Duru Gıda’dan, Sürdürülebilir Yerli Üretime Destek | HORECA TREND
Takip edin!

Gıda Üreticileri

Duru Gıda’dan, Sürdürülebilir Yerli Üretime Destek

Duru Gıda, Karaman Tarım İl Müdürlüğü’nün Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında ilk kez uygulanan Sözleşmeli Üretim Modeli’ne katılarak yetiştirilen mahsulü piyasa değerinin üzerinde fiyatla satın alma sözü verdi. Bölgedeki 124 çiftçiye ekilmek üzere dağıtılan 30 ton Azkan nohut tohumundan yaklaşık 300 ton mahsul elde edilmesi bekleniyor.

Yayınlandı

on

Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Bakanlığımızın uygulamaya koyduğu sözleşmeli üretim modeli, üretim planlamasının ve yerli üretimin gelişmesinde çok önemli adımlardan birini oluşturuyor. Tarımın geleceği için desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Duru Gıda, Karaman Tarım İl Müdürlüğü’nün Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında ilk kez uygulanan Sözleşmeli Üretim Modeli’ne katıldı. Projeyle Karaman’ın 25 köyünde 124 çiftçiye ekilmek üzere Tarım İl Müdürlüğü tarafından 30 ton Azkan nohut tohumu dağıtıldı. Toplam 2500 dekarlık bir alanda gerçekleştirilecek ekimin ardından hasatta yaklaşık 300 ton mahsul elde edilmesi hedefleniyor. Azkan nohut; hastalığa dayanıklı, verimli ve pazar payı en yüksek olan nohut çeşidi olarak üretimde tercih ediliyor. Yerli tarıma destek veren şirketlerin başında yer alan Duru Gıda, mahsulü, “satın alım kriterlerine uymak koşuluyla” piyasa değerinin üzerinde fiyatla satın alma taahhüdünde bulundu. Böylece Duru, çiftçiyi ve sürdürülebilir yerli üretimi desteklerken ürün kalitesinin en üst seviyede tutulması için teşvik de edecek. Projenin ilk mahsullerinin temmuz ayında alınması bekleniyor. Duru Gıda benzer şekilde yurdun değişik bölgelerinde sözleşmeli üretim kapsamında kırmızı fasulye ve barbunya üretimini de destekliyor.

“Yerli Üretimi Desteklemeye Devam Edeceğiz”

Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Fabrikamızın bulunduğu Karaman’da ilk kez uygulanan ve tarıma büyük katkıları olduğunu düşündüğümüz sözleşmeli üretim modelini destekleme fikrini heyecanla karşıladık. Farklı illerimizde farklı ürünler için uyguladığımız bu modelin ev sahibi olduğumuz Karaman’da da hayata geçmesinden dolayı çok mutluyuz. Bakanlığımızın uygulamaya koyduğu sözleşmeli üretim modeli, üretim planlamasının çok önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçilerimizle piyasa fiyatının üzerinde bir teklifle sözleşme yaptığımız için onlar sadece üretime, iyi mahsul almaya odaklanıyor. Yerli üretimin sürdürülebilirliği, çiftçimizin ticari kaygısı olmadan sürdürülebilir üretimi gerçekleştirmesi ve pazarlama kapasitesinin geliştirilmesi bakımından modelin büyük etkileri bulunuyor. Biz üreticilerin de geleceğe dönük planlarında önümüzü görmemizi sağlıyor. Tarımsal üretimde kendi kendine yeterliliğin sağlanmasına katkı verecek çalışmalara daha fazla odaklanmalıyız. Tüm tarafların memnuniyet duyduğu, ülkemize yarar sağlayan bu modeli desteklemeye devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Bu ve benzeri projelerin çiftçinin başka arayışlara girerek toprağını terk etmemesi, gençlerin tarıma ve hayvancılığa olan ilgisinin artırılması açısından önemli etkileri olduğunu söyleyen Emin Duru, “Türkiye’nin en eski gıda üreticilerinden biri olarak çiftçimizin yaşadığı sorunları görüyoruz. Köylerden göçü engellemenin en isabetli yolu gelir kaynaklarını iyileştirecek, istihdam yaratacak adımları atmaktan geçiyor. Ülkemizde tarım sektörü, toplam iş gücünün üçte birinin geçim kaynağı durumunda. Dolayısıyla bu insanların geleceğe güvenle bakmalarını sağlayacak çözümler, günümüzde ülkeler için en stratejik konuların başında gelen tarımda sürdürülebilirliği de sağlayacaktır.” dedi.

