Metro Türkiye, Organik Gıda Ürünlerinde İzlenebilirlik Sunuyor | HORECA Trend
Takip edin!

Gıda Üreticileri

Metro Türkiye, Organik Gıda Ürünlerinde İzlenebilirlik Sunuyor

METRO Türkiye , kendi markaları altında sunduğu 49 farklı organik gıda ürününün tarladan ve çiftlikten rafa kadar olan yolculuğunu QR kod aracılığı ile tüketicilerin bilgisine sunuyor.

Yayınlandı

on

Gıda güvenliğinin korunması ve sürdürülebilir kaynaklardan gıda tedariği amacıyla, Türkiye’de ilk kez 2014 yılında başlattığı izlenebilirlik çalışmalarını, “Tabağında ne var?” hareketi altında birleştirerek daha da büyüten Metro Türkiye, kırmızı et, balık, bal ve meyve-sebze ürünlerinden sonra Metro markalı tüm organik gıda ürünlerinde yüzde 100 izlenebilirlik sunuyor. Metro Türkiye, kendi markaları altında sunduğu zeytinyağından yumurtaya, salçadan bakliyatlara kadar 49 farklı organik gıda ürününün tarladan ve çiftlikten rafa kadar olan yolculuğunu anlatan 39 farklı bilgiyi QR kod aracılığı ile tüketicilerin bilgisine sunuyor. Organik ürünlerdeki bu yeni yatırımı ile Metro Türkiye, sektörde yine bir ilke imza atmış oluyor ve gıda okuryazarlığını destekliyor.

30 yılı aşkın bir süredir güvenilir gıdayı müşterileri ile buluşturan Metro Türkiye, sektöre öncülük ederek ilk kez 2014 yılında başlattığı izlenebilirlik çalışmalarını tüketicilerde gıda okuryazarlığı konusunda farkındalık yaratma amacıyla hayata geçirdiği ‘Tabağında ne var?’ hareketi kapsamında genişletiyor. Kırmızı et, balık, bal ve meyve-sebze ürünlerinden sonra Metro markalı tüm organik gıda ürünlerinde QR kod ile izlenebilirlik sunuyor. Türkiye’de bir ilk ve tek olan bu uygulama ile birlikte, Metro Chef markalı salça, yumurta, bakliyat, zeytinyağı ve Rioba markalı smoothie ve soğuk çay çeşitleri gibi 50’ye yakın organik ürünün tarladan ve çiftlikten rafa olan yolculuğunu toplamda 39 farklı bilgi ile sunuyor. Ürünün etiketinde yer alan QR kodu okutarak erişilen bu bilgiler sayesinde tüketiciler, son ürün ve o ürünü oluşturan tüm hammaddelerin organik ürün sertifikasından ürünlerin hangi çiftçi, tarla, kümes veya üreticiler tarafından üretildiğine, ürünlerin analiz sonuçlarından üreticilerin gıda güvenliği belgeleri ve denetim sonuçlarına kadar ürünün tüm hikâyesini görebiliyor.

Ürünün rafa gelene kadar tüm hikayesi dijital ortamda

Türkiye’de bir ilk olarak müşterilerine organik ürünlerde %100 izlenebilirlik sağladıklarını ifade eden Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng; “Metro Türkiye olarak herkes için sağlıklı beslenme anlayışımız çerçevesinde hem öncü projeler gerçekleştiriyor hem de ürün gamımızı çeşitlendiriyoruz. Bu kapsamda raflarımızda 200’den fazla organik sertifikalı ürün bulunduruyoruz ve bunların %25’ini de kendi markalı ürünlerimiz oluşturuyor. Sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etme ve müşterilerimizin beklentilerini karşılama amacıyla ürün çeşitliliğimizi artırırken güvenilir gıdayı da müşterilerimize sunmak bir diğer önceliğimiz. Uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız izlenebilirlik çalışmalarımız kapsamında yine Türkiye’de bir ilk olarak kendi markalı tüm organik ürünlerimizin rafa gelene kadarki tüm sürecinin dijital hikâyesini sunmaya başladık. Örneğin; Metro markalı domates salçasında domatesin üretildiği tarlayı ve çiftçiyi, yumurtada tavuğun bulunduğu kümesi, zeytinyağında yağın elde edildiği zeytinin çeşidini ve hatta üretim metodunu sadece bir QR kod okutarak görebiliyorsunuz. Sadece bu bilgiler ile kalmıyor aynı zamanda o ürünün ve ambalajının migrasyonundan ağır metal analizlerine, üreticilerin gıda güvenliği belgeleri ve denetim sonuçlarına kadar tüm detaylı bilgileri de dijital olarak müşterilerimizle paylaşıyoruz. ‘Gıdaların İzini Sür, Bilgiyle Beslen’ sloganıyla çıktığımız bu uzun soluklu yolculukta bilinçli tüketim ile tüketicilerin de gıda okur- yazarlığı konusunda farkındalıklarını artırmayı amaçlıyoruz.’’ dedi.

