Aslı, 2023 Yılında 350 Bin kWh Enerji Tasarrufu Sağladı | HORECA TREND
Takip edin!

Çevre

Aslı, 2023 Yılında 350 Bin kWh Enerji Tasarrufu Sağladı

Gıda perakendeciliğinin lider markalarından Aslı, çevre odaklı çalışmaları ve sıfır atık vizyonuna sağladığı katkı neticesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandı. Çevre duyarlılığının ve sürdürülebilirliğin önemine vurgu yapan markanın Genel Müdürü Caner Bayıralan yapmış olduğu açıklamada, “Zincir işletmelerde sürdürülebilirlik alanında örnek bir model oluşturmanın kapılarını araladık. Uyguladığımız atık politikası sayesinde 2023 yılında 350.000 kWh enerji tasarrufu sağladık ve yaklaşık 500 ağacın kurtarılmasına vesile olduk.” ifadelerine yer verdi.  

Yayınlandı

on

Türkiye genelinde 40’a yakın mağazasıyla ziyaretçilerini ağırlayan Aslı, Sıfır Atık Belgesi kazanarak ticari faaliyetlerinin ötesinde bir vizyon ortaya koydu. Çalışma ortamında tek kullanımlık ürünlerden uzaklaşarak yeniden kullanılabilir ve dönüştürülebilir ürünlerin kullanımını benimseyen marka,  sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerine entegre etmek adına çalışanlarına çay, kahve ve su tüketimi için cam bardak temin ederek kullan-at ürünlerin tüketimini de önemli ölçüde azalttı. 

Belgeyi Kazanmada Eğitimin Rolü Büyük

Sürdürülebilirliği ve çevre dostu iş uygulamalarını destekleyen Aslı’da Sıfır Atık Belgesi’ne giden süreçten bahseden Genel Müdür Bayıralan “Fiziki şartların uygun hale getirilmesi yönünde de adımlar atılarak fabrika ve idari binalarda gerekli düzenlemeler gerçekleştirdik. İdari binada bireysel çöp kutuları yerine ortak atık dönüşüm istasyonları koyduk. Biriken atıkların uygun şekilde geçici depolanması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belirlediği şartlara uygun olarak tehlikeli ve tehlikesiz geçici depolama alanları oluşturduk. Ancak belgenin kazanılmasına yönelik en önemli aşamalardan biri çalışma arkadaşlarımıza yönelik atıkların dönüşümü ve çevresel ekosisteme katkılarını anlatan eğitim oldu.” dedi. 

 “2023 Yılında 500 Ağaç Kurtardık”

Yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Genel Müdür Caner Bayıralan, “Çalışma arkadaşlarımızla birlikte atık yönetimi organizasyonu kurmamızın yanında tekrar kullanılabilir ürünlerin dönüştürülmesi gibi çevre dostu uygulamalarımız Sıfır Atık Belgesi ile ödüllendirildi. Böylece zincir işletmelerde sürdürülebilirlik alanında örnek bir model oluşturmanın kapılarını araladık. Uyguladığımız atık politikası sayesinde 2023 yılında 350.000 kWh enerji tasarrufu sağladık ve yaklaşık 500 ağacın kurtarılmasına vesile olduk.” dedi. Açıklamalarını sürdüren Bayıralan, “Koru Sürdürülebilir Yaşam ve Çevreyi Koruma Derneği (Koruder) ile iş birliği yaparak üretimde ortaya çıkan gıda artıklarının kompost üretiminde kullanılmasını hedeflediliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Karbon Salımını Azaltma Çalışmalarının Kapsamı Genişleyecek

Sıfır Atık Belgesi’ni almakla yetinmeyen Aslı, bu konudaki çalışmalarını daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda marka, karbon salımını minimize edecek bir iş modeli hedefliyor.  Önümüzdeki dönemde Aslı çalışanlarına verilen eğitimlerin çerçevesi genişletilecek ve sürdürülebilirlikle ilgili çalışmalar geliştirilecek. İşletmede kullanılan elektrik, su ve doğalgaz miktarını azalabilmesi için uygun sistemlere yer verilecek. 

