Metro Türkiye, İstanbul’un Yüzyıllık Değeri Boğaz Lüferi’nin İzinde! | HORECA TREND
Takip edin!

Et, Tavuk ve Balık

Metro Türkiye, İstanbul’un Yüzyıllık Değeri Boğaz Lüferi’nin İzinde!

Metro Türkiye, Türk mutfağının özgün ve yaratıcı şeflerinden Şemsa Denizsel iş birliğiyle Yerelin İzinde Projesi’ni hayata geçirdi.

Yayınlandı

on

Yerli üreticilerin desteklenmesinden Coğrafi İşaretli ürünlerin tesciline kadar yerelleşme projeleriyle sektöre ilham kaynağı olan Metro Türkiye, Türk mutfağının özgün ve yaratıcı şeflerinden Şemsa Denizsel iş birliğiyle Yerelin İzinde Projesi’ni hayata geçirdi. Yerelin İzinde Projesi’nin ilk ayağında 19. yy’dan itibaren Osmanlı sofralarında yer bulan Coğrafi İşaretli ürün adayı Boğaz Lüferi için şefler ve konu uzmanları ile birlikte balık avına çıktı.

30 yılı aşkın bir süredir Türk mutfağını ve değerlerini koruyarak gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, Türk mutfağının değerli şeflerinden Şemsa Denizsel ile bir yıl sürecek Yerelin İzinde proje serisine başladı. Metro Türkiye, bu proje ile yerel ürünlerin sürdürülebilirliğine dikkat çekerken yerel değerlerimizin mutfaklarda daha fazla kullanılması için de farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Yerelin İzinde projesi kapsamında Coğrafi İşaret Tescilli ve aday ürünler ön plana çıkarılarak bu ürünler ile hazırlanan, kaybolmaya yüz tutmuş yerel tariflerin geneksel ve modern yorumlarıyla ürünlerin şefler nezdinde bilinirliğinin sağlanması ve böylece bu ürünlerin sofralara yeniden girmesi hedefleniyor.

Türüng: Yerli Ürün Sürdürülebilir Olmazsa, Türk Mutfağının Sürdürülebilirliği Söz Konusu Olamaz’

Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Metro Türkiye olarak amacımız, dünyanın en iyi beş mutfağından biri olma potansiyeline sahip Türk mutfak kültürünün içerisinde barındırdığı bu gibi lezzetleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak. Bu kültürün en önemli öğesi ise hiç kuşkusuz yerel lezzetlerimiz. Bu zenginliği yansıtabilmek ve geleceğe taşıyabilmek adına 2012 yılında başlatmış olduğumuz Coğrafi İşaretli Ürünler projemiz, yerel değerlerimizi korumak ve onları uluslararası arenada tanıtmak anlamında oldukça önemli bir proje. Şimdi ise aynı hedefle ‘Yerelin İzinde’ projemizle yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Türkiye’nin farklı coğrafyalarında, yerel ürünlerin izini süreceğimiz bu anlamlı projenin ilk durağında ise Coğrafi İşaretli ürün adayı Boğaz Lüferi’nin izini sürdük. Projenin ilk etabında seçtiğimiz Boğaz Lüferi’nin bizim için tek önemi ise Coğrafi İşaret adayı olması değil. Metro Türkiye olarak, uzun yıllardır sürdürülebilir balıkçılığa ilişkin pek çok çalışma yürütüyoruz. Örneğin; yasal limit 18 cm olmasına rağmen, 24 cm altındaki lüferleri reyonlarımıza getirmemeye devam ediyoruz. Bizi ticari olarak olumsuz etkilese de dünyamızı korumak, gelecek nesillerin de lüfer yiyebilmesini sağlamak çok daha değerli. Şef Şemsa Denizsel ile birlikte kurguladığımız ‘Yerelin İzinde’ projesi ile birlikte, yerel kıymetlerimizin şef dokunuşuyla geleneksel ve modern yorumlarını deneyimleme fırsatı bulmamızın yanı sıra, yeme içme sektöründe ve tüketicilerde yerel ürün algısının artışını, kooperatifleşmenin önemini ve bu yerel ürünlerin sofralarda yeniden yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu proje hem yerelleşme hem de sürdürülebilir balıkçılığa ilişkin tüm çalışmalarımızın bir devamı niteliğinde. Çünkü biliyoruz ki; yerli ürün sürdürülebilir olmazsa, Türk mutfağının sürdürülebilirliği söz konusu olamaz.’’ diye konuştu.

