Sağlıklı Beyaz Et Üretiminde Cargill İnovasyonu | HORECA Trend
Takip edin!

Gıda Üreticileri

Sağlıklı Beyaz Et Üretiminde Cargill İnovasyonu

BESD-BİR tarafından düzenlenen 6’ncı Uluslararası Beyaz Et Kongresi 1-5 Mart tarihleri arasında Antalya Belek’te yapıldı. Beyaz et sektöründeki yenilik ve gelişmelerin tartışıldığı kongrede Cargill’in Hayvan Besleme iş kolunun global teknoloji liderlerinden Anne Goderis sağlıklı beyaz et üretiminde bağırsak mikrobiyotasının önemi ve bu konuda yürüttükleri Ar-Ge çalışmaları hakkında sunum gerçekleştirdi.

Yayınlandı

on

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BESD-BİR) tarafından 1-5 Mart tarihleri arasında Antalya Belek’te düzenlenen 6’ncı Uluslararası Beyaz Et Kongresi tüm dünyadan bilim insanları, uzmanlar ve sektör paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleşti. Dünyanın güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir beslenmesi için çalışan Cargill’in sponsorluk desteği verdiği kongre kapsamında Cargill Hayvan Besleme (CAN) Kanatlı Hayvanlar Teknoloji Lideri Anne Goderis de “Sağlıklı beyaz et üretiminde bağırsak mikrobiyotası (mikroorganizma ekosistemi) analizinin önemi” başlığı altında sektöre yönelik yürüttükleri Ar-Ge çalışmalarının detaylarını paylaştı. Türkiye’de Sakarya Hendek’te kurulu tesisleri de dahil olmak üzere Cargill Hayvan Besleme iş kolu olarak 40 ülkede 257’nin üzerinde fabrika ile yem üreticileri, hayvan yetiştiricileri ve yem perakendecileri için kapsamlı ürünler sunduklarını söyleyen Goderis, dünya çapında 17 gelişmiş inovasyon ve uygulama merkezinde 500’den fazla araştırma uzmanıyla, besi ve kümes hayvanları ile balık yetiştiriciliği alanlarında yenilikçi çözümler geliştirdiklerini vurguladı.

Gıda Kaynaklı Hastalıklarda Beyaz Et ve Sütteki Bakteriler Başı Çekiyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada kaydedilen 600 milyon gıda kaynaklı zoonotik (hayvandan insana bulaşan) hastalık vakasının yüzde 52’sinin patojenik bakteriler nedeniyle meydana geldiğini belirten Goderis, bu patojenlerin başında ise beyaz et ve sütte görülebilen “kampilobakter” bakterisinin geldiğini söyledi. Goderis, teşhis konmuş kampilobakter enfeksiyonlarının da yüzde 80-90 oranında “Kampilobakter Jejuni” türündeki bakteriden kaynaklandığını kaydetti. Hayvan bağırsak mikrobiyotasındaki kampilobakter oluşumunda yetiştirme tesislerindeki üretim zinciri ve uygulamalarının da payı olduğuna dikkat çeken Goderis, bu nedenle son yıllarda dünya genelinde İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ve antibiyotiklere alternatif olarak postbiyotik/fitokimyasal kullanımı gibi farklı biyogüvenlik önlemlerine başvurulduğunu ancak istenen etkili sonuçların alınamadığını söyledi.

Hayvanların bağırsak mikrobiyotasını inceleyebilmek için 10 yılı aşan Ar-Ge çalışmasıyla Galleon Analiz Sistemi’ni geliştirdiklerini söyleyen Goderis, “Galleon, hayvan ve çevresel faktörler ile bağırsak mikrobiyotası arasındaki etkileşimleri yapay zeka yazılımları ile incelemeye olanak tanıyan pratik, invazif olmayan bir mikrobiyota analiz aracı. Galleon tarafından üretilen yöntemler, patojen riskini değerlendirmek ve izlemek, patojen – bağırsak mikrobiyomu ilişkisini çözmek, patojen riskini azaltmak için müdahaleleri değerlendirmek ve hatta yeni çözümler geliştirmek için olanaklar sağlıyor.

