Tchibo, Ocak Ayına Lezzet Katmaya Hazır | HORECA Trend
Takip edin!

Cafe

Tchibo, Ocak Ayına Lezzet Katmaya Hazır

Kahve uzmanı Tchibo, özlenen kış günlerinin en keyifli anlarına eşlik edecek Ocak ayı lezzetleri Ginger Winter Coffee, Meyveli Beyaz Kek ve Zeytin Ezmeli Peynirli Simit ile yeni yıla enfes bir başlangıç yapıyor.

Yayınlandı

on

70 yılı aşan kahve uzmanlığıyla Tchibo, mevsime özel tatlara göre dönemsel yenilediği menüsüyle kahveseverleri farklı lezzetlerle buluşturmaya devam ediyor. Hem göze hem de damağa hitap eden Ocak ayı lezzetleri Ginger Winter Coffee, Meyveli Beyaz Kek ve Zeytin Ezmeli Peynirli Simit ile Tchibo en keyifli anlarınıza keyif katacak.

Tam Bir kış Kahvesi “Ginger Winter Coffee”

Ocak ayı lezzeti Ginger Winter Coffee, tarçın aromasıyla birlikte bal ve zencefilin espresso ile enfes buluşmasından doğuyor. Reçetesi Tchibo tarafından özel geliştirilen “Tchibo Original” içeceklerinden Ginger Winter Coffee, üzerine koyulan çubuk tarçın süslemesi ve en üst kısmında özel olarak hazırlanan kremasıyla servis ediliyor.

Tchibo’dan Hem Yeni Hem Klasik Lezzetler

Beyaz kek hamurundan yapılan Meyveli Beyaz Kek, içinde bulunan yaban mersini, çilek parçacıkları ve limonun uyumuyla bambaşka bir lezzet deneyimi sunuyor. Klasik keklerden ayrı olan, damaklara alışılagelmemiş, farklı bir tat getiren Meyveli Beyaz Kek, yumuşak dokusu ve leziz kreması ile aradığınız hafif lezzeti sunuyor. Benzersiz Türk kahvaltısının en özel üyesi simidin ise beyaz peynir ve zeytin ezmesi ile dengeli buluşması Zeytin Ezmeli Peynirli Simit, güne başlamak için harika bir seçim.

Tchibo’nun Ocak ayı lezzetleri, kış günlerinin en keyifli anlarına bir eşlikçi arayanları tüm Tchibo mağazalarında bekliyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Tchibo

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cafe

Beta Yeni Han’da “Kahve Seremonisi” Etkinliği Başlıyor

Geçmişte kahvenin ilk kavrulduğu yer anlamına gelen Tahmis ismiyle anılan ve İstanbul tarihinin en önemli miraslarından olan Beta Yeni Han, eşsiz bir gastronomi deneyimi yaşamak isteyenleri mistik bir yolculuğa davet ediyor. Beta Yeni Han, dünyanın ilk kahvehanesinin açıldığı tarih olan 1554 yılına ithafen; saat 15:54’te gerçekleştireceği “Kahve Seremonisi” etkinliği ile misafirlerini tarihi bir geziye çıkarıyor. 

Yayınlandı

on

17. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Beta Yeni Han, dokusunu kaybetmeden gerçekleşen restorasyon çalışması sonrasında şehrin en özel yaşam merkezi olarak misafirlerini ağırlıyor. Tarihte kahvenin kavrulduğu ilk kahve fırınına da ev sahipliği yapan Beta Yeni Han, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Topkapı Sarayı’nda, itibarlı konuklara kahve ikramı için gerçekleştirilen töreni, “Kahve Seremonisi” etkinliğiyle misafirlerine sunuyor. Unesco’nun “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”nde yer alan Türk Kahvesi ve kültürünü yaşatma hedefiyle gerçekleştirilen etkin, misafirleri eşsiz bir deneyime davet ediyor.

Eşsiz bir deneyim: Kahve Seremonisi

Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı Saray protokolünde yer alan Türk Kahvesi törenini “Kahve Seremonisi” isimli etkinlikle misafirleriyle buluşturan Beta Yeni Han, Osmanlı’nın son dönemine kadar devam eden bu geleneği; saat 15.54’te sunduğu kahve ikramıyla yaşatacak.

Türk müziği ve enstrümantal müzik eşliğinde Kahvecibaşı’nın bilgilendirme metniyle başlayan seremoni kahveci kalfalarının ekipmanları ile sağ baştan dizilerek beklemeye geçmesiyle devam ediyor. Kalfalar tarafından gül suyu misafirlere dağıtılırken, kalfalardan biri içinde gül ağacı tütsüsü yakılan buhurdanlığı gezdiriyor. Bu sırada, stil tutan kalfa, reçel ikram eden kalfa ve tepsi tutan kalfa Türk kahvelerini hazırlanan gül lokumları ile konuklara sunuyor.

