‘’Gıda İsrafını Önlemek İçin Atıksız Mutfak Yaklaşımını Benimsemeliyiz’’ | HORECA TREND
Takip edin!

Sürdürülebilirlik

‘’Gıda İsrafını Önlemek İçin Atıksız Mutfak Yaklaşımını Benimsemeliyiz’’

Gıda israfı günümüzde giderek büyüyen bir sorun haline gelmektedir. Ancak bu soruna karşı etkili bir çözüm bulunmaktadır. İstanbul Rumeli Üniversitesi Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Sevcan Battal gıda israfının önlenmesi için atıksız mutfak fikrini benimseyerek uygulanması gerektiğini söyledi. 

Yayınlandı

on

Yerel Ürünlere ve Tedarikçilere Öncelik Verin

Atıksız mutfak, gıdanın üretim, servis ve tüketim aşamalarında oluşabilecek atık maddelerin kontrol altında tutulması ve insan sağlığı ile çevrenin korunması anlamına gelmektedir. Bu yaklaşımın temel prensipleri doğrultusunda hareket etmek için öncelikle planlı bir alışveriş listesi hazırlanmalıdır. Mevsimsel özellikler göz önünde bulundurularak hazırlanan bu liste, ihtiyaçların doğru bir şekilde belirlenmesini sağlar. 

Alışveriş listesi oluşturulduktan sonra, satın alınacak gıda ürünlerinin firmalarına olan yakınlığı da önemlidir. Bir gıda ürünü ne kadar yakın mesafeden gelirse, o kadar sağlıklıdır ve karbon ayak izi de o kadar düşüktür. Bu nedenle, yerel ürünlere ve tedarikçilere öncelik vermek önemlidir diyen Battal sözlerine şöyle devam etti: ”Gıda ürünlerinin doğru bir şekilde saklanması da atıksız mutfak için kritik bir adımdır. Her gıda maddesi kendi özelliklerine uygun şekilde muhafaza edilmelidir. Örneğin, olgunlaşmış avokado ile elma aynı alanda saklanmamalıdır çünkü bu durum çürümeye ve atığa yol açabilir.’’

Derslerde ve Sınavlarda da Atıksız Mutfak Konusuna Dikkat Edilmeli

Öğr. Gör. Sevcan Battal derslerde de atıksız mutfak konusuna özen gösterilmeli diyerek şunları söyledi: “Üniversitemiz öğrencilerine bu alanda bilgilendirmelerde bulunurken bir yandan da uygulama alanında bunu hayata geçiriyoruz. Derslerimizde, etkinliklerimizde ve uygulamalı sınavlarımızda atıksız mutfak konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Örneğin zeytinyağlı enginar yapımında limon suyu kullanırken limon kabuklarından limon şekerlemesi yapılarak tekrardan dönüştürüp yeni bir ürün elde edilmesini öğretiyorum. Sınavlarımızda gerçekleştirilen uygulamalarda kalan malzemeden neler yapılabilir? Bir tabak hazırlanırken malzeme artmaması için en doğru kullanım nasıl olmalı? gibi soruların cevaplarını hem teorik hem de uygulamada öğrencilerimize doğru aktarım ile sağlıyoruz. Yemek planlaması bunun başında geliyor, gıda saklama ve gıda atıkları gibi alanlara dikkat edilerek ürünleri ortaya çıkarıyoruz.” dedi.

Atıksız Mutfak Kavramı Sadece Yenilebilir Ürünleri Kapsamaz

Atıksız mutfak sadece yenilebilir ürünleri değil, yenilemeyen ürünleri de kapsar. Gıda ürünlerini pişirmek için kullanılan yağlı kâğıt yerine silikon fırın matları kullanmak, atık oluşumunu engellemenin yanı sıra sürdürülebilirliği de sağlar. Ayrıca, evde küçük bir balkon bahçesi veya mutfak bahçesi oluşturmak da ambalaj atığını azaltabilir. 

