Gastronomi Rehberi Gault&Millau Türkiye’de | HORECA Trend
Takip edin!

Restoran

Gastronomi Rehberi Gault&Millau Türkiye’de

Dünyanın en prestijli iki gastronomi rehberinden biri olan Gault&Millau, Sözen Organizasyon iş birliği ile Türkiye’ye geldiğini basın toplantısıyla duyurdu.

Yayınlandı

on

İlk kez 1969 yılında Paris’te iki gazeteci ve yemek eleştirmeni Henri Gault ve Christian Millau tarafından yayımlanan Gault&Millau, Sözen Organizasyon iş birliği ile Türkiye’ye adım attı. 17. ülke olarak Türkiye’yi bünyesine katan Gault & Millau, gastronomi alanında en çok bilinen ve takdir edilen iki rehberden biri sayılıyor. Güçlü gastronomi ağı sayesinde kendisine saygın bir yer kazanan Gault & Millau Rehberi, 2023 yılı içinde Türkiye’deki saha çalışmalarına başlayacak ve 2024 yılında yayımlanacak!

Her şefin restoranının özgünlüğüne inanan Gault & Millau, restoran ve şefleri puanlaması için bağımsız şarap ve gastronomi uzmanlarıyla çalışmalarına devam ediyor. Elli yıldır lezzetin ve yeteneklerin peşinde koşan Gault & Millau sekiz bölgesel rehber, bir şarap rehberi ve bir şampanya rehberine sahiptir. Rehber için değerlendirilen restoran ve şeflere Gault & Millau tarafından hizmet, fiyat ve restoranın atmosferi hakkında ayrı ayrı yaptığı değerlendirmelerle birlikte yemeğin kalitesi ve lezzeti üzerinden 1 ile 20 arasında puan veriliyor. Yüksek puanlı restoranlar puanlarının derecesine göre Gault & Millau imzası olan şapkalardan 1 ile 4 arasında şapka kazanıyor.

Türkiye pazarında Sözen Organizasyon iş birliği ile yerini alan Gault & Millau hakkında çok heyecanlı olduklarını dile getiren Gökmen Sözen, bu iki önemli markanın girişiminin global gastronomi sektörü ve Türkiye arasında köprü olacağını vurguladı. Sözen, ‘Dünyada her geçen gün yıldızı parlayan Türkiye gastronomisi için atılan dev adımlara bir yenisini daha eklediğimiz için gururluyuz. Türkiye’de gastronomi sektöründeki hizmet ve yatırım zincirine Gault & Millau Rehberi ile altın bir halka daha eklemiş bulunuyoruz. Sözen Organizasyon aracılığıyla Gastromasa gibi uluslararası etkinliklerle Türkiye’yi dünya gastronomisinin merkezine taşıyoruz. Türkiye gastronomisinin geleceğini birlikte inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bu yolda ilerlerken bize destek olan herkese bir kez daha kalpten teşekkür ediyor, sağlık ve lezzet dolu günler diliyorum’ dedi.

Gault & Millau’nun CEO’su Patrick Hayoun ise şunları söyledi: ‘Gault&Millau Türkiye için Gökmen Sözen ile yeni bir ortaklığa imza atmaktan ve bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Geçtiğimiz 50 yıl boyunca, Gault&Millau çok sayıda rehber ve bir dergi yayımladı, güçlü bir dijital içerik sunmakla birlikte çeşitli etkinlikler düzenledi. Fransa’dan Japonya’ya dünya çapında şefleri ve restoranlarını tanıttı. Gault & Millau, her şeyden önce genç yetenekleri, yaratıcılığı, merakı teşvik etmeye ve tarafsız, bağımsız ve nesnel kalmaya devam ediyor. Yarının yeteneklerini ortaya çıkarıyoruz. Restoran seçimimiz, atmosferiyle birlikte eksiksiz bir mutfak deneyimi, kaliteli hizmet ve şarap listesine dayanıyor. Amacımız bir şey empoze etmek, kurallar oluşturmak değil, yeni bir düşünce tarzını teşvik etmek ve gerçekten hak edenleri öne çıkarmaktır. Bize yeni bir gastronomi sahnesi sunan ve gastronomi alanında büyük bir potansiyele sahip olan Türkiye’ye rehberimize hoşgeldiniz diyoruz. 2024 de yayımlanacak ‘milisime’ rehberimiz Türkçe ve ingilizce yayımlanacak ve yerel müfettişlerimizin gezeceği 500 restorandan seçilen 300’ü bu rehberde yer alacak. Öncelikli olarak Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu bölgesini değerlendireceğiz.’

