Tek Fiyatlı Kahve Noktası Coffy 10. şubesini Ankara Kızılay’da açtı - HORECA Trend
Takip edin!

Cafe

Tek Fiyatlı Kahve Noktası Coffy 10. şubesini Ankara Kızılay’da açtı

Coffy, Türkiye’nin kahve markası olarak müşteri deneyimini hızlandıran, özelleştiren ve basitleştiren teknolojik alt yapısı, uygun fiyatlı yüksek kaliteli ürünleri ve güçlü franchising sistemi ile hem kahve sektörüne hem kahve tutkunu tüketicilere hem de kahve kültürümüzün geleceğine yön vermek isteyen girişimcilere devrim niteliğinde bir ilk sunuyor.

Yayınlandı

on

Pizza Restoranları A.Ş.’nin 25 yıllık deneyimiyle kurulan Tek Fiyatlı Kahve Noktası Coffy, ezber bozan konseptiyle büyümeye devam ediyor. 10. şubesini Ankara Kızılay’da açan Coffy, Türkiye’nin kahve markası olarak müşteri deneyimini hızlandıran, özelleştiren ve basitleştiren teknolojik alt yapısı, uygun fiyatlı yüksek kaliteli ürünleri ve güçlü franchising sistemi ile hem kahve sektörüne hem kahve tutkunu tüketicilere hem de kahve kültürümüzün geleceğine yön vermek isteyen girişimcilere devrim niteliğinde bir ilk sunuyor. Coffy, Türk kahve sektörüne yepyeni bir model sunan yüzde 100 yerli ve milli bir kahve markası olarak dünyanın önde gelen kahve zincirleri arasına girmeye hazırlanıyor.

Kahve tutkunları arasında yıldızı çok kısa zamanda parlayan Tek Fiyatlı Kahve Noktası Coffy, iki yıl gibi kısa sürede hızla ilerleyerek 10. şubesini Ankara Kızılay’da açtı. Ustalıkla harmanlayıp özenle hazırlanan Kolombiya ve Etiyopya menşeli onlarca kahve çeşidinin yanı sıra tatlı ve tuzlulardan oluşan taptaze atıştırmalıklarını tek fiyata sunarak kaliteli kahve deneyimini ulaşılabilir hale getiren marka; müşteri deneyimini özelleştiren dijital altyapısı, kolay erişilebilir servis noktaları ve güçlü franchising sistemiyle hem tüketicilere hem de global çapta başarı hikayesi yazmak isteyen girişimcilere sıra dışı bir alan açıyor. Coffy, Türk kahve sektörüne yepyeni bir model kazandıran yüzde 100 yerli ve milli bir kahve markası olarak dünya sahnesine çıkmaya hazırlanıyor.

“Bir Türk markasının global liderler arasında yer alarak nasıl bir başarı hikayesi yazdığını tüm dünyaya göstereceğiz”