İstanbul Rumeli Üniversitesi Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Sevcan Battal ‘’Bir ürün tedarik edildiğinde, o ürünü en etkili şekilde nasıl kullanabiliriz?’’ sorusunu işe şöyle cevapladı:’’ Örneğin, bütün bir tavuğun göğüs kısımlarını isli göğüs, but kısmını but roll, kalan parçalarını çerkes tavuğu, kanatlarını teriyaki soslu lolipop, kemiklerini ise stock yapımında kullanabilirsiniz. Herhangi bir ürünün her parçasını ve her türlü aşamasını değerlendirmek gerekmektedir. Başka bir örnek vermek gerekirse; humus yapımı için haşlanan nohutun suyu atık olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü haşlama suyu vegan mutfağında aquafaba olarak kullanılabilmektedir. Bağlayıcı görevi üstlenen aquafabadan, bitkisel tatlı ve vegan omletler yapılabilmektedir.’’

Battal, ‘’Atıksız mutfak, etkileşimde bulunduğu her türlü durum için oluşabilecek maddi, manevi, sağlık ve çevre kayıplarını önlemek ve sürdürülebilirliği sağlamak adına büyük önem taşımaktadır’’ diyerek sözlerini tamamladı. 

Kaynak: HORECA Trend ve İstanbul Rumeli Üniversitesi 

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sürdürülebilirlik

Six Senses Kaplankaya, Deniz Dibi Temizleme Projesi İle Örnek Bir Çalışmaya İmza Attı

Six Senses Kaplankaya; doğaya saygı, sürdürülebilirlik, bulunduğu bölge ve yerel kültürleri korumak misyonu kapsamında, bünyesinde gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik çalışmalarını geçtiğimiz günlerde Kaplankaya bölgesinde Deniz Dibi Temizleme projesi ile genişletti.

Yayınlandı

on

Six Senses Kaplankaya, markanın uluslararası sürdürülebilirlik misyonu kapsamında hayata geçirdiği doğa dostu faaliyetlerine yıl boyunca devam ediyor. Six Senses Kaplankaya, Kaplankaya iş birliği ile bu sezon Deniz Dibi Temizliği projesini de genişletti.

Dünya çapındaki Six Senses otellerinde olduğu gibi, karbon ayak izini azaltmak ve doğayı korumak konusundaki faaliyetleri ciddiyetle yürüten Six Senses Kaplankaya, 2024 yılında deniz ekosisteminden daha 7646,70 kg atığı temizleyerek iki yıl içinde toplam  8236,7 kg atığın temizlenmesi ile doğaya ve deniz yaşamına destek sağladığı faaliyetlerini daha geniş kapsamda Kaplankaya ile iş birliği içinde öteye taşıdı ve çevre bilinci etkinliklerine öncülük etmeyi sürdürdü.

12 kilometrelik kıyı şeridini, 151 dalış yapılarak  20 metrelik deniz derinliğini kapsayan bu özel projede 450.000 m2 dip taraması yapıldı. Kaplankaya Su Sporları’nın uzman dalış ekibi ile biyologlardan oluşan ekip ve gönüllü akademik ekiplerlerden oluşan kaynakları, KAPLANKAYA Sürdürülebilirlik Departmanı ve Six Senses Kaplankaya Sürdürülebilirlik Departmanı’nın iş birliği ve denetimi altında denizin derinliklerinde yatan atıkları toplamakla kalmayıp aynı zamanda yerel balıkçılardan kalan ve hem pasif olarak avlanmaya devam eden hem de mikroplastik kirliliğine neden olarak hayalet ağları da temizleyerek deniz biyoçeşitliliğini korumak ve denizlerin sağlığını güvence altına almak için önemli bir adım attı.

Dünya Günü’nde otel misafirleri ve bölge okul öğrencilerini bir araya getirerek çevre bilinci ve toplumsal katılımı teşvik etmek adına da bir fırsat sunan Six Senses Kaplankaya ve Kaplankaya, deniz dibi temizliği çabaları ve sonuçları hakkında yerel balıkçılar ve sakinler gibi yerel paydaşları da bilgilendirerek, çevreyi koruma duygusunun artırılmasına ve denizlerin korunmasının öneminin vurgulanmasına katkıda bulunmayı amaçladı.

