Mudo Concept İlham Veren Bahçe Mobilyalarıyla Beğenileri Topluyor! | HORECA TREND
Takip edin!

Genel

Mudo Concept İlham Veren Bahçe Mobilyalarıyla Beğenileri Topluyor!

Mudo Concept’in tamamına yakını ithal ürünlerden oluşan geniş dış mekan koleksiyonunda yer alan özgün tasarımlar her zevke hitap etmeyi amaçlıyor. Bahçe ve teraslarınızı kişisel bir rahatlama köşesi haline getirerek, doğanın tadını çıkarmanız için mükemmel bir seçenek sunuyor.

Yayınlandı

on

Çeşitli Malzemelerle Modern ve Doğal Şıklık!

Tasarımın ve özgünlüğün öne çıkması kadar, koleksiyonda doğal ve sürdürülebilir materyaller de ön planda. Doğal rattan setlerden modern ve şık ip/alüminyum setlere, FSC sertifikalı oturma ve yemek setlerinden geri dönüştürülmüş tik ağacından masalara, yağmur ve güneş gibi dış etkenlere dayanıklı sentetik rattandan gruplara ve bahçenizin havasını değiştirecek aksesuarlara… Mudo Concept tasarımları açık hava alanları için farklı stil seçeneklerini bir arada sunuyor.

Açık Hava Keyfini Tamamlayacak Şık Saksılar…

Mudo Concept, bahçe mobilyalarıyla birlikte saksı ve dekoratif ağaç koleksiyonunu da yenileyerek yazın enerjisini yaşamanızı sağlıyor! Farklı form ve boylardaki saksılar; gerçekçi dokuları ve zarif tasarımlarıyla ağaçlar, bahçenizi ve terasınızı renklendirirken, doğanın güzelliğini evinize taşıyor. 

Mudo Concept’in dış mekan mobilyaları, saksı ve dekoratif ağaçları hakkında daha fazla bilgi edinmek ve koleksiyonu keşfetmek için mağazaları veya www.mudo.com.tr’yi ziyaret edebilirsiniz.

Hakkımızda

Reklam

1994 yılından beri “Ev ve yaşam için her şey” mottosu ile ilham kaynağı olan Mudo Concept, hayal ettiğiniz yaşam alanlarını gerçeğe dönüştürmek için hizmet vermeye ve eşsiz bir alışveriş deneyimi sunmaya devam ediyor. 

Özgünlüğü, yeniliği ve eşsizliği tasarım gustosuyla harmanlayarak dünyanın dört bir yanındaki tasarım trendleriyle yaşam alanlarına ilham veren Mudo Concept, mobilyadan aydınlatmaya, dekorasyondan mutfağa, ev tekstilinden banyo ürünlerine kadar geniş ürün yelpazesinde, 10 bini aşkın ürününü müşterileriyle buluşturmaktadır. 

Mudo Concept mağazalarında, deneyimli mimar kadrosu ve satış danışmanları ile ücretsiz mimari danışmanlık ve 3D modelleme hizmeti veriliyor. Mudo Concept şıklığının erişilebilirliği dünya genelinde artmaya devam ediyor; yurt dışında Kosova, KKTC, Fransa, Özbekistan, Arnavutluk ve Nijerya’da müşterileriyle buluşuyor ve yurt dışında da yaşam alanlarına değer katıyor. 

Kaynak: HORECA Trend ve Mudo Concept

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

PKU Aile Derneği: Düşük Proteinli Diyet İçin Destek Bekliyor!

PKU tanısı alan bireyler, et, yumurta, süt, süt ürünleri, kuruyemiş ve kuru baklagiller gibi protein içeren yiyecekleri tüketememektedir. Bu nedenle, düşük proteinli özel gıdalara erişimleri sağlanmalıdır.

