Dimes’ten Çevreyi Koruyan Yatırım | HORECA TREND
Takip edin!

Çevre

Dimes’ten Çevreyi Koruyan Yatırım

Türkiye’nin önde gelen içecek markası DİMES, gerçekleştirdiği çevre odaklı enerji verimliliği yatırımıyla İzmir üretim tesisinde yüksek tasarruf değerleri elde etti. Türkiye’nin ilk ve tek global enerji hizmet şirketi ESCON Enerji iş birliğinde gerçekleştirilen çalışmada soğutma gruplarına bağlı elektrik tüketiminde yüzde 73,4 oranında düşüş elde edildi ve yıllık 97,6 TEP enerji tasarrufu elde edilirken, karbon emisyonlarında 571 ton karbon azalım sağlandı.

Yayınlandı

on

Türkiye’nin yerli sermayeli ilk meyve suyu ve günümüzün önde gelen içecek markalarından biri olan DİMES, İzmir üretim tesisinde gerçekleştirdiği çevre odaklı enerji verimliği yatırımıyla elektrik tüketiminde tasarruf sağlarken, önemli ölçüde karbon emisyonu azaltım değeri de elde etti.

ESCON Enerji iş birliğinde gerçekleştirilen projenin, İzmir üretim tesisindeki çevreye saygılı uygulamaları daha da üst bir seviyeye taşıdığını ifade eden DİMES Türkiye Genel Müdürü Cem Kurt, “Tüm faaliyetlerini Doğaya ve İnsana Saygı ana değer çerçevesinde yürüten DİMES, çevresel sorumluluklarını tüm iş süreçlerinde öncelik olarak görmekte ve tüm iş kararlarını insan ve doğa için en iyisini gözeterek almaktadır. Sorumlu ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla çevresel etkimizi azaltmak için en son teknolojileri kullanmaya önem veriyoruz. Bu kapsamda gerçekleştirilen yeni yatırımla, söz konusu sistemlerimizin elektrik tüketiminde yüzde 73’ü aşan oranda düşüşle yıllık 97,6 TEP enerji tasarrufu elde ederken, karbon emisyonlarında 571 ton gibi önemli azalım sağlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu projede, 2004 yılında Türkiye’nin ilk ve tek enerji hizmet şirketi olarak çalışmaya başlayan ESCON Enerji ile iş birliği yaptık. Kendi alanında tartışmasız bir uzmanlığa sahip olan ESCON’un yönetim ve proje ekipleri, çalışmamız boyunca sergiledikleri yakın ve değer odaklı bir iş birliğiyle bir kez daha takdirimizi kazandılar. Yatırımlarımız ve faaliyetlerimizle doğa ve insan için değer üretmeye devam edeceğiz” dedi.

İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte emisyon azaltımının ve enerji verimliliğinin giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çeken ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, “Önlem alınmadığı takdirde 2030 yılı itibarıyla Türkiye’nin yıllık toplam sera gazı emisyon miktarının 1.175 milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Ancak Paris Anlaşması çerçevesinde alınacak önlemler ve uyum çalışmalarıyla bunu 929 milyon tonda tutabilmek mümkün. İşte bu noktada kamuya, özel sektöre ve bireysel olarak hepimize görev düşüyor. DİMES bu kapsamda attığı kararlı adımlarla yalnızca ürünleriyle değil sürdürülebilirlik alanında da ülkemizin öncü markalarından biri olduğunu gösterdi. DİMES yöneticilerine ve çalışmalarımız boyunca bize her türlü kolaylığı sağlayan tesis çalışanlarına bu değerli iş birliği için teşekkür ediyorum. Bu yalnızca DİMES için değil sektörümüz ve ülkemiz için de önemli bir yatırım” diye konuştu. Tesiste yapılan çalışmaların sağlayacağı faydalara da değinen Ünlü şöyle devam etti; “Soğutma gruplarında yaptığımız operasyonel ve ekipman bazlı çalışmalar neticesinde elektrik tasarrufu ile emisyon azaltımı elde edilecek. Azalacak elektrik tüketimi ile DİMES hem üretim süreçlerinde önemli bir kaynak verimliği sağlayacak hem de üretim maliyetlerini düşürecek.”

