Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı’nın İzinde! | HORECA TREND
Takip edin!

Toptan Market

Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı’nın İzinde!

Türk mutfağını değerleriyle birlikte koruma ve gelecek nesillere aktarma misyonuyla çalışan Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekerek mutfaklarda kullanımının artırılmasında önemli rol oynuyor.

Yayınlandı

on

“Yerelin İzinde” projesine, Türk mutfağının önde gelen profesyonellerinden Şef Murat Deniz Temel iş birliğiyle devam eden Metro Türkiye, yerli üreticiyi destekleyerek, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünleri yerinde ziyaret ediyor. Kültürel miras olan bu ürünlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için farkındalık artıran Metro Türkiye, ürünlerin geçmişte kullanılan reçetelerini de keşfederek gastronomik değerini ortaya koyuyor. Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.

1990 yılından beri faaliyet gösterdiği ülkemizde, Türk mutfağının değerlerini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla büyük ölçekli projeler hayata geçiren Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve , yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.

“Yerelin İzinde” projesinin beşinci durağında, Coğrafi İşaret tescil adayı olan Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti.

“Metro Türkiye ile Yollarımız Kesişmeseydi 250 Dönümlük Arazimizdeki Kan Portakalı Ağaçlarını Sökmüş Olabilirdik.”

Metro Türkiye’nin Mersin Kan Portakalı tedarik ettiği Üretici Ramiz Çavaş ve oğlu Toygun Çavaş, bölgedeki kan portakalı üretimini ve yerel halka sağladığı ekonomik katkısını anlattı: “Kan portakalı, ilk kez 1937’de İtalya ve İspanya bölgesinden Mersin’e getirilerek yetiştirilmeye başlanıyor. Yonca Tarım olarak Mersin Kan Portakalı’nın üç kuşaktır tarımını, iki kuşaktır da fidancılığını yapıyoruz. Metro Türkiye ile yollarımız ilk kez 4 sene önce kesişti. Ürünü satacak pazar bulamadığımız için maddi zorluklar yaşadığımız ve 250 dönümlük arazimizdeki tüm kan portakalı ağaçlarını sökmeye karar verdiğimiz bir dönemdi. Metro Türkiye’nin bu kıymetli meyvenin yok olmaması için verdiği %100 alım garantisi ve ürüne sağladığı katma değer ile ağaçlarımızı koruduk, kan portakalının unutulup kaybolmaması için yetiştirmeye devam ettik.”

Sinem Türüng: “Amacımız Türk Mutfağının Bugünkü Lezzetinin Gelecek Nesillere Kavuşması’’

Reklam

Yerelleşmenin ve geleneksel lezzetlerin sürdürülebilirliğinin ancak Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin korunmasıyla mümkün olacağını vurgulayan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Yerelin İzinde adını verdiğimiz projemizde Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve ülkemizin topraklarında yetişen yerel mantarların ardından, Mersin Kan Portakalı’nın izini sürüyoruz. Metro Türkiye olarak, üreticiler zorlu bir ürün olması ve bu sebeple oluşan talep yetersizliğiyle kan portakalından vazgeçmek üzereyken verdiğimiz %100 alım garantisiyle, bu ürünün belki de kaderini değiştirmiş olduk. Verdiğimiz alım garantisiyle birlikte, kesilen kan portakalı ağaçlarının yerine tekrar yenileri dikildi. Ürünün korunmasının zorlu olması üzerine çalışarak, tüm yıl tüketilebilmesi için kan portakalının kurusunun geliştirilmesine ön ayak olduk. Bugün itibariyle raflarımızda taze sıkılmış kan portakalı sularına yer vermeye başladık. Böylece hem ürüne katma değer sağladık hem de kadın kooperatifinin desteklenmesine vesile olduk. Bununla da yetinmeyerek, kan portakalının Coğrafi İşaret ile tescillenmesi için Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuna destek verdik. 2,5 yıl önce yapılan başvuruda artık mutlu sona ulaşıyoruz. Çok yakın zamanda Mersin Kan Portakalı, Coğrafi İşaret tesciline kavuşacak ve hem ürün hem üretici bundan kazançlı çıkacak” dedi.

