Dünya Gıda Günü’nde Sütaş, Sürdürülebilirlik Karnesini Kamuoyu ile Paylaştı | HORECA Trend
Takip edin!

HORECA Tedarik

Dünya Gıda Günü’nde Sütaş, Sürdürülebilirlik Karnesini Kamuoyu ile Paylaştı

Sürdürülebilirlik İlerleme Raporunu 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde paylaşan Sütaş’ın Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, “Raporumuzu bu önemli günde paylaşarak gıda sisteminin, sürdürülebilirlik ve döngüsellik esasında dönüşümüne ilişkin farkındalık oluşmasına destek olmak istedik” dedi.

Yayınlandı

on

Her geçen gün daha fazla etkisini gösteren iklim değişikliği, toplumun tüm kesimlerinin harekete geçmesini zorunlu kılarken gelecekteki çevresel sorunları önlemede kritik bir öneme sahip olan “sürdürülebilirlik” artık ülkelerin, şirketlerin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu doğrultuda “sürdürülebilir gıda sistemleri” arayışının da daha fazla ele alındığını görüyoruz. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde “2022 Yılı Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nu yayınlayan Sütaş, özüne sürdürülebilirliği alan “Çiftlikten Sofralara” entegre iş modeli ile bu alanda önemli bir örnek oluşturuyor.

“Dünya Gıda Günü’nde Yayınlayarak Farkındalık Oluşturulmasına Destek Olmak İstedik”

Sütaş’ın kuruluşunun 50’inci yılını kutlayacağı 2025 yılı hedefleri doğrultusunda yürüttüğü faaliyetleri ve 2022 yılı sürdürülebilirlik performansını paylaşmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Sütaş Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, “Raporumuzu bu önemli günde paylaşarak gıda sisteminin, sürdürülebilirlik ve döngüsellik esasında dönüşümüne ilişkin farkındalık oluşmasına destek olmak istedik. Dünyamız, iklim değişikliğinin yol açtığı küresel ısınma ve doğal kaynakların hızla tükenmesinin yarattığı tehditlerle mücadele etmeye çalışırken gıda sektörü olarak artan dünya nüfusunun sağlıklı gıdaya erişimini sağlama sorumluluğumuz var. Biz, bu küresel sorunların çözümüne katkı sağladığına inandığımız; ineklerin beslendiği yemden, sofralara ulaşan süt ve süt ürünlerine kadar olan tüm süreci, tam bir tedarik zinciri entegrasyonu ile yönetmemize imkân veren “Çiftlikten Sofralara” iş modelimizle çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik ve döngüselliği esas alan bu model, aynı zamanda tüketicilerimizin doğallık ve güvenilir gıda beklentilerini de en iyi şekilde karşılamamıza olanak sağlıyor.” dedi.

“İklim Değişikliği İle Mücadele ve Karbon Yönetimi Önceliklerimiz Arasında”

İklim değişikliği ile mücadele ve karbon yönetiminin 2022 yılında da öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Yılmaz, “Çalışmalarımızla sera gazı emisyonlarında bir önceki yıla göre yüzde 7’lik, emisyon yoğunluğumuzda da yüzde 10 oranında düşüş sağladık. İklim etkimizi azaltmadaki en önemli araç, çiftliklerimizin gübreleri ve tesislerimizin tüm organik atıklarını işleyerek elektrik, buhar ve sıcak su elde ettiğimiz biyogaz tesislerimiz. Şimdiye kadar yaptığımız yatırımlarla 4 entegre tesiste elektrik üretim kapasitemizi 18,1 MWh’ye, termal enerji kapasitelerimizi de 18 MWh’ye çıkardık. Üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini karşılar durumdayız. Bu sayede ayrıca 590 bin ton karbonu yakaladık. Bu rakam, faaliyetlerimiz sonucu oluşan sera gazı miktarının yüzde 252 fazlasına denk geliyor. Bu arada enerji verimliliği çalışmaları ile 2015-2022 yılları arasında 26 milyon kWh enerji tasarrufu sağladık. Elde ettiğimiz bu tasarruf, 9 bin 400 hanenin bir yıllık elektrik tüketimine eşit.” değerlendirmesinde bulundu.