DİMES yatırımı ve ESCON Enerji uzmanlığıyla gerçekleştirilen proje kapsamında, DİMES İzmir üretim tesisinde proses soğutması amaçlı kullanılan 4 adet hava soğutmalı soğutma grubu, 1 adet Mitsubishi Heavy Industries yüksek verimli su soğutmalı santrifüj soğutma grubu ile değiştirilerek sistem yenilenmesine ve merkezileştirilmesine gidildi. Soğutma grubu ve soğutma kulesi, pompalar, akıllı otomasyon sistemleri gibi cihazlardan oluşan yardımcı ekipmanların yüksek verimliliği ve operasyon optimizasyonu ile yılda 1.545.337 kWh olan elektrik tüketimi %73,4 düşürülerek, 410.650 kWh’e indirildi. Böylece yıllık 97,6 TEP enerji tasarrufu sağlanırken, karbon emisyonlarında da 571 ton CO2 emisyon azalımı elde edildi.

Öte yandan, sistemin izlenmesi ve optimum şartlarda çalışması için yine ESCON Enerji tarafından geliştirilen IoT platformu Energy Eye kullanılıyor. DİMES dijital sistemleriyle uyumlu şekilde çalışan Energy Eye, enerji verimliliğinin ve proses performansının takip ve analiz edilmesini sağlıyor.

Dimes Hakkında

Temelleri, kurucusu M. Vasfi Diren’in “Çiftçinin ürününü değerlendirecek bir yol bulmak lazım; ancak katma değerli ürünlerle bereketli topraklarımız değerlenebilir” söylemiyle 1958 yılında atılan DİMES, 1963 yılında Türkiye’nin yerel sermaye ile üretilen ilk meyve suyu olma özelliği taşıyor. Tüm faaliyetlerini ‘soframıza koymayacağımız meyveyi işlemeyiz, çocuğumuza içirmeyeceğimiz meyve suyunu üretmeyiz’ ilkesiyle yürüten DİMES, İnsana ve Doğaya Saygı ilkesiyle çiftçinin emeğini katma değerle insanlar için faydalı ve eğlenceli içeceklere dönüştürüyor. Bugüne dek milyonlarca meyve fidanı yetiştirerek, üretici çiftçilere dağıtan DİMES, değer zinciriyle memleketin kalkınmasına, halkın sağlıklı beslenmesine ve Türkiye’nin tarımına sürdürebilir katkı sağlıyor. Bugün ülkemizin yanı sıra dünyanın 100’ü aşkın ülkesinde tercih edilen ürünler sunan DİMES, meyve suyunda 300.000 ton yıllık üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük meyve suyu üreticisi konumunda olmanın yanı sıra, süt ve süt ürünlerinde 100.000 ton yıllık üretim kapasitesine sahip.

ESCON Enerji Hakkında

Türkiye’nin ilk ve tek enerji hizmet şirketi (ESCO) olarak 2004 yılında kurulan ESCON Enerji, 2009 yılından itibaren sanayide yetkili enerji verimlilik danışmanlık (EVD) şirketi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Müşterilerinin kalite ve konfor şartlarından ödün vermeden, maksimum verimlilik ile minimum enerji tüketimine ulaşmalarını hedefleyen ESCON Enerji, danışmanlık, etüt ve projelendirme, performans garantili sistem çözümleri, proje finansmanı ve enerji performans sözleşmeleri gibi alanlarda çeşitli hizmetler vermektedir. Uzman mühendis kadrosu, saygın uluslararası partnerleri ve know-how altyapısı ile işletmeler için en doğru çözümleri sağlayan ESCON Enerji, hayata geçirdiği projeler ile işletmelerin enerji maliyetlerini ve karbon salımlarını azaltmalarına da katkı sunmaktadır. ESCON Enerji bu zamana kadar Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Güney Asya’ya uzanan bir coğrafyada, toplam 12 ülkede 800’ün üzerinde endüstriyel işletmeye başarı ile hizmet vermiştir.