Six Senses Kaplankaya ve Kaplankaya, deniz altında gözlemlenen hayalet ağlar ve kirlilik gibi endişe verici unsurları ortadan kaldırmaya yönelik bu proje ile doğaya duyduğu saygı ve özeni vurguluyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Six Senses Kaplankaya

Devamını Oku

Sürdürülebilirlik

Fersan’a Sürdürülebilirlik – Çevre Ödülü

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği’nin geliştirdiği Kuzey Yıldızı Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Programı ödülleri gerçekleştirilen törenle 7. kez sahiplerini buldu. Fersan, Sürdürülebilirlik-Çevre Ödülü’nün sahibi oldu.

Yayınlandı

on

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği’nin geliştirdiği ve 2017 yılından bu yana aile şirketlerinin katılımına açtığı Kuzey Yıldızı Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Programı yedinci dönem ödülleri geçtiğimiz günlerde İstanbul Ataşehir’deki MEXT Teknoloji Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Dünya’da ilk kez Türkiye’de hazırlanan Kuzey Yıldızı Programı, aile şirketlerinin sürdürülebilir iş modelleri geliştirmelerine destek olmak ve iyi örnekleri paylaşarak bu şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuklarında gelişimini teşvik etmek amacını taşıyor.   

1978 yılından bu yana “Önce İnsan” anlayışıyla çalışmalarını yürütürken, 46 yıldır da geleneksel ürünlerini tüketicileri ile buluşturmaya devam eden Fersan, Sürdürülebilirlik-Çevre Ödülü’nün sahibi oldu.

Fersan ailesi adına ödülü teslim alan Fersan İnsan ve Kültür Müdürü Seçil Azizoğlu, “Bugün burada olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyarken, Fersan olarak çevre kategorisinde bu prestijli ödülü kazanmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin ilk sirke üreticisi ve lider sirke markası olarak 1978 yılından bu yana “Önce İnsan” anlayışıyla çalışmalarımızı yürütürken üretime başladığımız ilk günden bugüne gıda güvenliği ve kaliteyi ön planda tutuyoruz. Köklü global markalarımızın da vizyonuyla, inovatif, çevreye ve insana duyarlı adımlar atarak gelişiyoruz.  Bu ödül, şirket genelinde yürütülen titiz çalışmaların, çevre dostu uygulamaların ve sürdürülebilirlik ilkelerine bağlılığımızın bir göstergesidir. Önemle altını çizmek isterim ki; çevre bilinci, her zaman kuruluşumuzun temel değerlerinden biri olmuştur. Gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu taşıyor bu doğrultuda sürdürülebilirlik uygulamalarımızı geliştiriyoruz. Bu ödülü almamızda büyük katkısı olan İSG ve Çevre Şefimiz Sn. Eray Tornacı’ya, tüm ekibimize, tedarikçilerimize, çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ederiz.” diyerek konuşmasını tamamladı.  

Fersan Hakkında

1978’den beri üretim faaliyetleri gösteren köklü bir şirket olarak Fersan, ürünlerinin imalatı sırasında gıda güvenliği ve kaliteyi ön planda tutarak güçlü tedarik zinciriyle ürünlerin doğallığını gözetmektedir. Sürdürülebilir yönetim anlayışıyla, sözleşmeli tarım yaptıkları çiftçilerine verdiği eğitimler ve periyodik olarak tarlalara gerçekleştirilen kontroller ile ürünlerini tohumdan pakete kadar takip ederek doğallıklarını izleyebilmektedir. Fersan, Almanya önde olmak üzere Avrupa Birliği, ABD, Türk Cumhuriyetleri, Arap ülkeleri, Avustralya, Rusya, Japonya, İsrail gibi 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmekte ve her geçen yıl ülke sayısını artırmaktadır.