Probiyotik ve Neochicc Destekli Yem Diyeti Hayvan Sağlığı ve Verimini Artırıyor 

Hayvan mikrobiyotası çevresel koşullarla birlikte daha ilk günlerden hızla ve karmaşık bir gelişme gösterir. Bu gelişim sürecinde kullanılan yüksek doz antibiyotikler, bağırsak mikrobiyatasına olan etkileriyle hayvan sağlığını ve verimliliğini düşürmektedir. Probiyotikler, prebiyotikler, postbiyotikler, fitojenik bileşikler ve organik asitler gibi farklı müdahaleler ile etlik piliçlerde erken mikrobiyota olgunlaşmasını desteklemenin mümkün olduğunu biliyoruz. Deney için belirlenen dört gözlem grubunda yaptığımız incelemeler probiyotik ve bir günlük civcivler için protein, vitamin, mineral ve amino asitlerle hazırlanan “Neochicc” isimli yem diyetleri ve belli besin katkıları ile oluşturduğumuz formülasyonların, kanatlı mikrobiyotasında sadece kampilobakter değil, E. coli ve Enterococcus adlı başka proteolitik bakterilerin de oluşmasını azalttığını gösteriyor. Bu çalışmamızla hayvan mikrobiyotasını daha istikrarlı ve sağlıklı bir profile yönlendirebiliyoruz. Böylece hem zoonotik hastalıklara yol açan gıda kaynaklı patojenlerin oluşmasının önüne geçme olanağı yakalıyor hem de hayvan sağlığı ve verimliliğini artırarak üretim tesisinin daha sürdürülebilir işlemesini sağlıyoruz” bilgilerini paylaştı.

Cargill Hayvan Besleme Hakkında

Cargill’in hayvan besleme iş kolunun, 40 ülkedeki 257’den fazla tesisinde 20.000’i aşkın çalışanı bulunmaktadır. Gerçekleştirdiğimiz inovasyonlar ve araştırmalarla, her gün dünya genelindeki yaklaşık bir milyar insanın tabaklarına yemek koymalarına yardımcı olarak, yem üreticileri, hayvan yetiştiricileri ve yem perakendecileri için kapsamlı ürünler sunuyoruz. Cargill’in hayvan besleme iş kolu, geniş ürün yelpazesi içerisinde, karma yemler, premiksler, yem katkı maddeleri, tedarik zinciri ve risk yönetim çözümleri, yazılım araçları ve endüstride eşi bulunmaz hayvan beslenmesi uzmanlığı sunmaktadır. Cargill Türkiye’nin, Sakarya Hendek’teki Hendek Hayvan Besleme Premiks Tesisi de Türkiye’de GMP+ ve FAMI QS yem güvenliği yönetim istemi sertifikasına sahip olan tek tesistir. Ayrıca SIO9001:2015 ve ISO27001:2013 sertifikaları mevcuttur. Tesiste ayda 2400 ton premiks ve basemiks üretimi yapılmaktadır. Cargill Hayvan Besleme hakkında daha fazla bilgi için lütfen ziyaret edin: www.cargill.com.tr/tr/hayvan-besleme

Türkiye’de Cargill Hakkında

Türkiye’de faaliyetlerine 1960’lı yıllarda başlayan Cargill gıda, biyoendüstriyel ve hayvan besleme sektörlerinde faaliyet gösteriyor. 1992 yılında İstanbul’da açılan Türkiye merkez ofisinin yanı sıra Adana ve Ankara’daki ofisler ile Bursa, Balıkesir, Kocaeli ve Sakarya’da yer alan üretim tesislerinde toplam 670 çalışanıyla hizmet veriyor. 2014’te Orta Doğu ve Kuzey Afrika, 2018 ise Sahra Altı Afrika’nın eklenmesiyle Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’yı (META) içine alan bölgenin yönetim merkezi Türkiye oldu. Dünyanın besin ihtiyacını güvenli ve sorumlu bir şekilde sağlamak amacıyla sürdürülebilirlik odağında çalışmalarını sürdüren Cargill Türkiye, dört fabrikasındaki inovatif yaklaşımlarla tüketici trendleri doğrultusunda yenilikler geliştiriyor, verimlilik yaratıyor. Daha fazla bilgi için www.cargill.com.tr ve https://www.facebook.com/CargillTurkey/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Cargill Hakkında