Kaynak: HORECA Trend ve Dimes

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Türkiye Pestisit Kaynaklı Bildirimlerde İlk Sırada

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı faaliyet raporu, ihracatta bitki sağlığı denetim sayıları, alınan numuneler, numune sonuçlarının kaçının uygunsuz çıktığına dair verileri içeriyor. Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Yayınlandı

on

Yazar:

Türkiye’de pestisit tartışmaları devam eidyor. Türkiye’deki çiftçilerin tarımsal ürünleri, pestisit (tarım zehiri) oranlarına takıldığı için Türkiye’ye geri iade ediliyor. Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) 2023 Raporu’na göre gıda kaynaklı riskler sebebiyle 2023’te yapılan 357 bildirimin 167’sinin sebebi pestisitler (tarım zehirleri).

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği konuyla ilgili açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada; “Rapor, ülkemizde yasaklanan pestisitlerin kullanımının hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Gıda güvenliği ve sağlıklı bir gelecek için mücadele eden Zehirsiz Sofralar Platformu, ihracatta durum böyleyken iç pazarda yapılan denetimler ve sonuçları konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan açıklama bekliyor. AB Komisyonu, gıda ve yemlerde yapılan kontroller sırasında tespit edilen gıda güvenliği risklerini, Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) portalı üzerinden, herkesin erişimine açık olacak şekilde bildiriyor. Alarm ve Dayanışma Ağı’nın (ACN) 2023 yılına dair yayınladığı özet raporda  yer alan ‘‘Top 10’’ listesine göre meyve ve sebzede pestisit kaynaklı bildirimde Türkiye 4 yıldır olduğu gibi yine ilk sırada! Bu bildirimlere konu olan gıda ürünlerinin yarısından fazlası sınırda reddedilerek ülkemize iade edildi. Pestisit kaynaklı bildirimlerde Türkiye’yi Mısır ve Hindistan takip ediyor” denildi.

Raporda mikotoksin kaynaklı bildirimlerin başını kuru incir çekiyor. Onu Antep fıstığı, kuru üzüm, helva, pul biber, zerdeçal gibi ürünler takip ediyor.

2023’te Pestisit Bildirimi Yapılan Ürünlerde Biber Birinci Sırada

Raporda mikotoksin kaynaklı bildirimlerin başını kuru incir çekiyor. Onu Antep fıstığı, kuru üzüm, helva, pul biber, zerdeçal gibi ürünler takip ediyor. Bakteri tespitinde ise tahin, susam vb. ürünlerde salmonella bildirimleri dikkat çekiyor. Bildirimlere konu olan bir diğer önemli başlık, yasaklı maddeler. Bu gıda kodeksinde izin verilmeyen ilavelerin gıdalardaki varlığına işaret ediyor. Bu maddelerden en çok bildirim yapılanı, iç pazara yönelik ifşa listelerinde sıklıkla karşımıza çıkan takviye edici gıdalar, macunlar, bitki ve detoks çaylarındaki sildenafil gibi ilaç etken maddeleri. En çok bildirimi yapılan başlık olan pestisit kalıntısında 2023’te de biber birinci, limon da ikinci sırada olmayı sürdürüyor. Bunların yanında mandalina, portakal, greyfurt, nar, domates, kabak, ayva gibi meyve ve sebzelerle birlikte kimyon, kekik, nane, sumak, rezene, asma yaprağı gibi ürünlerde de limit üzeri pestisit kalıntısı tespit edildi. Biber ve limonda yüksek pestisit kalıntısı çıkmasının nedeni, en çok bu ürünlerde pestisit kullanıldığına dair bir algıya neden olsa da bu doğru değil. Çünkü bildirimi yapılan bu ürünler AB’nin Türkiye’den ithal ettiği ana ürün kalemlerini oluşturuyor. Ülkemizde pestisit kullanımı ile ilgili sağlıklı verilere ulaşmak için bakanlığın iç pazardaki denetim sonuçlarını açıklaması gerekiyor.