Yayınlandı

on

Yazar:

PKU Aile Derneği uyardı, “Fenilketonüri (PKU) hastalığına erken tanı konulması, sağlıklı bir yaşam için önemli olsa da, tedavi sürecinin bir parçası olan düşük proteinli diyetin yaşam boyu devam etmesi de kritiktir. Ancak, bu özel diyetin maliyeti ve ulaşılabilirliği, birçok hasta için ciddi bir sorun teşkil etmektedir”

Dernek tarafından yapılan açıklamada, “PKU tanısı alan bireyler, et, yumurta, süt, süt ürünleri, kuruyemiş ve kuru baklagiller gibi protein içeren yiyecekleri tüketememektedir. Bu nedenle, düşük proteinli özel gıdalara erişimleri sağlanmalıdır. Ancak, günümüzde bu özel gıdaların yüksek maliyeti ve kolay ulaşılabilir olmaması, hastaların tedaviye erişimini olumsuz etkilemektedir”

PKU Hastalığında Tedaviye Erişim Noktasında Başarı Sağlanmalı

“Özel gıdaların düşük fiyatlı ve kolay ulaşılabilir olması, PKU hastalarının sağlıklı bir yaşam sürmeleri için kritik bir öneme sahiptir. Bu konuda atılacak adımlar, sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. PKU Aile Derneği olarak, ülkemizin yenidoğan tarama testi konusunda gösterdiği başarıyı, tedaviye erişim noktasında da sürdürmesini ve özel ürünleri daha uygun fiyatlarla erişilebilir kılmasını talep ediyoruz. 2005 yılında kurulan PKU Aile Derneği, kâr amacı gütmeyen bir hasta derneği olup düşük proteinli beslenen bireylerin sosyal yaşama etkin katılımını sağlamak, hak temelli savunuculuk yapmak ve düşük proteinli ürün yelpazesini genişletmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Dernek, sosyal projelerle toplumsal farkındalık oluşturmayı ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde hak ve savunuculuk temelli faaliyetlerini sürdürmeyi hedeflemektedir”

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam

Devamını Oku

Genel

Dondurulmuş Balık Alırken Dikkat: Uzman Görüşü

Dondurulmuş balık alırken dikkat edilmesi gerekenler, dondurulmuş balığın faydaları ve güvenilirliği hakkında bilgi.

Yayınlandı

on

Yazar:

Gıdanın uzun süre muhafaza edilmesini ve her mevsim tüketicilere ulaşmasını sağlamak için geliştirilen saklama yöntemlerinden biri olan dondurulmuş su ürünleri, önemli bir alternatif gıda olarak karşımıza çıkıyor. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Fatmagül Öztürk, gerekli koşullar ve kontroller sağlandığında dondurulmuş balıkların daha güvenilir ve sağlıklı olduğunun altını çiziyor.

Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde su ürünleri daha çok balıkçılık av sezonunda taze olarak tüketilmektedir. Dört mevsim balık tüketmek için en iyi alternatif olarak satışa sunulan dondurulmuş balık ürünleri, ulaşılabilir ve güvenli olmasıyla da dikkat çekmektedir.

Dondurulmuş Balık Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Soğuk Zincir ve Saklama Koşulları

Balık ve diğer su ürünlerinin taze olduğunda da soğuk zincir araçları ile taşınması ve muhafaza edilmesi gerektiğini söyleyen Fatmagül Öztürk, dondurulmuş balık ürünleri alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Öztürk, “Dondurulmuş balık veya herhangi bir ürün alırken mutlaka son kullanma tarihi kontrol edilmelidir. Marketten dondurulmuş ürün alırken ürünlerin uygun ortamda satışa sunulduğuna ve çözünmediğine dikkat etmek gerekiyor. Tüm dondurulmuş gıdalar gibi marketten çıkarken en son almamız lazım ki o süreçte herhangi bir çözülme yaşanmasın. Aynı gün içerisinde tüketmeyeceksek özel taşıma poşetleri ile taşınmalıdır. Dondurduğumuz balığı çözündükten sonra tekrar dondurmamalıyız. Bu kurallara uyulmadığı takdirde gıda zehirlenmeleri yaşanabilir,” dedi.