Açılış töreninde Coffy’nin çatısı altında bulunduğu Pizza Restaurantları A.Ş. adına konuşan Aslan Saranga, “Bizler yola çıkarken amacımız kahve kültüründe yeni model yaratmaktı. Kendimizi ‘Mahallenin Kahvecisi’ olarak konumlandırarak, kahveyi bir lüks tüketim ürünü olmanın ötesine taşımayı hayal ettik. ‘Kaliteli kahveye ulaşmak herkesin hakkı olmalı’ dedik, hayalimizin peşinden gittik ve Türkiye’nin tek fiyatlı kahve noktası Coffy’yi geliştirdik. Bu süreçte tüm dünyayı araştırdık, Etiyopya ve Kolombiya’nın kahve çekirdeklerini bir araya getirerek çekirdeklerin içinde gizlenen aromaları en mükemmel şekilde ortaya çıkardık. Baristalarımız tarafından özen, ustalık ve tutkuyla hazırlanan onlarca kaliteli kahve çeşidini ve atıştırmalıklarımızı tek fiyata tüketicilerimizle buluşturarak alternatif ve yaygın bir marka deneyimi sunduk. Sipariş süresini kısaltmak için müşterilerimizin Coffy noktasına gelmeden kahve siparişi verebilmelerini sağlayan Coffy App’i uygulamaya aldık. Evlere hızlı servis için en yaygın online yemek sitelerini seçtik. Otonom robotlarla sipariş ve servis sistemine iki şubemizde geçerek, sitemi tüm şubelerimizde yaygınlaştırmak üzere çalışmalarımızı hızlandırdık. Kısacası sadece fiyatlarımız, kalite anlayışımız ve lezzetlerimizle değil teknoloji tabanımızdaki kuvvetle benzersiz bir Türk markasını sektöre kazandırmış olduk. İlk Coffy şubesinin açılışının üzerinden çok kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen 10. şubemizi faaliyete geçirerek amacımıza emin adımlarla yaklaştığımızı görüyor ve yüzümüzü hem geleceğe hem de dünyaya çeviriyoruz. Hedefimiz, 2022 yıl sonunda 100 Coffy şubesini Türk kahve sektörüne kazandırarak ulaşabildiğimiz kadar çok mahalleye, ulaşabildiğimiz kadar çok mahalleliye ulaşmak; bize inanan tüketicilerimiz ve hayal ortaklığı yaptığımız franchisee’lerimizle birlikte ilerlemeye devam etmek. Hedeflerimiz bunlarla sınırlı değil. 25 yıllık deneyimimizi arkamıza alarak, yüzde 100 yerli ve milli sermayeyle kurulmuş bir Türk markasının global liderler arasında yer alarak nasıl bir başarı hikayesi yazdığını tüm dünyaya göstereceğiz” dedi.

“Coffy’nin ortağı olmak girişimcilerimize çok şey kazandıracak”

Coffy’nin franchising sistemi hakkında da bilgi veren Saranga, yepyeni başarılara imza atmak isteyen girişimcilerimiz için güçlü bir franchising sistemi kurgulayarak girişimcilik ekosistemine destek verme misyonunu yüklendiklerini ifade etti. Saranga, “Coffy her şeyden önce Türkiye’nin markası olarak girişimcilerimize tamamen yerli bir yatırım fırsatı sunuyor. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen girişimcilerimiz ayrıca sektöre satınalma hacmi ile bayisine her zaman en iyi maliyetleri sağlayan ve 1000 şubelik deneyimi olan bir Food-Tech şirketinin parçası olarak adım atma şansına sahip oluyorlar. Bu deneyimin ve az evvel de bahsettiğim globalleşme vizyonunun bir uzantısı olarak iyi kahveyi doğru fiyata sunan Coffy’nin ortağı olmak girişimcilerimize çok şey kazandıracak” açıklamasında bulundu. Saranga ayrıca periyodik olarak düzenledikleri webinar serisiyle ekosisteme dahil olmak isteyen girişimci adaylarına son derece nitelikli bir bilgi ve deneyim kaynağı sundukları söyleyerek, herkesi Coffy’nin YouTube kanalından da paylaşılan webinarları takip etmeye davet etti.

 

Kaynak: HORECA Trend ve Coffy

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cafe

Vakkorama Cafe Aqua Florya’da Açıldı

Enerji dolu atmosferi ile trend, müzik ve lezzeti bir araya getiren Vakkorama Cafe, manzarası ile büyüleyen Aqua Florya’da lezzetli menüsüyle unutulmaz buluşmalara ev sahipliği yapıyor.

Yayınlandı

on

Dünyanın ilk konsept mağazası olarak 1982 yılında açılan Vakkorama Taksim mağazasının içinde konumlandırılan Vakkorama Cafe, şehrin en merkezi lokasyonlarında hizmet vermeye devam ediyor. İstanbul’un yeme-içme trendlerine yön veren Vakkorama Cafe, rahat ve enerji dolu yeni atmosferiyle müzikseverlerin ve gurmelerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. İstanbul’da Aqua Florya’da kapılarını açan mekân; modayı, müziği ve yiyecek trendlerini takip eden misafirlerini günün her saatine hitap eden zengin menüsüyle ağırlıyor.

Müzik performansları ve sürpriz aktivitelere ev sahipliği yapan Vakkorama Cafe, güne başlarken ve günü uğurlarken İstanbulluların vazgeçilmez buluşma noktası oluyor.