Her 6 üründen 1’i Pestisit Açısından Sorunlu

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı faaliyet raporu, ihracatta bitki sağlığı denetim sayıları, alınan numuneler, numune sonuçlarının kaçının uygunsuz çıktığına dair verileri içeriyor. Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Rapora göre 2021’de 373 bin 204 denetim yapılmış; alınan 14 bin 744 numunenin 772’si olumsuz sonuçlanmış. 2022’de  375 bin 152 denetimde; alınan 12 bin 99 numuneden 972’si olumsuz sonuçlanmış. 2023’te ise denetim sayısı 394 bin 624. Numune sayısı ise 12 bin 737 ile bir önceki yılla aşağı yukarı aynı kalsa da olumsuz numune sayısı 2 bin 22 adet ile bir önceki yılın iki katından da fazla. Olumsuz numune sayısının toplam numune sayısına oranı ise %15,88 yani neredeyse Bakanlık tarafından alınan her 6 numuneden 1’i sorunlu.

Bakanlık geçen yıl RASFF bildirimlerine istinaden ülkemiz mevzuatına uygun olmayan ürünlerin yurda girişine izin verilmediğini açıklamıştı. Ancak bu açıklama tonlarca ürüne ne olduğu konusunda tüketicilerin içini rahatlatmaktan çok uzak. Ayrıca Bakanlık 2022’de biber, turunçgil ve yaprağı yenen sebzelerde kalıntının önlenmesi amacıyla üretimin yoğun olduğu Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Hatay, İzmir, Mersin ve Muğla İllerinde kalıntı eylem planı hazırlayarak çalışma grupları oluşturdu; üretici, teknik personel ve paydaşlara yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütmeye başladı. Söz konusu çalışmalara 2023 yılında da devam edileceğini bildirmişti.

2023’te hazırlanan rapora göre, ülkemiz iç tüketim ve dış ticarette özellikle taze meyve ve sebzelerde pestisit kullanımı nedeniyle oluşan kalıntının önlenmesi amacıyla birincil üretim alanlarında pestisit denetim uygulamalarının geliştirilmesini hedeflemişti. Ancak yürütülen hasat öncesi pestisit faaliyetlerinin yeterli olmadığı hem RASFF’ın 2023 raporunda hem de 2024’ün başından beri basına yansıyan RASFF bildirimlerinde açıkça görülüyor.

Türk Menşeli Limonda Propiconazole Aktif Maddesi Yüksek Miktarda Tespit Edildi

Zehirsiz Sofralar Platformu kurucu üyelerinden Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği danışmanı ve üyesi Gıda Yüksek Mühendisi Merve Atınç Saral, 2023 bildirimlerine dair değerlendirmesinde şunları söyledi: “2023 bildirimlerini incelediğimizde ülkemizde yasaklı olan Fenbutatin Oxide, Aldicarb, Chlorothalonil, Butachlor, Ethylen Oxide, Klorprifos, Klorprifos Metil, Methiocarb, Propiconazole gibi son derece zararlı aktif maddelerin hala kullanıldığını görüyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmî Gazete’de yasaklı ilan ettiği aktif maddelerin ülkemizden Avrupa’ya giden ürünlerde tespit edilmesi, konuya ilişkin gerekli önlemlerin alınmadığını, denetimlerin yeterli ve uygun şekilde yapılmadığını, bu maddelerin piyasadan uygun şekilde ve zamanında toplatılmadığını ve sonuç olarak  hâlâ kullanılabildiğini gösteriyor.