Türkiye’nin farklı yörelerine ait yerel ve Coğrafi İşaretli ürünlerin yerinde ve mevsiminde deneyimlendiği Yerelin İzinde Projesi’nin ilk etabında 19. yy’dan itibaren Osmanlı’da avlanmasından yemesine ayrı bir kültürü olan Boğaz Lüferi’nin izinden gidildi. İstanbul’un önde gelen şefleri ve konu uzmanları, Metro Türkiye öncülüğünde Boğaz Lüferi’nin usulüne uygun olarak avlanmasını bir balıkçı teknesinde deneyimledi. Lüferin ağdan tabağa olan yolculuğuna tanıklık eden katılımcılar bir yandan da Lüfer: Boğaziçi Şehrayini kitabının yazarı Ruhi Güler’in anlatımı ile geçmiş dönem perspektifinden bir devrin adı olan lüferin mutfak kültürümüzdeki yerini ve Boğaziçi medeniyet dönemini konuştu.

Gıdanın Varoluşu İçin Yerel ve Mevsimsel Ürün

Şef Şemsa Denizsel Metro Türkiye ile birlikte hayata geçirdikleri ‘Yerelin İzinde’ projesine ilişkin olarak, “Gelecek ancak yerelleşme ile mümkün. Yerli, yerel, mevsimsel ve akıllı, adil, vicdanlı seçimler yaparsak gıdanın var oluşunu konuşabiliriz. Aşçı olarak yerli malzeme kullanmanın öneminin idrakinde olmamız gerekiyor. Şefler olarak kendi mutfaklarımızda nasıl tercihler yaptığımız hem müşterilerimizin hem de yetiştirdiğimiz gelecek kuşağın algısında fark yaratacaktır. Bu algıyı yaratmanın topluma, çevreye ve sürdürülebilirliğe borcumuz olduğunu düşünüyorum. İşte bu noktada yollarımız Metro Türkiye ile kesişiyor. Metro Türkiye, yıllardır bu coğrafyada yetişen ürüne ve üreticisine sahip çıkıyor, bu anlamda gönlümde ayrı bir yeri var. Birlikte hayata geçirdiğimiz Yerelin İzinde projesinin ilk durağında da Boğaz Lüferi için bir farkındalık yaratırken Lüfer demenin İstanbul demek olduğunu da birlikte hatırlayalım. Boğaz ve balık dediğimizde hikayelerin kahramanı daima lüfer.” diye konuştu. 

Proje kapsamında yıllardır menüsünde lüfere yer veren İstanbul’un tarihi balık restoranlarından, MICHELIN Rehberi’nde de yer alan Kıyı Restaurant’ta geleneksel ve modern yorumlar ile bir yemek daveti de gerçekleşti. Bu yemekte Kıyı Restaurant’ın kült lezzetlerinin yanında, Şef Şemsa Denizsel’in modern ve geleneksel yorumuyla Boğaz Lüferi, Zeytinyağlı Lüfer Pilavı ve Lüfer Tuzlama deneyimlendi.

Reklam

Lezzeti Osmanlı’ya Kadar dayanan “Boğaz Lüferi” İçin Coğrafi İşaret Tesciline Başvuruldu

Yüzyıllardır balıklarının lezzeti ve bolluğu ile bilinen İstanbul, öyle ki her mevsim başka bir balığın şehridir. Tarihten günümüze kadar İstanbul için adeta bir yaşam biçimi olan balık ve balık avcılığında Boğaz Lüferi’nin de önemli bir yeri vardır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren avlanmasından lezzetli tariflere dönüştürülmesine kadar başlı başına bir kültüre dönüşen Boğaz Lüferi göçmen bir balık da olsa Marmara ve Boğazlara özgüdür ve Boğaz Lüferi olarak anılması bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Boğaz Lüferi Coğrafi İşaret başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılmasını sağlayan Metro Türkiye ise binlerce yıldır Boğaziçi’nde yaşayan, avlanan lüfer balığına Coğrafi İşaret verilmesini destekleyerek balığa katma değer kazandırmak, sürdürülebilir şekilde avcılığını devam ettirmek ve gelecek nesillere güvenle bırakılmasını sağlamak için önemli bir adım atıyor.