Modern Tesiste Üretilen Geleneksel ve Yenilikçi Tatlar

İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 bin metrekarelik modern fabrikasında üretim yapan Aslı, alan ve kapasite bakımından Türkiye’nin sayılı unlu mamul tesislerinden birine sahip. Ev konforundaki rahat atmosferi ve konuksever yaklaşımı ile günün her saatine uygun eklektik bir menü oluşturan Aslı, su böreği, zengin kahvaltı seçenekleri, geleneksel Türk ve dünya mutfağından lezzetli yemekleri, eşsiz sütlü ve şerbetli tatlılar, taze pastalar, kahve ve soğuk içecek çeşitleriyle her yaştan misafirlere keyifli bir deneyim sağlıyor. Restoranın börek alanındaki ustalığı, gurme lezzet sunumları ile birleştirdiği tadları da barındırıyor. Bu kapsamda Şiş Börek, Çökertme Börek, İskender Börek, Kebap Börek ve Beyti Börek gibi yenilikçi ürünler Aslı menüsünde yer alıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Aslı

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Türkiye Pestisit Kaynaklı Bildirimlerde İlk Sırada

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı faaliyet raporu, ihracatta bitki sağlığı denetim sayıları, alınan numuneler, numune sonuçlarının kaçının uygunsuz çıktığına dair verileri içeriyor. Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Yayınlandı

on

Yazar:

Türkiye’de pestisit tartışmaları devam eidyor. Türkiye’deki çiftçilerin tarımsal ürünleri, pestisit (tarım zehiri) oranlarına takıldığı için Türkiye’ye geri iade ediliyor. Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) 2023 Raporu’na göre gıda kaynaklı riskler sebebiyle 2023’te yapılan 357 bildirimin 167’sinin sebebi pestisitler (tarım zehirleri).

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği konuyla ilgili açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada; “Rapor, ülkemizde yasaklanan pestisitlerin kullanımının hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Gıda güvenliği ve sağlıklı bir gelecek için mücadele eden Zehirsiz Sofralar Platformu, ihracatta durum böyleyken iç pazarda yapılan denetimler ve sonuçları konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan açıklama bekliyor. AB Komisyonu, gıda ve yemlerde yapılan kontroller sırasında tespit edilen gıda güvenliği risklerini, Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) portalı üzerinden, herkesin erişimine açık olacak şekilde bildiriyor. Alarm ve Dayanışma Ağı’nın (ACN) 2023 yılına dair yayınladığı özet raporda  yer alan ‘‘Top 10’’ listesine göre meyve ve sebzede pestisit kaynaklı bildirimde Türkiye 4 yıldır olduğu gibi yine ilk sırada! Bu bildirimlere konu olan gıda ürünlerinin yarısından fazlası sınırda reddedilerek ülkemize iade edildi. Pestisit kaynaklı bildirimlerde Türkiye’yi Mısır ve Hindistan takip ediyor” denildi.

Raporda mikotoksin kaynaklı bildirimlerin başını kuru incir çekiyor. Onu Antep fıstığı, kuru üzüm, helva, pul biber, zerdeçal gibi ürünler takip ediyor.

