Barry Callebaut Sürdürülebilirlik Hedeflerinde Vites Yükseltti | HORECA Trend
Takip edin!

Çevre

Barry Callebaut Sürdürülebilirlik Hedeflerinde Vites Yükseltti

Dünyanın lider yüksek kaliteli çikolata ve kakao ürünleri üreticisi olan Barry Callebaut, sürdürülebilir çikolata üretimine yönelik aksiyon ve hedeflerini içeren “Forever Chocolate” planını, 2025 yılı sonrasını da kapsayan yeni ek hedeflerle güncelledi. Buna göre Grup, 2030’a kadar çiftçi desteğini artırmayı, tüm ürünlerinde sürdürülebilir kaynaklar ile üretim yapmayı, çocuk işçiliğini önlemeye yönelik çabalarını genişletmeyi ve 2050 yılına kadar net sıfır bir şirket olmayı hedefliyor.

Yayınlandı

on

Çikolatanın geleceği konusunda sorumluluk alan Barry Callebaut, 2016 yılında oluşturduğu “Forever Chocolate” programı ile çikolata tedarik zincirindeki en büyük sürdürülebilirlik sorunlarını ele almaya ve çikolatanın çiftlikten damaklara ulaşana kadarki yolculuğunda yaşanan sorunların giderilmesi için adımlar atmaya devam ediyor. Barry Callebaut oluşturduğu yol haritası ile 2025 yılına kadar doğaya saygılı ve karbon pozitif üretim, sıfır çocuk işçilik, 500 bin’den fazla kakao üreticisinin refahının yükseltilmesi ve yüzde 100 sürdürülebilir kaynaklar ile üretim hedefleri belirlemişti. Lider çikolata ve kakao üreticisi şimdi bu hedeflerde vites yükselterek, “Forever Chocolate” hedeflerini 2025 yılı sonrasını da kapsayacak şekilde genişletti.

Barry Callebaut’un 2050’ye uzanan ek hedefleri yüzde yüz sürdürülebilir kaynak kullanımını, kakao çiftliği topluluklarına yönelik artırılmış maddi manevi destekleri, çocuk işçiliğini azaltmaya yönelik keskin taahhütleri ve karbon nötr bir şirket olmayı içeriyor.

Kakao Çiftçileri İçin Dönüştürücü Yeni Bir Model

Bugüne dek 250 bin kakao çiftçisine refah sağlayan Barry Callebaut, 2025 yılına kadar ağına dahil ettiği çiftçi sayısını ikiye katlamayı öngörüyor. Grup, bu mevcut taahhüdüne çiftçi gelişimini destekleyecek bir ekleme de yaptı. Buna göre Grup, kamu ve özel sektör paydaşlar ile birlikte 2030’a kadar kakao çiftçileri için gelir artışı sağlayan dönüştürücü bir üretici modelini hayata geçirmek için harekete geçecek. Bu nedenle Barry Callebaut, ileriye dönük odağını çiftçi eğitiminden çiftçilere girdi desteği sağlamaya doğru kaydırıyor. Bu girdi destekleri, tarım ekipmanları, toprak ve iş gücü sübvansiyonu, ek primler gibi başlıkları içeriyor. Atılacak bu adımlar, verimliliği artırmak, küçük toprak sahibi kakao çiftçilerini yoksulluktan kurtarmak ve onlara sürdürülebilir gelir sağlamak açısından büyük önem arz ediyor.

Çocuk İşçiliğine Tolerans Yok

Barry Callebaut, tedarik zincirinden çocuk işçiliğini ortadan kaldırma taahhüdünü de güçlendirdi. 2025 yılına kadar, tüm tedarik zinciri İnsan Hakları Durum Tespiti yükümlülüklerine göre değerlendirilecek ve tespit edilen tüm çocuk işçiliği vakaları düzeltilecek. 2030 yılına kadar ise Barry Callebaut’un ağındaki tüm çiftçi toplulukları insan haklarına saygılı bir yapıya getirilecek. Buna yönelik,hem özel hem de kamu sektörü iş birliğiyle başta kakao çiftçisi topluluğu düzeyinde Çocuk Koruma Komiteleri kurulması ve çocukların kaliteli eğitime erişimin sağlanması olmak üzere uygun altyapının oluşturulması için harekete geçilecek

Küresel Isınmayla Mücadele İçin Kolektif Çabaya Destek

Paris İklim Anlaşması’nın emisyon azaltma hedeflerine uyum için Barry Callebaut, karbon telafisi ya da dengelemesi yerine tarımsal ormancılık yoluyla karbon azaltımına daha fazla odaklanacak. Bir başka deyişle 2030 yılına kadar küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlandırmaya yönelik küresel çabalara uygun olarak Barry Callebaut, çevresel ayak izini karbondan arındıracak. Bu iddialı hedef sayesinde eden Barry Callebaut, 2050 yılına kadar net sıfır bir şirket olmayı hedefliyor. Karbonsuzlaşma çabalarına ek olarak Grup, 2025 yılına kadar orman pozitif olmayı da amaçlıyor.