Metro Türkiye’nin kendi markaları altındaki tüm organik gıda ürünlerinde gıda güvenliği ve adil çalışma koşullarında güvenceyi sağlayabilmek amacıyla organize ettiği tarla, çiftlik ve paketleme tesisi denetimleri takip edilebiliyor, ürün bir kooperatif ürünü ya da coğrafi işaretli ise bu bilgilere de kolaylıkla ulaşabiliyor. 13 farklı tedarikçiden sağlanan Metro markalı 49 adet organik gıda ürününde, çiftçi ya da hammadde üreticisinin yanı sıra hasat yeri, gıda ürününe göre alerjen bilgisi, süt yağı miktarı, ürün analizleri, son ürün ve o ürünü oluşturan tüm hammaddelerin organik ürün sertifikaları, Coğrafi İşaret bilgisi gibi 39 farklı bilgi, ürün üzerinden okutulan QR kodu ile müşterilerle paylaşılıyor.

Tüketiciler bilgi ile beslenirken, üreticilere de eğitimler düzenleniyor

Metro Türkiye, izlenebilirlik sisteminin tedarikçiler tarafından uygulanabilmesi amacıyla; 13 farklı tedarikçi ile birebir görüşerek, QR kod sistemine yönelik 20 saatlik eğitim de verdi. Bu eğitim ve çalışmalar sayesinde izlenebilirlik çalışmalarını geliştiren Metro Türkiye, üreticilerini de bu konuda bilgilendirirken aynı zamanda iş birliği yaptığı kooperatif ve tedarikçilerine bağlı üreticileri de doğrudan etkileyerek yerel üretimi destekliyor.

Her geçen gün genişleyen ürün yelpazesi ile 200’ü aşkın organik ürün raflarda

Çevreyi korumak ve sağlıklı beslenmek amacıyla yapılan organik tarım; kimyasalların insanlar, çevre ve hayvanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korurken yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak enerji tasarrufu yapılmasına destek veriyor. Organik ürün tüketimi, sağlığa olumlu yönde etki ederken toprak, su ve havayı kirletmeden çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını koruyan tarımsal üretim yöntemini de destekliyor. Müşterilerine güvenilir, sağlıklı ve besin kalitesi yüksek ürünler sunma vizyonuyla; her yıl bir önceki yıla göre organik ürün çeşitliliğini %25 oranında artırmayı hedefleyen Metro Türkiye, 2021’de kendi markalı organik ürün sayısını bir önceki yıla göre %200’den fazla artırdı. Raflarında 200’ü aşkın organik ürün bulunduran Metro Türkiye, kendi çatısı altında bulunan markaları ile de 49 farklı organik gıda ürünü sunuyor. Aynı zamanda bitki bazlı, şekeri, yağı, tuzu azaltılmış, katkısız, ürün çeşitliliğini de artırarak sağlıklı beslenme yolculuklarında müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamaya devam ediyor..

Kaynak: HORECA Trend ve Metro Türkiye 

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Sağlıklı Yaşam İçin Altın Besin Bulgur Japonya’dan Onay Aldı

Duru Gıda’nın, Japonya’daki Mukogawa Kadın Üniversitesi’nde glisemik indeks (GI) üzerine yaptırdığı analiz, bulgurun 54,9’luk GI değeri ile uzun süre tok kalmayı sağladığını ve açlık krizlerinden koruduğunu doğruladı. Böylelikle bulgurun sağlıklı bir yaşam için değerli ve diyabete karşı etkili bir gıda olduğu bir kez daha ortaya konuldu.

Yayınlandı

on

En iyi bakliyatı tüketicisine sunmak için 89 yıldır çalışan Duru Gıda, ürünlerinin kalitesi ve besin değerine yönelik araştırmalarını sürdürüyor. Duru, bu kez, Türkiye’nin en çok tercih edilen ürünlerinden “bulgur” için Japonya’da analiz yaptırdı. 

Japonya’da, Mukogawa Kadın Üniversitesi’nin, Gıda ve Beslenme Bilimleri Fakültesi, Gıda Geliştirme Araştırma Laboratuvarı’nda bulgurun kandaki glikoz (şeker) seviyesine etkisi, yani Glisemik Indeks (GI) değeri ölçüldü. 12 sağlıklı katılımcının yer aldığı analiz, ürünün GI değerinin 54,9’la, “Düşük GI Gıda” kategorisine girdiğini ortaya koydu. 