Cargill, dünya gıda sisteminin sizin için çalışmasına yardımcı olur. Çiftçileri pazarlarla, müşterileri malzemelerle ve aileleri de yedikleri yiyeceklerden yürüdükleri zeminlere kadar günlük ihtiyaçlarla buluşturur. Dünya çapındaki 155.000’i aşkın çalışanımız, dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde beslemek için çalışırken paydaşlarımızı ve topluluklarımızı güçlendirme amacıyla inovasyon yapıyor.

Metan emisyonlarını azaltan yemden atık bazlı yenilenebilir yakıtlara kadar olanaklar sınırsızdır. Ama değerlerimiz aynı kalıyor. İnsanı ön planda tutuyoruz. Daha yükseğe ulaşıyoruz. Doğru olanı yapıyoruz. Komşu dediğimiz insanların ve evimiz dediğimiz gezegenin ihtiyaçlarını 157 yıldır bu şekilde karşıladık ve gelecek nesiller için de böyle yapacağız. Daha fazla bilgi için, Cargill.com’u ve Haber Merkezimizi ziyaret edin.

Kaynak: HORECA Trend ve Cargill

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Together Food Hall’de Gününüzü Sour&Sweet ile Tatlandırın

Tatlıları ve ekşi maya ekmekleriyle adını duyuran Sour&Sweet, kruvasanın yumurtayla oluşturduğu lezzetin de mimarı. “Aşkın En Fermente Hali” mottosuyla hareket eden marka, kahvaltı tabaklarından ekmek üstü lezzetlere, pastalardan salataya kadar çok geniş bir menüye sahip. Sour&Sweet’in lezzetlerini, 13 markayı aynı çatı altında toplayan Together Food Hall’de bulabilirsiniz. 

Yayınlandı

on

Yeme-içme ve eğlence alışkanlığını değiştiren yepyeni bir konsepti sektöre kazandıran Together Food Hall, Lübnan mutfağından burger’a, noodle’dan kruvasana 13 farklı markayı tek çatı altında bir araya getiriyor. Bu lezzetlerden biri de, tatlıları ve ekşi mayalı ekmekleriyle nam yapmış Sour&Sweet. Marka, Caddebostan’dan sonra ikinci şubesi için Watergarden AVM’de yer alan Together Food Hall’ü seçti. Eşsiz lezzetleri ve yenilikçi yaklaşımıyla damaklarda unutulmaz izler bırakan Sour&Sweet, özgün tarifleriyle tatlı severleri mest ediyor.

Kruvasanın Lezzeti Ekşi Mayanın Sağlığı

Ekmek üstü lezzetlerden ekşi mayalı kruvasan üstü yumurtaya, kahvaltı tabaklarından salataya, tatlılara kadar çok geniş bir menüye sahip olan Sour&Sweet, günün hemen her öğününe hitap eden lezzetler sunuyor. Kruvasanın lezzetini ekşi mayanın sunduğu sağlıkla birleştiren marka, 48 saatlik emekle ortaya çıkan kruvasanlarını, Fransız tereyağı ile lamine ederek lezzet sevenlerle buluşturuyor. “Aşkın En Fermente Hali” mottosuyla hareket eden Sour&Sweet’in ekmekleri ise, müdavimlerine “fırından çıkmış ekmek kokusu” huzuru yaşatıyor.

Lezzetle Eğlenceyi Buluşturuyor

Gününüzü Sour&Sweet lezzetleriyle tatlandırmak için yolunuzu, Ataşehir’deki Watergarden AVM’de yer alan Together Food Hall’e düşürün. Üstelik AVM’nin havuz katında hizmet veren Together’da yemeğinize, Watergarden’ın muhteşem havuz şovları eşlik ediyor. Modern mimarisi ve şık tasarımıyla Together, lezzetle eğlenceyi birleştiriyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Together Food Hall

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Cargill, Dünya Sağlık Örgütü’nün Trans Yağ Kriterlerini Karşılayan İlk Küresel Yemeklik Yağ Tedarikçisi Oldu

Türkiye’de uzun yıllardır trans yağ standartlarına uygun üretim yapan Cargill, bu yaklaşımını dünyaya taşıdı. Şirket, 2021 taahhüdünü yerine getirerek; 2024 yılı itibarıyla yasal zorunluluğun olmadığı ülkeler de dahil olmak üzere iTFA’yı tüm yenilebilir yağ portföyünden çıkardı.