Metro Türkiye, 200’den Fazla Gıda ve Gıda Dışı Coğrafi İşaretli Tescilli ve Aday Ürüne Raflarında Yer Veriyor

2012’de Coğrafi İşaretli Ürünler Projesini başlatarak “Coğrafi İşaretler”i Türkiye’de ilk kez gündeme taşıyan Metro Türkiye, “Coğrafi İşaret” tescilli ve aday ürünlere sadece mağazalarında yer vermekle kalmıyor, Türk mutfağına değer katan yerel ürünlerin korunması, geliştirilmesi, bilinirliğinin artması ve gelecek nesillerin de tadabilmesi için yerel ve Coğrafi İşaretli ürünlerin tescil edilmesinden ihracatına ve restoran menülerine dâhil edilmesine kadar tüm süreçlerini destekliyor.. Günümüzde Finike portakalından, Zile pekmezine, Taşköprü sarımsağından Bursa bıçağına kadar sezonuna bağlı olarak 200’den fazla gıda ve gıda dışı Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarında sunan Metro Türkiye, 13 ülkeye son iki yılda 20.000 ton coğrafi işaretli ve yerel ürün ihraç ederek yerel ürünlerin dünya mutfağında tanıtımında da önemli bir rol oynuyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Et, Tavuk ve Balık

Et ve Süt Kurumu’ndan ‘Salmonella’ Açıklaması: Etler İmha Edilecek

Et ve Süt Kurumu (ESK), salmonella iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Kurum, salmonella testi pozitif çıkan etlerin imha edileceğini duyurdu ve bu ürünlerin kesinlikle üretim ya da satış için kullanılmayacağını vurguladı.

Yayınlandı

on

Yazar:

Et ve Süt Kurumu (ESK), salmonella iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Kurum, salmonella testi pozitif çıkan etlerin imha edileceğini duyurdu ve bu ürünlerin kesinlikle üretim ya da satış için kullanılmayacağını vurguladı.

ESK’nin yaptığı açıklamada, piyasa düzenlemesi kapsamında yurt dışından canlı hayvan ve karkas et ithal edildiği hatırlatıldı. Gıda güvenliği gereğince, ithal edilen etlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kontrol edilmekte ve akredite laboratuvarlarda analizlerinin düzenli olarak yapıldığı kaydedildi. Kurum tarafından yapılan yazılı açıklamada 9 Mayıs’ta gerçekleştirilen mikrobiyolojik analizlerde, bir parti üründe hijyen standartlarına uygun olmayan sonuçlar elde edildiği açıklandı.

Et ve Süt Kurumu web sitesinde “Kamuoyu Açıklaması” başlıklı açıklama şu şekilde:

Kurumumuzca ithalatı yapılan ve laboratuvar sonucu Salmonella pozitif olan etler ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Et ve Süt Kurumu piyasa regülasyonu kapsamında yurt dışı canlı hayvan ve karkas et alımı gerçekleştirmektedir.

Gıda güvenilirliği kapsamında, ithal edilen etlerin yurt içine girişlerinde Bakanlığımız tarafından kontrol muayenesi için numune alınmakta ve akredite laboratuvarda gerekli analizleri yapılmaktadır. 09.05.2024 tarihinde yapılan mikrobiyolojik analizlerde bir parti üründe hijyen standartlarına aykırı sonuçlar elde edilmiştir. Söz konusu etler komisyonumuz tarafından reddedilerek yüklenici kesimhane firmasına ihtarname çekilmiştir. Firma itirazları doğrultusunda etler dondurularak yediemin deposunda kontrollü şekilde muhafaza altına alınmıştır. Yapılan itirazlar değerlendirilmiş ve etlerin imhasına karar verilmiştir. İmha sürecinin tamamlanması için yüklenici firma temsilcisi beklenmektedir.

Reklam

Bahse konu ürünlerin herhangi bir şekilde üretimde kullanılması veya satışı söz konusu değildir.

Kamu güvencesiyle yapılan et ve canlı hayvan ithalatının tüm süreçlerinde yüksek hijyen standartları uygulanmakta ve halk sağlığını korumak için gerekli tüm tedbirler alınmaktadır.