GES Yatırımları İle Yenilenebilir Enerji Çeşitlendiriliyor

Yılmaz, yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmalarını paylaştığı sözlerini şöyle sürdürdü; “2020 yılında yenilenebilir enerji üretimini çeşitlendirme kararı alarak 25 MWp GES yatırım hedefi koymuştuk. Bu kapsamda, Bingöl Entegre Tesislerimizde 1 MWp’lik, Tire Entegre Tesislerimizde 4,9 MWp’lik güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarını sonuçlandırdık.  Diğer lokasyonlarımızdaki çiftliklerimiz ve üretim tesislerimizin çatıları için GES fizibilite ve şartname çalışmalarımız devam ediyor.”

Sütaş İneklerinin Yemleri Onarıcı Tarım Esasları Doğrultusunda Yetiştiriliyor

Sözleşmeli olarak çalıştığı çiftçiler ile onarıcı tarım esaslarını uyguladıklarını belirten Yılmaz; “İneklerimizin yediği yemlerin yetiştirildiği toprakları zenginleştirmek amacıyla biyogaz tesislerimizin çıktılarından elde ettiğimiz organik ve organomineral gübrelerin tarımsal üretimde kullanınımı artırıyoruz.  Bu sayede topraklarımıza kazandırdığımız organik madde miktarı, 2020 yılına oranla 2022’de yüzde 43 artarak 43 bin ton oldu. Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile organik ve organomineral gübre kullanımının tarım topraklarında kalite ve verim üzerine etkilerinin belirlenmesine yönelik deneme çalışmalarımız da devam ediyor.” dedi.

Tesislerimiz Bulundukları Bölgelerde Toplumun Refahına Katkı Sağlıyor

Çiftlikten Sofralara iş modelinin ekonomik, sosyal etkileri ve kapsayıcı niteliğiyle bir “Bölgesel Kalkınma Modeli” örneği oluşturduğu belirten Yılmaz sözlerine şöyle devam etti; “İş modelimiz çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra paydaşlarımıza sosyal ve ekonomik açıdan da katkı sağlamamıza imkân tanıyor. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz yatırımlarımız; tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde birçok farklı alt sektörü harekete geçirirken yerel kalkınmaya ve faaliyette    bulunduğumuz bölgelerdeki toplum refahının artmasına katkıda bulunuyor. 2022 yılında 18 binden fazla süt üreticisinden süt aldık ve 33,2 bin dekar arazide sözleşmeli yem bitkisi üretilmesini sağladık. Sözleşmeli model ile iş birliği yaptığımız yem bitkileri üreticilerimizi, toprağın hazırlanmasından uygun tohum seçimine, verimli sulama sistemlerinin geliştirilmesinden organik ve organomineral gübre teminine ve hasat faaliyetlerine kadar birçok konuda destekledik. Süt üreticilerimizin de gerek sürdürülebilir süt hayvancılığı konusunda verdiğimiz eğitimler, gerek yerinde denetimler aracılığı ile daha kaliteli ve verimli üretim yapmalarına katkı sağladık.”

Son yıllarda dünyanın dikkatinin, plastik atıklar ile mücadelenin yanı sıra gıda atık ve kayıplarına yöneldiğini belirten Yılmaz; “Her iki konuda da işbirliğinin gücüne inanıyor, oluşturulan girişimlerde paydaşlarımızla birlikte çalışmalar yürütüyoruz. 2022 yılına kadar gramaj azaltımı çalışmalarımızla ambalajlarımızda yaklaşık 2.100 ton daha az plastik kullandık. Gıda kaybımızı da %1’in altına düşürmeyi başardık.” dedi.