Son Kullanma Tarihi ve Ambalaj Kontrolü

Dondurulmuş balık alırken ürünlerin son kullanma tarihini kontrol etmek önemlidir. Ayrıca, ambalajın sağlam ve hasarsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ambalajın yırtılmış veya açılmış olması, ürünün kalitesini ve güvenilirliğini olumsuz etkileyebilir.

Reklam

Çözünme ve Tekrar Dondurma

Dondurulmuş balığı çözündükten sonra tekrar dondurmamak gerektiğini vurgulayan Öztürk, bu durumun gıda güvenliği açısından riskli olduğunu belirtmektedir. Çözünmüş balığın hemen pişirilip tüketilmesi, gıda zehirlenmelerinin önüne geçmek için gereklidir.

Dondurulmuş Balığın Faydaları

Besin İçeriği ve Kalitesi

Taze balık ile dondurulmuş balık ürünlerinin besin içeriklerinin birbirine benzer olduğunu söyleyen Öztürk, “bu zamana kadar yapılan birçok araştırma, test edilen çoğu işlenmiş balık ürününün iyi kalitede olduğunu kanıtlamıştır” dedi. Dondurulmuş olan ürünler besin kalitesi kaybı açısından kıyas edildiğinde daha güvenilir ve sağlıklıdır.

Yıl Boyu Balık Tüketimi

Dondurulmuş ürünlerin her mevsim balık tüketimine sağladığı katkı yüksektir. Mevsimsel tüketimin önüne geçerek sofralarda her daim balığa yer verilmesi, bu sağlıklı ve kolay sindirilen protein kaynağından uzak kalınmaması açısından önemlidir.

Kolay ve Pratik Kullanım

Reklam

Dondurulmuş balık ürünleri, pratik ve hızlı hazırlanabilir olmaları nedeniyle günlük yaşamda büyük kolaylık sağlar. Farklı tariflerle çeşitlendirilebilen dondurulmuş balıklar, her damak zevkine hitap eder.

Dondurulmuş Balık Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gereken Püf Noktalar

Özel Taşıma Poşetleri

Market alışverişlerinde dondurulmuş balık ürünlerini en son almak ve özel taşıma poşetleri kullanmak, ürünlerin çözünmesini önlemek için önemlidir. Bu şekilde, ürünlerin eve kadar olan yolculukta çözünmeden muhafaza edilmesi sağlanır.

Ürün Kalitesi ve Güvenliği

Dondurulmuş balık ürünlerinin kalitesinin korunması için gerekli saklama koşullarına uyulması gereklidir. Ürünlerin uygun sıcaklıkta saklanması ve taşınması, gıda güvenliği açısından büyük önem taşır.

Taze Balık ile Dondurulmuş Balık Arasındaki Farklar

Tazelik ve Lezzet

Taze balık, avlandıktan hemen sonra tüketildiğinde en yüksek besin değerine ve lezzete sahiptir. Ancak, dondurulmuş balık ürünleri, taze balığın muhafaza edilmesi ve her mevsim tüketilmesi açısından büyük avantaj sağlar.

Reklam

Besin Değerleri

Dondurulmuş balık ürünleri, uygun şekilde dondurulduğunda besin değerlerini büyük ölçüde korur. Taze balık ile dondurulmuş balık arasında besin değeri açısından belirgin bir fark bulunmamaktadır.

Pratiklik ve Erişilebilirlik

Dondurulmuş balık ürünleri, pratik ve hızlı hazırlanabilir olmaları nedeniyle günlük yaşamda büyük kolaylık sağlar. Her mevsim ve her bölgede erişilebilir olmaları, dondurulmuş balık tüketimini artırmaktadır.

Dondurulmuş Balığın Beslenmeye Katkıları

Yüksek Protein İçeriği

Balık, yüksek kaliteli protein kaynağıdır ve kas gelişimi, onarımı için önemlidir. Dondurulmuş balık ürünleri de bu protein kaynağını muhafaza eder.