Güçlendirilmiş Şeffaflık Taahhüdü

Barry Callebaut, 2030 yılına kadar tüm ürünlerinde çiftlik seviyesine kadar izlenebilirlik ve kakao dahil tüm içeriklerinin yüzde 100 sertifikalı veya onaylı olmasını da taahhüt ediyor. Sertifikasyon sadece bir başlangıç noktası olduğundan, sektör genelinde sürdürülebilirlik standartları ve programları oluşturmak sürdürülebilir hammadde tedariki için çok önemli. Bu nedenle Grup, süt ürünleri, palm yağı, hindistan cevizi ve fındık da dahil olmak üzere tedarik ettiği tüm içerikler için sürdürülebilirlik standartlarını tanımlamak ve uygulamak üzere son altı yıldır hem tedarikçilerle hem de sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor. Bundan sonrasında da çalışmaya devam edecek.

Bu ek hedeflerle ilgili açıklama yapan Barry Calebaut Global Kakao Birimi Başkanı Steven Retzlaff Peter Boone, “Sektörde büyük bir dönüşüm başlattığımız Forever Chocolate hareketi, doğası gereği dinamik bir yapıda. Sürdürülebilir bir tedarik zincirinin gereklilikleri doğrultusunda programımız da sürekli gelişiyor ve dönüşüyor. Analizlerimiz ve uzmanlardan aldığımız danışmanlık neticesinde etkimizi güçlendirecek güncellemeler yaptık, hedeflerimizi 2025 yılının ötesine taşıdık. Ek hedeflerimiz planlı hareket etmeyi, kalıcı ve sistemli politikalar oluşturmayı ve yapısal değişikliği gerektiren uzun soluklu bir yolculuk. Bu sebeple kamu iş birliğine de ihtiyacımız var.”dedi.

“Forever Chocolate” ile Son Altı Yılda Alınan Somut Sonuçlar

Barry Callebaut, Forever Chocolate programı ile kakao ve çikolata üretimi zincirinde bir dönüşüm başlatarak, halihazırda birçok somut sonuca imza attı. Dünyanın önde gelen ESG derecelendirme kuruluşları tarafından yapılan ölçümlemeler de Forever Chocolate’ın sürdürülebilir çikolatayı bir norma dönüştürme, kakao tedarikinin geleceğini güvence altına alma ve çiftçi geçim kaynaklarını iyileştirme konularındaki başarısını teyit ediyor.

Programının uygulanmaya başladığı 2016 yılından bu yana Barry Callebaut yaklaşık 250 bin kakao yaşam standartlarının yükselmesine destek olarak yoksulluktan kurtardı. Doğrudan kaynak sağladığı çiftçi gruplarının yüzde 81’inde çocuk işçiliğini önlemeye yönelik takip ve iyileştirme sistemlerini hayata geçirdi. Karbon emisyonlarını azaltmak ve etkin kaynak kullanımı için de çalışmalar yürüten Barry Callebaut’nun bir ton ürün başına karbon yoğunluğu yüzde 18’den fazla düştü. Grup doğrudan tedarik zincirindeki çiftliklerin yaklaşık yüzde 80’inde izlenebilirlik sağladı. Bu sayede bugün Barry Callebaut’nun sattığı 2 Üründen 1’i yüzde 100 sürdürülebilir çikolata veya kakao içeriyor.

Cocoa Horizons Vakfı ile İş Birliği Sürecek

Barry Callebaut, 2050’ye uzanan güncellenmiş sürdürülebilirlik yolculuğunda da kakao çiftçileri arasında işçilik ve girişimciliği destekleyen Cocoa Horizons Vakfı ile iş birliğini sürdürecek.