Sütaş, Sürdürülebilirlik gönüllülerini, 2025 sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda “çevrenin sürdürülebilirliği”, “bireylerin sağlığı ve mutluluğu” ve “toplumun gelişimi ve refahı” alanlarında gerçekleşen çalışmalarını anlattığı raporunu incelemeye davet ediyor.

Kaynak: HORECA Trend ve Sütaş

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda Üreticileri

Barilla, Gıda Sektörünün En İtibarlısı Oldu 

Barilla Grubu, dünyada her yıl itibarı en yüksek 100 şirketin belirlendiği “2024 Global RepTrak 100” listesinde gıda sektörünün en itibarlı şirketi oldu. Barilla, dünya çapında tüm sektörlerin yer aldığı genel listede ise bir önceki yıla göre 4 sıra yükselerek 29’uncu sırada yer aldı.

Yayınlandı

on

Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere, dünya çapında toplam 29 tesisinde ürettiği ürünlerle, her gün 100’ü aşkın ülkede milyonlarca sofraya ulaşan gıda lideri Barilla, hayata geçirdiği yenilikçi ve öncü çalışmalarıyla yeni başarılara imza atmaya devam ediyor. Şirket, dünyanın önde gelen kurumsal itibar araştırmalarından biri olan “2024 Global RepTrak 100” listesinde küresel ölçekte yılın en itibarlı gıda şirketi seçildi. Barilla, tüm sektörler genelinde yürütülen araştırma sonucunda yılın en itibarlı 100 şirketinin belirlendiği genel listede ise bir önceki yıla göre 4 sıra yükselerek 29’uncu sırada yer aldı.

Barilla’nın imza attığı bu başarının arkasında; şirketin tüm operasyonlarında mükemmellik, yenilikçilik ve sürdürülebilirliğe olan kararlı bağlılık yatarken, faaliyet gösterilen yerel toplumlara verilen değer ve sunulan katkı da önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Üretim kapasitesi, operasyonel verimlilik ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında 2023 yılında önemli yatırımlara imza atan Barilla, gelecek 5 yılın yeni yatırım planını da açıklamıştı. Şirketin 1 milyar Euro yatırımı kapsayan bu plan kapsamında; İtalya Parma’daki Rubbiano sos fabrikası, Almanya’daki Celle fabrikası gibi üretim tesislerindeki genişlemeler, dünya çapındaki çeşitli lokasyonlarda paketleme ve üretim hatlarında önemli iyileştirmeler yer alıyor. Avrupa’nın en büyük sos fabrikası olarak tanınan Rubbiano tesisinde kurulan fotovoltaik sistem ve diğer ülke tesislerinde de çalışmalarına başlanan benzer yatırımlar, grubun yenilenebilir enerjiye olan bağlılığını daha da ileri götüren bazı örnekler arasında öne çıkıyor.

Şirket ayrıca, en son teknolojiden yararlanarak gıda endüstrisinde şeffaf ve kaliteli seçimler için yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor ve bu amaçla birçok yatırıma imza atmaya devam ediyor. Haziran 2023’ten bu yana, İtalya’da satışta olan pesto kavanozlarında yer almaya başlayan QR kod sayesinde tüketiciler blockchain izlenebilirlik sistemi ile üretim sürecini benzersiz bir görünürlükle takip edebiliyorlar. Şirket ayrıca 2010 yılından bu yana 491 ürünü yeniden formüle etti. Tüketicilerin farklı beslenme ihtiyaçlarını karşılama ve buna yönelik ürünler geliştirme hedefi doğrultusunda şirketin 40 yeni ürünü de raflardaki yerini aldı. Bunlar arasında; şeker ilavesiz, lif ve tam buğday açısından zengin, baklagiller, sert kabuklu yemişler içeren ürünler veya tek porsiyonluk paketlerdeki ürünler yer alıyor.