İhracat Verileri İç Pazarda Kaygıyı Artıyor

Bakanlık faaliyet raporlarında, ihracattaki denetim, alınan numune ve uygunsuz sonuçlanan numune sayısını paylaşsa da iç pazarda yalnızca yaptığı denetim sayısını açıklıyor. Rapora göre hasat öncesi pestisit denetim sayıları 2021’de 26 bin 44, 2022’de 25 bin 856, 2023’te ise 26 bin 685. Ancak yapılan denetim sonucu yalnızca ‘‘Uygunsuzluk tespit edilen ürünler için imha veya hasadı geciktirme ile ürün sahiplerine ise idari para cezası uygulanmıştır’’ şeklinde açıklanıyor ve kalıntılı veya yasaklı çıkan ürünlere dair herhangi bir sayı bildirimi yapılmıyor. İhracatta söz konusu ürünlerde çıkan ve yaklaşık olarak her 6 üründen 1’ine denk gelen olumsuz numune sonuçlarıysa vatandaşın iç pazara yönelik kaygılarını artırıyor. Zehirsiz Sofralar Platformu, iç pazardaki pestisit denetimlerinin tohumdan çatala yani hasat öncesiyle beraber, hasat zamanı, depolar, pazarlar ve marketlerde de yapılmasını, bu denetimlerin sonuçlarının şeffaflıkla paylaşılmasını talep ediyor. Ayrıca tüketiciler iade edilen ürünlerle ilgili daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyor. Denetim yetersizliği, gıda fiyatlarının el yaktığı ve gıda krizinin derinleştiği bu dönemde tonlarca ürünün çöpe giderek ziyan olmasına yol açıyor.

Tarım zehirlerine mahkûm değiliz

Buğday Derneği’nin öncülük ettiği ve Zehirsiz Sofralar Platformu çatısı altında faaliyet gösteren Pestisit Eylem Ağı’nın tüm canlılara zarar veren pestisitlerin yasaklanması ve doğa dostu yöntemlerle bunları kullanan üreticilerin desteklenmesi için başlattığı Zehirsiz Kampanya’ya (Change.org/ZehirsizSofralar) bugüne kadar 180 bini aşkın kişi imza desteği verdi.

Kampanya sayesinde pestisitlerin zararları konusunda kamuoyunun farkındalığı arttı. Tarım ve Orman Bakanlığı AB geçiş sürecinde 200’ün üzerinde, kampanya döneminde ise 27 pestisit aktif maddesinin kullanımını yasakladı. Ancak kampanya talepleri arasında yer alan Dünya Sağlık Örgütü’nün “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlediği 13 aktif maddeden 9’u hâlâ yasaklanmadı. Zehirsiz Sofralar Platformu koordinatörlerinden Ekoharita.org gönüllüsü Alper Can Kılıç, çok sayıda meyve ve sebzenin içinde soframıza gelen, özellikle bebeklerin ve çocukların hormon sistemi başta olmak üzere gelişimlerine zarar veren pestisitlerin ivedilikle yasaklanması gerektiğini söylüyor.

Toplum sağlığını korumak için çalışan kurumların, gerek günümüz toplumlarının gerekse gelecek kuşakların ve doğal varlıkların sağlığı ile esenliğini korumak üzere, sorumlu ve önlemini baştan alan bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini belirten Kılıç  “Başka türlü tarım mümkündür. Sağlıklı bir gelecek için doğru politikalar ve stratejiler izlenerek önümüzdeki 10 yıllık süreçte pestisitlere dayanan konvansiyonel tarım sistemi, yerini agroekolojik, organik ve onarıcı tarıma bırakmalıdır,’’ diyor. Ayrıca Kılıç, son zamanlarda tüketicilerin pestisit kalıntısına dair endişesinin artığını, iç pazarda denetimlerin artırılması ve bu denetim sonuçlarının halkla paylaşılması gerekliliğinin de altını çiziyor.

 

Kaynak: HORECA TREND, BSHA, Alert and Cooperation Network Overview 2023 RASFF, TOB 2021 İdare Faaliyet Raporu ve TOB 2023 İdare Faaliyet Raporu

Devamını Oku

Çevre

Sorumlu Restoran Hareketi Atık Gıdaları Mama ve Gübreye Çevirmek İçin Destek Bekliyor!