Metro Türkiye olarak, Türk mutfağının potansiyeline olan inançla, değerlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlamak amacıyla çalıştıklarını kaydeden Türüng, “Şef Murat Deniz Temel ile devam ettiğimiz ‘Yerelin İzinde’ yolculuğu Türk mutfak kültürünü koruma misyonumuza hizmet ediyor. Coğrafi İşaretli Ürünler projemizin bir devamı niteliğinde olan bu çalışmada, yerel değerlerimizin şef dokunuşuyla geleneksel ve modern yorumlarını hem keşfetme hem de deneyimleme fırsatı buluyoruz. Aynı zamanda yeme içme sektöründe ve tüketicilerde yerel ürün algısının artışını, kooperatifleşmenin önemini ve bu yerel ürünlerin sofralarda yeniden yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; yerli ürün sürdürülebilir olmazsa, Türk mutfağının sürdürülebilirliği söz konusu olamaz.’’ dedi.

Mersin Kan Portakalı’nın kullanım alanlarının çeşitliliğine değinen Şef Murat Deniz Temel, “Yerel ürünlerimize mutfaklarımızda daha fazla yer açmamız gerektiğine inanıyorum. Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin kullanımı hem mutfak kültürümüzü zenginleştiriyor hem de biz şeflere ilham veriyor. Metro Türkiye ile bu değerli ürünlerimizi korumanın ve tanıtmanın büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bugün Mersin Kan Portakalı’nın izinden memleketime gelmenin anlamı benim için çok büyük. Ben bir Yörüğüm, yaratım sürecimde yerel malzeme ve köklerimden beslenerek yol aldım. Bu bölgenin çok kültürlülüğü, hazırladığım bu menüde beni bir uçtan diğer uca sürükledi. Lezzet kontrastlarını, Mersin Kan Portakalı’nın kabuğundan rengine bölge mutfağına kattığı değeri deneyimleyelim istedim. Bu coğrafyanın bereketini, tariflerde yer alan şaşırtıcı malzeme eşleşmesini ve orijinal reçeteli geleneksel tatları içeren bir menü hazırladım ve açık ateşte tüm bölge kültürünü harmanlayarak pişirdim”dedi.

Kan Portakalı Menüsü: Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri

Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesinde başlayan etkinlikte katılımcılar önce Şef Murat Deniz Temel ve Slow Food Tarsus ekibi tarafından hazırlanan kahvaltıda bölgenin çok kültürlü ve geleneksel lezzetlerini tattı. Ardından olgunlaşan kan portakallarını hasat eden davetliler, Şef Murat Deniz Temel ile birlikte Tarsus tarihini öğrendikleri, tarihi yapıları inceledikleri ve yerel lezzetlerin peşine düştükleri rehberli bir yürüyüşe çıktı. Katılımcılar, bölgenin yerel lezzetlerinden Kuşgözü Lahmacun ve Humusçu Orhan’da Humus Paçası tadımı yaptı. Ardından Akvaryum Kazandibi ve Sütlaç’ın geleneksel üretim merkezini ziyaret ederek tatlıları deneyimlediler. Yürüyüşte, şeflerin en önemli enstrümanı olan kaşık figürünün bina mimarisinde kullanılmasından adını alan tarihi Kırkkaşık Bedesteni’nin ardından Nilgün Hanım Konağı’nı ziyaret eden katılımcılar burada; Şef Murat Deniz Temel’in bölgenin geleneksel lezzetlerini yorumladığı ve Mersin Kan Portakalı’nı entegre ettiği özel menüyü deneyimledi. Tarsus mutfağının 3 temel öğesi olan ‘Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri’ konseptiyle başlayan menüde; Vardabit Paçası, Batırık, Övelemeç ve Tarsus Kebabı gibi geleneksel lezzetler modern yorumlarıyla yer aldı.

3 Kat Daha Fazla Antioksidana Sahip!     

Mersin Kan Portakalı, bu coğrafdaki sıra dağların konumu, toprağın yapısı ve sıcaklık süresi ile kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.

Reklam

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Toptan Market

Metro Türkiye, Premium Levrek ve Çipura ile Balıkları Gelecek Nesillere Miras Bırakıyor

Yaklaşık 35 yıldır yeme içme sektörünün bir numaralı iş ortağı olma vizyonuyla yatırım yapan Metro Türkiye, gelecekte denizlerde daha çeşitli ve daha bol balık olması için yürüttüğü sürdürülebilir balıkçılık çalışmalarından biri olan “Yediği Önünde Yemediği Yarında’’ kapsamında yetiştirilen Metro Premium Levrek ve Çipura’ların yeni dönem hasat lansmanını Alaçatı Amavi restoranda gerçekleştirdi. 