Dünyada 100’den fazla ülkede ve 29 üretim tesisinde faaliyet gösteren Barilla, hem kendi bünyesinde hem de küresel tedarik zincirinde kapsayıcılığı ve çeşitliliği teşvik etme konusunda da önemli adımlar atmaya devam ediyor. Şirket; cinsiyet eşitliğini savunurken cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini ortadan kaldıran ve tedarik zincirinde kültürel değişimi teşvik eden önemli uygulamalara imza atıyor. Bu sayede olumlu bir değişim yaratan ve daha kapsayıcı bir çalışma ortamı sunan şirket, 2018 yılında tedarik zincirinde kültürel değişimi teşvik etmek için bir Küresel Tedarikçi Çeşitlilik Programı da başlatmıştı. Yanı sıra Barilla, 1 Ocak 2024 tarihinde Küresel Doğum İzni Kurumsal Politikası’nı yürürlüğe aldı. Bu yeni politika ile çalışan annelerin yasal doğum iznine ek olarak, babaların da bu sürece uyum sağlamalarına ve annelere destek vermelerine yardımcı olmak adına, babalara özel en az 12 haftalık izin sağlandı. Evlat edinen anne-babalar da uygulama kapsamına alındı.

Kaynak: HORECA Trend ve Barilla

Devamını Oku

Gıda Üreticileri

Eksun Gıda’dan Katma Değeri Yüksek Gıda Ar-Ge’sinde Dört Yenilikçi Adım

Eksun Gıda, 2023 yılında gıda teknolojisinde dört önemli Ar-Ge projesini başarıyla tamamlayarak sektördeki yenilikçi yaklaşımını pekiştirdi.

Yayınlandı

on

Gerçekleşen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, “Gıda teknolojisindeki yeniliklere öncülük etmeye devam ediyoruz. Sağlıklı gıda üretimini destekleyen sürdürülebilir çalışmalar gerçekleştirmek temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Çalışmalarımızla suyun kalitesinin, ekmeğin yapısı ve lezzeti üzerindeki belirleyici rolünü keşfettik. Atık süt ürünlerinin sürdürülebilir gıda üretimine katkısını ortaya koyduk. Ayrıca tıbbi bitkilerin ekmek üretimine kalite ve sağlık açısından sağladığı faydaları incelerken diyabetik bireyler için de doğal gıda ürünlerine odaklandık.” dedi.

Eksun Gıda 2023 yılında da gıda sektöründeki Ar-Ge çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çekti. Eksim Holding bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’de geçtiğimiz yıl raporlarına göre lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onay alınarak kurulan Ar-Ge merkezinde sağlıklı ve kaliteli gıda üretimi hedefiyle dört önemli projeyi başarıyla tamamladı. Şirket, geleceğe yönelik yeni projelerini de kamuoyu ile paylaştı.

Sağlıklı Gıda Üretimine Yenilikçi Yaklaşımlar

Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre yıl içerisinde gerçekleştirilen ilk projede, su kalitesinin hamur tazeliği üzerindeki etkileri derinlemesine incelendi. Atık süt ürünlerinin, ekmeğin besin değerini arttırma potansiyeline odaklanan ikinci proje, sürdürülebilir gıda üretimi ve atık yönetimi açısından önemli bulgular sağladı. Ayrıca, tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanımını araştıran bir diğer proje, hibiskus familyasında yer alan bir bitkinin ekmek üretiminde nasıl değerlendirilebileceğini ortaya koydu. Diyabet hastalarına yönelik doğal gıda ürünü geliştirme çalışmasını kapsayan projeyle ise sağlıklı beslenme konusunda yeni çözümler sunuldu.