“Ata Tohumlarımızı Yaygınlaştıralım”

Reklam

İklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı gibi gıda güvenliğini tehdit eden sorunların tüm engelleme çabalarına rağmen arttığını vurgulayan Emin Duru sözlerine şöyle devam etti:

“Tarım, su ve gıda kaynaklarının yeterliliği aynı zamanda sürdürülebilirliği giderek önemli hale geliyor. Ülkemizin tarımsal üretimde ve gıdada, kendi kendine yetebilen ülkelerden biri haline gelmesi için biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirme gayretindeyiz. Bu amaçla üniversitelerimizle iş birliği yaparak ata tohumlarımızı araştırarak onları geleceğe nasıl taşıyacağımız konusunda çalışmalar yapıyoruz. Bu çerçevede Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ile nesiller boyunca babadan oğula ekip biçilen ve tükenmek üzere olan ‘Ahmet Buğdayı’ tohumlarını yeniden üretme kararı aldık ve ilk kez 2019 yılında toprakla buluşturduk. Ata tohumu Ahmet Buğdayı projesi, ülkemizde doğru tarım uygulamaları adına hayata geçirilen en önemli örneklerden biridir.”

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Bolluk ve Bereketiyle Gönüllerin, Sağlıklı İçeriğiyle Bedenin Dostu: Aşure

Paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin simgesi aşure, geleneklerin ve sosyal yaşamın zenginliğini yansıtan malzeme çeşitliliğiyle ön plana çıkıyor. Diyetisyen Emine Uluçay, “Geleneksel tatlılar arasında benzersiz yeri bulunan aşure, doğru malzemelerle ve dengeli tüketilmesi halinde sağlığa pek çok açıdan faydalı, besleyici bir tatlıdır. Ancak, şeker ve diğer tatlandırıcılar eklenmişse, miktarına dikkat etmek ve aşırıya kaçmamak önemlidir.” dedi.

Yayınlandı

on

Manevi, sosyal ve kültürel boyutuyla geleneksel bir tatlıdan daha fazlasını sembolize eden aşure, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhuyla, her yıl Muharrem ayının 10’uncu gününden itibaren mutfaklardaki yerini alıyor.  Aşure, yapılış anından itibaren komşuları, akrabaları, dostları bir araya getirirken, yenmeye hazır eşsiz lezzetinin paylaşılmasıyla da birlik ruhunu güçlendiriyor. Aşure, derin anlamlar içerdiği için sadece ruha değil, farklı besin türlerinin dengeli birlikteliğiyle bedene de iyi geliyor. 

Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay, farklı tatların hoş bir uyumla buluştuğu aşuredeki malzemelerin faydalarına dikkat çekti. Aşuredeki buğdayın yanı sıra kuru fasulye ve nohut gibi baklagiller ile kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısının yüksek lif içeriğiyle sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olduğunu ve tokluk hissi sağladığını belirten Uluçay, şöyle devam etti: 

“Aşure, B vitamini, demir, magnezyum, çinko, potasyum ve kalsiyum gibi birçok vitamin ve mineral içerir. Bu besinler enerji üretiminden bağışıklık sistemine kadar birçok vücut fonksiyonunu destekler. Baklagiller kas ve doku onarımı için gerekli bitkisel proteini karşılaması bakımından önemlidir. Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ve nar gibi meyveler antioksidan bakımından zengindir. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruyarak yaşlanmayı yavaşlatabilir ve hastalıkları önleyebilir.”

Aşurenin Şeker ve Kalp Hastalarına Faydaları 

Aşurenin, içeriğindeki lif ve kompleks karbonhidratlar sayesinde kan şekerini hızlıca yükseltmediğini belirten Uluçay, bunun özellikle diyabet hastaları için faydalı olduğunu belirtti. Uluçay ceviz, fındık ve kuru meyvelerin de içeriğindeki yağ asitleri ve fitokimyasallar ile kalp sağlığına yarar sağladığına dikkati çekti. Uluçay, “Geleneksel tatlılar arasında benzersiz yeri bulunan aşure, doğru malzemelerle ve dengeli tüketilmesi halinde sağlığa pek çok açıdan faydalı, besleyici bir tatlıdır. Ancak, şeker ve diğer tatlandırıcılar eklenmişse, miktarına dikkat etmek ve aşırıya kaçmamak önemlidir.” uyarısında da bulundu.

