Ağustos Ayında Hangi Sebzeler Yenir? | HORECA TREND
Takip edin!

Sağlıklı Beslenme

Ağustos Ayında Hangi Sebzeler Yenir?

Ağustos ayı, yaz mevsiminin en sıcak ve bereketli dönemidir. Bu ay, hem tatilin hem de taze mevsim sebzelerinin tadını çıkarma zamanıdır. Peki, Ağustos ayında hangi sebzeler tüketilmeli?

Yayınlandı

on

Ağustos ayı, yaz mevsiminin en sıcak ve bereketli dönemidir. Bu ay, hem tatilin hem de taze mevsim sebzelerinin tadını çıkarma zamanıdır. Peki, Ağustos ayında hangi sebzeler tüketilmeli? İşte Ağustos ayının enfes sebzeleri ve bu sebzeler hakkında kısa bilgiler:

Domates: Yazın simgesi olan domates, Ağustos ayında en olgun ve lezzetli haliyle tezgâhlarda yerini alır. Salatalardan soslara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Biber: Yeşil, kırmızı, sarı ve mor renkleriyle biber, Ağustos’un vazgeçilmez sebzelerindendir. Izgara, kızartma veya dolma olarak tüketebilirsiniz.

Salatalık: Ağustos sıcaklarında serinletici etkisiyle bilinen salatalık, meze ve salataların ana malzemesidir.

Patlıcan: Ağustos ayının en popüler sebzelerinden biridir. Kızartma, közleme ya da dolma olarak sofralarda yer bulur.

Bamya: Özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde popüler olan bamya, Ağustos ayında tüketilen bir diğer sebzedir.

Reklam

Fasulye: Yeşil fasulye, barbunya ve börülce gibi Ağustos ayına özgü fasulye çeşitleri, salatalardan sıcak yemeklere kadar pek çok tarifte kullanılır.

Kabak: Hafif ve besleyici bir sebze olan kabak, kızartmadan mücverine, zeytinyağlı yemeklerden salatalara kadar geniş bir yelpazede değerlendirilir.

Mısır: Ağustos ayının pikniklerinde ve barbekülerde sıkça rastladığımız bir sebze olan mısır, hem haşlanmış hem de közlenmiş olarak tüketilir.

Ağustos ayında tüketeceğiniz bu taze ve mevsimlik sebzeler sayesinde hem sağlıklı beslenme alışkanlıklarınızı sürdürebilir hem de doğanın sunduğu lezzetleri keşfedebilirsiniz. Mevsiminde sebze tüketmenin hem bütçenize hem de sağlığınıza kattığı olumlu etkileri unutmayın!

Ağustos ayının bu bolluğunu en iyi şekilde değerlendirmek için, lokal pazarları ziyaret edebilir ve organik ürünleri tercih ederek hem kendinize hem de doğaya katkıda bulunabilirsiniz. Eşsiz lezzetleriyle yaz sebzelerinin keyfini çıkarın!

Reklam
Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlıklı Beslenme

Gastroenterit Vakaları Arttı! Yediklerinize dikkat edin!

Gastroenterit vakalarındaki artışa dikkat çeken aile hekimleri, “Vakaların artması halk sağlığını tehdit ediyor” uyarısında bulundu. 

Yayınlandı

on

Yazar:

Gastroenterit vakalarındaki artışa dikkat çeken aile hekimleri, “Vakaların artması halk sağlığını tehdit ediyor” uyarısında bulundu.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte, gastroenterit vakalarında da önemli bir artış gözlendiğini belirterek, “Gastroenterit, mide ve bağırsakları etkileyen, genellikle ishal, kusma, mide krampları ve ateş gibi belirtilerle seyreden bir enfeksiyondur. Bu dönemde vakaların artması hem halk sağlığını tehdit etmekte hem de sağlık hizmetleri üzerindeki yükü artırmaktadır” dedi.

Hijyen Kurallarına Emin Olduğunuz Restoranları Tercih Edin

Sıcak hava, gıdaların daha hızlı bozulmasına ve gıdalar üzerindeki mikroorganizmaların hızla çoğalmasına neden oluyor. Özellikle yemek yenen mekanlarda, restoranlarda gıdaların yeterince temizlenmemesi, pişirilmemesi veya uygun sıcaklıkta saklanmaması gıda zehirlenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle güvenilir ve hijyen kurallarına uyduğundan emin olunan restoranların tercih edilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra okulların tatil olmasıyla birlikte seyahatler, tatiller başladı. Kalabalık havuzlar ve plajlar, hijyen eksiklikleri nedeniyle mikroorganizmaların yayılmasına ortam hazırlıyor.