İç mekân tasarımı ile keyifli bir buluşma alanı ve gün içi molaları için rahat bir ortam sunan Vakkorama Cafe’nin menüsü ise salatalardan makarnalara, kahvaltı seçeneklerinden tatlılara, vegan ve glütensiz alternatifleri ile oldukça zengin seçeneklerden oluşuyor. Paylaşımlı tabaklar ve özel kokteylleri ile kalabalık grupların da ilk tercihleri arasında yer alıyor.

Vakkorama Cafe, 288 metrekarelik geniş alanı ve 115 kişilik oturma kapasitesiyle Aqua Florya’da misafirlerine keyifli anlar sunmaya hazır.

Kaynak: HORECA Trend ve Vakkorama

Devamını Oku

Cafe

GODIVA Cafe’lerde Kışa Özel Yeni Lezzetler

Eşsiz Belçika çikolatasını, özgün yorumlarla ayrıcalıklı tatlara dönüştüren GODIVA CAFE, menüsünü farklı tatlarla zenginleştirmeye devam ediyor. Sezonun ikonik lezzetlerinden zencefilli kurabiye ve yer fıstığından ilhamla geliştirilen özel lezzetlere GODIVA tarzıyla yeniden yorumlanan şık sunumlar eşlik ediyor.

Yayınlandı

on

Dünyanın lider premium çikolata markası GODIVA, yeni kış lezzetleriyle misafirlerini karşılıyor. GODIVA’nın, kışın ikonik lezzetlerinden zencefilli kurabiye ve yer fıstığından ilhamla geliştirdiği Gingerbread Sıcak ÇikolataYer Fıstıklı Sıcak Çikolata ve Gingerbread Latte içinizi ısıtırken sizlere eşsiz bir lezzet şöleni sunuyor. Kışa damgasını vuracak Yer Fıstıklı ve Çikolatalı Pasta ve Paris Brest ise mutlu anların yeni vazgeçilmez lezzeti oluyor. Tüm bu eşsiz lezzetler, 9 Ocak itibariyle Türkiye’deki tüm GODIVA CAFE’lerde deneyimlenebilecek.

İçinizi Isıtacak Sıcacık İçecekler

GODIVA CAFE’lerde orijinal reçetelerle hazırlanan Belçika çikolatasının eritildiği sıcak çikolatalar, kışa özel iki lezzetle tekrar yorumlanıyor. Gingerbread Sıcak Çikolata, geleneksel zencefilli kurabiye tarifinde yer alan zencefil, tarçın gibi baharatların uyumlu birlikteliğiyle eşsiz GODIVA sıcak çikolatasını buluşturuyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi olmayan yüzde 100 yer fıstığı ezmesi ile hazırlanan Yer Fıstıklı Sıcak Çikolata ise leziz ve keyifli bir deneyim sunuyor. GODIVA’nın kremsi sütlü çikolatası ve şeker ilavesiz yer fıstığı ezmesiyle hazırlanan yer fıstıklı sıcak çikolata, zengin tada sahip krema ve yer fıstığı parçacıklarıyla süslenerek ikonik GODIVA sıcak çikolatası ile uyum içerisinde bir şölene dönüşüyor. Kahveden vazgeçemeyenler ve yeni lezzetleri deneyimlemek isteyenler için hazırlanan Gingerbread Latte ise mutlu anlarınıza eşlik ediyor. GODIVA çikolatasına batırılmış zencefilli kurabiyeler ise Gingerbread Sıcak Çikolata ve Gingerbread Latte ile servis edilerek keyfinizi ikiye katlıyor.