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Bulgur

Reklam

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Hellmann’s’tan Futbol ve Lezzet Dolu Unutulmaz Bir Gece

Dünyanın bir numaralı mayonez markası Hellmann’s, dünyanın en büyük futbol organizasyonlarından UEFA EURO 2024™ resmi sponsorluğu kapsamında, heyecanla beklenen Çekya-Türkiye maç izleme etkinliğine imza attı. 26 Haziran’da Yapı Kredi Bomontiada’da gerçekleşen etkinlikte izleyiciler, Ceyhun Yılmaz ve Nihat Kahveci’nin keyifli sohbetiyle Dolu Dolu Maç Heyecanı’nı yaşadı.

Yayınlandı

on

Dolu dolu mayonez lezzetiyle maç günlerinin keyfini katlayan Hellmann’s, UEFA EURO 2024 resmi sponsoru olarak turnuvanın ilk gününden bu yana Yapı Kredi Bomontiada’da düzenlediği etkinliklerle futbolseverleri ağırlıyor. Hellmann’s UEFA EURO 2024™’ün en çok beklenen maçlarından Çekya-Türkiye maçı için 26 Haziran’da düzenlediği maç izleme etkinliğiyle futbolseverleri sahanın ilk 11’iyle buluşturdu. 

Maç yayını öncesi Ceyhun Yılmaz ve Türk Milli Takımı’nın efsane ismi Nihat Kahveci’nin keyifli ve futbol dolu sohbetiyle başlayan etkinlik, Hellmann’s’ın farklı deneyimlerle maç coşkusunu yaşatan organizasyonuyla tam bir futbol şölenine dönüştü.

Yeme-içme alanındaki içerik üreticilerinin de katıldığı etkinlik, ücretsiz ve herkese açıktı. Hellmann’s’ın karşı konulmaz lezzetleriyle heyecanın buluştuğu gece bu yazın en keyifli organizasyonlarından biri olarak hafızalarda yer etti. 

Gecenin moderatörlüğünü üstlenen Ceyhun Yılmaz organizasyon hakkında şunları söyledi: “Bizim ülkemiz gerçekten futbolu çok seviyor. Günlük hayatımızdaki çoğu konuşma hep futbol üzerine. Bizler de dört yıldan sonra düzenlenen bu büyük turnuvanın heyecanını paylaşmak adına burada bir araya geldik. Heyecandan yerimize oturamadığımız bu gecede UEFA EURO 2024 resmi sponsoru Hellmann’s’ın harika soslarıyla hem lezzete hem de futbola doyduk.”

Türk Milli Takımı’nda oynama şansı bulan ve ülkemizi birçok karşılaşmada temsil eden Nihat Kahveci ise gece hakkındaki görüşlerini şöyle dile getirdi: “Buradaki kalabalıktan da anlaşılacağı üzere biz gerçekten bir futbol ülkesiyiz. Uzun zamandır da dünyanın en önemli futbol organizasyonlarından biri olan UEFA EURO 2024™’ü bekliyorduk. Turnuvanın resmi sponsoru Hellmann’s’ın mükemmel lezzetleriyle ve güzel organizasyonuyla da bu akşam futbol keyfimiz daha da katlandı. Bu büyük heyecanı Yapı Kredi Bomontiada’da güzel bir kalabalıkla yaşamak, benim için harika bir deneyimdi. UEFA EURO 2024™ resmi sponsoru Hellmann’s’a mükemmel lezzetleriyle bize yaşattığı bu deneyim için teşekkür ederim.”  

Hellmann’s’ın dolu dolu lezzetleriyle keyfi katlanacak maç günleri hakkındaki detaylar ve sezon boyunca farklı lokasyonlarda beraber lezzetli bir maç heyecanı yaşamak için Instagram’da hellmannsclub hesabını takipte kalabilirsiniz.