2016 yılından bu yana 122 milyon İsviçre Frangının üzerinde bir fon elde eden Grup, bu fonu çiftçilerin verimliliğinin ve gelirlerinin artırılmasına, çocuk işçiliğinin giderilmesine, ormansızlaşma ile mücadele edilmesine ve net sıfır emisyona ulaşılmasına yönelik faaliyetlerde kullandı.

Kaynak: HORECA Trend ve Barry Callebaut

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Şirketler Sıfır Atık İçin Neler Yapabilir?

Günümüzde çevre koruma ve sürdürülebilirlik, iş dünyasının öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldi. Şirketlerin, doğal kaynakları koruma ve çevresel etkileri en aza indirme konusundaki sorumlulukları giderek artıyor. Bu bağlamda sıfır atık hedefi, işletmelerin atık üretimini minimum seviyeye indirerek çevresel etkilerini azaltmayı amaçlıyor.

Yayınlandı

on

Atık yönetimi, ürün tasarımı, personel eğitimi ve iş birliği gibi çeşitli alanlarda yapılacak adımlar, sıfır atık hedefine doğru ilerlemenin temelini oluşturuyor. 150 yıllık köklü geçmişi ile müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, şirketlerin sıfır atık vizyonları özelinde önerilerini paylaştı.

Atık Değerlendirme ve Ayırma Programları

İşletmelerin atıklarını kaynağında ayrıştırma ve değerlendirme programları başlatması, çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bir adımdır. Bu tür uygulamalar geri dönüşüm, organik atık kompostlama ve tehlikeli atıkların uygun şekilde imhası gibi yöntemleri içerebilir. Geri dönüşüm, kullanılmış materyallerin yeniden işlenerek kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar. Organik atık kompostlama ise organik atıkların toprak iyileştirmesi için değerlendirilmesinin önünü açar ve böylece toprak verimliliği artar. Tehlikeli atıkların uygun şekilde imhası da çevre ve insan sağlığı için hayati öneme sahiptir. Bu da toplum ve ekosistemler için güvenli bir ortam yaratır. Bu programlar sadece atık yönetimini iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarına da katkıda bulunur.

Düşük Atık İlkelerinin Benimsenmesi

Ürün tasarımında sürdürülebilirlik ve düşük atık ilkelerini benimsemek, atık üretimini başlangıçta azaltmanın etkili bir yoludur. Şirketler, ürünlerini tasarlarken çevresel etkileri en aza indirmek için çeşitli stratejileri kullanabilirler. Örneğin, ürün ambalajlarını azaltarak veya geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak ambalaj atıklarını önemli ölçüde azaltabilirler. Ayrıca dayanıklı ve uzun ömürlü ürünler tasarlayarak tüketiciye daha uzun süre hizmet etmelerini sağlayabilirler. Bu da atık miktarını azaltabilir. Ürünlerin kolayca geri dönüştürülebilir olması da atık yönetiminde önemli bir faktördür. Bu şekilde, şirketler hem çevresel etkilerini azaltır hem de kaynakları daha etkin bir şekilde kullanarak sürdürülebilir bir iş modeli oluştururlar.

Atık Yönetim Sistemlerinin İyileştirilmesi

Şirketler, sıfır atık hedefine ulaşmak için atık yönetim sistemlerini gözden geçirmeli ve iyileştirmelidir. Bu süreç atık azaltma stratejilerinin geliştirilmesi ve atık yönetim süreçlerinin optimize edilmesini kapsıyor. Örneğin, malzeme akış analizi yaparak hangi adımlarda atık oluştuğunu belirleyebilirler ve ardından bu noktalarda iyileştirmeler yaparak atık miktarını azaltabilirler. Ayrıca geri dönüşüm ve yeniden kullanım gibi stratejileri benimseyerek atıkların kaynağında azaltılmasını sağlayabilirler. Bu süreçte çalışanların eğitimi de önemlidir çünkü bilinçli bir personel, atık yönetiminde daha etkili olabilir ve atık miktarını minimum seviyeye indirebilir. Sonuç olarak şirketler atık yönetim sistemlerini sürekli olarak iyileştirerek ve atık azaltma stratejileri uygulayarak sıfır atık hedefine doğru ilerleyebilirler.

