Sindirim Sistemi ve Obezite İlişkisi Önemli | HORECA TREND
Takip edin!

Sağlıklı Beslenme

Sindirim Sistemi ve Obezite İlişkisi Önemli

Obezite ile bir çok branş ilgilenirken, Türk Gastreenteroloji Derneği, mücadelede sindirim sisteminin önemine vurgu yaptı. 

Yayınlandı

on

Türkiye’de her geçen gün artan obezite vakaları, sağlık otoritelerini harekete geçiriyor. Modern yaşamın getirdiği değişimler, beslenme alışkanlıklarının bozulması ve genetik faktörler, obezitenin yaygınlaşmasına neden olan etmenler arasında gösteriliyor.

Türk Gastroenteroloji Derneği Obezite Çalışma Grubu’nun yaptığı değerlendirmeye göre, obezite sadece estetik bir sorun olmaktan öte, ciddi sağlık riskleriyle de birlikte geliyor. Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, felç, diyabet ve daha birçok sağlık problemi obezitenin doğrudan sonuçları arasında yer alıyor.

Obeziteyle Mücadelede Ekip Çalışması

Obeziteyle mücadelede birçok meslek grubunun iş birliği yapması gerekiyor. Beslenme uzmanları, plastik cerrahlar, genel cerrahlar, yaşam koçları ve endokrinoloji uzmanları, farklı yöntemlerle obeziteyle mücadele ediyorlar. Ancak, obeziteyi sadece bir estetik problem olarak görmek yerine, sindirim sistemi biliminin önemini vurgulamak gerekiyor.

Sindirim Sistemi ve Obezite İlişkisi

Obezitenin temelinde sindirim sistemi problemleri yatıyor. Sindirim sistemi, obezitenin kontrol altına alınmasında önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle, obeziteyle mücadelede sindirim sisteminin işlevselliğini artırmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek büyük önem taşıyor.

Reklam

Sindirim Sistemi ve Obezitenin Temel Dinamikleri

Sindirim sistemi, vücudun gıda alımını, emilimini ve atılımını düzenleyen birincil mekanizmadır. Bu sistemdeki herhangi bir bozukluk, vücut ağırlığının düzenlenmesinde sorunlara yol açabilir. Mide, bağırsaklar ve ilgili organlar, enerji dengesinin korunmasında kritik rol oynar. Yetersiz sindirim ve emilim, vücutta aşırı yağ birikimine ve dolayısıyla obeziteye yol açabilir.

Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar

Obeziteyle mücadeledeki yeni yaklaşımlar, multidisipliner bir ekip çalışmasını gerektiriyor. Gastroenterologlar, farklı uzmanlık alanlarından doktorlarla bir araya gelerek obezite hastalarına daha etkili ve kalıcı çözümler sunmayı hedefliyorlar. Bu sayede, obeziteyle mücadelede başarı şansı artacak ve sağlık sorunları minimize edilecektir.

Multidisipliner Ekip Çalışması

Obeziteyle mücadelede başarı, farklı disiplinlerin iş birliği ile mümkündür. Beslenme uzmanları, gastroenterologlar, endokrinologlar ve yaşam koçları, hastaların kilo yönetimi konusunda destek sağlar. Bu ekip çalışması, hastaların ihtiyaçlarına özel programlar geliştirerek, kilo verme sürecini daha etkili hale getirir.

Sindirim Sisteminin İşlevselliğini Artırmak

Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlamak, obeziteyle mücadelede kritik bir adımdır. Probiyotikler ve prebiyotikler, sindirim sisteminin işlevselliğini artırarak, sağlıklı bağırsak florasının oluşmasına yardımcı olur. Ayrıca, lifli gıdaların tüketimi, bağırsak sağlığını destekler ve sindirimi kolaylaştırır.

Reklam

Sağlıklı Beslenme Alışkanlıklarını Teşvik Etmek

Obeziteyle mücadelede sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi önemlidir. Dengeli ve besleyici bir diyet, sindirim sisteminin doğru çalışmasını sağlar ve kilo yönetimine yardımcı olur. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar, obeziteyle mücadelede etkili besinlerdir.

Obezite Tedavisinde Cerrahi Yöntemler

Bazı durumlarda, cerrahi müdahaleler obezite tedavisinde gerekli olabilir. Mide küçültme ameliyatları, hastaların hızlı kilo vermesini sağlayarak, obeziteye bağlı sağlık sorunlarını azaltabilir. Ancak, cerrahi müdahaleler, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda tercih edilmelidir.