 Yeniden Yorumlanan Özel Lezzetler   

GODIVA ustalığı ile hazırlanan ıslak çikolatalı kekin, çıtır yer fıstıkları ve karamel ile buluştuğu Yer Fıstıklı ve Çikolatalı Pasta, çikolata ile kaplanarak eşsiz bir lezzete dönüşüyor. Sütlü GODIVA çikolatası ile buluşan Paris Brest, klasik bir Fransız patisserie lezzeti olarak GODIVA CAFE misafirlerini keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

GODIVA Hakkında      

Dünyanın önde gelen premium çikolata markası GODIVA, 1926 yılında Brüksel’de Belçikalı çikolatacı Pierre Draps tarafından kuruldu. Kuruluşundan yaklaşık 100 yıl sonra bile GODIVA çikolatasının her parçası hala aynı kalitede, Belçika’ya özgü ustalık ve dünyanın en iyi içeriğiyle farklılaşıyor. GODIVA’nın tüm dünyada 100’den fazla ülkeye dağıtımı bulunuyor. Müşteriler, GODIVA’yı markaya ait ikonik butik mağazalar, duty free’ler, kafeler, e-ticaret kanalıyla ve birçok seçkin mağazada deneyimleyebiliyor. GODIVA kendini tüketicinin beklentilerinin üzerinde yenilikçi, lezzetli yiyecek ve içecek ürünleri sunmaya ve onlara mükemmel anlar yaşatmaya adıyor. Ünlü trüfleri ve çift kalıpla üretilen çikolatalarından Avrupa tarzı bisküvilerine, ayrı ayrı paketlenmiş çikolataları, sıcak çikolatası, dondurmalı ürünleri ve diğer lezzetleriyle GODIVA, misafirlerine en leziz çikolata deneyimini sunmayı vadediyor. Sosyal sorumluluk sahibi bir şirket olarak GODIVA, dünya çapında sürdürülebilir uygulamaları ve programları destekliyor. Şirket aynı zamanda kakao çiftçilerini desteklemek, çevreyi korumak, yaşadığımız ve çalıştığımız toplulukları güçlendirmek için tasarlanmış küresel uygulamalar ve programlara da sahip.

Kaynak: HORECA Trend ve GODIVA

Devamını Oku

Cafe

Gamze Cizreli: Yaptığınız İşe Tutkuyla Bağlı Olmalısınız

BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli, HORECA Trend Yayın Koordinatörü Elif Akın Yüksel’e özel açıklamalarda bulundu. Cizreli ile sektör için oldukça başarılı bir örnek olan girişimcilik öyküsünü ve Türkiye’den Dünyaya açılan BigChefs markasını konuştuk.

Yayınlandı

on

BigChefs kurucusu Gamze Cizreli, bir BigChef restoranı önünde.

BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli ile sektör için oldukça başarılı bir örnek olan girişimcilik öyküsünü ve Türkiye’den dünyaya açılan BigChefs markasını konuştuk. Cizreli, HORECA Trend Yayın Koordinatörü Elif Akın Yüksel’e özel açıklamalarda bulundu…

BigChefs, Türkiye’de ve Dünyada onlarca şubesi ile uluslararası bir restoran zinciri olmayı başardı. Sizce BigChefs’i farklı kılan neydi?

Aslında bizi farklı kılan birçok özellik var. Öncelikle mimarimiz. Misafirlerimize ev sıcaklığı sunmaya çalışan bir yapımız var. Kitaplık, halı, şömine gibi detaylarla o sıcaklığı sunmaya çalışıyoruz. Menümüz de güçlü yönlerimizin başında geliyor. Hem zengin bir seçki var hem de yerel ile küreseli aynı potada birleştiren bir kimyası mevcut. Her zaman savunduğumuz “think local act global” burada da kendini gösteriyor. Sunumlarımız da bizi farklı kılan etmenlerden, bulunduğumuz ülkeye göre çeşitlendirdiğimiz ama mutlaka bize has dokunuşu olan sunumlarımız oldukça beğeniliyor.

Hızla büyüyen, şubeleşen cafe ve restoranlarda kalite ve standartları korumak mümkün olamayabiliyor. Bu noktada BigChefs’te nasıl bir stratejiniz var? Kalite ve standartları korumayı nasıl başarıyorsunuz?

Kaliteyi korumak için denetim ve eğitim mekanizması oluşturduk. Önce bir eğitim bölümü kurduk, adına “big talent” dedik. Bu programa yöneticiler ve ekipler dahil oluyorlar. Hem kendi içimizde eğitimimiz var hem dışardan eğitim desteği de alıyoruz. Beden dili, kişisel gelişim, iletişim gibi konular eğitimimize dahil.