Kaynak: HORECA Trend ve Fersan

Devamını Oku

Sürdürülebilirlik

Tetra Pak’tan “Sürdürülebilir Ambalaj Araştırması”

Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, tüketicilerin sürdürülebilir ambalaj ve çevreye sorumlu tüketim konularına yönelik “Sürdürülebilir Ambalaj Araştırması” gerçekleştirdi. 505’i Türkiye’den olmak üzere dünya genelinde toplam 14 bin 500 kişinin katıldığı araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 63’ü, çevresel duyarlılığa sahip ambalaj üreten markaları daha fazla tercih edeceğini belirtiyor.

Yayınlandı

on

Tüketim yaklaşımlarına yönelik çarpıcı sonuçları ortaya koyan “Tetra Pak Sürdürülebilir Ambalaj Araştırması”, 29 ülkede yapıldı. Türk tüketicilerin yaklaşımını da analiz eden kapsamlı araştırma, 14 bin 500 kişiyle gerçekleştirildi.

Araştırmaya göre tüketicilerin büyük bölümü, evlerindeki gıda israfını azaltmak için çözüm arayışı içerisinde. Bu kapsamda tüketicilerin yüzde 82’si, çevresel sorunların kritik öneme sahip olduğunu düşünüyor. Çevresel anlamda en fazla endişe duyulan konular ise çevre kirliliği, ormansızlaşma ve bilinçsiz arazi kullanımı, su kıtlığı, doğal kaynakların tükenmesi, küresel ısınma/iklim değişikliği, gıda israfı olarak sıralanıyor.

Gıda İsrafını Önlemenin Yolları Ön Plana Çıktı

Araştırmaya katılan tüketicilerin görüşlerine göre yüzde 46’lık kesim, geri dönüşüm için atıkları ayrıştırıyor. Yüzde 44, kendisi ve/veya ailesi tarafından israf edilen yiyecek-içecek miktarını azalttığını belirtiyor. Yüzde 36’lık kesim ise geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen ambalajları daha fazla tercih ediyor. Tüketicilere göre gıda israfını önlemenin olası başlıca çözümleri; ambalajlarda akıllı fonksiyonların bulunması, örneğin daha kolay boşaltılabilmesi, daha kolay ambalajların geliştirilmesi, ürünlere daha uzun raf ömrü sağlayan ambalajların tasarlanması, güvenle açılıp kapatılabilen ambalajlar geliştirilmesi, her ürünün farklı boyutlar seçeneğinde sunulması olarak öne çıkıyor.

Tüketiciler, Birden Fazla Kullanılabilen Ambalajların Yaygınlaşmasına Sıcak Bakıyor

Tüketicilerin yüzde 60’ı plastikleri, yüzde 56’sı kartonları geri dönüşüm için ayırıyor. Ambalaj özelinde baktığımızda tüketicilerin yüzde 65’i cam şişeleri, %60’ı plastik şişeleri ve %46’sı teneke kutuları geri dönüşüm için ayırıyor. Tüketicilerin yüzde 63’ü, çevresel anlamda duyarlı bir ambalaja sahip ürünler üreten markaları daha fazla tercih edeceğini belirtirken, yüzde 87’si ise birden fazla kullanılabilen ambalajların yaygınlaşmasını olumlu değerlendiriyor.

Karton Ambalajın Güçlü Yanları da Araştırmada Yer Aldı

Araştırmada yer alan bir çarpıcı veri de tüketicinin marka tercihinde markanın çevreye duyarlı iletişiminin yeri konusunda oldu. Bu kapsamda tüketicilerin yüzde 86’sı, bir markanın çevresel konular hakkında konuştuğu takdirde ürünlerini satın almaya daha istekli olacaklarını söylüyor. Tüketicilere göre karton ambalajın çevreye duyarlılık bakımından diğer ambalaj çeşitleri anlamında güçlü yanları ise kolayca ezilip atık hale getirilebilir olması, biyoçözünür olması, geri dönüştürülmüş materyalden üretilebiliyor olması, biyoçeşitlilik üzerinde olumsuz etkisinin düşük olması, bitki bazlı malzemeyle üretilmesi olarak sıralanıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Tetra Pak

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.