Obeziteyle Mücadelede Sindirim Sistemi Biliminin Rolü

Obeziteyle mücadelede sindirim sistemi biliminin rolü büyüktür. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlamak, obezitenin kontrol altına alınmasında kritik öneme sahiptir. Türk Gastroenteroloji Derneği, sindirim sistemi biliminin önemini vurgulayarak, obeziteyle mücadelede yeni perspektifler sunmaktadır.

Sindirim Sistemi Bozukluklarının Tedavisi

Sindirim sistemi bozukluklarının tedavisi, obeziteyle mücadelede önemli bir adımdır. Reflü, gastrit ve irritabl bağırsak sendromu gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarının tedavi edilmesi, kilo yönetimini kolaylaştırır. Bu rahatsızlıkların tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırır ve obeziteye bağlı sağlık sorunlarını azaltır.

Reklam

Beslenme Alışkanlıklarının Düzenlenmesi

Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, sindirim sistemi sağlığını korumanın yanı sıra, obeziteyle mücadelede de etkilidir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi, kilo verme sürecini destekler ve obeziteye bağlı sağlık sorunlarını azaltır. Düzenli aralıklarla küçük porsiyonlar halinde yemek yemek, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlar.

Hareket ve Fiziksel Aktivitenin Önemi

Fiziksel aktivite, obeziteyle mücadelede vazgeçilmez bir unsurdur. Düzenli egzersiz, sindirim sisteminin işlevselliğini artırır ve kilo yönetimine yardımcı olur. Egzersiz, vücut yağını azaltarak, obeziteye bağlı sağlık sorunlarını minimize eder. Yürüyüş, koşu, yüzme gibi aktiviteler, sindirim sistemini destekleyen ve kilo vermeye yardımcı olan egzersiz türleridir.

Sonuç

Türkiye’de artan obezite vakaları, sindirim sisteminin sağlığına olan önemi bir kez daha gözler önüne sermektedir. Türk Gastroenteroloji Derneği, sindirim sisteminin işlevselliğini artırmanın, obeziteyle mücadelede etkili bir strateji olduğunu vurgulamaktadır. Sindirim sistemi sağlığını korumak, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek ve düzenli fiziksel aktivite yapmak, obeziteyle mücadelede başarılı sonuçlar elde etmek için kritik öneme sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite nedir?
Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikimi ile karakterize edilen bir sağlık durumudur. Genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörleri obeziteye neden olabilir.

Obezite ile hangi sağlık sorunları ilişkilidir?
Obezite, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, felç ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunları ile ilişkilidir.

Reklam

Sindirim sistemi sağlığı obeziteyi nasıl etkiler?
Sindirim sistemi sağlığı, vücutta besinlerin emilimini ve atılımını düzenler. Sindirim sistemi bozuklukları, obeziteye yol açan faktörlerden biri olabilir.

Obezite tedavisinde cerrahi yöntemler nelerdir?
Obezite tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler arasında mide küçültme ameliyatları ve gastrik bypass yer alır. Bu yöntemler, kilo vermeyi hızlandırarak obeziteye bağlı sağlık sorunlarını azaltır.

Obeziteyle mücadelede sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?
Sağlıklı beslenme, dengeli ve besleyici bir diyetin benimsenmesini içerir. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar, obeziteyle mücadelede etkili besinlerdir.

Fiziksel aktivite obeziteyle mücadelede nasıl bir rol oynar?
Fiziksel aktivite, kilo vermeyi destekler ve vücut yağını azaltır. Düzenli egzersiz, obeziteye bağlı sağlık sorunlarını minimize eder ve genel sağlığı korur.

Dış Bağlantı Önerileri

Obeziteyle mücadelede sindirim sistemi sağlığının önemi, bu konuya dair yeni perspektifler sunarak, sağlıklı bir yaşam sürdürmeye yardımcı olabilir.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Not: Sağlıklı Beslenme kategorisinde daha fazla içeriğe ulaşmak için HORECA TREND’in “Sağlıklı Beslenme” kategorisini inceleyebilirsiniz.

Reklam

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlıklı Beslenme

TTB’den Aşırı Sıcaklara Dikkat Uyarısı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) aşırı sıcak hava nedeniyle uyarılarda bulundu. yapılması gerekenleri sıraladı.