Yayınlandı

on

Cargill’in yenilebilir katı ve sıvı yağlar portföyünün tamamı, 1 Ocak 2024 itibarıyla Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) katı ve sıvı yağlarda endüstriyel olarak üretilen trans yağ asitleri (iTFA) için önerilen maksimum tolerans seviyesine uygun hale geldi. Cargill, DSÖ’nün önerdiği standart olan 100 gram katı/sıvı yağda maksimum iki gram endüstriyel trans yağ asidi (iTFA) oranını şu anda yasal zorunluluğun olmadığı ülkeler de dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm yenilebilir yağ portföyünde uygulayan ilk küresel tedarikçi olarak bu dönüm noktasına ulaştı.

Cargill, Aralık 2021’de iTFA’ları katı ve sıvı yağ portföyünden çıkarma taahhüdünü duyururken, bu başarı onlarca yıllık çalışmanın yansımasıydı. Şirketin iTFA yolculuğu, erken inovasyon, sermaye giderleri ve kaynaklarına milyonlarca dolarlık yatırım ve binlerce Ar-Ge saati dahil olmak üzere çeyrek yüzyıldan fazla bir süreyi kapsıyor. Süreç boyunca Cargill, 400’den fazla müşterinin daha mutlu, daha sağlıklı yaşamlara katkıda bulunan besleyici ve lezzetli ürünler yaratmasına yardımcı oldu ve iTFA içeren 680 tondan fazla ürünü küresel gıda tedarikinden çıkardı.

PepsiCo’nun Baş Bilim Sorumlusu René Lammers, “Cargill’in tüm yağlarında endüstriyel olarak üretilen trans yağları azaltma taahhüdünün devam ettiğini ve son zamanlarda Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilen standartlarına uyma hedeflerine ulaştığını görmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi ve ekledi: “Bu hamle, PepsiCo’nun aynı standardı karşılamak için gıdalarımızdaki iTFA’ları başarılı bir şekilde azaltmasıyla uyumludur ve endüstri ortaklarımızı, yiyecek ve içecek portföyümüzü gezegen ve insanlar için daha iyi olacak şekilde geliştirmek adına bu önemli girişimde bize katılmaya teşvik ediyoruz.”

Sadece son iki yılda Cargill, yağ işleme sırasında üretilen trans yağ miktarını azaltmak için tesisleri iyileştirmek amacıyla 8,5 milyon dolar daha yatırım yaparken, yaklaşık 25 ülkede 100’den fazla müşteriyle yakın iş birliği içinde çalışarak onların ihtiyaçlarını karşılayan yeni ürün çözümlerini yeniden formüle etti.

iTFA’lar çoğunlukla bitkisel yağların (PHO’lar) kısmi hidrojenasyonu yoluyla oluşuyor, ancak aynı zamanda yemeklik yağ rafinasyonu sırasında yüksek ısıl işlemle de oluşturulabiliyor. 2018’de DSÖ, toplam enerji alımının yüzde 1’inden daha fazla trans yağ alımının koroner kalp hastalığı olayları ve ölümle ilişkili olduğunu belirterek, 2023 yılına kadar iTFA’ların küresel olarak ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.

Cargill’in Yenilebilir Yağlar Başkan Yardımcısı ve Kuzey Amerika Genel Müdürü Natasha Orlova, “Taahhüdümüzü yerine getirdiğimiz ve amacımızı yerine getirmemize yardımcı olduğumuz için son derece gururluyuz — dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde besliyoruz” dedi ve ekledi: “Mevcut iTFA mevzuatı olmayan ülkelerde bile bu endüstri liderliği adımını atmak, Cargill’in inovasyon ve deneyimini daha küçük üreticilere sunarken, daha büyük gıda üreticileri için tedarik zincirlerinde tutarlılığı sağlamaya yardımcı oluyor.”