Piknikte ve Açık Hava Etkinliklerinde Yiyecekler Açıkta ve Sıcakta Bekletilmemeli

AHEF Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, tüketilen gıdaların taze ve iyi pişmiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Nehir, şöyle devam etti, “Dışarıda çok sık yemek yememek kadar evde de yiyeceklerin doğru şekilde saklanması çok önemli. Ayrıca piknik ve açık hava etkinliklerinde de yiyeceklerin uzun süre sıcakta ve açıkta bekletilmemesi gerekiyor. Özellikle süt ürünleri, et ve deniz ürünlerinde hijyen kurallarına uyulmalı. Yemek hazırlamadan önce ve tuvaletten sonra eller mutlaka sabunla yıkanmalı. Yalnızca güvenilir kaynaklardan su içilmeli ve buz kullanırken dikkatli olunmalı. Yüzme havuzları ve plajlarda hijyen kurallarına uyulması, kirli veya kalabalık yerlerden kaçınılması da sağlık açısından dikkat edilmesi gerekenler arasında yer alıyor”

Reklam

Gastroenterit Vakaları Sağlık Sistemi Üzerinde Yük Oluşturuyor

Dr. Türkü Yağmur Nehir öte yandan artan gastroenterit vakalarının sağlık hizmetleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğuna da dikkat çekiyor. Bu hastalık tablosunun sık görülmesiyle doktorların iş yükünün attığını, aile hekimlerine başvuru sayılarının hissedilir oranda arttığını belirten Dr. Nehir, gastroenteritin genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden düzeldiğini, iyileşme sürecini hızlandırmak ve rahatlatmak için hastaların evlerinde yapabileceği kolay tedavi yöntemleri bulunduğunu anlatıyor. “Kusma ve ishal nedeniyle kaybedilen sıvıyı yerine koymak için ve dehidrasyonu önlemek için bol miktarda su veya elektrolit içecekleri tüketilmelidir. Sıvı tüketimi bir seferde değil sık sık ve az az ama süreğen bir şekilde olmalı. İlk birkaç saat içinde ağır yiyeceklerden kaçınılmalı. Pirinç, muz, elma, şeftali püresi, peynirli tost gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler tüketilmeli. Yağlı, baharatlı, asitli ve süt ürünlerinden kaçınılmalı çünkü bu yiyecekler mideyi daha fazla rahatsız edebilir. En önemlisi de vücudun toparlanması için bol bol dinlenmek ve eller de sık sık sabun ve su ile yıkanarak hastalığın yayılması önlenmeli.”

38,5 Üzerindeki Ateş, Karın Bölgesindeki Şiddetli Ağrı Doktora Başvuru Sebebi

Çoğu gastroenterit vakasının, evde bakım ile tedavi edilebildiğine dikkat çeken Dr. Nehir, herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmaya gerek olmayabileceğini ancak bazı durumlarda gastroenteritin ciddi boyutlara ulaşabileceğini ve tıbbi müdahale gerektirebileceğini ifade etti. Dr. Nehir şunları söyledi, “Süreğen ağız kuruluğu, aşırı susuzluk, kusmaya bağlı beslenememe, azalmış idrar çıkışı, gözlerde çökme, ciltte kuruluk; ishalde kan görülmesi, 38.5°C’nin üzerinde ateş, karın bölgesinde şiddetli ağrı veya hassasiyet doktora başvuru sebepleri içerisinde değerlendirilebilir. Gastroenterit genellikle kısa süreli ve kendi kendine geçen bir hastalıktır. Şikayetler genellikle 3 gün içerisinde geriler, belirtilerin 3 günden fazla sürmesi veya evdeki ilk önlemlere rağmen kötüleşmeye devam etmesi halinde bir doktor tarafından muayene gerekebilir. Bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde gastroenterit belirtileri görüldüğünde hemen tıbbi yardım alınmalıdır”  Dr. Türkü Yağmur Nehir, aile hekimleri olarak hastalarda bu konuda farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirterek gerekli önlemleri almalarını sağlamanın ve vakaların azaltılmasına katkıda bulunmanın kendileri için önemli olduğunu söylüyor. Dr. Nehir insan sağlığı korunurken sağlık hizmetleri üzerindeki yükün azaltılması için de hijyen ve gıda güvenliğine özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak “Unutmayın, basit önlemlerle gastroenterit riskini azaltabilir ve sağlıklı bir yaz geçirebilirsiniz” dedi.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam

Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Gastroenterit Çocuklarda Nasıl Belirti Gösterir?

Gastroenterit vakaları hızla artarken, uzmanlar hastalıktan korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi veriyor.

Yayınlandı

on

Yazar:

Gastroenterit vakaları hızla artarken, uzmanlar hastalıktan korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi veriyor.