Yayınlandı

on

Yazar:

TTB, “aşırı sıcaklar, sıcak çarpması, ısı senkopu, ısı krampları gibi sıcakla doğrudan ilişkili bir dizi hastalığa neden olabilir. Coğrafi konumu nedeniyle aşırı sıcaklar açısından riskli olan ülkemizde halkımızın bu duruma hazırlıklı olması ve toplumsal önlemlerin alınması çok önemlidir. Sıcak havalarda herkesin risk altında olduğu unutulmamalıdır. Yaşlılar, bebekler ve çocuklar, hamileler, engelli bireyler ve açık havada çalışanlar ise sıcak havadan daha fazla ve hızlı etkilenebilir” açıklaması yaptı.

Sıcak havalardan korunmak için TTB Önerilerde bulundu

-Günlük su tüketimi 2,5-3 litre düzeyinde tutulmalı,

-Alkol ve kafeinli içecek tüketimi sınırlandırılmalı,

-Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı,

-Vücut mümkün olduğunca serin tutulmalı,

Reklam

-Günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmamalı,

-Kapalı alanlar günün en serin saatlerinde havalandırılmalı,

-Pamuklu gibi serin tutan hafif giysiler tercih edilmeli, •

-İklimlendirme sistemleri talimatlarına uygun şekilde kullanılmalı.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam
Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Aşırı Sıcaklarda Beslenme Önerileri

Diyetisyen Mekseliyna Adsız aşırı sıcaklarda nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda önerilerde bulundu.

Yayınlandı

on

Yazar:

Aşırı sıcaklarda nasıl beslenmeliyiz ? Diyetisyen Mekseliyna Adsız, yaz sıcaklarında beslenme önerileri sundu.

Haziran ayı sıcaklık normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığı ortamında beslenme konusunda uyarılarda bulunan Diyetisyen Mekseliyna Adsız, aşırı sıcak havalara karşı beslenme önerileri yaptı.

Doğru Beslenme İle Vücut Dengemizi Koruyabiliriz

Adsız, “aşırı sıcaklıklarda doğru beslenme ile sağlığımızı korumak ve vücut dengemizi sağlamak mümkün” diyerek özellikle yaz kızartması geleneğine ara verilmesini, aşırı yağlı ve şekerli besinlerden uzak durulmasını belirtti. Kurban Bayramı’nda hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstünde olacağını vurgulayan Adsız, aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini söyledi.

Kurban Bayramı’nda Nasıl Beslenmeliyiz?

Diyetisyen Adsız, bayramda sağlıklı beslenme için su tüketimine öncelik verilmesi gerektiğini belirterek, günde 2-3 litre su içmenin önemine dikkat çekti. Vitamin ve mineral açısından zengin olan meyve, sebze ve tahıl ağırlıklı bir beslenme önerdi. Akdeniz diyeti ve zeytinyağlı yemekler, protein grubundan balık, çiğ veya fırında sebze, mevsim meyveleri ve salata tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Reklam

Hangi besinler tüketilmeli?

Aşırı sıcaklarda yoğurt, ayran, cacık gibi içecekler tüketmenin önemini belirten Adsız, soğuk çorbaların da yaz için uygun olduğunu ifade etti. Kızartmalardan uzak durulması gerektiğini belirten Adsız, et tüketiminde ızgara, haşlama veya buğulama yöntemi ile pişirilmiş yağsız etlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Omega-3 kaynağı balığın haftada iki kez tüketilmesi gerektiğini de ekledi.

Tatlı tüketimi ve dikkat edilmesi gerekenler

Tatlı tüketiminde basit şeker içeren, yağ oranı yüksek tatlılardan kaçınılması gerektiğini belirten Adsız, dondurma veya sütlü tatlıların tercih edilmesini önerdi. Öğlen yemeklerinde ise meyveli granola, yoğurt gibi serinletici ve hafif yiyeceklerin tercih edilmesini tavsiye etti.

Akşam saat kaçta yemek yenmeli?

Akşam yemeklerinin en geç 20.00-20.30 saatleri arasında yenmesi gerektiğini belirten Adsız, özel durumlar için küçük öğünler önerdi. Akşam yemeği geç saatlere kalırsa, hafif bir atıştırmalıkla bu sürecin kontrol edilebileceğini söyledi. Ayrıca, alkol tüketimi ile tatlı tüketiminin birlikte yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Aşırı sıcaklarda hangi besinler tüketilmemeli!