Dünyada her yıl 1,5 milyar, Türkiye’de ise 19,1 milyon ton gıda israf ediliyor. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması için AKKOMARKA RESTORAN TOPLULUĞU ve AKKOL CATERING GRUBU öncülüğünde yola çıkan “Sorumlu Restoran Hareketi”, gıda sektöründe sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla fark yaratıyor. Bu kapsamda yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle oluşum içinde yer alan restoranlardaki gıda atıkları komposta gönderilerek, gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Gübreler, yerel üreticilerin desteklenmesini sağlarken, mamalar hayvan barınaklarındaki ve sokaktaki canları besliyor. Ayrıca restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Proje 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan bir lansmanla duyurulurken, gıda israfını sıfırlamak için tüm restoranlara bu oluşuma katılma çağrısında bulunuldu.

Yayınlandı

on

 Sürdürülebilirlik tüm dünyada artık bir seçenek değil, zorunluluk. Çünkü küresel ısınma, su ve toprak kirliliği, gıda israfı; dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birkaçı. Gelecek nesillerin kaynaklarının korunması bilinciyle hayata geçirilen “Sorumlu Restoran Hareketi” sürdürülebilirlik için çalışmaya devam ediyor. Yeni başlatılan “Gıda Atık Döngüsü” projesiyle gıda israfına son verilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda oluşumun içinde yer alan restoranlardaki atıklar, kompost tesisine yollanarak gübre ve mamaya dönüştürülüyor. Proje, restoranlarda çıkan gıda atığını sürdürülebilir şekilde azaltarak sıfırlamayı hedefliyor.

Tüm Restoranlara Gıda Atık Döngüsü’ne Katılım Çağrısı

Proje, 22 Mayıs’ta Köşebaşı Levent’te yapılan lansmanla duyurulurken, tüm restoranlara da gıda israfını önlemek ve atıkları mama ve gübreye dönüştürerek tekrardan gezegenimize kazandırmak için çağrıda bulunuldu. Lansmanda konuşan Akkol Catering Grubu CEO’su Serkan Tüfek, “Bu konu bizim için çok önemli. Dört yıllık süreçte 50 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Bu daha da büyüyecek. Oluşuma dahil olmak isteyen firmalara eğitim vereceğiz, ürünü ayrıştırmayı öğreteceğiz. Sonra o atıkları komposta yollayarak mama ya da gübreye dönüştürecek ve misafirlerine ücretsiz dağıtması için ürünleri restoranlara geri yollayacağız. Bizler, geleceğimizi güvenli hale getirmek için çalışıyoruz ve bunun için de tüm restoranlardan destek istiyoruz” dedi.

Sorumlu Restoran Hareketi’ni büyütmeyi hedeflediklerini belirten Akkol Catering Grubu CQO’su Elif Üngör ise, “Daha fazla restoranın, otellerin restoran ve işletmelerinin bu harekete katılmasını istiyoruz. 2023 yılında Türkiye’de kişi başı 213 kilogram gıda israfı oldu. Bu, son iki yılda yüzde 40 arttı. Tüketimin bu kadar çok olduğu bir dünyada israfa artık dur dememiz gerekiyor. O yüzden Gıda Atık Döngüsü’nü bütün restoranlara gönüllü olarak anlatmaya, onları da buna dahil etmeye çok hevesliyiz. Sizlerin de desteğiyle bunu yapacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

Lansmana ayrıca Akkomarka Restoran Topluluğu Onursal Başkanı Ali Akkaş, Akkomarka Restoran Grubu ve Akkol Catering Grubu yönetim kurulu üyeleri Volkan Akkaş ve Okan Akkaş, sanatçı ve hayvansever Perihan Savaş ile HAYTAP Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat da katıldı.