Omega-3 Yağ Asitleri

Reklam

Balık, omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir. Omega-3 yağ asitleri, kalp sağlığını korur, beyin fonksiyonlarını destekler ve inflamasyonu azaltır. Dondurulmuş balık ürünleri, bu sağlıklı yağ asitlerini içerir.

Vitamin ve Mineraller

Balık, B vitaminleri, D vitamini, selenyum ve iyot gibi önemli vitamin ve mineraller bakımından zengindir. Dondurulmuş balık ürünleri, bu besin öğelerini büyük ölçüde korur ve beslenme ihtiyaçlarını karşılar.

Sonuç

Dondurulmuş balık, sağlıklı ve güvenilir bir gıda seçeneğidir. Gıda güvenliği kurallarına uyularak saklanıp tüketildiğinde, besin değerlerini korur ve dört mevsim balık tüketimine olanak sağlar. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Fatmagül Öztürk’ün önerileri doğrultusunda, dondurulmuş balık ürünlerini güvenle tüketebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Dondurulmuş balık alırken nelere dikkat etmeliyiz?
Son kullanma tarihini kontrol etmeli, ambalajın sağlam olduğuna dikkat etmeli ve marketten çıkarken en son almalısınız. Ayrıca, çözülmüş balığı tekrar dondurmamalısınız.

Dondurulmuş balık sağlıklı mı?
Evet, dondurulmuş balıklar uygun şekilde saklandığında besin değerlerini korur ve sağlıklıdır. Dondurulmuş balıklar, taze balık kadar besleyici olabilir.

Dondurulmuş balık nasıl saklanmalıdır?
Dondurulmuş balıklar, uygun sıcaklıkta saklanmalı ve taşınmalıdır. Çözündükten sonra tekrar dondurulmamalıdır.

Reklam

Dondurulmuş balık ile taze balık arasındaki fark nedir?
Dondurulmuş balıklar, besin değerlerini büyük ölçüde korur ve dört mevsim tüketilebilir. Taze balık ise avlandıktan hemen sonra tüketildiğinde en yüksek besin değerine sahiptir.

Dondurulmuş balık omega-3 içerir mi?
Evet, dondurulmuş balıklar da omega-3 yağ asitleri içerir ve kalp sağlığını destekler.

Dondurulmuş balık nasıl pişirilir?
Dondurulmuş balıklar, çözündükten sonra taze balık gibi pişirilebilir. Fırında, tavada veya ızgarada pişirilebilir.

Dondurulmuş balık ürünlerini güvenle tüketerek, sağlıklı beslenmenize katkıda bulunabilirsiniz. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Fatmagül Öztürk’ün önerileri doğrultusunda, dondurulmuş balık tüketiminin avantajlarından yararlanabilirsiniz.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Not: Sağlıklı Beslenme kategorisinde daha fazla içeriğe ulaşmak için HORECA TREND’in “Sağlıklı Beslenme” kategorisini inceleyebilirsiniz.

Reklam

Devamını Oku

Genel

Obezite Epidemisi: Türkiye ve Dünya Çapında Artış Devam Ediyor

Obezite Epidemisi sağlığı bozmaya devam ediyor. Türkiye ve dünyada obezite artmaya devam ediyor.

Yayınlandı

on

Yazar:

Obezite epidemisi, dünya genelinde hızla artarak büyük bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Türk Tabipler Birliği, Dünya Obezite Günü nedeniyle yayımladığı açıklamada, obezitenin küresel bir sorun olduğunu vurgulamıştır. Son yayımlanan çalışmalara göre, dünya genelinde obez insan sayısı bir milyarı aşmış durumdadır. 1980’lerden bu yana, 70’ten fazla ülkede obezite oranları iki katına çıkmış; çocuklar ve ergenlerdeki obezite oranı ise 2-4 kat artmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun sağlık araştırmasına göre, Türkiye’de nüfusun %20’sinden fazlası obezdir. Bu artış, obezitenin “küresel bir salgın” haline gelmesine neden olmuştur.