Piyasa regülasyonunu etkisizleştirme ve dezenformasyon amaçlı haberlere itibar edilmemesini rica ediyoruz.

Salmonella Nedir? Tehlikeli Mi?

Salmonella, gıda kaynaklı enfeksiyonlara yol açan bir bakteri türüdür. Genellikle kontamine olmuş yiyecekler veya su aracılığıyla insanlara bulaşır. Salmonella enfeksiyonu, ateş, ishal, karın krampları ve kusma gibi semptomlara neden olabilir. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, yaşlılar ve küçük çocuklar için daha tehlikeli olabilir. Bu bakterinin neden olduğu ciddi vakalarda, hastaneye yatış ve antibiyotik tedavisi gerekebilir.

Gıda güvenliği ve hijyen kurallarına dikkat etmek, salmonella enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir.

Kaynak: HORECA TREND

Reklam
Devamını Oku

Et, Tavuk ve Balık

Kalp Sağlığı İçin Haftada 2 Gün Balık Tüketin

Uzmanlar, kalp sağlığı için balık tüketiminin önemli olduğunu ifade ediyor.

Yayınlandı

on

Yazar:

Balık lezzetli olduğu kadar sağlığımız için de oldukça faydalı. Uzmanlar, kalp sağlığı için balık tüketiminin önemli olduğunu ifade ediyor.

Balıklar zengin protein içeriklerinin yanı sıra kalsiyum, iyot ve Omega-3 yağ asitleri yönünden de zengin. Uzmanlar, birçok klinik çalışmanın düzenli balık tüketiminin kalp krizi ve felç riskini azalttığını, bilişsel aktiviteleri arttırdığını bildirdiğini söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, balık tüketiminin püf noktaları hakkında özel açıklamalarda bulundu.

Kalp damar sağlığı açısından birçok yararı bulunan Omega-3 yağ asitlerinin keten tohumu, ceviz, semizotu gibi bitkisel kaynaklı besinlerde de bulunduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Omega-3 yağ asitlerinin zengin kaynağı olan yağlı balıklar; haftada en az 2 gün 150-200 gram olarak beslenmede yer almalı” dedi.

Balıklar Protein, Kalsiyum, İyot ve Omega-3 Zengini

Ülkemizde özellikle kış aylarında sık tüketilen protein kaynakları arasında balıkların yer aldığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Balıklar zengin protein içeriklerinin yanı sıra kalsiyum, iyot ve Omega-3 yağ asitlerinin de zengin kaynaklarındandır” dedi.

Reklam

Yiğit, birçok klinik çalışmanın düzenli balık tüketiminin kalp krizi ve felç riskini azalttığını, bilişsel aktiviteleri arttırdığını vurguladı.

Haftada En Az 2 Gün Balık 

Kalp damar sağlığı açısından birçok yararı bulunan Omega-3 yağ asitlerinin; keten tohumu, ceviz, semizotu gibi bitkisel kaynaklı besinlerde de bulunduğunu ancak vücut tarafından emilimlerinin düşük olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle Omega-3 yağ asitlerinin zengin kaynağı olan yağlı balıklar; haftada en az 2 gün 150-200 gram olarak beslenmede yer almalıdır” diye konuştu.

Balık Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Yaşamın her döneminde balık tüketebileceğini kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, balık satın alırken ve tüketirken nelere dikkat edilmesi ve hangi balıkların tercih edilmesi, hangilerinden uzak durulması gerektiğini de şöyle anlattı: 

Öncelikle balığın tazeliğinden emin olunmalıdır. Bayat balığın kokusu daha keskindir ve gözleri parlaklığını kaybetmiştir, yavaşça bastırdığınızda dokunulan yer içe çöker. Ayrıca taze balıkların solungaçları bayat olanlara göre daha kırmızıdır. Mevsim balıkları tercih edilmelidir. Genelde büyük ve iri balıkların, vücut için toksik olan civa içerme ihtimalleri daha yüksektir. Bu nedenle küçük ve yüzey balıkları tercih edilmelidir. Örneğin bu aylarda; uskumru, palamut ve istavrit tüketim açısından uygundur.

Ton Balıkları İçin Histamin Uyarısı

Mevsim balıklarına ulaşamıyorsak dondurulmuş balıklar da tercih edilebilir. Dondurulmuş balıklar sanılanın aksine; tazeyken dondurulabileceği için büyük bir besin değeri kaybı yoktur. Ancak soğuk zincir korunamamış ise sağlık açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle güvenilir satıcılara yönelmekte fayda vardır. 