Yayınlandı

on

Sürdürülebilirliği, yarını değiştirecek en önemli güç olarak gören Metro Türkiye soruyor, ‘Bir Tabak Yarını Değiştirebilir mi?’ Cevap ise hiç şüphesiz, ‘Evet.’ Gastronomi sektörü profesyonellerinin hazırladığı tabakta yerel, coğrafi işaretli ürünler ve mevsiminde taze malzemeleri kullanması, doğru koşullarda avlanmış balığa tabağında yer vermesi ve atıksız mutfak anlayışını benimsemesi ile bir tabak yarınlarımızı değiştirebilir. Yaklaşık 35 yıldır yürüttüğü sürdürülebilirlik kapsamındaki çalışmalarla sektörde öncü olan Metro Türkiye, 2021 yılında Hatko Su Ürünleri ve Skretting iş birliği ile hayata geçirdiği ‘Yediği Önünde, Yemediği Yarında’ projesi ile endüstriyel boyutta ilk kez levrek ve çipura yetiştiriciliğinde önemli bir adım attı.

Levrek ve çipuraların yetiştiriciliğinde, içeriğinde deniz balığı oranı azaltılmış ve alg yağı içeren yem kullanan Metro Türkiye, kullandığı bu yeni yem modeli ile tonlarca deniz balığını kurtararak ekolojik sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Bu yeni yem modeli aynı zamanda Omega 3 açısından çok daha zengin balıkların yetişmesine olanak tanıyarak tüketiciler için lezzetli ve sağlıklı bir alternatif sunuyor.

Sürdürülebilirliğin En Lezzetli Hali

Sürdürülebilirlik anlayışını kendi operasyonlarının yanı sıra bir numaralı iş ortağı olduğu yeme içme sektörüne de yansıtan Metro Türkiye, Premium Levrek ve Çipura ile restoran menülerinin hem sürdürülebilir hem de lezzetli olmasında önemli bir rol oynuyor. Şef ve işletmecilerin çözüm ortağı olarak konumlanan Metro Türkiye, balıkların yeni dönem hasat lansmanını Alaçatı Amavi restoranda gerçekleştirdi. Şef Can Aras’ın sürdürülebilir balıkları, coğrafi işaretli ürünlerle buluştuğu tadım menüsü, bir tabağın yarını değiştirebileceğine dair ilham verdi.

‘Yediği Önünde Yemediği Yarında’ projesinin Amavi’nin felsefesiyle örtüştüğünün altını çizen ve böyle bir akşam yemeğiyle farkındalık yaratmaktan mutlu olduklarını belirten şef Can Aras; “Yaşadığımız bu tüketim çağında bizler, geleceğimiz için sorumluluk hissediyoruz. Kaynaklarımızı ve doğanın bize verdiklerini düşünmeden harcamamamız gerekiyor. Değişimi önce kendimizden başlatmalıyız dedik ve Amavi’yi bu düşünce ile kurduk. Bu yüzden toprağımızın ve denizlerimizin kıymetini bilen üreticileri destekliyor, sadece onlarla çalışıyoruz. Amavi olarak bakış açımızla örtüşen bu balıklara menümüzde yer vermekten dolayı çok memnunuz. Metro Türkiye’nin bizlere verdiği ilham ve sağladığı ürünler ile bir tabağın yarını nasıl değiştirebileceğini şef dostlarım ile birlikte keşfettik” dedi.

“Deniz Ürünleri Gelecek Nesillere Aktarılması Gereken Bir Değer”

Reklam

Türkiye’de bir ilk olan proje kapsamında balığı yalnızca ticari bir ürün olarak değil; gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak gördüklerini vurgulayan Metro Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Dr. Aslı Duran şunları aktardı; “Yeme içme sektörünün bir numaralı iş ortağı olma vizyonuyla yatırımlarımıza devam ederken, 2010 yılından bu yana sürdürülebilir balıkçılığın yaygınlaşması adına öncü projelere imza atıyoruz. Ege bölgesinin en değerli ürünlerinden biri olan balığı da elbette gelecek nesillerin de tadabilmesi için bu tip projeler oldukça kıymetli. 2021 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Yediği Önünde Yemediği Yarında’ projesi de bu kapsamdaki en önemli çalışmalarımızdan biri. Endüstriyel boyutta ilk kez yetiştirilen Metro Premium Levrek ve Çipuralar, alg yağı içeren özel yemlerle besleniyor. Omega 3 değeri oldukça yüksek olan bu balıklar, restoranların da müşterilerine hem sağlıklı hem de lezzetli balıkları sunma fırsatı sağlıyor. Bundan 3 yıl önce başladığımız bu önemli projenin yeni dönem hasadını turizm ve gastronomi açısından çok önemli bir yere sahip Ege Bölgesi’nde duyurmak istedik. Çünkü Metro Türkiye olarak tüm ekiplerimizle bu bölgenin önemini ve yoğunluğunu biliyor, yaptığımız yatırımlarla bölgedeki tüm şef ve işletmecilere Metro kalitesi ile ürün tedariki yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Şef Can Aras’ın hazırladığı ve ilham verici olduğunu düşündüğümüz tadım menüsü; gerek coğrafi işaret tescilli malzemeler gerek yerel Ege otları gerek de sürdürülebilir yöntemlerle avlanmış balıklar ile bir tabağın yarını değiştirebileceğini en lezzetli haliyle göstermiş oldu.’’