Obezitenin Sağlık Üzerindeki Etkileri

Hastalık ve Ölümle İlişkisi

Aşırı kilonun hastalık ve ölümle ilişkisi yüz yıllardır bilinmektedir. Obezite ve ilişkili hastalıklar nedeniyle, dünya genelinde her yıl milyonlarca insan hayatını kaybetmektedir. Kardiyovasküler sistem hastalıkları, dünyada başlıca ölüm nedenleri arasında gösterilmektedir ve obezite bu hastalıkların önemli bir nedenidir. Ayrıca, obezite; tip 2 diyabet, hipertansiyon, inme, kanser ve iskelet sistemi hastalıklarına da yol açabilir.

Kardiyovasküler Hastalıklar

Obezite, kalp hastalıkları riskini artıran başlıca faktörlerden biridir. Aşırı kilo, kalp üzerinde ekstra baskı oluşturur ve kan basıncını yükseltir. Bu durum, kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde artırır. Obez bireylerde, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği gibi ciddi kalp rahatsızlıklarının görülme olasılığı daha yüksektir.

Tip 2 Diyabet

Reklam

Obezite, insülin direncine yol açarak tip 2 diyabet riskini artırır. Aşırı yağ dokusu, vücudun insülin kullanımını engeller ve kan şekerinin yükselmesine neden olur. Diyabet, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı ve sinir hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kanser

Obezite, çeşitli kanser türleri ile ilişkilendirilmiştir. Araştırmalar, obez bireylerde meme, kolon, endometrium ve böbrek kanseri riskinin arttığını göstermektedir. Aşırı kilo, hormon seviyelerini değiştirerek kanser gelişimine katkıda bulunabilir.

İskelet Sistemi Hastalıkları

Obezite, eklemler üzerinde aşırı yük oluşturur ve osteoartrit gibi eklem hastalıklarına yol açar. Aşırı kilo, diz, kalça ve bel bölgesinde ağrı ve işlev kaybına neden olabilir. Bu durum, hareket kabiliyetini kısıtlar ve yaşam kalitesini düşürür.

Obezitenin Tanımı ve Ölçümü

Dünya Sağlık Örgütü Tanımı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi vücutta aşırı veya anormal yağ birikimi olarak tanımlamaktadır. Obezitenin ölçümünde en yaygın kullanılan yöntem, vücut kitle indeksi (VKİ) olarak adlandırılan ve kilonun boyun karesine oranını ifade eden bir ölçümdür. VKİ, 30 kg/m²’nin üzerinde olanları obez olarak, 25-29,99 kg/m² arası olanları ise aşırı kilolu olarak tanımlar.

Reklam

VKİ Hesaplama ve Sınıflandırma

VKİ, kilo (kg) / boy (m²) formülü ile hesaplanır. Bu ölçüm, bireylerin kilo durumlarını belirlemekte kullanılır ve obezite sınıflandırmasında rehberlik eder. VKİ, yetişkinler için genel bir sağlık göstergesi olarak kabul edilir, ancak kas kütlesi ve dağılımı gibi bireysel farklılıkları hesaba katmaz.

Obeziteyle Mücadele: Zorluklar ve Çözüm Önerileri

Küresel Zorluklar

Obeziteyle mücadelede küresel olarak yaşanan zorluklar tartışma konusudur. Tüm dünyada, obeziteyle mücadele daha çok tedavi odaklı ve bireysel sorumluluklar üzerinden ele alınmaktadır. Ancak, bu yaklaşımın etkili olmadığı görülmektedir. Türkiye’de de benzer bir durum söz konusudur. Üstelik, Sağlık Bakanlığı’nın, toplumun daha fazla hastalanması ve hastanelere başvuru sayısının artmasıyla övünmesi, obeziteyle mücadele ve önlenebilir hastalıklar açısından endişe vericidir.