Beta Yeni Han Hakkında

Türk tarihinde önemli bir yere ve hanlar arasında özel bir hikâyeye sahip olan han; sırasıyla Emin Han, Tahmis Han, Hasırcılar Han ve Yeni Han adlarını almıştır. Yaşadığı talihsiz hasarın izlerini uzun yıllar taşıyan han, Beta Gıda’nın özüne ve ruhuna sadık kalarak gerçekleştirdiği renovasyon çalışmalarıyla “Beta Yeni Han” adıyla yeniden kapılarını açarak misafirlerini eşsiz bir tarihi yolcuğa çıkartmaktadır.

Kaynak: HORECA Trend ve Beta Yeni Han

Devamını Oku

Cafe

BigChefs’e Yeni Yatırım: Ünlü İş İnsanı Mehmet Can Karabağ, %5 Hisse Satın Aldı

Türkiye’nin en yaygın restoran-kafe zinciri BigChefs, halka arzının ardından değerli bir ortaklıkla yoluna devam ediyor.

Yayınlandı

on

Türkiye’deki yeme-içme sektöründe önde gelen zincir markalardan BigChefs, halka arz sürecinin ardından iş dünyasının saygın isimlerinden Mehmet Can Karabağ’ın şirketin %5’lik hissesini satın almasıyla yeni bir döneme adım attı.

1972 doğumlu ve köklü bir iş geçmişine sahip Mehmet Can Karabağ, 98 yılında Kıraça Holding ile başladığı profesyonel iş hayatına, Doğan Holding bünyesindeki D&R, Çelik Halat, Ditaş, Kanal D Romanya, Trump AVM, Bodrum Milta Marina, Işıl Club, Marina Vista Otel şirketlerinde Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Başkan Vekilliği görevlerini üstlenerek devam etmiş ve 2019-2020 yıllarında da Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. Kıraça Holding, Karsan Otomotiv, Sirena Marine gibi önemli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış ve Dalya Gayrimenkul Geliştirme Ticaret A.Ş. gibi kendi şirketlerinde çeşitli sektörlerde yatırımcılık, danışmanlık ve girişimcilik faaliyetlerini sürdürmüş olan Karabağ, BigChefs’in güçlü büyüme potansiyeline ve marka değerine ortak olma kararı almıştır.

BigChefs’in Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada konuyla ilgili şu ifadelere yer verildi: “BigChefs’in kuruluşundan beri yükselişine birebir şahit olan Mehmet Can Karabağ, büyüme yolculuğunda Yönetim Kurulu’na zaman zaman fikir danışmanlığı da yapmıştır. Kariyer yolculuğunda yeme içme sektöründe hem yatırımcı hem de işletmeci şapkasıyla uzun süre faaliyette bulunan, bunun yanında inşaat, otomotiv, sanayi, medya sektörlerindeki tecrübelerinin yanı sıra perakende, AVM, gıda, turizm sektörlerinin lider şirketlerinde önemli görevler üstlenen önemli bir yatırımcı ve profesyoneldir. BigChefs’in halka arzından sonra Mehmet Can Karabağ’ın şirketimize ve büyüme potansiyelimize olan inancı bizleri ayrıca memnun etmiştir. Kendisinin gerek stratejik gerekse de yönetim konularındaki fikirleri ve kariyer yolculuğunda edindiği tecrübeleri ile hedeflerimize çok daha hızlı ulaşacağımıza inancımız çok yüksektir. Mehmet Can Karabağ gibi değerli bir ismin aramıza katılmasının mutluluğunu yaşıyoruz.”

Kaynak: HORECA Trend ve BigChefs

Devamını Oku

Cafe

Café Marmara Geleneği Yeniden Doğuyor

İstanbul’un ikonik adresi The Marmara Taksim’de bir gelenek yeniden doğuyor. Yıllar boyu konumuyla, atmosferiyle ve sunduğu lezzetlerle unutulmaz bir buluşma noktası olan Café Marmara, The Marmara Taksim’deki yerine geri dönüyor…

Yayınlandı

on

Taksim Meydanı’na bakan pencerelerinde yıllar boyu birçok anıya ev sahipliği yapmış bir buluşma noktası Café Marmara. Mutlulukla hatırlanan birçok hatıranın ortak noktası. İstanbulluların zihninde her zaman bir yeri olan bu özel mekân, yeniden İstanbul ile buluşuyor. Café Marmara, güne keyif katan bir deneyim ile geri dönüyor. 