Ücretsiz Dağıtılıyor

“Gıda Atık Döngüsü” kapsamında, Sorumlu Restoran Hareketi katılımcısı olan Köşebaşı, Ken Sushi, Yamo Sushi, Snob Street Food, Ali Ocakbaşı, Perihan Meyhane, Ristorante Umberto, Akkol Catering, Geleneksel Lezzetler Durağı, Allday Artisan Catering, Deli Toastry, Deli Kitchen ve Safderun markalarının restoranlarındaki atıklar, ayrıştırılarak paketleniyor ve elektrikli gıda atık toplama aracıyla kompost tesisine yollanıyor. Burada atıklar gübre ve evcil hayvan mamasına dönüştürülürken, bunlar restoranlarda misafirlere ücretsiz dağıtılıyor. Ayrıca üretilen mamalar HAYTAP işbirliği ile hayvan barınaklarına mama desteği sağlayarak, ayda 2 bin minik dostun beslenmesine katkı sağlayacak. Gübreler ise, Sorumlu Restoran Hareketi’nin sürdürülebilirlik stratejileri arasında önemli yeri olan yerel üreticilerin desteklenmesi hedefi kapsamında İstanbul’daki çiftçilerle paylaşılıyor.

Ufak Değişiklikler Büyük Farklar Yaratabilir

Sorumlu Restoran Hareketi hem çalışanlar hem de her yıl ağırlanan 2,5 milyon misafirin alışkanlıklarında küçük değişiklikler yapabilmeyi ve bu küçük değişikliklerle büyük farklar yaratabilmeyi amaçlıyor. Bu nedenle sektörde mümkün olduğunca çok markaya ulaşılması planlanıyor.

Sorumlu Restoran Hareketi’nin hayata geçirdiği “Gıda Atık Döngüsü” projesinin ilk ayağı olarak, “Kaynağında Azalt” prensibiyle satın alma ve üretim aşamalarında gıda atığını azaltmak için personele önleyici eğitimler verildi. Akademisyenler tarafından 1000’den fazla çalışan sürdürülebilirlik ve gıda israfı konusunda eğitildi. Ayrıca yapılan ölçümleme çalışmasıyla misafirden dönen en yoğun atığı oluşturan garnitürlerin, tercihe göre servis edilmesiyle bu atıklardan oluşan gıda israfı yüzde 35 oranında kaynağında azaltıldı.

“Yeniden Tüketime Teşvik Et” prensibiyle sofrada oluşan atığın önlenmesi amacıyla müşteriler, yeniden tüketime teşvik edilmeye çalışılıyor ve sofrada kalan yiyeceklerinin paketlenmesi öneriliyor. Gıda Atık Döngüsü’nün son adımı olan “Geri Dönüşümü Sağla” süreciyle de kalan gıda atıkları, Sorumlu Restoran Hareketi’nin kompost tesisinde gübre ve hayvan mamasına dönüştürülerek, harekete katılan tüm restoran ve işletmelerde misafirlere ücretsiz olarak dağıtılıyor. Ayrıca iş birliği yapılan barınaklara ulaştırılan, tüm laboratuvar testleri ve besin analizleri yapılarak hazırlanan organik mama sayesinde binlerce minik dostumuz sağlıklı şekilde besleniyor.

Sorumlu Restoran Hareketi, geleceğe ve çocuklara olan sorumluluk gereği kaynakların sözde değil gerçekten gerektiği kadar kullanılması için farkındalık yaratma çalışmalarına devam ediyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Sorumlu Restoran Hareketi

Devamını Oku

Çevre

Aslı, 2023 Yılında 350 Bin kWh Enerji Tasarrufu Sağladı

Gıda perakendeciliğinin lider markalarından Aslı, çevre odaklı çalışmaları ve sıfır atık vizyonuna sağladığı katkı neticesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandı. Çevre duyarlılığının ve sürdürülebilirliğin önemine vurgu yapan markanın Genel Müdürü Caner Bayıralan yapmış olduğu açıklamada, “Zincir işletmelerde sürdürülebilirlik alanında örnek bir model oluşturmanın kapılarını araladık. Uyguladığımız atık politikası sayesinde 2023 yılında 350.000 kWh enerji tasarrufu sağladık ve yaklaşık 500 ağacın kurtarılmasına vesile olduk.” ifadelerine yer verdi.  