Uyumluluğu sağlamak için Cargill, daha büyük gıda güvenliği ve kalite güvence programına iTFA’ları ekledi. Bu sistem tabanlı yaklaşım, birden fazla izleme, uyumluluk ve denetim katmanını içeriyor.

DSÖ, en son ilerleme raporunda, iTFA’ların kullanımını sınırlayan politikaların yalnızca dünya ülkelerinin 60 ‘ında uygulandığını ve küresel nüfusun yaklaşık %43’ ünü kapsadığını belirtti. Bu, dünyadaki tüketicilerin çoğunu sürekli iTFA tüketimi için risk altında bırakıyor. Rapor, büyük sıvı ve katı yağ tedarikçilerini “Cargill’in endüstriyel olarak üretilen TFA’yı küresel olarak gıda üreticilerine satılan ürünlerden çıkarmak için gösterdiği öncü çabalarını takip etmeye” çağırdı.1

Orlova, “Tüm küresel portföyümüz için DSÖ standartlarını tutarlı bir şekilde, her yönüyle taahhüt eden ve karşılayan ilk ve tek küresel yenilebilir yağ tedarikçisiyiz ve bu dönüm noktasıyla haklı bir gurur yaşasak da, DSÖ raporu çok fazla çalışmanın devam ettiğini vurguluyor” dedi. “Doymuş yağ seviyelerine dikkat ederken yalnızca iTFA tavsiyelerini karşılamakla kalmadık, aynı zamanda tüketicilerin en sevdiği yiyeceklerin tadını veya dokusunu ayırt edilebilir şekilde değiştirmeden de yapılabileceğini kanıtladık. Diğer sektör oyuncularını da liderliğimizi takip etmeye ve iTFA’ları tüm ürünlerinden çıkarmaya çağırıyoruz.”

Cargill ayrıca, özellikle şirketin taahhüdü sırasında iTFA düzenlemesine sahip olmayan ülkelerde, son iki yıl içinde endüstri çapında yeniden düzenlemeyi ilerletmeye yardımcı olmak için adımlar attı. Pakistan’daki eylemleri arasında Cargill, bir kamu bilinci kampanyası için Sustainable Development Policy Institute ile ortaklık kurdu. Malezya ve Meksika’da şirket, iTFA yeniden formülasyonunda deneyim ve uzmanlık paylaşırken, DSÖ en iyi uygulamaları hakkında farkındalık yaratmak için endüstri, akademik ve hükümet paydaşlarıyla etkileşime girdi.

Cargill Hakkında

Dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde beslemek için gıda, bileşen, tarımsal çözümler ve endüstriyel ürünler sağlamayı taahhüt ediyoruz. Tedarik zincirinin merkezinde yer alarak, yaşam için hayati önem taşıyan ürünleri tedarik etmek, üretmek ve sunmak için çiftçiler ve müşterilerle ortaklık kuruyoruz.

160.000 kişilik ekip üyemiz, işletmelerin büyüyebilmesi, toplulukların gelişmesi ve tüketicilerin iyi yaşaması amacıyla yaşamın temel ihtiyaçlarını sunmak için yenilikler yapıyor. Bir aile şirketi olarak 159 yıllık tecrübemizle, değerlerimize sadık kalıyor ve geleceğe bakıyoruz. İnsana öncelik veriyoruz. Daha yükseğe ulaşıyoruz. Bugün ve gelecek nesiller için doğru olanı yapıyoruz.