2023’te Pestisit Bildirimi Yapılan Ürünlerde Biber Birinci Sırada

Raporda mikotoksin kaynaklı bildirimlerin başını kuru incir çekiyor. Onu Antep fıstığı, kuru üzüm, helva, pul biber, zerdeçal gibi ürünler takip ediyor. Bakteri tespitinde ise tahin, susam vb. ürünlerde salmonella bildirimleri dikkat çekiyor. Bildirimlere konu olan bir diğer önemli başlık, yasaklı maddeler. Bu gıda kodeksinde izin verilmeyen ilavelerin gıdalardaki varlığına işaret ediyor. Bu maddelerden en çok bildirim yapılanı, iç pazara yönelik ifşa listelerinde sıklıkla karşımıza çıkan takviye edici gıdalar, macunlar, bitki ve detoks çaylarındaki sildenafil gibi ilaç etken maddeleri. En çok bildirimi yapılan başlık olan pestisit kalıntısında 2023’te de biber birinci, limon da ikinci sırada olmayı sürdürüyor. Bunların yanında mandalina, portakal, greyfurt, nar, domates, kabak, ayva gibi meyve ve sebzelerle birlikte kimyon, kekik, nane, sumak, rezene, asma yaprağı gibi ürünlerde de limit üzeri pestisit kalıntısı tespit edildi. Biber ve limonda yüksek pestisit kalıntısı çıkmasının nedeni, en çok bu ürünlerde pestisit kullanıldığına dair bir algıya neden olsa da bu doğru değil. Çünkü bildirimi yapılan bu ürünler AB’nin Türkiye’den ithal ettiği ana ürün kalemlerini oluşturuyor. Ülkemizde pestisit kullanımı ile ilgili sağlıklı verilere ulaşmak için bakanlığın iç pazardaki denetim sonuçlarını açıklaması gerekiyor.

Her 6 üründen 1’i Pestisit Açısından Sorunlu

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı faaliyet raporu, ihracatta bitki sağlığı denetim sayıları, alınan numuneler, numune sonuçlarının kaçının uygunsuz çıktığına dair verileri içeriyor. Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Rapora göre 2021’de 373 bin 204 denetim yapılmış; alınan 14 bin 744 numunenin 772’si olumsuz sonuçlanmış. 2022’de  375 bin 152 denetimde; alınan 12 bin 99 numuneden 972’si olumsuz sonuçlanmış. 2023’te ise denetim sayısı 394 bin 624. Numune sayısı ise 12 bin 737 ile bir önceki yılla aşağı yukarı aynı kalsa da olumsuz numune sayısı 2 bin 22 adet ile bir önceki yılın iki katından da fazla. Olumsuz numune sayısının toplam numune sayısına oranı ise %15,88 yani neredeyse Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Bakanlık geçen yıl RASFF bildirimlerine istinaden ülkemiz mevzuatına uygun olmayan ürünlerin yurda girişine izin verilmediğini açıklamıştı. Ancak bu açıklama tonlarca ürüne ne olduğu konusunda tüketicilerin içini rahatlatmaktan çok uzak. Ayrıca Bakanlık 2022’de biber, turunçgil ve yaprağı yenen sebzelerde kalıntının önlenmesi amacıyla üretimin yoğun olduğu Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Hatay, İzmir, Mersin ve Muğla İllerinde kalıntı eylem planı hazırlayarak çalışma grupları oluşturdu; üretici, teknik personel ve paydaşlara yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütmeye başladı. Söz konusu çalışmalara 2023 yılında da devam edileceğini bildirmişti.

2023’te hazırlanan rapora göre, ülkemiz iç tüketim ve dış ticarette özellikle taze meyve ve sebzelerde pestisit kullanımı nedeniyle oluşan kalıntının önlenmesi amacıyla birincil üretim alanlarında pestisit denetim uygulamalarının geliştirilmesini hedeflemişti. Ancak yürütülen hasat öncesi pestisit faaliyetlerinin yeterli olmadığı hem RASFF’ın 2023 raporunda hem de 2024’ün başından beri basına yansıyan RASFF bildirimlerinde açıkça görülüyor.

Türk Menşeli Limonda Propiconazole Aktif Maddesi Yüksek Miktarda Tespit Edildi

Zehirsiz Sofralar Platformu kurucu üyelerinden Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği danışmanı ve üyesi Gıda Yüksek Mühendisi Merve Atınç Saral, 2023 bildirimlerine dair değerlendirmesinde şunları söyledi: “2023 bildirimlerini incelediğimizde ülkemizde yasaklı olan Fenbutatin Oxide, Aldicarb, Chlorothalonil, Butachlor, Ethylen Oxide, Klorprifos, Klorprifos Metil, Methiocarb, Propiconazole gibi son derece zararlı aktif maddelerin hala kullanıldığını görüyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmî Gazete’de yasaklı ilan ettiği aktif maddelerin ülkemizden Avrupa’ya giden ürünlerde tespit edilmesi, konuya ilişkin gerekli önlemlerin alınmadığını, denetimlerin yeterli ve uygun şekilde yapılmadığını, bu maddelerin piyasadan uygun şekilde ve zamanında toplatılmadığını ve sonuç olarak  hâlâ kullanılabildiğini gösteriyor.