Personel Eğitimi ve Farkındalık

Şirket içinde personel eğitimi ve farkındalık programları düzenlemek, sıfır atık kültürünün yayılmasına önemli katkılar sağlayabilir. Çalışanların atık yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi, doğru uygulamaların teşvik edilmesi ve sıfır atık hedefine ulaşma konusundaki önemlerinin vurgulanması, işyerinde sürdürülebilirlik ve çevre bilinci oluşturabilir. Bu tür programlar atıkların kaynağında azaltılması, geri dönüşümün teşvik edilmesi ve atık yönetimi konusunda etkili stratejilerin geliştirilmesi gibi konularda çalışanları eğitebilir. Öte yandan bu programlar, çalışanların katılımını artırarak sıfır atık kültürünün şirket geneline yayılmasını sağlayabilir ve böylece atık azaltma çabalarının daha etkili olmasını sağlayabilir.

Tedarik Zinciri Yönetimi

Tedarik zinciri yönetiminde sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemek, şirketlerin sıfır atık hedefine ulaşmasını sağlayabilir. Tedarik zincirinin her aşamasında sürdürülebilirlik ilkelerini uygulamak, atık üretimini azaltmanın yanı sıra kaynakların daha verimli kullanılmasını da sağlayabilir. Tedarikçilerle iş birliği yaparak ambalaj kullanımını azaltmak veya daha çevre dostu malzemelerin tercih edilmesini teşvik etmek gibi adımlar atılarak atık miktarı azaltılabilir. Ayrıca tedarikçilerle birlikte geri dönüşüm programları veya ambalajların geri dönüştürülmesi için iş birlikleri kurarak döngüsel bir ekonomiye katkı sağlanabilir. Bu şekilde tedarik zinciri boyunca sürdürülebilirlik ilkelerinin benimsenmesi, şirketlerin sıfır atık hedefine ulaşmasını destekleyen önemli bir strateji olarak öne çıkar.

Kaynak: HORECA Trend ve Generali Sigorta

Devamını Oku

Çevre

Balparmak, I-REC Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikasını Aldı

Türkiye’nin bir numaralı doğal bal markası* Balparmak, 2023 yılında operasyonlarının tamamında tükettiği elektriği yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak I-REC Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası almaya hak kazandı. Çevresel sürdürülebilirlik adımlarına bir yenisini daha ekleyen Balparmak yeşil elektrik sertifikasını, SEPAŞ Enerji aracılığı ile aldı.

Yayınlandı

on

Yürüttüğü doğa ve çevre koruma çalışmaları ile arıcılığın ve doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı amaçlayan Balparmak, İstanbul Çekmeköy’deki 35.000 m2’lik alana sahip kampüsünde tükettiği elektriğin yenilenebilir kaynaklardan elde edildiğini belgeleyen I-REC sıfır karbonlu yeşil elektrik sertifikasını aldı. SEPAŞ Enerji aracılığı ile alınan sertifika sayesinde, yıllık 260 MWh olan enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan elde eden Balparmak, yaklaşık 150 ton/yıl CO2 salınımını engellemiş ve 13.050 adet ağacı kurtarmış oldu.

Aynı zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen “Sıfır Atık Belgesi”ne de sahip olan Balparmak, atık oluşumunu önleme, azaltma, yeniden kullanma, yeniden üretme amaçlarının yanı sıra, geri dönüşümü mümkün ürünleri geri dönüşüme veya enerji geri kazanımı için lisanslı tesislere gönderiyor.

Dünyamızın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olan arı varlığının korunması ve arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliği için önemli sosyal sorumluluk ve farkındalık çalışmaları hayata geçirdiklerini belirten Balparmak CEO’su Ali Bozer, sözlerine şöyle devam etti:

“Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de karbon ayak izini azaltmak adına pek çok çalışma yapılıyor. Devlet destekli uygulamaların yanı sıra, pek çok şirket de bu konuda önlemlerini alıyor. Çünkü karbon salınımını azaltmak demek, enerji kaynaklarını verimli kullanarak hem dünyanın geleceğini korumak hem de ekonominin sürdürülebilir olmasını sağlamak demek. Bu hedef doğrultusunda elimizdeki en önemli araçlardan biri olan yeşil enerji; kendini yenileyen kaynaklarla, doğal süreçlerden faydalanarak üretilen enerjidir. Fosil yakıtların aksine karbon ayak izi bırakmaz, doğayı korur ve sürdürülebilirdir. Biz de I-REC Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası alarak, tükettiğimiz enerjinin yenilenebilir enerji kaynakları aracılığıyla üretildiğini kanıtlamış olduk.”