Türkiye’de Cargill Hakkında

Türkiye’de faaliyetlerine 1960’lı yıllarda başlayan Cargil, gıda, biyoendüstriyel ve hayvan besleme sektörlerinde faaliyet gösteriyor. 1992 yılında İstanbul’da açılan Türkiye merkez ofisinin yanı sıra Adana ve Ankara’daki ofisleri ile Bursa, Balıkesir, Kocaeli ve Sakarya’da yer alan üretim tesislerinde 650’yi aşkın çalışanıyla hizmet veriyor. 2014’te Orta Doğu ve Kuzey Afrika, 2018’de ise Sahra Altı Afrika’nın eklenmesiyle Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’yı (META) içine alan bölgenin yönetim merkezi Türkiye oldu. Dünyanın besin ihtiyacını güvenli ve sorumlu bir şekilde sağlamak amacıyla sürdürülebilirlik odağında çalışmalarını sürdüren Cargill Türkiye, dört fabrikasındaki inovatif yaklaşımlarla tüketici trendleri doğrultusunda yenilikler geliştiriyor, verimlilik yaratıyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Cargill

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Metro Chef Kurutulmuş Mantar Çeşitleri ile Mantar Lezzeti Her Mevsim Mutfaklarda!

Lezzeti ve içerdiği besin değeriyle sofraların vazgeçilmezi olan mantarı, zengin çeşit alternatifleriyle mevsimine özel, taze ve dondurulmuş şekillerde raflarında sunan Metro Türkiye, kendi markası Metro Chef ile Porçini Mantarı, Kuzugöbeği Mantarı, Sarıkız Mantarı ve Shiitake Mantarı’nı kurutulmuş haliyle raflarına getiriyor. 

Yayınlandı

on

Sofraların hem en leziz hem de en besleyici ürünlerinden biri hiç kuşku yok ki mantarlar. İçeriğinin yüzde 80-90’ı su olan mantarların birçok türü doğada kendi halinde yetişiyor veya kültür mantarları olarak günümüzde yetiştiriciliği yapılıyor. İçerdiği besin değeri ve lezzetiyle öne çıkan mantarlar bitki bazlı beslenmede de sıkça tercih ediliyor. Birbirinden farklı yenilebilir çeşidiyle kavurmadan ızgaraya, soteden makarnaya, dolmadan çorbaya hatta salataya kadar akla gelebilecek her tarife yakışan mantarlar, şeflerin de vazgeçilmezi.

1990 yılından bu yana yarattığı çözümlerle gastronomi sektörüne rehberlik eden Metro Türkiye, mutfak profesyonellerinin ve kendi mutfağının şefi olanların ihtiyaç duyduğu her türlü ürünü raflarında sunuyor. Yıl boyunca mevsimine göre taze mantar çeşitliliği sağlayan Metro Türkiye, kendi markası Metro Chef ile tazeyken alınıp dondurulmuş ve kurutulmuş mantarlarla, mevsimi dışında da bu lezzetleri erişilebilir kılıyor. Metro Türkiye, şimdi de zengin ürün yelpazesine eklediği 4 özel kurutulmuş mantar çeşidi ile mutfaklara değer katıyor!

Kurutma Yöntemiyle Dört Mevsim Mantar Lezzeti

Metro Türkiye mantarların mutfaklardaki potansiyelini görerek raflarındaki mantar çeşitliliğini artırmaya devam ediyor. Son olarak Metro Chef Kurutulmuş Porçini Mantarı, Metro Chef Kurutulmuş Kuzugöbeği Mantarı, Metro Chef Kurutulmuş Sarıkız Mantarı ve Metro Chef Kurutulmuş Shiitake Mantarı’nı ürün yelpazesine ekleyen Metro Türkiye, kurutma yöntemiyle mantarların lezzetini korurken aynı zamanda istenilen her mevsim sofralara taşıyor.

100 Gramlık Ambalajlarda Sunuluyor

100 gramlık ambalajlarda raflara taşınan yeni Metro Chef kurutulmuş mantar çeşitleri hem evlerin hem de profesyonel mutfakların şeflerine büyük bir kolaylık sağlıyor. Şeflerin, diledikleri her mevsim mantar lezzetine kavuşmak için yapacakları tek şey, mantarları ılık suda yıkadıktan sonra sıcak su ile doldurulmuş küçük bir kapta 15 dakika bekletmek ve süzdükleri mantarı kaynayan suda sadece 1 dakika daha bekletip tekrar süzmek.

Tadı damaklarda kalacak mantarlı yemekler yapmak için Metro Chef Kurutulmuş Mantarlar tüm Metro Türkiye mağazalarında sizleri bekliyor!

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.