Taze balık yerine, kolay ve pratik olması açısından ton balıkları da sık tercih edilmektedir. Son kullanma tarihleri yakın zamanda olan ton balıklarının histamin içeriklerinin artmış olma ihtimali vardır. Bu nedenle eğer ton balığı satın alınacak ise etiketleri incelenmelidir.

İdeali Fırında veya Buharda Pişirme 

Balıklar pişirilirken, kızartma yöntemi tercih edilmemelidir. Özellikle Omega-3 yağ asitlerinden faydalanmak için ideal olan fırında veya buharda pişirme yöntemlerini tercih etmektir. 

Reklam

Balık tüketirken daha tok hissetmek için yanında salata ve limon bulundurulmalıdır. Salatada ve limonda bulunan C vitamini balıktaki birçok vitamin ve mineral ile sinerjik etki oluşturacak ve emilimlerini arttıracaktır.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haberleri Ajansı

Reklam
Devamını Oku

Çay ve Kahve

Balık Tüketimi Kalp Sağlığını Koruyor

Son yıllarda yapılan birçok bilimsel çalışma, balık tüketiminin kalp sağlığını korumaya yardımcı olduğunu gösteriyor.

Yayınlandı

on

Yazar:

Son yıllarda yapılan birçok bilimsel çalışma, balık tüketiminin kalp sağlığını korumaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Balığın, kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltan, kan basıncını düşüren ve kolesterolü düşüren birçok faydası bulunmaktadır.

Hamile veya Emziren Kadınlar Dikkat

Büyük ve yırtıcı balıklar (örneğin, köpekbalığı, kral uskumru) daha yüksek cıva içerebilir. Hamile veya emziren kadınlar, haftada iki defadan fazla balık tüketmeden önce doktorlarına danışmalıdır. Balık alerjisi olan kişiler balık tüketmemelidir.

Balığın, kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltan, kan basıncını düşüren ve kolesterolü düşüren birçok faydası bulunmaktadır.

Balık Tüketimi Kalp Sağlığını Nasıl Koruyor

  • Omega-3 yağ asitleri: Balık, kalp sağlığı için önemli olan omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir. Omega-3 yağ asitleri, kan basıncını ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir. Özellikle somon, sardalya, uskumru ve ton balığı gibi yağlı balıklar omega-3 bakımından oldukça zengindir.
  • D vitamini: Balık, kalp sağlığı için önemli olan D vitamini bakımından da zengindir. D vitamini eksikliği kalp hastalığı riskini artırabilir.
  • Protein: Balık, kalp sağlığı için gerekli olan protein bakımından da zengin bir besindir Balık tüketirken cıva seviyesine dikkat etmek önemlidir.

Balık Tüketimi ve Kalp Sağlığı İlişkisi Hakkındaki Bilimsel Çalışmalar

  • 2023 yılında “The Lancet” dergisinde yayınlanan bir araştırmada, haftada en az iki kez balık tüketen kişilerin kalp hastalığı riskini %17 oranında azalttığı gösterilmiştir.
  • 2022 yılında “American Journal of Clinical Nutrition” dergisinde yayınlanan bir araştırmada, balık tüketen kişilerin kan basıncının 2 mmHg düştüğü gösterilmiştir.
  • 2021 yılında “Circulation” dergisinde yayınlanan bir araştırmada, balık tüketen kişilerin LDL (“kötü”) kolesterol seviyelerinin %5 oranında düştüğü gösterilmiştir.

Balık Nasıl Tüketilir:

  • Balık ızgara, fırında veya buharda pişirilebilir.
  • Balık salatalarda veya sandviçlerde kullanılabilir.
  • Balık çorbalarda veya güveçlerde kullanılabilir.

Önerilen Günlük Doz: Haftada en az iki kez balık tüketilmesi kalp sağlığı için faydalıdır.

Kaynaklar:

  • The Lancet: https://www.thelancet.com/
  • American Journal of Clinical Nutrition: https://academic.oup.com/ajcn/
  • Circulation: https://www.ahajournals.org/journal/circ


Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haberleri Ajansı

Reklam

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com