Bu eğitimi verdikten sonra içeride bu eğitimden sorumlu koçlarla birlikte denetimlere devam ediyoruz. Denetim ve eğitiminden sorumlu, bölge müdürü ve bölge şeflikleriyle birlikte bu konuda merkezden destek ekibimiz her geçen gün artıyor. Bunları da rutin kontrollerle denetliyoruz. Beklenmedik, habersiz kontroller de buna dahil. Zaten sosyal medya da şikayetler için önemli bir veri kaynağı artık. Masalarda bulunan stafino sistemimiz ile anlık iletişim yaratıp misafirin şubeden ayrılmadan sorununun çözülmesi mümkün oluyor.

Cafe ve restoranlar söz konusu olduğunda “lezzet” odaklandığımız en önemli konulardan bir tanesi oluyor. Lezzetli bir yemeğin olmazsa olmazlarından bir tanesi de iyi malzeme. Türkiye’de iyi malzeme bulmakta zorlanıyor musunuz? Tedarik aşamasında yaşadığınız problemler oluyor mu?

Özellikle pandemi ile birlikte tedarik zincirinde çeşitli kırılmalar oldu. Ülkemiz gıda açısından zengin ve çeşitli. Biz tedarik sıkıntısını dönemsel olarak bazı ürünlerde yaşasak da (Kurban Bayramı öncesi kırmızı et tedariki) çok büyük bir sorun yaşamıyoruz. Bizim bu konuda en önem verdiğimiz ve zorlanarak gerçekleştirmeye çalıştığımız ve her geçen gün daha da iyiye gitsin diye çabaladığımız konu; kadın tedarikçilerin ürünlerinin temini konusu. Kadın tedarikçilerden aldığımız ürünlerin kalitesinin sürekliliği, lojistiği ve aslında terminleri ile ilgili dönemsel sorunlar yaşasak da verdiğimiz mentörlüklerle bunları da hızlıca aşıyoruz.

Bir Bigchefs restoranının dışarıdan görünümü.

Gamze Cizreli’nin kurucusu olduğu BigChefs bugün Türkiye’de ve dünyada; pek çok lokasyonda hizmet veriyor.

Hizmet sektöründe personel kalitesi de oldukça önemli bir nokta. Müşterilerin deneyimini iyileştirmek için özellikle servis personelinin ilgi ve bilgisi çok önemli. Bu noktada neler yapıyorsunuz?

BigChefs olarak, çalışanlarımıza, aynı amaç için birlikte çalışan, birbirine güvenen, sevgi ve saygı çerçevesinde iletişim kuran, gelişim odaklı bir çalışma ortamı sağlıyoruz. Marka ve şirket oryantasyonu, kurum kültürü eğitimleri, iletişim ve misafir ilişkileri eğitimleri ve pozisyonlara özel teknik eğitimleri ile personelin eğitimi ve gelişimi noktasında sürdürülebilir ve başarı odaklı stratejiler geliştiriyoruz. Çalışan mutluluğunu her daim ön planda tutuyoruz.

Kendi sahip olduğumuz değerleri, eğitimler ile çalışanlarımıza da aktarıyoruz. Yeme içme sektöründe sektörel farkındalığı olan, misafir memnuniyetini öncelik sayan, vizyoner ekipler yetiştiriyoruz. Çalışan deneyimine ve gelişimine önem verirken, müşteri memnuniyeti, çalışan/ekip eğitimi, toplumsal fayda, sürdürülebilirlik, yerel üretim, kadın istihdamı, global vizyon, inovasyon, empati ve deneyim gibi değerleri de tüm markalarımız ve şubelerimizde sahipleniyoruz. Ekip motivasyonunu ve mutluluğunu ön planda tutuyoruz, çalışanlarımızı düzenlediğimiz sosyal aktiviteler ve eğitimlerle de destekliyoruz. Özellikle şube çalışanlarımızın sadece menü konusunda derin bilgi sahibi olması yeterli değil. Aynı zamanda iletişim kurma becerileri de gelişmiş olmalı ki misafirin beklentisini karşılayabilsin. Bu anlamda personele yatırım en büyük önceliklerimizden biri.