Kapitalist Ülkelerde Obezite Artışı

Obezitenin artmasında, değişen dünya ve toplum düzeninin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Özellikle merkezi kapitalist ülkelerde, obezite oranının yoksullar arasında arttığı gözlemlenmektedir. Dengesiz beslenme alışkanlıkları, sınıfsal eşitsizliklerin ve sömürünün yaygınlaşması, çalışma koşullarının kötüleşmesi ve yaşam tarzlarının düzensizleşmesi obezitenin artmasında önemli rol oynamaktadır.

Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar

Koruyucu Sağlık Hizmetleri

Reklam

Obeziteyle mücadelede mevcut tedavi odaklı yaklaşımlar yerine, koruyucu sağlık hizmetlerine önem veren bir eylem planı oluşturulmalıdır. Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye erişimin artırılması, obeziteyle mücadelede önemli adımlardır. Ayrıca, toplumun bilinçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam tarzlarının teşvik edilmesi gerekmektedir.

Toplum Temelli Müdahaleler

Toplum temelli müdahaleler, obeziteyle mücadelede etkin bir stratejidir. Sağlıklı yaşam kampanyaları, okul programları ve topluluk etkinlikleri ile bireylerin sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi sağlanabilir. Bu tür müdahaleler, toplumun geneline ulaşarak obezite oranlarını düşürmede etkili olabilir.

Politik ve Ekonomik Önlemler

Obeziteyle mücadelede politik ve ekonomik önlemler de büyük önem taşır. Sağlıklı gıdaların erişilebilirliğinin artırılması, sağlıksız gıdalara yönelik vergilerin artırılması ve reklam kısıtlamaları gibi politikalar uygulanabilir. Ayrıca, iş yerlerinde sağlıklı yaşam programlarının teşvik edilmesi ve fiziksel aktivite olanaklarının artırılması da obeziteyle mücadelede etkili olabilir.

Sonuç

Obezite epidemisi, dünya genelinde büyük bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Obeziteyle mücadelede, tedavi odaklı yaklaşımların yetersiz olduğu görülmektedir. Koruyucu sağlık hizmetlerine, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye erişimin artırılmasına yönelik stratejilerin benimsenmesi gerekmektedir. Obeziteyle etkin mücadele, toplumun geneline ulaşan müdahalelerle mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite nedir?
Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikimi ile karakterize edilen bir sağlık durumudur. Genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörleri obeziteye neden olabilir.

Reklam

Obezitenin sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?
Obezite, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, felç ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunları ile ilişkilidir.

Obezite nasıl ölçülür?
Obezite, vücut kitle indeksi (VKİ) kullanılarak ölçülür. VKİ, kilo (kg) / boy (m²) formülü ile hesaplanır ve 30 kg/m²’nin üzerinde olan bireyler obez olarak sınıflandırılır.

Obeziteyle mücadelede hangi yaklaşımlar etkili olabilir?
Koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik stratejiler, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye erişimin artırılması, toplum temelli müdahaleler ve politik önlemler obeziteyle mücadelede etkili olabilir.

Obeziteyle mücadelede toplum temelli müdahaleler nelerdir?
Sağlıklı yaşam kampanyaları, okul programları ve topluluk etkinlikleri, bireyleri sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye teşvik eden toplum temelli müdahaleler arasında yer alır.

Obeziteyle mücadelede politik ve ekonomik önlemler nelerdir?
Sağlıklı gıdaların erişilebilirliğinin artırılması, sağlıksız gıdalara yönelik vergilerin artırılması, reklam kısıtlamaları ve iş yerlerinde sağlıklı yaşam programlarının teşvik edilmesi gibi politik ve ekonomik önlemler obeziteyle mücadelede etkili olabilir.

Dış Bağlantı Önerileri

Obezite epidemisi ile mücadelede, sindirim sistemi sağlığı ve toplum temelli yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Bu yeni perspektifler, obezite oranlarının düşürülmesine ve genel halk sağlığının iyileştirilmesine katkıda bulunabilir.

Reklam

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Not: Sağlıklı Beslenme kategorisinde daha fazla içeriğe ulaşmak için HORECA TREND’in “Sağlıklı Beslenme” kategorisini inceleyebilirsiniz.

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com