“Dört Yeni Projeyi Daha Hayata Geçirdik”

Tamamlanan projeler ve gelecek planları hakkında açıklamalarda bulunan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, “Gıda teknolojisindeki yeniliklere öncülük etmeye devam ediyoruz. Sağlıklı gıda üretimini destekleyen sürdürülebilir çalışmalar gerçekleştirmek temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmaları ile yıl içerisinde ekmek üretiminde kullanılan suyun kalitesinin, ekmeğin yapısı ve lezzeti üzerindeki belirleyici rolünü keşfettik. Atık süt ürünlerinin, sürdürülebilir gıda üretimine katkısını ortaya koyduk. Ayrıca, tıbbi bitkilerin ekmek üretimine kalite ve sağlık açısından sağladığı faydaları incelerken diyabetik bireyler için de doğal gıda ürünlerine odaklandık.” dedi.

Ekmeğin Yapısını Zenginleştirecek Yeni Projeler Yolda

Açıklamalarını sürdüren Demir, “2024 yılında dört projeyi daha hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda; ekmek yapısının zenginleştirilmesi, bitkisel bileşenlerin ekmek formülasyonlarına entegrasyonu ve sıfır atık ilkesine dayalı yenilikçi geliştirmeler üzerinde çalışmayı hedefliyoruz. Bu süreçteki akademik araştırmalarımızla, bilimsel bilginin sınırlarını zorlamayı ve sektörde yeni standartlar belirlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda Namık Kemal Üniversitesi, 18 Mart Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi ile iş birliği yaptık. Hedeflerimiz doğrultusunda üniversite-sanayi iş birliklerimizi daha da geliştirmeyi planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HORECA Trend ve Eksun Gıda

Devamını Oku

Toptan Market

ŞOK Marketler’in Sürdürülebilir Büyümesi Devam Etti

ŞOK Marketler, 2023 yılı boyunca sergilediği istikrarlı performansla sürdürülebilir büyümesini devam ettirdi. 2023 yılında çalışan sayısını 47 bine çıkararak istihdama önemli katkı sağlayan şirketin cirosu da 133 milyar TL’ye ulaştı

Yayınlandı

on

2023 yılı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklayan ŞOK Marketler’in 2023 yılında açılan 674 yeni mağazayla 81 ildeki toplam mağaza sayısı 10 bin 725’e ulaşırken, cirosu ise 133 milyar TL’ye yükseldi. İşe alımlarda önceliği depremden etkilenen vatandaşlarımıza veren şirketin çalışan sayısı 47 bine yaklaştı. Yaşanan deprem felaketi ve global ekonomik krize bağlı zorluklara rağmen istikrarlı performansıyla 2023 yılını da başarılı bir şekilde geride bırakan ŞOK Marketler, müşterilerine sunduğu kaliteli ürünler, uygun fiyatları ve kampanyalarıyla sektördeki güçlü konumunu koruyarak ülke istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor.

Deprem Bölgesinde Hızlı Çözümlerle Destek Sağlandı

ŞOK Marketler, Şubat ayındaki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 2023 yılı boyunca bölgenin ekonomik olarak kalkındırılmasına yönelik çalışmalarla ön plana çıktı. Depremin hemen sonrasında tırlarca ürünü mağaza ve depolarından vatandaşlara ulaştıran ŞOK Marketler, hasar gören mağazalarının yerine de hızla konteyner ve prefabrik mağazalar açarak bölgede gündelik hayata dönüşün hızlanmasına katkı sağladı. ŞOK Marketler özellikle sebze ve meyve alanındaki satın almalarda bölgedeki üreticilere öncelik verirken, işe alımlarda ise yıl boyunca önceliği depremden etkilenen vatandaşlara vererek bölgesel istihdama destek oldu.