Gıda Mühendisi Ece Duru, GI analizinin, tüm dünyanın dikkate aldığı, sınırlı yerde yapılan değerli bir araştırma metodu olduğunu belirtti. GI analizinin Japonya gıda standartlarının “olmazsa olmaz”ları arasında yer aldığını söyleyen Ece Duru, “Bu araştırmanın en güvenilir yerlerde yapılması, verilerin doğruluğuna güven açısından oldukça kıymetlidir. Japonların bu konudaki standartlarını ve hassasiyetini dikkate alarak, analizi Japonya’da bu konu üzerinde uzmanlaşmış Prof. Yasushi Suzuki ve ekibiyle yaptık. Bu raporlamalar sayesinde bireyler daha sağlıklı ve bilinçli gıda tüketimine yöneliyor. Duru Gıda olarak bulgurumuz üzerine yaptırdığımız bu analizin amacı, düşük glisemik indeksin uluslararası pazarlar için önemini göstermek ve bulgurlarımızı sağlıklı düşük GI ürün olarak tescillendirmekti. Bulgur gibi kompleks karbonhidratlar, glisemik indeksleri düşük olduğunda daha uzun süre tok kalmanızı sağlar ve açlık krizlerinden bizi korur.” dedi.

Glisemik İndeks Şeker Hastaları İçin Hayati Önemde 

Besinlere ilişkin merakın, markalar tarafından şeffaf şekilde giderilmemesinin gıda dünyasının en önemli sorunlarından olduğunu söyleyen Duru, “Glisemik indeks özellikle son yıllarda diyabet hastalarının sıklıkla kullandığı bir terim. Glisemik indeks kısaca, kan şekerini yükseltme ölçüsüdür. Basit karbonhidratlar, örneğin şekerli gıdalar kan şekerini hızlıca yükseltir ve birkaç saat sonra kan şekerini hızlıca düşürür. Bu durum kişinin hızlı şekilde acıkmasına sebep olur. Bulgur, hem iyi bir kompleks karbonhidrat hem de glisemik indeksi düşük bir gıdadır. Kompleks karbonhidratların sindirimi, emilimleri ve kana geçmeleri basit karbonhidratlara göre daha uzun zaman alır. Kan şekerinin daha yavaş emilmesini sağlayarak porsiyonların ve diyabetin kontrolünde çok önemli bir rol üstlenir. Kan şekerini hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli gıdalar yerine kan şekerini yavaş yavaş yükselip yavaş yavaş düşmesini sağlayan düşük glisemik indeksli gıdalar tercih edilmelidir.” dedi. 

Kaynak: HORECA Trend ve Duru Gıda

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Baharın Tazeliği ve Enerjisi Peyman’dan

Doğanın uyanışına şahitlik ettiğimiz bahar ayları, sağlıklı yaşam ve beslenme konularının da ön plana çıktığı bir dönem. Bu dönemde vücudu sağlıklı besinlerle desteklemek ve yaz mevsimine sağlıklı bir şekilde hazırlanmak da önem kazanıyor. Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, Bahçeden glütensiz çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barları ile sağlıklı yaşamı tüketicilere sunuyor.

Yayınlandı

on

Ar-Ge ve teknoloji odaklı yatırımlarıyla gurme lezzetler geliştiren Peyman, Bahçeden markası ile sağlıklı ve lezzetli bir atıştırmalık deneyimi sunuyor. Çölyak hastalarından, glüten duyarlılığı olan tüketicilere kadar herkes için uygun ve lezzetli atıştırmalıklar geliştiren Peyman; yüksek lif içeriğine sahip çiğ kuruyemiş, kuru meyve ve atıştırmalık barlar ile hem tatlı hem de tuzlu ihtiyacını doğal tatlarla karşılıyor.

Baharın Tazeliğini Yansıtan Sağlıklı Atıştırmalıklar 

Baharın tazeliğini ve enerjisini yansıtan çiğ fındık, kaju, ceviz, kabak çekirdeği içi ve badem gibi içeriklerle zenginleştirilen Peyman Bahçeden; bedenin ihtiyaç duyduğu enerjinin alınmasına yardımcı oluyor. Turna yemişi, dut kurusu, gün kurusu, hurma, kuru erik, kuru incir, kuru kayısı ve kuru üzüm gibi doğal tatlarla ise tatlı krizleri için sağlıklı bir çözüm sunuyor. Tüm tüketiciler için pratik ve sağlıklı atıştırmalık seçenekleri sunan Peyman, Bahçeden markasının birbirinden lezzetli atıştırmalık bar alternatifleriyle de hareketli bahar günlerinde enerjinin de yüksek tutulmasını destekliyor.