*Türkiye pazarı toplam bal kategorisi (HD Hariç) 2023 Nielsen raporuna göre ciro bazında

Balparmak Hakkında

Tüketicisine sunduğu kalite standardı ile farklılaşan, balın ve arı ürünlerinin doğallığını ve saflığını koruyarak hak ettiği en yüksek değere çıkarmak misyonuyla çalışan Balparmak, bu anlamda sektörün öncülüğünü üstleniyor. Gıda güvenliği konusunda uluslararası standartlara göre çalışan Balparmak, FSSC 22000 (FoodSafetySystemCertification) ve BRCGS (British RetailConsortium Global Standarts) gibi uluslararası gıda güvenliği sistemleri sertifikalarına da sahip. Türkiye’nin bal ve diğer arı ürünleri alanındaki ilk, gıda alanında 8’inci AR-GE Merkezi’ne sahip olan Balparmak; TÜRKAK tarafından akredite olan Bal ve Diğer Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarı sayesinde, tüketicilerine sunduğu ürünlerini en az 100 parametrede analiz ediyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Balparmak

Devamını Oku

Çevre

Koroplast’ın Çevre Kirliliğine Dikkat Çeken Yeni Reklam Kampanyası Yayınlandı

Doğanın ve çevrenin korunması için bugüne dek sayısız çalışmaya imza atan Koroplast, insan eliyle çevreye verilen zararın boyutlarına dikkat çektiği yeni reklam kampanyasını duyurdu. Yapay zeka destekli “Generative Fill” özelliği kullanılarak oluşturulan kampanyada yapay zekanın dahi öngöremediği çevre kirliliğinin boyutları çarpıcı fotoğraflarla gözler önüne seriliyor.

Yayınlandı

on

Sürdürülebilir bir gelecek için bugüne kadar birçok çalışmaya öncülük eden Koroplast, yapay zeka destekli yeni reklam kampanyasıyla çevre kirliliğinin boyutlarına bu kez farklı bir açıdan dikkat çekiyor. Koroplast, hayata geçirdiği yeni reklam kampanyasında yapay zeka desteğiyle görsellerin tamamlanmasını sağlayan “Generative Fill” özelliğini kullanarak; deniz, nehir ve plajdan alınan üç farklı fotoğrafın yapay zekayla nasıl tamamlandığını ve devamında da gerçekte bu doğal alanların nasıl göründüğünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Koroplast, reklam kampanyasıyla tüm tüketicilere de bir çağrıda bulunuyor. Yapay zekanın bile hayal edemediği bu kirliliğin ancak birlikte durdurulabileceğini vurguluyor ve “Yaşanılabilir Bir Dünya Birlikte Kolay” diyor.

Künye

Reklamveren: Koroplast

Reklamveren Temsilcileri: Gülsün Mersin, Bengü Kıran, Seçil Oyan, Gizem Kuzey

Reklam Ajansı: Jüpiter

Yaratıcı Ekip: Ali Can Savaş, Can Demir, Doğukan Türk, Oğuz Sevindi, Fikrican Pek

Strateji Ekibi: Kerem Sabuncu, Aytuğ Ateş, Elçin Kasap

Marka Ekibi: Setenay Ergin, Buse Uzun

Prodüksiyon Ekibi: Onur Mis, Tümce Yağcı

Sosyal Medya Ekibi: Ilgaz Çelik, Duygu Kuş

Medya Satınalma: Wavemaker

PR Ajansı: Goodworks

Koroplast Hakkında

Kalite ve teknolojisiyle tüketicilerin yaşam kalitesini artıran Koroplast, ilk defa çöp torbasıyla 80’li yıllarda faaliyetine başladı. Gerçekleştirdiği yatırımlarla sektöründe her zaman ilkleri gerçekleştiren Koroplast, bugün çöp torbası ve buzdolabı poşeti başta olmak üzere, streç film, alüminyum folyo, kilitli poşet, fermuarlı poşet fırın torbası, pişirme kâğıdı, mikrodalga pişirme torbası, buz torbası, dondurulmuş gıda torbası ve temizlik kategorisindeki sünger ve temizlik bezleriyle birlikte geniş bir ürün yelpazesine sahip. Her daim tüketicilerinin hassasiyetlerine önem veren Koroplast’ın ürünlerinde Helal Sertifikası da bulunuyor. Müşterilerinin desteği, 40 yıllık bilgi birikimi, teknolojik donanımı, Ar-Ge yatırımları ve uzman satış-pazarlama kadrosu sayesinde sektörünün lideri olan Koroplast, geliştirdiği ürünlerle tüketicilerinin hayatını birlikte kolaylaştırıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Koroplast

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.