Halk arasında mide ve bağırsak üşütmesi olarak bilinen gastoenterit; ateş, bulantı, kusma ile birlikte veya bunlar olmaksızın dışkı kıvamında yumuşama/cıvıklaşma veya dışkı miktarında artış yani ishal olarak tanımlanır. Genellikle virüs, bakteri veya parazitlerden kaynaklanan bu sorun her yaştan insanı etkilese de, özellikle çocuklarda daha sık görülüyor.

Çocuklarda dışkılama miktarı yetişkinlerden farklıdır. Örnek verilecek olursa anne sütü alan bebeklerde günlük dışkılama 3-7 kez görülürken, ek gıda döneminde bu rakam daha az sayıdadır. Azalma eğiliminde olsa da ishal ve komplikasyonları, gelişmekte olan ülkelerdeki 5 yaş altı ölümlerin hala %20’sini oluşturmaktadır.  Uzm. Dr. Fatih Ay, çocuklarda görülen gastroenterit hakkında konuştu.

Ortak kullanım alanlarına dikkat!

Çocuklarda gastroenteritin çoğunlukla sebebi virüslerdir. Bunun yanında bakteriler, parazit enfeksiyonları, besin zehirlenmeleri de ishale neden olabilir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında salgınlar halinde görülebilir. Saptanabilen etkenler arasında en sık görülenler rotavirüs, adenovirüs ve norovirüstür. Kirli yiyecek veya su tüketilmesi, ortak kullanım alanları (tuvalet, banyo, mutfak, musluk başlıkları, havlu) başlıca risk faktörleridir.

Çocuklarda gastroenterit belirtileri 

Reklam

Rotavirüs gastroenteriti; çocuklarda gastroenterite en fazla neden olan viral etkenlerdendir. Tipik olarak ateş, kusma ve 5-7 güne kadar süren sulu ishal yapabilir. Yaz aylarında ve 6-24 ay arası çocuklarda daha sık görülür. Bebeklik döneminde yapılan aşılamayla, daha sonra geçirilebilecek olan rotavirüs enfeksiyonunun şiddeti ve sıvı kaybına bağlı hastanede yatış gereksinimi azaltılabilir.

  1. Sulu veya cıvık dışkılama
  2. Mide bulantısı ve kusma
  3. Kramp şeklinde karın ağrısı, küçük çocuklarda huzursuzluk
  4. Ateş
  5. İştah azalması
  6. Halsizlik
  7. Ağız kuruluğu

Belirtiler geçmezse hemen uzmana başvurulmalı

Gastroenterit çoğu zaman 1-2 günde kendi kendini sınırlar fakat ishal ve kusma birkaç günden uzun sürüyorsa, 39 C’den yüksek ateş varsa, dışkıda kan görüldüyse ve çocuğunuzda sıvı kaybı belirtileri varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Huzursuzluk, halsizlik, ağız kuruluğu, ağlama sırasında gözyaşının olmaması, idrarda koyuluk, idrar miktarında azalma veya hiç olmaması, bebeklerde kafa kemiklerinin ortasındaki yumuşak bölgede çökme varsa sıvı kaybından bahsedilir ve hastaneye ulaşılmalıdır.

Hastalığa yakalanmadan önlem alın

Çocuklarda gastroenterit tedavisinde bol su tüketilmesi önerilir. Süt ürünleri, lif içeren, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Viral gastroenteritlerin etkili bir ilaç tedavisi yoktur. Bu yüzden en etkili tedavi yöntemi korunmadır. Kirli suların ve yiyeceklerin tüketilmemesi, tüm meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce yıkanması, ortak kullanım alanlarının temizliği, ılık su ve sabun ile en az 20 saniye el yıkama, rotavirüse karşı aşılama başlıca alınabilecek önlemlerdendir. Yüksek ateş, kanlı ishal, enfeksiyon belirtilerinde yükselme, dışkı tahlillerinde bakteriyel enfeksiyondan şüphelenilen durumlarda doktorunuzun önerdiği antibiyotik tedavisi kullanılmalıdır.

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Reklam
Devamını Oku

Sağlıklı Beslenme

Canan Karatay: Kelle Paça Yüzde 1500 Kolestrolü Yükseltmez

Prof. Dr. Canan Karatay, “Karatay Sözü” ismini verdiği YouTube kanalı üzerinden “Kelle paça içmek koletrolü yükseltir mi?” sorusunu yanıtladı.

Yayınlandı

on

Yazar:

Prof. Dr. Canan Karatay, Karatay Sözü ismini verdiği Youtube kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, toplumda çok tartışılan kolestrol konusuna açıklık getirdi.