İhracat Verileri İç Pazarda Kaygıyı Artıyor

Bakanlık faaliyet raporlarında, ihracattaki denetim, alınan numune ve uygunsuz sonuçlanan numune sayısını paylaşsa da iç pazarda yalnızca yaptığı denetim sayısını açıklıyor. Rapora göre hasat öncesi pestisit denetim sayıları 2021’de 26 bin 44, 2022’de 25 bin 856, 2023’te ise 26 bin 685. Ancak yapılan denetim sonucu yalnızca ‘‘Uygunsuzluk tespit edilen ürünler için imha veya hasadı geciktirme ile ürün sahiplerine ise idari para cezası uygulanmıştır’’ şeklinde açıklanıyor ve kalıntılı veya yasaklı çıkan ürünlere dair herhangi bir sayı bildirimi yapılmıyor. İhracatta söz konusu ürünlerde çıkan ve yaklaşık olarak her 6 üründen 1’ine denk gelen olumsuz numune sonuçlarıysa vatandaşın iç pazara yönelik kaygılarını artırıyor. Zehirsiz Sofralar Platformu, iç pazardaki pestisit denetimlerinin tohumdan çatala yani hasat öncesiyle beraber, hasat zamanı, depolar, pazarlar ve marketlerde de yapılmasını, bu denetimlerin sonuçlarının şeffaflıkla paylaşılmasını talep ediyor. Ayrıca tüketiciler iade edilen ürünlerle ilgili daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyor. Denetim yetersizliği, gıda fiyatlarının el yaktığı ve gıda krizinin derinleştiği bu dönemde tonlarca ürünün çöpe giderek ziyan olmasına yol açıyor.

Tarım zehirlerine mahkûm değiliz

Buğday Derneği’nin öncülük ettiği ve Zehirsiz Sofralar Platformu çatısı altında faaliyet gösteren Pestisit Eylem Ağı’nın tüm canlılara zarar veren pestisitlerin yasaklanması ve doğa dostu yöntemlerle bunları kullanan üreticilerin desteklenmesi için başlattığı Zehirsiz Kampanya’ya (Change.org/ZehirsizSofralar) bugüne kadar 180 bini aşkın kişi imza desteği verdi.

Kampanya sayesinde pestisitlerin zararları konusunda kamuoyunun farkındalığı arttı. Tarım ve Orman Bakanlığı AB geçiş sürecinde 200’ün üzerinde, kampanya döneminde ise 27 pestisit aktif maddesinin kullanımını yasakladı. Ancak kampanya talepleri arasında yer alan Dünya Sağlık Örgütü’nün “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlediği 13 aktif maddeden 9’u hâlâ yasaklanmadı. Zehirsiz Sofralar Platformu koordinatörlerinden Ekoharita.org gönüllüsü Alper Can Kılıç, çok sayıda meyve ve sebzenin içinde soframıza gelen, özellikle bebeklerin ve çocukların hormon sistemi başta olmak üzere gelişimlerine zarar veren pestisitlerin ivedilikle yasaklanması gerektiğini söylüyor.

Toplum sağlığını korumak için çalışan kurumların, gerek günümüz toplumlarının gerekse gelecek kuşakların ve doğal varlıkların sağlığı ile esenliğini korumak üzere, sorumlu ve önlemini baştan alan bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini belirten Kılıç  “Başka türlü tarım mümkündür. Sağlıklı bir gelecek için doğru politikalar ve stratejiler izlenerek önümüzdeki 10 yıllık süreçte pestisitlere dayanan konvansiyonel tarım sistemi, yerini agroekolojik, organik ve onarıcı tarıma bırakmalıdır,’’ diyor. Ayrıca Kılıç, son zamanlarda tüketicilerin pestisit kalıntısına dair endişesinin artığını, iç pazarda denetimlerin artırılması ve bu denetim sonuçlarının halkla paylaşılması gerekliliğinin de altını çiziyor.