T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz: ‘Bugün, gastronomi alanında elde edilen başarılarla potansiyeli tescillenen ülkemizin uluslararası düzeyde bir kez daha öne çıkacağı Gault& Millau Türkiye için bir aradayız. Dünya yeme içme sektöründe saygın ve önemli bir yeri olan Gault & Millau rehberine Türk mutfağının da dahil edileceği bilgisini paylaşmaktan son derece memnuniyet duyuyoruz. Türk restoranları, Türk şefleri ve genel olarak da Türk mutfağı dünyada giderek daha fazla ilgi odağı haline gelmeyi başardı. Zengin yemek kültürümüz, şef restoranların sayısı ve kalitesindeki artışla günümüzde gastronomi alanında önde gelen ülkelerle boy ölçüşecek seviyelere geldik. Özellikle İstanbul için artık bir Gastro City sıfatını rahatlıkla kullanabiliyoruz. Prestijli yeme içme rehberlerinden olan Gault & Millau, Türkiye’yi küresel gastronomi alanına taşıyan hamlesi ve Sözen Organizasyon ile yaptığı iş birliği son derece kıymetli. Bu saygın rehberin ülkemize göstermiş olduğu ilgi, bizlere hem gastronomide önemli yol aldığımızı gösteriyor hem de gastronomi alanındaki iddiamızı daha üst sıralara taşıyacağımıza işaret ediyor. Gurme turistleri ülkemize çekmek, Türk mutfağını dünya çapında markalaştırmak, aynı zamanda dünya mutfaklarının en iyi örneklerinin de ülkemizde yer alması ve ülkemizdeki şehirlerin Gastro City konumlandırılmasını sağlamlaştırmak Bakanlık olarak stratejik hedeflerimizden biri. Gault & Millau’nun Türkiye’ye gelmesi, sektörümüzün sahip olduğu yüksek standartların tüm dünyaya tanıtılmasında son derece önemli bir adımı oluşturuyor. Türk turizmine katkı sunan her emeğin önemini biliyoruz, bu yolda sarfedilen tüm çabaların her zaman destekçisi olacağız. Bu rehberin Türkiye’ye gelmesinde emeği geçenleri kutluyorum, Gökmen Sözen’in bu alana verdiği emekler için kendisine teşekkür ediyorum. Umarım uzun soluklu bir iş birliği olacak. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum’ dedi.

 

Kaynak: HORECA Trend ve Sözen Organizasyon

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Restoran

Forno Balat’ta Ev Yapımı Eşsiz Kahvaltılar Sizi Bekliyor 

Balat’ın tarihi binalarından birinde konumlanan, zengin menüsü, eşsiz tatları ve enerji dolu atmosferiyle 10 yıldır aynı kalite ile hizmet veren Forno Balat, her biri kendi yöresinden gelen ürünlerden oluşan hafta içi serpme, hafta sonu, dini ve resmi bayramlarda ise açık büfe kahvaltısı ile kahvaltı keyfinizi birbirinden lezzetli sunumlarıyla şölene çeviriyor. 

Yayınlandı

on

Bu yıl Anneler Günü’nde annelerimize özel yüzde 20 indirim uygulayan Forno Balat’ın lezzetli kahvaltılıklarının her ürünü ev yapımı sunuluyor.

Balat’ın tarih kokan sokağında hafta içi serpme, hafta sonu açık büfe kahvaltı keyfinin yerel mutfağın incelikleriyle yorumlandığı Forno Balat, keyifli kahvaltıların vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor.  Açık mutfağı ve gizli arka bahçesi ile kendinizi bir kafe ya da restoranda değil, anne evinde gibi hissedeceğiniz Forno Balat’ta açıldığı günden beri değişmeyen lezzetler, yüzde yüz organik ürünlerle hazırlanıyor.