Peyman Hakkında

Kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalık sektörünün öncü markalarından Peyman, 1995 yılından bu yana 30 bini kapalı olmak üzere toplam 50 bin m2’lik alanda yer alan Eskişehir’deki fabrikasında üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Peyman çatısı altında yer alan Bahçeden markasıyla kavrulmuş kuruyemiş, çiğ kuruyemiş ve kuru meyve, Çitliyo markasıyla ay çekirdeği; Nutzz markasıyla patlamış mısır, mısır cipsi, yer fıstığı ve mısır çerezi üretimi yapmaktadır. Tüketicilerine her zaman inovatif, gurme ürünlerini sunmak için aralıksız araştıran, geliştiren, aynı çatı altında farklı markalar yaratan ve bu marka ailelerini her geçen gün büyüten bir yapıya sahip olan Peyman, bu vizyon çerçevesinde 2022 yılından bu yana İş Holding bünyesinde faaliyet göstermektedir. Tarım ve tekstil sektöründeki faaliyetleri ile temelleri 1950’li yıllarda atılan İş Holding ise 70 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer almaktadır. İş Holding, başta gıda olmak üzere QSR, kuruyemiş, kâğıt, lojistik, enerji, sanayi, medya ve sanat, inşaat, bilişim ve moto kurye gibi birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. 

Kaynak: HORECA Trend ve Peyman

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Palsgaard’dan Kakao Krizine İnovatif Çözüm

Palsgaard, tüm dünyada giderek büyüyen kakao krizine çözüm sunuyor. Çikolata üreticileri için önemli bir rol oynayan AMP ürünü ile yüzde 2 ila 4 arasında kakao yağı tasarrufu sağlayan ürün, ekstra bir yatırım maliyeti gerektirmiyor.

Yayınlandı

on

Palsgaard META Bölgesi Başkanı Tolga Tanrıöver, 2023 Aralık ayında kurdukları META bölgesi ile AMP gibi birçok fonksiyonel ürünü, daha fazla çikolata üreticisine ulaştırmayı hedeflediklerini söylüyor.

Danimarka merkezli global bir gıda bileşenleri firması olan Palsgaard, yaptığı yatırımlar ve 2027 yılı büyüme stratejileri doğrultusunda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’yı kapsayan META bölgesini kurdu. META bölgesi sayesinde Palsgaard’ın çok amaçlı ve işlevsel özelliklere sahip fonksiyonel ürünlerinin çok daha fazla üreticiye ulaştırılması planlanıyor.

“Kakao Fiyatları 46 Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı”

26 yıllık gıda ham madde sektör tecrübesinin ardından 2023 Aralık ayı itibarıyla META bölgesinin başkanlığını üstlenen Tolga Tanrıöver yeni stratejilerinden bahsederek kakao krizine dair açıklamalarda bulundu; “Biliyorsunuz ki dünya, kakao tedariği konusunda her geçen gün büyüyen bir krizin içine doğru çekiliyor. İklim krizi ve kakao ağaçlarının ölmesi nedeniyle kakao fiyatları 46 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu soruna META bölgesi ile inovatif bir çözüm sunuyoruz. Gelişmekte olan pazarlardaki etkinliğimiz de göz önüne alındığında, portföyümüzde yer alan, sektöre katma değer sağlayan ve ‘fonksiyonel ürünler’ olarak adlandırdığımız çözümlerimizi bölge stratejimiz doğrultusunda çok daha fazla üreticiye ulaştırmayı amaçlıyoruz.”

“AMP Kakao Krizine Çözüm Sunuyor”

Türkiye çikolata pazarında lider konumda olduklarının altını çizen Tolga Tanrıöver, kakao krizine çözüm sunan çikolata emülgatörü AMP adlı üründen ve ürünün özelliklerinden bahsetti: “AMP, Türkiye çikolata pazarında kendini çoktan kanıtlamış olan ve ‘fonksiyonel ürün’ kategorimizde yer alan bir ürünümüz. Palsgaard’ın yıllar içerisinde deneyimli uzmanları ve teknolojisi ile geliştirdiği yüksek fonksiyonaliteye sahip AMP, nötr tat ve koku özellikleri ile üreticilere birçok avantaj sağlıyor.’’

“Ekstra Yatırım Maliyeti Gerektirmiyor”

Kakao yağının, çikolatanın en pahalı ham maddesi olduğunu belirten Tolga Tanrıöver; “Yıllardır markette büyük rol alan AMP’nin, bugün dünyada yaşanan kakao krizinde çikolata üreticileri için çok daha anlamlı bir hale geldiğini söyleyebiliyoruz. Ekstra bir yatırım maliyeti gerektirmeden, minimum reçete değişikliği ile yüzde 2 ila 4 arasında kakao yağı tasarrufu

yapmak mümkün oluyor. Danimarka, Türkiye, Meksika ve Hindistan’da 4 çikolata uygulama merkezimiz ve teknik uzmanlarımız ile AMP gibi birçok inovatif ürünümüzü iş ortaklarımıza en doğru şekilde sunarak hizmet vermeye devam ediyoruz” dedi.

Kaynak: HORECA Trend ve Palsgaard

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.