Ege’de Hakimiyetini Artırdı

Yeme içme sektöründeki iş ortaklarına sevkiyat alanında sunduğu hizmet ağını, günden güne geliştiren Metro Türkiye, geçtiğimiz yıl İzmir depo yapılanmasını 5 katına çıkardı. Bu sayede hem kuru gıda hem taze gıda hem dondurulmuş ürünler için genişletilmiş depolarla beraber taze balık işleme için de ayrıştırılmış depolama alanları oluşturuldu. Aynı anda depolanabilen palet sayısı 650’den yaklaşık 1.600’e, operasyonu yönetilen farklı ürün sayısı ise 500’den yaklaşık 1.400’e yükseldi. Günlük 60 ton olan operasyon kapasitesi ise 220 tona yükseltildi. İzmir deposunun genişlemesiyle beraber sağlanan kapasite artışıyla bölgedeki ekiplerin hem sayısı hem de yetkinliğini artmış oldu.

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye

Devamını Oku

HORECA Tedarik

Metro Türkiye’ye, PLMA’dan 3 Farklı Kategoride 4 Ürüne “Mükemmellik Ödülü”

Metro Türkiye, özel markalı ürünler alanında küresel ölçekte en itibarlı ödül organizasyonlarından biri olarak görülen Private Label Manufacturers Association (PLMA) tarafından düzenlenen ‘Uluslararası Özel Markalar’ yarışmasında, Metro Chef Coğrafi İşaretli Gemlik Zeytini, Metro Chef Coğrafi İşaretli Bayramiç Tahin Helvası, Metro Chef Kurutulmuş Domates ve Rioba Lady Grey Poşet Çay, “Mükemmellik Ödülü” kazandı. 

Yayınlandı

on

Türk mutfak kültürünü koruma ve geleceğe taşıma misyonunun bir parçası olarak yerel ürünlere sahip çıkan ve bu doğrultuda Coğrafi İşaretli ürünleri kendi markasıyla raflarına taşıyan ilk perakendeci olan Metro Türkiye, bu misyonuyla ödüllendirilmeye devam ediyor. Private Label Manufacturers Association (PLMA) tarafından düzenlenen ve alanında dünyanın en itibarlı organizasyonlarından biri olarak kabul edilen “Uluslararası Özel Markalar” yarışmasında Metro Türkiye, Metro Chef Coğrafi İşaretli Gemlik Zeytini, Metro Chef Coğrafi İşaretli Bayramiç Tahin Helvası, Metro Chef Kurutulmuş Domates ve Rioba Lady Grey Poşet Çay ile 3 farklı kategoride ‘Mükemmellik Ödülü’ne layık görüldü.

1990 yılından bu yana hem profesyonel işletmeler hem de son kullanıcılar için her zaman güvenilir ve kaliteli ürünler sunma ilkesiyle faaliyet gösterdiklerini belirten Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Türk mutfağını koruma ve gelecek nesillere aktarma misyonuyla yerel ürünlere sahip çıkan şirketimiz, ülkemizde Coğrafi İşaret Tescilli ve aday ürünleri kendi markasıyla raflarına koyan ilk perakendeci ünvanına sahip. Gelecek nesillere bırakacağımız değerleri ve eşsiz lezzetleri kayıt altına almak için 2012’de başlattığımız Coğrafi İşaretli Ürünler Projemiz ile bugün, sezonuna bağlı olarak 200’den fazla gıda ve gıda dışı Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarımıza taşıyoruz. Bu ürünlerimiz arasında yer alan Metro Chef Gemlik Zeytini, Uluslararası Özel Markalar yarışmasında Soğuk Başlangıç kategorisinde 1. olarak Mükemmellik Ödülü kazandı. Bu kategoride aynı zamanda Metro Chef Kurutulmuş Domates de 4’üncülük ödülünün sahibi oldu. Tam bir yıl önce AB’den Coğrafi İşaret tescili alan Gemlik Zeytini’nin yanı sıra Mahreç İşareti Tescilli ürünlerimizden Metro Chef Coğrafi İşaretli Bayramiç Tahin Helvası, Tatlı kategorisinde 2.’lik ödülü aldı. Yerel ürünlerin yanı sıra müşterilerinin ihtiyaçlarına, dünyanın farklı bölgelerine özgü lezzetleri sunarak da cevap veren Metro Türkiye’nin Rioba markasıyla raflara taşıdığı Lady Grey Poşet Çay ise Çay kategorisinde 3. oldu. Metro usulü kalite ve güvenceyle müşterilerimizle buluşturduğumuz ürünlerimizin ödüle layık görülmesinden onur duyuyoruz” diye konuştu.