Kadın İstihdamında ve Kadınlara Ekonomik Destekte Öncü

Türkiye’nin en çok istihdam sağlayan şirketlerinden biri olan ŞOK Marketler, toplam çalışan sayısının yüzde 54’üne ulaşan kadın çalışan oranıyla ülkemizde kadın istihdamında da öncüler arasında yer aldı.  Daha güçlü bir gelecek için “Şok’ta Ben de Varım” projesinin kapsamını genişleten şirket, deprem bölgesi başta olmak üzere ülkemizin farklı yörelerindeki kadın kooperatiflerinden kadınların ürettiği el emeği ürünleri seçili ŞOK mağazalarında satışa sunarak kadınların ekonomiye katılımının artırılmasına ve fırsat eşitliğine katkıda bulunuyor.

Win Sadakat Programı ile Dijitalleşmeye Önemli Yatırım

Müşteri memnuniyetini odağına alan çözümler üretme vizyonuyla ŞOK Marketler, 2023 yazında müşterilere ekstra kazançlar sunan Win sadakat programını hayata geçirdi. ŞOK Marketler, online ticaret uygulaması Cepte ŞOK üzerinden üye olunabilen ve kısa zamanda müşterilerden büyük ilgi gören Win programı ile dijitalleşme alanındaki yatırımlarını daha da ileri taşımış oldu.

Sabit Fiyat Kampanyası ve Büyük İndirimlerle Bütçeler Desteklendi

ŞOK Marketler, küresel dalgalanmaların da etkisiyle hem üreticiler hem perakendeciler hem de tüketiciler açısından maliyetlerin ve dolayısıyla fiyatların yüksek seviyelere çıktığı 2023 yılında, ülke ekonomisine ve müşterilerin bütçesine katkı sağlamak üzere Ocak ayı süresince 1.000 üründe fiyatları sabitleyerek her zaman uyguladığı düşük fiyat politikasının çıtasını yükseltti ve sektöre öncülük yaptı. “Cumhuriyetimizin 100. Yıl’ı Şenlikleri” kapsamındaysa bir başka büyük indirim kampanyası gerçekleştiren ŞOK Marketler’de Ekim ayı boyunca toplam 1.000 üründe yüzde 50’ye varan indirimlerin yanı sıra sadakat programı Win ile müşterilere TL kazancı sağlandı.

Uğur Demirel: “Her Zaman Üreticilerimiz ve Müşterilerimizin Yanındayız”

2023 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, geçen sene yaşanan deprem felaketi ve zorluklara rağmen yıl sonu satış hedefine ulaştıklarını aktararak sözlerine şöyle devam etti: “2023 yılında stratejimiz doğrultusunda ortaya koyduğumuz istikrarlı ve başarılı performansımızla hedeflerimizi gerçekleştirdik. Mağaza yatırımlarımız ve artan istihdamımızla ülkemiz ekonomisine katkı sunmaya devam ettik. ‘Birlikten Berekete’ yaklaşımı ile her zaman ülkemizin, üreticilerimizin ve müşterilerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz. Yıl boyunca özellikle deprem bölgesini odağımıza alarak bölgenin yeniden kalkınmasına destek olduk. Daima kadınlara fırsat eşitliğini odağına alan bir marka olarak “ŞOK’ta Ben de Varım” ile kalıcı etkileri olacağına gönülden inandığımız bir proje ortaya çıkardık. Öte yandan dayanışma ve paylaşma ayı Ramazan’ın bereketinin müşterilerimize taşınmasına destek olmak amacıyla başlattığımız temel ihtiyaç ürünlerinde ‘Her Gün Ucuz Fiyat’ kampanyamız ise devam ediyor.

ŞOK Marketler olarak 2023 yılında hem üreticiler hem perakendeciler hem de tüketicilerimizin yanında olmaya devam ettik. Hissedarlarımız da bizim için çok değerli; Yönetim Kurulumuz 2023 yılı karımızdan yatırımcılarımıza 1,5 milyar TL brüt temettü dağıtılmasını önerdi.

ŞOK Marketler olarak 2024 yılında da yeni hedeflerle hem üreticiler hem perakendeciler hem de tüketicilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Kaynak: HORECA Trend ve ŞOK Marketler

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.