Reklam

Aşırı sıcaklarda kremalı yemekler ve mayonez gibi ürünlerden uzak durulması gerektiğini belirten Adsız, bu besinlerin çabuk bozulabileceği ve sindirim sistemini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Su tüketimine dikkat edilmeli

Eyyam-ı Bahur sıcaklıkları yaklaşırken, kadınların en az 2 litre, erkeklerin ise 2,5 litre su içmeleri gerektiğini belirten Adsız, egzersiz yapanlar için bu miktarın daha da artabileceğini ekledi. Kronik hastalar ve böbrek hastalığı olan bireylerin susamayı beklemeden su içmeleri gerektiğini vurguladı.

Yaz besinleri serinletici öneriler

Adsız, yaz aylarında tüketilmesi gereken besinler arasında salatalık, ayran, kefir, yoğurt, süt, cacık, soğuk çorba, salata ve zeytinyağlı yemekler olduğunu söyledi. Meyveler arasında ise kavun, karpuz ve çilek önerdi. Ayrıca, sebze suyu detoksları için dereotu, nane, reyhan ve roka gibi yeşilliklerin kullanılabileceğini belirtti.

Ödem Attıran Detoks Kürü Tarifi

Adsız,  haftada iki gün ödem atmak için ananas-limon ödem suyu tarifi verdi. Bu tarifte, maden suyu, limon suyu, ananas, taze nane ve kuru nane gibi malzemelerin blenderdan geçirilerek tüketilmesini önerdi. Adsız, gebelerin ve kronik rahatsızlıkları olan kişilerin bu detoks tariflerini uygulamamalarını belirtti.

Reklam

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Sabri Ülker Vakfı, Yaz Aylarında Gıda Zehirlenmesine Karşı Uyardı

Güvenli olmayan gıdalardan kaynaklı hastalıklar nedeniyle dünya genelinde yılda yaklaşık 600 milyon vaka hastanelere başvuruyor. Bu kişilerden 420 bini yaşamını kaybederken, güvensiz gıdalar, 5 yaş altındaki çocuklar için en büyük tehdidi oluşturuyor. Sabri Ülker Vakfı Beslenme ve Bilimsel İletişim Yöneticisi Uzm. Dyt. Özge Dinç Coşkun, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü vesilesiyle, taze sebze ve meyve çeşitliliğinin arttığı yaz ayları için, temel hijyen kuralları başta olmak üzere tedbir alınması uyarısında bulunuyor.

Yayınlandı

on

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünya genelinde, yılda 125 bini 5 yaş altında 420 bin kişi, güvenli olmayan gıdalar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Son tahminler, güvensiz gıdanın etkisinin, düşük ve orta gelirli ekonomilerde her yıl yaklaşık 95 milyar dolar civarında üretkenlik kaybına neden olduğunu ortaya koyuyor. 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda güvenliği, hastalıkların önlenmesi ve sektörler arasında bu konudaki işbirlikçi yaklaşımların tartışılması amacıyla her yıl 7 Haziran’ı Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kutluyor. Güvensiz gıda tüketiminden kaynaklı sorunlara dikkat çekilen uluslararası günün bu yılki sloganı “Gıda Güvenliği: Beklenmedik Durumlar İçin Hazırlık Yap” olarak belirlendi. 

Üretimden Tüketime Her Aşamada Gıda Güvenliği Kritik Öneme Sahip

Sabri Ülker Vakfı Beslenme ve Bilimsel İletişim Yöneticisi Uzm. Dyt. Özge Dinç Coşkun, üretimden hasada, işleme, depolama, dağıtım, hazırlık ve tüketime, gıda zincirinin her aşamasında gıda güvenliğinin kritik önem taşıdığına dikkati çekti. Özellikle, taze meyve sebze çeşitliliğinin arttığı yaz aylarındaki sıcaklıkların, zincirin tüm aşamalarında besin kaynaklı zehirlenmeler için zemin oluşturduğunu belirten Coşkun, gözle görülemeyen bakteri, virüs, parazit veya kimyasal maddelerin bozulmuş gıda ve suyla vücuda girmesiyle bulaşıcı hastalıkların oluştuğuna vurgu yaptı. Coşkun sözlerine şöyle devam etti: “Organik gübre, sulama için kullanılan su, depolama, taşıma için kullanılan kaplar, araçların yüzeylerindeki mikroorganizmalar ile ürünü alanların ellerindeki mikroplar, besin zehirlenmelerine yol açabiliyor. Dünya genelinde her 10 kişiden 1’i, zararlı maddelerin bulaştığı gıdalar nedeniyle hastalanıyor. Bakteriler, virüsler, parazitler veya ağır metallerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi, 200’den fazla hastalığa neden oluyor. Dünya nüfusunun yüzde 9’unu oluşturan 5 yaşın altındaki çocuklar ise güvenli olmayan gıda tüketimi kaynaklı sorunlardan en fazla etkilenen kesimi oluşturuyor. Bu çocuklar hastalık yükünün yüzde 40’ını taşırken, güvenilir gıdaya erişememe ve yetersiz beslenme nedeniyle ölüm riski bu yaş grubunda daha yüksek oranlara ulaşıyor.”