 

Kaynak: HORECA TREND, BSHA, Alert and Cooperation Network Overview 2023 RASFF, TOB 2021 İdare Faaliyet Raporu ve TOB 2023 İdare Faaliyet Raporu

Devamını Oku

Çevre

Sorumlu Restoran Hareketi Atık Gıdaları Mama ve Gübreye Çevirmek İçin Destek Bekliyor!

Dünyada her yıl 1,5 milyar, Türkiye’de ise 19,1 milyon ton gıda israf ediliyor. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması için AKKOMARKA RESTORAN TOPLULUĞU ve AKKOL CATERING GRUBU öncülüğünde yola çıkan “Sorumlu Restoran Hareketi”, gıda sektöründe sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla fark yaratıyor. Bu kapsamda yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle oluşum içinde yer alan restoranlardaki gıda atıkları komposta gönderilerek, gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Gübreler, yerel üreticilerin desteklenmesini sağlarken, mamalar hayvan barınaklarındaki ve sokaktaki canları besliyor. Ayrıca restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Proje 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan bir lansmanla duyurulurken, gıda israfını sıfırlamak için tüm restoranlara bu oluşuma katılma çağrısında bulunuldu.

Yayınlandı

on

 Sürdürülebilirlik tüm dünyada artık bir seçenek değil, zorunluluk. Çünkü küresel ısınma, su ve toprak kirliliği, gıda israfı; dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birkaçı. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması bilinciyle hayata geçirilen “Sorumlu Restoran Hareketi” sürdürülebilirlik için çalışmaya devam ediyor. Yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle gıda israfına son verilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda oluşumun içinde yer alan restoranlardaki atıklar, kompost tesisine yollanarak gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Proje, restoranlarda çıkan gıda atığını sürdürülebilir şekilde azaltarak sıfırlamayı hedefliyor.

Tüm Restoranlara Gıda Atık Döngüsü’ne Katılım Çağrısı

Proje, 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan lansmanla duyurulurken, tüm restoranlara da gıda israfını önlemek ve atıkları mama ve gübreye dönüştürerek tekrardan gezegenimize kazandırmak için çağrıda bulunuldu. Lansmanda konuşan Akkol Catering Grubu CEO’su Serkan Tüfek, “Bu konu bizim için çok önemli. Dört yıllık süreçte 50 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Bu daha da büyüyecek. Oluşuma dahil olmak isteyen firmalara eğitim vereceğiz, ürünü ayrıştırmayı öğreteceğiz. Sonra o atıkları komposta yollayarak mama ya da gübreye dönüştürecek ve misafirlerine ücretsiz dağıtması için ürünleri restoranlara geri yollayacağız. Bizler, geleceğimizi güvenli hale getirmek için çalışıyoruz ve bunun için de tüm restoranlardan destek istiyoruz” dedi.

Sorumlu Restoran Hareketi’ni büyütmeyi hedeflediklerini belirten Akkol Catering Grubu CQO’su Elif Üngör ise, “Daha fazla restoranın, otellerin restoran ve işletmelerinin bu harekete katılmasını istiyoruz. 2023 yılında Türkiye’de kişi başı 213 kilogram gıda israfı oldu. Bu, son iki yılda yüzde 40 arttı. Tüketimin bu kadar çok olduğu bir dünyada israfa artık dur dememiz gerekiyor. O yüzden Gıda Atık Döngüsü’nü bütün restoranlara gönüllü olarak anlatmaya, onları da buna dahil etmeye çok hevesliyiz. Sizlerin de desteğiyle bunu yapacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

Lansmana ayrıca Akkomarka Restoran Topluluğu Onursal Başkanı Ali Akkaş, Akkomarka Restoran Grubu ve Akkol Catering Grubu yönetim kurulu üyeleri Volkan Akkaş ve Okan Akkaş, sanatçı ve hayvansever Perihan Savaş ile HAYTAP Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat da katıldı.

