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, 1995 yılından bu yana 30 bini kapalı olmak üzere toplam 50 bin m2’lik alanda yer alan Eskişehir’deki fabrikasında üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Peyman çatısı altında yer alan Bahçeden markasıyla kavrulmuş kuruyemiş, çiğ kuruyemiş ve kuru meyve, Çitliyo markasıyla ay çekirdeği; Nutzz markasıyla patlamış mısır, mısır cipsi, yer fıstığı ve mısır çerezi üretimi yapmaktadır. Tüketicilerine her zaman inovatif, gurme ürünlerini sunmak için aralıksız araştıran, geliştiren, aynı çatı altında farklı markalar yaratan ve bu marka ailelerini her geçen gün büyüten bir yapıya sahip olan Peyman, bu vizyon çerçevesinde 2022 yılından bu yana İş Holding bünyesinde faaliyet göstermektedir. Tarım ve tekstil sektöründeki faaliyetleri ile temelleri 1950’li yıllarda atılan İş Holding ise 70 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer almaktadır. İş Holding, başta gıda olmak üzere QSR, kuruyemiş, kâğıt, lojistik, enerji, sanayi, medya ve sanat, inşaat, bilişim ve moto kurye gibi birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. 

Kaynak: HORECA Trend ve Peyman

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.