Cafe ve restoranlar son yıllarda en çok tercih edilen sosyalleşme mekanları arasına girdi. Menüler değişti, çeşitlendi. Örneğin eskiden menülerde glutensiz, vejetaryen yemek alternatifleri yoktu. Yola çıktığınız günden bugüne müşterilerin beklentileri, talepleri ne yönde değişti?

Çevresel faktörler yeme-içme dünyasının da çehresini değiştiriyor. Daha az karbon salınımı ve daha az atık üreten üretim yöntemleri giderek standart halini alıyor. Misafirler bile israfı engellemek için daha küçük porsiyonlar talep etmeye başladı. Bu da israfa duyarlı hizmet politikalarını getiriyor. Vegan, vejetaryen tercihler hala çok az. Türkiye’de yüzde 3’lerde. Dünyada da henüz yükselişte ama Türkiye’de daha gidecek çok yolu var. Yeni nesil yani millenials ve GenZ bu beslenme biçimine daha fazla talep gösterecek ve önümüzdeki yıllarda bu oran artacak ama henüz yavaş gidiyor.

Vejetaryen, glütensiz, vegan seçenekler bizim de menümüzde uzun süredir var. Hem misafirlerimizin beklentilerine göre hem de sürdürülebilirlik prensipleriyle menümüzü güncelliyoruz.

Türkiye’de başarılı olmuş önemli kadın girişimcilerinden birisiniz. Henüz yolun başına olan girişimcilere ne söylemek istersiniz? Özellikle hizmet sektöründe mutlaka yapmaları ve mutlaka yapmamaları gerektiğini düşündüğünüz neler var?

Öncelikle mevcudu tekrarlamamalarını öneriyorum, kendilerine yepyeni ve özgün bir konsept bulmaları da kritik bir konu. Kesinlikle hem sıfır atık, hem sürdürülebildiğin hem de karbon ayak izini azaltmak için tedariki daha yakın yerlerden, yakın coğrafyalardan yapıyor olmaları gerek. Menüler planlanırken buna göre planlamak daima artı sağlar. Yerellik çok önemli bir konu. Yerel ve özgün mutfak konusuna eğilmelerini tavsiye ederim. Etnik mutfaklar da çok yükselişte, bu alanlara bakabilirler. Ama her şeyden önce yaptığınız işe tutkuyla bağlı olmalısınız. Ruhunuzu katmadığınız bir markanın sürdürülebilir olduğuna inanmıyorum. Doğru kaynakları takip ederseniz, çağımızın gücü olan bilgiye de ulaşmanız kolaylaşacaktır. Günceli takip etmek, dünya ne yapıyor, trendler ne yönde izliyor olmak çok önemli.

Dünya mutfağında Fransa’nın önemli bir yeri var. Japonya da son yıllarda mutfağıyla oldukça beğeni kazandı. Türk mutfağı ise maalesef çok fazla bilinmiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Artılarımız, eksilerimiz neler?

Türk mutfağı, Türk gastronomisi son yıllarda ulusal ve uluslararası alanda daha çok konuşulur oldu. Yıllardır mutfağı bizim kadar kuvvetli olmayan ülkelerde bile Michelin Guide yer alırken bize daha geçtiğimiz aylarda gelmesi aslında çok gecikmiş bir hareket. Bu aslında ülke politikası anlamında ele alınmalı. “Gastro-diplomasi“nin önemine çok inanıyorum. Ülkenin turizminin deniz kum güneş ve tarihin ötesine gitmesi ve gastronominin turizm gelirine katma değer katması önemli. Ne yazık ki bu anlamda geciktik ama geç hiçten iyidir. Bunu başaran en önemli 2 ülke Peru ve İspanya. San Sebastian’ın bugün gastronomi merkezi olması son 15-20 yılın çalışmasının sonucudur.

Biz işletmeciler devlet ve STK’larla el ele vererek ancak mutfağımızın hakkını verebiliriz. Şeflerimiz yurtdışına gidecekler devlet onları destekleyecek bizler markalar olarak yurtdışına açılacağız teşvikler olacak. Bilinmek, tanınmak ancak bu haliyle el ele olabilir.

 

Kaynak: HORECA Trend

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2022 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.