Basit Ama Etkili Önlemlerle Hastalıklardan Korunmak Mümkün

Coşkun, gıda güvenliğinin hafife alınmaması gerektiğine, sorunların basit tedbirlerle derinleşmeden önlenebileceğine dikkati çekti. Pişirilmeden tüketilen taze meyve ve sebzelerin temas ettikleri her kalıntıyı vücuda taşıdığını belirten Coşkun, özellikle yaz aylarında dışarıda açık satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmasını önerdi. Coşkun, tüketicilere, mikrobiyolojik kontaminasyondan kaynaklanan risklerin azaltılması için şu önerilerde bulundu: 

Reklam
  • Alışveriş yaparken, taze görünen ve iyi durumda olan meyve ve sebzeleri seçiniz, kötü kokulu, açıkça hasar görmüş veya küflü besinleri satın almayınız.
  • Paket içerisindeki sebzelerde sıvı birikimi, sebzelerin yıkandığını ancak yeterince kurutulmadığını, bu nedenle küflenme riski taşıyabileceğini gösterir. Bu tür ürünleri satın almaktan kaçınınız.
  • Ürünleri eve getirdiğinizde bekletmeden temiz, soğuk (5 °) bir buzdolabına yerleştiriniz.
  • Çabuk bozulma potansiyeli olan, et, yumurta, süt ve balık gibi besinleri açıkta bekletmeyiniz.
  • Elma ve havuç gibi bazı meyve ve sebzeler uzun süre bozulmadan saklanabilir, ancak çoğu ürünün birkaç gün içinde kullanılması gerektiğini unutmayınız.
  • Daha fazla olgunlaşma gerektiren muz, domates veya meyveleri oda sıcaklığında tutmaya özen gösteriniz.
  • Yemeden önce meyve ve sebzeleri bol ve temiz akan suda yıkayınız. Dış yaprakları veya kabukları soyup atınız. Kavun, karpuz, elma veya havuç gibi sert yüzeyli sebze ve meyveler için sebze fırçası kullanınız.
  • Küçük ve daha hassas meyveler için bir kevgir kullanarak durulanmasını sağlayınız ve zarar görmesini en aza indiriniz.
  • Çapraz bulaşı önlemek için, çiğ ürünleri doğradığınız tahta ve bıçağı diğer bir besin için kullanmadan mutlaka iyice yıkayınız.
  • Hazırlanan meyve salatalarını ve diğer kesilmiş ürünleri, servis edilene kadar buzdolabında saklayınız, 4 saatten fazla buzdolabı dışında beklediyse, tüketmeyiniz.

Özge Dinç Coşkun Hakkında

Uzman Diyetisyen Özge Dinç Coşkun, 2016’da Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Yüksek lisansını da aynı üniversitede yapan Coşkun, uzmanlık unvanını 2018 yılında Çapa Tıp Fakültesi Geriatri Bölümü’ndeki çalışmaları sonrası kazandı. Aynı yıl içerisinde Sabri Ülker Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği ile yürüttüğü Yemekte Denge Eğitim Projesi’nde eğitmen olarak görev yapan Coşkun, 2020’den bu yana Sabri Ülker Vakfı Beslenme ve Bilimsel İletişim Yöneticiliği görevini yürütüyor. Beslenme ve sağlık iletişimi, sporcu beslenmesi ve toplu beslenme hizmetleri ile dijital ve sosyal medya konularında bilimsel yayınları ve eğitim sertifikaları bulunan sağlıklı beslenme ve kilo yönetimi üzerine seminerler veren Coşkun; doktora çalışmaları kapsamında Duygusal Yeme ve Mindfulness araştırmalarına devam ediyor. 

Kaynak: HORECA Trend ve Sabri Ülker Vakfı

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com