Ücretsiz Dağıtılıyor

“Gıda Atık Döngüsü” kapsamında, Sorumlu Restoran Hareketi katılımcısı olan Köşebaşı, Ken Sushi, Yamo Sushi, Snob Street Food, Ali Ocakbaşı, Perihan Meyhane, Ristorante Umberto, Akkol Catering, Geleneksel Lezzetler Durağı, Allday Artisan Catering, Deli Toastry, Deli Kitchen ve Safderun markalarının restoranlarındaki atıklar, ayrıştırılarak paketleniyor ve elektrikli gıda atık toplama aracıyla kompost tesisine yollanıyor. Burada atıklar gübre ve evcil hayvan mamasına dönüştürülürken, bunlar restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Ayrıca üretilen mamalar HAYTAP işbirliği ile hayvan barınaklarına mama desteği sağlayarak, ayda 2 bin minik dostun beslenmesine katkı sağlayacak. Gübreler ise, Sorumlu Restoran Hareketi’nin sürdürülebilirlik stratejileri arasında önemli yeri olan yerel üreticilerin desteklenmesi hedefi kapsamında İstanbul’daki çiftçilerle paylaşılıyor.

Ufak Değişiklikler Büyük Farklar Yaratabilir

Sorumlu Restoran Hareketi hem çalışanlar hem de her yıl ağırlanan 2,5 milyon misafirin alışkanlıklarında küçük değişiklikler yapabilmeyi ve bu küçük değişikliklerle büyük farklar yaratabilmeyi amaçlıyor. Bu nedenle sektörde mümkün olduğunca çok markaya ulaşılması planlanıyor.

Sorumlu Restoran Hareketi’nin hayata geçirdiği “Gıda Atık Döngüsü” projesinin ilk ayağı olarak, “Kaynağında Azalt” prensibiyle satın alma ve üretim aşamalarında gıda atığını azaltmak için personele önleyici eğitimler verildi. Akademisyenler tarafından 1000’den fazla çalışan sürdürülebilirlik ve gıda israfı konusunda eğitildi. Ayrıca yapılan ölçümleme çalışmasıyla misafirden dönen en yoğun atığı oluşturan garnitürlerin, tercihe göre servis edilmesiyle bu atıklardan oluşan gıda israfı yüzde 35 oranında kaynağında azaltıldı.

“Yeniden Tüketime Teşvik Et” prensibiyle sofrada oluşan atığın önlenmesi amacıyla müşteriler, yeniden tüketime teşvik edilmeye çalışılıyor ve sofrada kalan yiyeceklerinin paketlenmesi öneriliyor. Gıda Atık Döngüsü’nün son adımı olan “Geri Dönüşümü Sağla” süreciyle de kalan gıda atıkları, Sorumlu Restoran Hareketi’nin kompost tesisinde gübre ve hayvan mamasına dönüştürülerek, harekete katılan tüm restoran ve işletmelerde misafirlere ücretsiz olarak dağıtılıyor. Ayrıca iş birliği yapılan barınaklara ulaştırılan, tüm laboratuvar testleri ve besin analizleri yapılarak hazırlanan organik mama sayesinde binlerce minik dostumuz sağlıklı şekilde besleniyor.

Sorumlu Restoran Hareketi, geleceğe ve çocuklara olan sorumluluk gereği kaynakların sözde değil gerçekten gerektiği kadar kullanılması için farkındalık yaratma çalışmalarına devam ediyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Sorumlu Restoran Hareketi

Devamını Oku

Çevre

TOMRA, Gıdaya Uygun Yeni Plastik Ayıklama Çözümüyle Bir İlke İmza Attı

Ayıklama çözümlerinin global lideri TOMRA Recycling, PET, PP ve HDPE için gıdaya uygun plastikleri, gıda sınıfı olmayan plastiklerden ayırmak üzere devrim niteliğinde üç uygulamanın lansmanını gerçekleştirdi. Bu atılım, şirketin yapay zekanın bir alt kümesi olan derin öğrenme konusundaki yoğun Ar-Ge çalışmalarıyla mümkün oldu.