Paylaştığı videoda en çok endişe edilen konulardan biri olan kelle paçanın kolesterolü yükseltip yükseltmediğine dair konuşan Prof. Dr. Canan Karatay, “’Hocam siz kelle paça yiyin, sağlıklıdır diyorsunuz. Peki ya kolesterolüm yükselirse. ‘Ben kolesterolüm yükseliyor diye haftada bir yiyorum’ gibi bir sürü ifadelerle karşılaşıyoruz. Bunu açıklık getirmek istiyorum. Çünkü kelle paça, yüzde yüz. Kelle paça 100’de 1500 kolesterolü yükseltmez. Bir daha söylüyorum. Kelle paça yemekle kolesterolümüz yükselmez. Kolesterolümüz yiyeceklerle yükselmez. Tereyağı da yükseltmez. Trabzon yağı da yükseltmez. Saf Urfa yağı da yükseltmez. Yumurta hiç yükseltmez. Bunları lütfen artık rahatlıkla korkmadan tüketebiliriz. Bunu açıklamaya çalışıyorum.” dedi.

Kolesterol Hakkındaki Yanlış ve Bilim Dışı Algılama Senelerdir Korku Yarattı

Kolesterol Hakkındaki Yanlış ve Bilim Dışı Algılama Senelerdir Korku Yarattı

Kolesterolün yağ olmadığına, vücudumuzda bir steroid hormonu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, “Kolesterol, yağ değildir bir daha söylüyorum. Yediğimiz hiçbir şey kolesterolü yükseltmez. Korkmayın diye söylüyorum. Bu yanlış ve bilim dışı algılama senelerden beri halkımızda korku yarattı. Tabii ki bu korku yaratmanın sonucunda neler olduğunu biliyoruz. Bu korku algılaması hakikaten bir terör gibi herkesin beynine işledi. Kolesterol bir tek formüldür. Bir de kimyasal formüldür. İyisi de kötüsü de yoktur. Hepsi uydurmadır. Kolesterol hastalığı diye bir hastalık da yoktur. Kolesterol damarları tıkamaz. Kolesterol kalp krizi yapmaz. Ben kalp doktoru olarak konuşuyorum. Şunu açıklamak istiyorum. Belirtmek istiyorum. İçiniz rahat etsin diye söylüyorum.” diye konuştu.

Damarlarında Tıkanıklık Olamayan, Damar Sertliği Yaşamayan Hastalara Bakıyoruz; Kolesterolleri Yüksek

Prof. Dr. Canan Karatay: “Damarlarında Tıkanıklık Olamayan, Damar Sertliği Yaşamayan Hastalara Bakıyoruz; Kolesterolleri Yüksek”

Kendisinin yoğun bakımda yüzlerce kalp krizi geçiren hasta görmüş, tedavi etmiş bir hekim olduğunu hatırlatan Prof Dr. Canan Karatay şunları söyledi, “Yoğun bakımda felçli hastaları, görmüş, tedavi etmiş bir kişiyim. Ayrıca anjiyo yaparak kalp damarlarını inceleyen bir kişiyim. Boyun damarlarını inceleyen bir kişiyim. Bu hastalarda gördük ki kalp krizi geçirenlerin yüzde ellisinde kolesterolleri düşük veya normal. Yani yüksek değil. Ayrıca anjiyo yaptığımız ve de damarları tıkalı olan yan damarlarla beslenen kalbi olan kişilerde dahi bakıyoruz kolesterol düşük normal. Damarları normal olarak çıkan, kalp damarları normal olarak çıkan, boyun damarları normal olarak çıkan, böbrek damarları normal olarak çıkan tıkanıklık olmayan, damar sertliği olmayan kişilerde bakıyoruz, kolesterolleri yüksek, yüksek. “

Tek Formülü Olan Kolesterolün İyisi Yahut Kötüsü Yoktur

Tek Formülü Olan Kolesterolün İyisi Yahut Kötüsü Yoktur

Kalp damarlarını tıkayan, kalp krizine neden olan, felç yapan şeyin kolesterol olmadığının altını çizen Prof. Dr. Canan Karatay, “İnsan vücudu bir o okyanustur, insan vücudunda o kadar binlerce etken vardır. Bir tek kolesterolün ve de bir tek formülü olan kolesterolün iyisi ve kötüsü de olmadığı gibi damarları tıkadığı, kalp krizi yaptığı fikri bilime aykırıdır. İnsan vücuduna aykırıdır. Biyokimyaya aykırıdır. Biyolojik moleküler biyolojiye aykırıdır. Böyle bir basitlik olamaz. İnsan vücudu bu kadar basit değildir. Damarların tıkanması için birçok etken vardır ve birçok etken vardır. Bunu her zaman söylüyoruz. Bütün senelerden beri dilimde tüy bitti. Bunu açıklıyorum. Damarları tıkayan kolesterol değildir. Korkmayın diye söylüyorum.” dedi.

 

Reklam

Kaynak: HORECA TREND, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2024 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com