Küçük çekirdekli, ince kabuklu ve bol etli olması ile bilinen, dalında olgunlaşıp siyah rengi aldıktan sonra toplanan ve yüksek meyve aromasıyla fark yaratan Gemlik Zeytini ile 1870’li yıllardan bu yana Bayramiç’te helva ustaları tarafından kuşaktan kuşağa aktarılarak yapılan ve tat, koku, görünüş özellikleriyle diğer helvalardan ayrışan Bayramiç Tahin Helvası’nı Metro Chef markasıyla tüketicilerle buluşturan Metro Türkiye, her iki üründe de etikette bulunan QR kod sayesinde üretimden raflara kadar olan süreçte izlenebilirlik sunuyor. Doğal yöntemlerle kurutulan Metro Chef Kurutulmuş Domates ise mevsiminde toplanarak yılboyu tüketilebilen lezzetli bir lif kaynağı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de en çok tüketilen içecek olan çay kategorisinde farklı damak tatlarına göre birçok çeşit sunan Metro Türkiye’nin Rioba marka Lady Grey Poşet Çay’ı ise Hindistan yağmur ormanlarındaki çay tarlalarından toplanan yaz hasadı siyah çay yapraklarından hazırlanan harmanı ve kırmızı aspir ve mavi peygamber çiçekli, bergamot, limon, vanilyadan oluşan farklı lezzeti, kokusu ve tadı ile dikkat çekiyor.

Dereceye Giren Ürünler PLMA World of Private Label International Fuarında Sergilendi

Bu yıl, 23 ülkeden 72 perakende markasına ait 500’den fazla ürünün yarıştığı Uluslararası Özel Markalar yarışmasında Mükemmellik Ödülü alan ürünler; tadı, tasarımı, yarattığı fayda, fiyat-kalite karşılaştırması ve ambalaj gibi birçok kriterde yapılan incelemelerin ardından belirlendi. 2024 Uluslararası Mükemmellik Ödülleri’nde dereceye giren ürünler, 28-29 Mayıs tarihlerinde Amsterdam’da düzenlenen PLMA World of Private Label International fuarında da sergilendi.

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye

Reklam

Devamını Oku

HORECA Tedarik

Metro Türkiye’nin Özel Markalı Çöp Torbaları Koroplast Güvencesiyle Üretilecek

Türkiye’nin lider ve sorumlu markası Koroplast, teknolojik altyapısı ve yüksek endüstri standartlarında ürettiği ürünler özelinde iş ortaklığı kurduğu Metro Türkiye ile yeni bir anlaşmaya imza attı.

Yayınlandı

on

Türkiye’yi ilk çöp torbası ve buzdolabı poşeti ürünleriyle tanıştıran, mutfak yardımcı ürünleri kategorisinin mimarı ve pazar lideri olan Koroplast, toptancı market kimliğiyle yeme içme sektörünün en yakın iş ortağı olan Metro Türkiye ile iş birliği gerçekleştirdi. Bu iş birliği doğrultusunda Metro Türkiye’ye ait özel markalı çöp torbaları Koroplast güvencesiyle üretilecek ve perakende satış noktalarında müşterilerle buluşacak.

Koroplast güvencesiyle üretilecek olan özel markalı çöp torbaları 250.000 m2 depolama alanına sahip Metro Türkiye’nin 20 şehirde 35 mağazasında satışa sunulurken, yeme içme çözümleriyle market ürünlerinin bir arada olduğu yeni nesil mağazacılığı temsil eden Bonveno’da da yer alacak.

Sektörün öncüsü olma misyonunu Ar-Ge’ye yönelik yaptığı güçlü yatırımlarla destekleyen Koroplast, 15.500 ton ekstrüzyon kapasitesine sahip, son teknoloji ile donatılmış 100’den fazla makine ve yardımcı hatla, sektördeki ilkleri tüketicilere sunuyor. Bu sayede, Koroplast sadece tüketicilerine değil, aynı zamanda iş ortaklarına da hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunarak sektördeki ve pazardaki gücünü pekiştiriyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Koroplast

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com