Yayınlandı

on

Türkiye genelinde 40’a yakın mağazasıyla ziyaretçilerini ağırlayan Aslı, Sıfır Atık Belgesi kazanarak ticari faaliyetlerinin ötesinde bir vizyon ortaya koydu. Çalışma ortamında tek kullanımlık ürünlerden uzaklaşarak yeniden kullanılabilir ve dönüştürülebilir ürünlerin kullanımını benimseyen marka,  sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerine entegre etmek adına çalışanlarına çay, kahve ve su tüketimi için cam bardak temin ederek kullan-at ürünlerin tüketimini de önemli ölçüde azalttı. 

Belgeyi Kazanmada Eğitimin Rolü Büyük

Sürdürülebilirliği ve çevre dostu iş uygulamalarını destekleyen Aslı’da Sıfır Atık Belgesi’ne giden süreçten bahseden Genel Müdür Bayıralan “Fiziki şartların uygun hale getirilmesi yönünde de adımlar atılarak fabrika ve idari binalarda gerekli düzenlemeler gerçekleştirdik. İdari binada bireysel çöp kutuları yerine ortak atık dönüşüm istasyonları koyduk. Biriken atıkların uygun şekilde geçici depolanması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belirlediği şartlara uygun olarak tehlikeli ve tehlikesiz geçici depolama alanları oluşturduk. Ancak belgenin kazanılmasına yönelik en önemli aşamalardan biri çalışma arkadaşlarımıza yönelik atıkların dönüşümü ve çevresel ekosisteme katkılarını anlatan eğitim oldu.” dedi. 

 “2023 Yılında 500 Ağaç Kurtardık”

Yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Genel Müdür Caner Bayıralan, “Çalışma arkadaşlarımızla birlikte atık yönetimi organizasyonu kurmamızın yanında tekrar kullanılabilir ürünlerin dönüştürülmesi gibi çevre dostu uygulamalarımız Sıfır Atık Belgesi ile ödüllendirildi. Böylece zincir işletmelerde sürdürülebilirlik alanında örnek bir model oluşturmanın kapılarını araladık. Uyguladığımız atık politikası sayesinde 2023 yılında 350.000 kWh enerji tasarrufu sağladık ve yaklaşık 500 ağacın kurtarılmasına vesile olduk.” dedi. Açıklamalarını sürdüren Bayıralan, “Koru Sürdürülebilir Yaşam ve Çevreyi Koruma Derneği (Koruder) ile iş birliği yaparak üretimde ortaya çıkan gıda artıklarının kompost üretiminde kullanılmasını hedeflediliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Karbon Salımını Azaltma Çalışmalarının Kapsamı Genişleyecek

Sıfır Atık Belgesi’ni almakla yetinmeyen Aslı, bu konudaki çalışmalarını daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda marka, karbon salımını minimize edecek bir iş modeli hedefliyor.  Önümüzdeki dönemde Aslı çalışanlarına verilen eğitimlerin çerçevesi genişletilecek ve sürdürülebilirlikle ilgili çalışmalar geliştirilecek. İşletmede kullanılan elektrik, su ve doğalgaz miktarını azalabilmesi için uygun sistemlere yer verilecek. 

Modern Tesiste Üretilen Geleneksel ve Yenilikçi Tatlar

İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 bin metrekarelik modern fabrikasında üretim yapan Aslı, alan ve kapasite bakımından Türkiye’nin sayılı unlu mamul tesislerinden birine sahip. Ev konforundaki rahat atmosferi ve konuksever yaklaşımı ile günün her saatine uygun eklektik bir menü oluşturan Aslı, su böreği, zengin kahvaltı seçenekleri, geleneksel Türk ve dünya mutfağından lezzetli yemekleri, eşsiz sütlü ve şerbetli tatlılar, taze pastalar, kahve ve soğuk içecek çeşitleriyle her yaştan misafirlere keyifli bir deneyim sağlıyor. Restoranın börek alanındaki ustalığı, gurme lezzet sunumları ile birleştirdiği tadları da barındırıyor. Bu kapsamda Şiş Börek, Çökertme Börek, İskender Börek, Kebap Börek ve Beyti Börek gibi yenilikçi ürünler Aslı menüsünde yer alıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Aslı

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.