Reklam

Unilever Ev Dışı Tüketim Hakkında

Dünyanın en büyük gıda üreticilerinden biri olan Unilever’in ev dışı gıda sektöründe hizmet veren markası Unilever Ev Dışı Tüketim, 300’ü aşkın şeften oluşan ekibi ile gastronomi sektörüne; lezzet, kolaylık ve besin değerini tutarlı ve yüksek standartlarla dengeleyen yemek çözümleri sunuyor. Gıda hizmetleri profesyonellerinin oluşturduğu küresel ağı ile en iyi sürdürülebilir malzemelerin tedarik edilmesi, kaliteli ürünler geliştirilmesi, ilham verici ve dünyadaki trendlerle uyumlu tarifler yaratılması, şeflere ihtiyaç duydukları eğitim ve desteğin verilmesi konularında çalışmalar yapıyor. 

Kaynak: HORECA Trend ve Hellmann’s

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Bayram Sofralarının Gizli Kahramanları: Baklagiller

Yayınlandı

on

Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay, tüm besin gruplarını içeren sağlıklı bir beslenme şeklinin benimsenmesinin yaşam kalitesini yükselteceğini belirterek, Kurban Bayramı’nda beslenmeye dair bazı önerilerde bulundu.

Etli nohut, etli kuru fasulye veya parça et olarak yediğimiz yemeklerin yanında meze ya da salata olarak kuru baklagilleri tüketmenin pek akla gelmediğine dikkat çeken Emine Uluçay, kuru baklagillerin en önemli özelliklerinin altını çizdi:

Besin Değerlerini Tamamlama: Et, protein açısından zengin olmasına rağmen, lif ve bitkisel kaynaklı folat, demir, magnezyum ve B vitaminleri gibi besinler açısından eksiktir. Bu sebeple de etin yanında tüketildiğinde daha dengeli bir öğün oluşturur.

Sindirim Sağlığı: Kurubaklagillerin yüksek lif içeriği, sindirim sistemi sağlığına katkıda bulunur. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önler. Yine parça et ve etli yemeklerde yetersiz kalabilen lif alımına katkıda bulunur.

Kan Şekeri Kontrolü: Baklagillerin lif ve protein içeriği, yemek sonrası kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı olur.

Kalp Sağlığı: Baklagiller, düşük yağ ve yüksek lif içeriği sayesinde kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, kalp hastalıkları riskini azaltmada önemli olan magnezyum ve potasyum içerirler.

Reklam

“Kuru Baklagiller Düzenli Olarak Tüketilmeli”

Çağımızda kalp sağlığı ve sürdürülebilirlik için hayvansal gıda tüketimini azaltmanın fayda sağlayacağını belirten Uluçay, “Daha küçük porsiyonlarda tüketeceğimiz etin yanında, bitkisel proteinden zengin kuru baklagilli salata veya mezeler, protein alımı konusunda büyük destek olur.” dedi.

Baklagillerin et tüketmeyen bireyler için alternatif bir protein kaynağı olduğunu belirten Diyetisyen Emine Uluçay açıklamalarına şöyle devam etti: “Genel sağlığımız için menülerimizi oluştururken tüm besin gruplarındaki besinlere yeterli ve dengeli miktarda yer vermek büyük önem taşır. Haftanın bazı günlerini bitkisel proteinden zengin kuru baklagil yemekleri ve salatalar ile çeşitlendirmek, hem bütçe dostu bir seçenek sunar hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunur. Ayrıca, salatalara kuru baklagil eklemek, lif ve protein içeriğinden dolayı uzun süre tokluk hissi sağlar.

Duru Gıda 89 Yıldır Doğal ve Sağlıklı Ürünleri Sofralarla Buluşturuyor

Duru Gıda, bulgur başta olmak üzere Türkiye’nin en iyi bakliyatlarını en doğal ve lezzetli şekilde tüketicisine sunmak için 89 yıllık sektör deneyimi ve tecrübesiyle çalışıyor. Dünyanın en büyük bulgur üretim hattına sahip olan Duru Gıda, 16 bulgur türü ile dünyada çeşitlilik rekorunu elinde tutuyor. Duru Gıda, bulgur dışında doğal ve sağlıklı olan bakliyat ve pirinç ürünlerini de dünya çapında 5 kıtada pek çok ülkedeki tüketicilere ulaştırıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Reklam
Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com