Günün Her Saati Farklı Bir Deneyim

Café Marmara, günün hangi saati olursa olsun sıradışı bir lezzet dünyası sunuyor. 07:30 – 24:00 saatleri arasında servis veren Café Marmara, Taksim’in hareketli ruhuna uyum sağlıyor. Her anın özel olduğu, özenli The Marmara dünyasının eşsiz bir yansıması olan Café Marmara büyüleyici bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Yıllara dayanan unutulmaz anılara yenilerini eklemek için davet ediyor. 

The Marmara Group’un head chefi’i Tolga Özkaya öncülüğünde hazırlanan menü, Taksim’in dinamizmini, zenginliğini ve çeşitliliğini yansıtan bir şekilde tasarlanmış. Özkaya, “Tüm güne yayılan, çeşitli bir menü hazırladık. Bunu yaparken Taksim gibi her milletten milyonlarca insanın geçtiği bir meydanın ruhunu menüye yansıttık. Café Marmara’da kaliteli malzemelerle hazırlanan menümüz ile iyi servisi ve iyi yemeği buluşturduk. Türk, Fransız, İtalyan ve diğer mutfaklardan tabakların olduğu, sabah kahvaltısı için de akşam yemeği için de ideal olan bir yapı tasarladık,” diyerek Café Marmara menüsünü özetliyor. 

Café Marmara, kendi dokunuşunu yansıtan ve geçmişine de bir saygı duruşu niteliğinde olan lezzetleriyle ayrışıyor.  Kahvaltı saatleri için Café Marmara’nın deneyimli mutfağından taze taze çıkan hamur işleri, sağlıklı seçenekleri tercih edenler için yerel ürünlerle hazırlanan alternatifler ve Café Marmara’nın klasikleşen lezzetleri güne benzersiz bir başlangıç sunuyor. Café Marmara’nın taze kruvasanı ise sabah saatlerinin vazgeçilmezi olmaya aday. Günün ilerleyen saatlerinde çay ya da kahve buluşmaları içinse hafızalara kazınan tatlılarıyla da dikkat çekiyor. Özellikle klasikleşen ekleri, çeşitli cheesecake’leri ile Café Marmara, tatlıseverleri baştan çıkarıyor. Mevsimsel menüsüyle, yerel üreticilerden tedarik edilen malzemelerle hazırlanan tabaklarıyla sunduğu deneyimi sürdüren Café Marmara, kendi tasarımı olan Vol au Vent’lar, diğerlerinden farkını ortaya koyan Dana Şinitzel ve Café Marmara’nın özel JON’s Burger’i ile çeşitliliğini ortaya koyuyor. Mutlaka denenmesi gereken tabaklar arasında Poke Bowl’lar, makarnalar ve pizzalar da yerini alıyor. 

Pozitif Bir Dünyaya Açılan Kapı 

The Marmara’nın özenli, iyi servisi önceleyen geleneğini, dinamik atmosferiyle buluşturan Café Marmara, neşenin ve pozitif bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bir kafeden daha fazlasını sunan, bir buluşma noktası olma geleneğini yeniden sahiplenen Café Marmara’da lezzet, yaratıcılık ve benzersiz bir deneyim ile bir araya geliyor. Menüsüyle, uzmanlığını yansıttığı lezzetleriyle, yarattığı atmosferle ve çikolata, şarap gibi kendi artizan markalarıyla Café Marmara, Taksim’in benzersizliğine yakışıyor. 

Yeniden İstanbul ile buluşan Café Marmara’nın mekan tasarımını ise Kitchen-İst üsleniyor. 800 yıl önce İstanbul’a konan ve The Marmara Group logosunda yerini alan kuştan ilham alan tasarım, İstanbullulara tüm gün hizmet edecek bir yuva yaratma fikriyle yola çıkıyor. Yuva konseptine gönderme yapan stilize metal dal detaylar ve sarmal yapı, girişte karşılama bankosunda, çikolata teşhir ünitesinde, bar bankosunda, servantlarda, kapı kollarında, kolon etrafındaki ve tüm dekoratif aydınlatmalarda karşımıza çıkıyor. Logodan esinlenilerek tasarlanan özel desenli el yapımı seramikler de kısmi duvar ve kolon kaplamalarında görülebiliyor. Tüm tasarımıyla estetik ve fonksiyonel anlamda Taksim Meydanı’na değer katan Café Marmara, sedirli oturmalarla, ahşap duvar ve tavan panelleriyle, geleneksel Türk mimarisinden esinlenerek sıcak bir hissiyat yaratırken, seçilen renklerle de ferah ve samimi bir hava sunuyor. 

Kaynak: HORECA Trend ve Café Marmara

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.