Her biri kendi yöresinden getirilen ve ev yapımı olan kahvaltıda; fındık, 2 çeşit kayısı, ceviz, Aydın yöresinin meşhur inciri, yine Aydın Söke bahçelerinden toplanan siyah ve yeşil zeytin ve zeytin tarlalarından elde edilen zeytinyağı, ev yapımı siyah ekmek, sıcak pideler, tereyağlı kruvasan, pişi, yumurtalı ekmek, kaşarlı-sucuklu sahanda yumurta, menemen, kavurma, pastırmadan oluşan geniş bir şeçenek mevcut.

Ev yapımı reçellerden çeşit çeşit peynirlere kadar her damak zevkine hitap eden zengin seçeneklerin sunulduğu Forno Balat’ta açık büfe kahvaltı 470 TL., hafta içi 2 kişilik serpme kahvaltı 920 TLForno Balat’ın kahvaltılarında çaylar ise sınırsız olarak ikram ediliyor.

Yoğun iş ve şehir temposunda kendinize hafif ve sade bir kahvaltı ısmarlamak isterseniz; bal, kaymak ve tek göz yumurtalı, ve 2 bardak çaylı mini kahvaltının fiyatı ise 320 TL.

Annenize Keyif ve Lezzet Dolu Bir Sürpriz Yapın

Forno Balat’ın bu özel günde uyguladığı yüzde 20 indirim sürprizi ile de Anneler Günü’nde annenize sevdikleriyle birlikte keyifli ve lezzet dolu bir kahvaltı eşliğinde güzel saatler hediye edebilirsiniz.

Kaynak: HORECA Trend ve Forno Balat

Devamını Oku

Restoran

Cunda’nın Eşsiz Güzelliği Köşebaşı’nın Lezzetiyle Tamamlanıyor

Geleneksel lezzetleri modern bir sunumla birleştiren Köşebaşı, artık Cunda Adası’nda! Türkiye’nin mutfak kültürüne sahip çıkmayı bir ilke edinen Köşebaşı’nın yeni şubesi, adanın önemli simgelerinden Cunda Despot Evi’nde yıl boyu hizmet verecek.Türk mutfağının seçkin yemekleri ve gerçek kebap lezzetinin yanı sıra her sabah kahvaltı da verilecek. 

Yayınlandı

on

Rum evleri, sakız kokusu, dar sokakları, lor peyniri, zihinlere kazınan manzarası, rahatlatıcı koylarıyla Cunda Adası, Türkiye’nin cennet rotalarından biri. Şimdi bu güzellikler, Köşebaşı’nın lezzetiyle tamamlanıyor. 1995 yılından bu yana, yerelliğin ve gelenekselliğin yemek kültüründeki önemini bilen ve gerçek lezzetleri yansıtmayı önemseyen Köşebaşı’nın yeni şubesi Cunda’da açıldı. Adanın önemli simgelerinden, Yeşilçam filmlerinin gözde mekânlarından biri olan Cunda Despot Evi’nde yıl boyu hizmet verecek olan Köşebaşı Cunda, adanın güzelliğini lezzetle buluşturuyor.

Gerçek Kebap Lezzeti

Adana ve Tarsus mutfağını kültürüyle birlikte sunan Köşebaşı Cunda’da gün, kahvaltı servisiyle başlıyor. Geleneksel tatları ve gerçek kebap lezzetini ada sakinlerinin yanı sıra Cunda’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere tanıtan Köşebaşı Cunda’da vegan seçeneklerin yanı sıra kokteyl menüsü de yer alıyor.

Deniz Kenarında Yemek Keyfi

Köşebaşı Cunda, deniz kenarındaki 150 kişilik bahçesiyle misafirlerine lezzetin keyfini Cunda Adası’nın güzelliği eşliğinde çıkarma şansı sunuyor. Ayrıca 50 kişilik iç salonu da olan restoran, adanın önemli simgelerinden Cunda Despot Evi’nde bulunuyor. Yunanistan’ın devlet olduğu gün Rum halkının verdiği bağışlarla din adamı “Despot” tarafından 1862’de inşa ettirilen, ölümünden sonra 1877’de Osmanlı Devleti’nin Hükümet Binası olan, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasıyla hem ilkokul hem de öksüzler yurdu olarak kullanılan, Yeşilçam sinemasının Hayat Bayram Olsa, Kambur, Ah Dede Vah Dede gibi sevilen filmlerinin ve Av Zamanı’nın çekildiği, restore edilerek 2019’da otel olan Despot Evi, Cunda’nın önemli tarihi değerlerinden biri. Köşebaşı Cunda da bu tarihi değeri, kaliteden ödün vermeden ustalık ve lezzeti birleştirdiği hizmet anlayışıyla tamamlıyor.