Yayınlandı

on

TOMRA’nın, şirketin dünyaca ünlü AUTOSORT™ ünitelerinde derin öğrenmeye dayalı ayıklama eklentisi olan GAIN için yaptığı kesintisiz yatırımlar sayesinde, PET, PP ve HDPE uygulamalarında gıdaya uygun plastikleri gıdada kullanılamayan plastiklerden büyük hacimlerde hızlı ve verimli bir şekilde ayırmak ilk kez mümkün oluyor.

Gıdaya uygun ve gıdaya uygun olmayan ambalajlar, genellikle aynı malzemeden yapıldığı ve görsel olarak çok benzediği için bugün piyasada bulunan herhangi bir ayıklama sisteminin farkı algılaması ve ayıklaması güç oluyor. Bu nedenle gıdaya uygun ayıklama uygulamaları, şimdiye kadar sektörde büyük bir zorluk yaratıyordu. Ayrıca hijyen endişeleri ve her geçen gün daha büyük baskı yaratan yönetmelikler, geri dönüşümde gıda atıklarının işlenmesini daha da zorlu hale getiriyor.

Bununla birlikte, TOMRA’nın GAIN teknolojisi (ürün, önemli bir inovasyon olması nedeniyle GAINnext™ olarak yeniden markalaştırılmıştır) şirketin AUTOSORT™ ünitelerinin ayıklama performansını daha da geliştirerek tüm bu zorluklara çözüm getiriyor. Böylece üniteler, zorlu ve hatta bazı durumlarda geleneksel optik atık sensörlerini kullanarak sınıflandırmanın imkânsız olduğu nesneleri tanımlayabiliyor.

%95’in Üzerinde Saflık Seviyeleri

TOMRA, geleneksel yakın kızılötesi, görsel spektrometri veya diğer sensörlerini derin öğrenme teknolojisiyle birleştirerek bugün piyasada mevcut olan en doğru çözümü geliştirdi. Bu çözümün sağladığı saflık seviyeleri (İngiltere ve Avrupa’daki müşterilerin tesislerindeki ambalaj uygulamalarında %95’in üzerinde), TOMRA müşterilerine yeni gelir akışları için fırsatlar yaratacak.

TOMRA, ayrıca şirketin mevcut GAINnextTM ekosistemini tamamlayan iki farklı uygulamayı da piyasaya sürüyor: bunlardan biri daha temiz kâğıt akışları için kâğıdın mürekkepten arındırılmasına yönelik bir uygulama, diğeri ise daha da yüksek saflıkta PET şişe akışları için bir PET temizleme uygulaması oluyor.

Şişeden Şişeye Dönüşümde Kalite

TOMRA Geri Dönüşüm Başkanı Dr. Volker Rehrmann, şunları söylüyor: “On yıllardır ayıklama performansını iyileştirmek için yapay zekâ teknolojisini kullanıyoruz ancak bu son çığır açan uygulama, bizim için sektörde başka bir ilki işaret ediyor. Yapay zekâ, bildiğimiz şekliyle kaynak kurtarmayı dönüştürme gücüne sahip. En son gelişmiş derin öğrenme ve yapay zekâ uygulamalarımız, bu alandaki öncü konumumuzu güçlendiriyor. GAINnextTM, derin öğrenmenin gelişmiş kullanımıyla, gıdaya uygun ayıklama ve şişeden şişeye kalite gibi sektörümüz için yıllardır önemli zorluklar yaratan görevleri mümkün kılıyor. Yapay zekâ kullanımı, sıkılaşan yönetmelikler ve teknolojik açıdan gelişmiş çözümlere yönelik müşteri talebinin artmasıyla birlikte, en çok ihtiyaç duyulan zamanda malzeme döngüselliğini teşvik ediyor. TOMRA olarak ayıklamadaki değişime öncülük etmekten gurur duyuyoruz.”