Türkiye’deki 12. şube 

Akkomarka çatısı altında yer alan Köşebaşı, 12. şubesini Cunda’da açmış oldu. Zengin menüsüyle misafirlerine her daim unutulmaz bir deneyim sunan Köşebaşı’nın yurtdışındaki beş şubesi ile birlikte toplamda 17 şubesi bulunuyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Akkomarka

Devamını Oku

Restoran

Nobu Tokyo Şefleri Özel Omakase Menüsü ile Nobu Istanbul’da

Ünlü oyuncu Robert De Niro ve Şef Nobu Matsuhisa’nın ortağı olduğu Nobu Restaurant, 24-25-26-27 Nisan tarihlerinde bir ilke imza atıyor. Nobu Tokyo’nun dünyaca ünlü şefleri, özel omakase menüsü sunmak için Nobu Istanbul’a geliyor.

Yayınlandı

on

Eşsiz gastronomi algısıyla dünyaya yayılan efsanevi Nobu Restaurant’ın deneyimli Tokyo şefleri, özel omakase menüsünü panoramik İstanbul manzarası eşliğinde sunmaya geliyor. Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin yıldönümü tesisinin 100. Yılına özel gerçekleşecek haftanın açılış gününe koto performansı eşlik ederken Tokyo haftası boyunca planlanan çeşitli atölye programları da kültüre dair özel bir bakış sunacak.

Japon-Peru ruhunu yaşatan özgün dekorasyonu ve yenilikçi bir kompozisyona sahip tabaklarıyla sıra dışı bir atmosfer sunan Nobu Istanbul, Japon mutfağına özel reçetelerin Nobu Tokyo standartlarında sunulacağı Tokyo haftasına Asya-Pasifik Bölge Direktörü Baku Kobayashi’nin de katılımıyla ev sahipliği yapıyor. Özel Suşi Şefi Masami Ouchi ve Nobu Tokyo Kurumsal Şefi Shuichi Yamaguchi’nin Türkiye şefleriyle birlikte hazırlayacağı menü, omakase ve alakart olmak üzere iki farklı seçenekten oluşuyor. 8 aşamalı tadım menüsü; yüksek kaliteye sahip malzemelerle hazırlanan başlangıç seçkisi, Japon mutfağının geleneksel bir sembolü haline gelen 5 parçalık suşi sunumu ve Tokyo’ya özgü imza tabaklara eşlik eden azuki espresso soslu matcha parfe tatlı tabağından oluşuyor.   Alakart menü ise; Tokyo Style Wagyu Sukiyaki Toban ve Shio-Koji cured Grilled Rack of Lamb with Jalapeno Salsa gibi ünlü 5 farklı tabak seçeneğine sahip.

Nobu Tokyo Haftası: Lezzet ve Kültürün Keşfi

Tabiatın dinginliğini duyuları harekete geçiren bir keşfe dönüştüren bonsai atölyesi, 24 Nisan Çarşamba günü katılımcılarını binlerce yıllık bir geçmiş ile bağlantı kurmaya davet ederken, çiçeklerin estetiği eşliğinde Japon kültürünün derinliklerine bir yolculuğa çıkaran ikebana atölyesi ise 25 Nisan Perşembe günü büyüleyici bir deneyim sunacak. 26 Nisan Cuma günü planlanan origami atölyesi ise kağıdın olağanüstü dönüşümünün izinde yaratıcılığın sınırlarına odaklanacak. Nobu Tokyo’nun ikonik lezzetleri eşliğinde gerçekleşecek atölye seçkisi, 3 gün boyunca sanat ve gastronomiyi özgün bir yorumla misafirleriyle buluşturacak.

Kaynak: HORECA Trend ve Nobu Istanbul

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.