En Karmaşık Ayıklama Görevlerini Çözümleme

TOMRA Geri Dönüşüm Derin Öğrenme Ürün Müdürü Indrajeed Prasad ise; “Derin öğrenme teknolojisinin kullanımı, yalnızca manuel ayıklamayı otomatikleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sektörün daha ayrıntılı ayıklama yoluyla yüksek kaliteli geri dönüşüme ulaşmasını da sağlıyor. Binlerce nesneyi malzemesine ve şekline göre milisaniyeler içinde algılama yeteneği sayesinde GAINnextTM, en karmaşık ayıklama görevlerini bile çözebiliyor. Üstelik entegre derin öğrenme yazılımıyla gelecekteki taleplere uyum sağlama fırsatı da sunuyor. Tüketici markalarının daha yüksek saflıkta geri dönüştürülmüş içeriğe yönelik artan talebinin etkisiyle, çıktıların ayıklanmasına yönelik giderek daha sıkı hale gelen kalite gereksinimlerini karşılamak üzere bu yenilikçi ve gerekli çözümleri sunmaktan mutluluk duyuyoruz” şeklinde açıklıyor.

Sahada Kanıtlanmış Teknoloji

GAINnextTM ‘in derin öğrenme teknolojisi sahada uzun yıllardır kanıtlandı. TOMRA, PE-silikon kartuşlarını polietilen (PE) akışlarından tanımlamaya ve ayıklamaya yönelik bir uygulamayla 2019 yılında derin öğrenme teknolojisini sektörde ilk kez tanıtan şirket oldu. Bunu 2022’de kısa bir süre sonra ahşap yongası sınıflandırması için bir uygulama izledi. Bugüne kadar, GAINnextTM eklentisine sahip 100’den fazla AUTOSORTTM ünitesi, dünya çapındaki malzeme geri kazanım tesislerinde kurulu bulunuyor.

Yepyeni uygulamaları ilk benimseyen şirketler arasında Berry Circular Polymers’ın tesisi, Birleşik Krallık’ın en büyük çoklu polimer tesisi olan Bristol’deki Viridor Avonmouth ve global Dentis Grubu’nun sahibi olduğu Fransız Nord Pal Plast gibi pazar lideri tesisler yer alıyor.

En son GAINnextTM gelişmelerine ilişkin sektörden son derece olumlu geri bildirimler alınıyor. Nextek Ltd’nin ve gelişmiş mekanik geri dönüşümden gıdada kullanılabilir geri dönüştürülmüş polimer üretmeyi amaçlayan NEXTLOOPP girişiminin kurucusu ve CEO’su Profesör Edward Kosior, TOMRA test merkezini ziyaret ederek; “TOMRA’nın çığır açan yapay zekâ sistemi GAINnextTM, geri dönüşüm endüstrisini plastik ambalaj ayıklamasında heyecan verici, önemli bir dönemece getirdi ve gıdaya uygun ambalaj uygulamalarında birçok plastikle ilgili döngüyü kapatmak için yeni fırsatlar yarattı. GAINnextTM piyasadaki en basitleştirilmiş, uygun maliyetli ve son derece verimli ayıklama sistemini hızlandırmaya hazırlanıyor. Sektörümüzün bu dönüşüm yolculuğunda ilerlediğini görmekten büyük gurur duyuyoruz” diye belirtti.

GAINnextTM Hakkında Daha Fazla Bilgi IFAT 2024’te

GAINnextTM hakkında daha fazla bilgi için 13-17 Mayıs tarihleri arasında Almanya, Münih’te gerçekleşecek olan IFAT 2024 Fuarı’nda #B6.339/438 numaralı TOMRA standını veya https://www.tomra.com/en/gainnext adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: HORECA Trend ve TOMRA

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.