Türkiye’de ve Dünyada Eko-Gastronomi - HORECA Trend
Takip edin!

Makale

Türkiye’de ve Dünyada Eko-Gastronomi

Ekolojik gastronomi, Dünyanın birçok ülkesinde oldukça popüler olmaya başlamıştır ve bu tarz yemeklerin hazırlanması ve sunulması ile ilgili birçok restoran ve kafe bulunmaktadır.

Yayınlandı

on

Ekolojik gastronomi, kısaca eko-gastronomi, popülerliğini artırıyor. Eko-gastronomi ürünü bir tabak görünüyor.

Ekolojik gastronomi, kısaca eko-gastronomi, doğal çevreyi ve doğal ürünleri koruma ilkelerine uygun olarak yemek yapmayı ve bu yemekleri sunmayı amaçlayan bir yemek tarzıdır.

Eko-gastronomi ilkeleriyle yapılan yemekler, genellikle organik, yerel ve sezonluk ürünler kullanılarak hazırlanır ve yapım aşamasında da doğal çevrenin korunmasına dikkat edilir. Bu yöntem, sağlıklı ve doğal yiyecekler tüketmeyi amaçlar ve aynı zamanda doğal çevrenin korunmasına da katkıda bulunur.

Gastronomi ve Eko-Gastronomi: Ne Fark Ediyor?

Gastronomi, yemeklerin yapımı, sunumu ve yemek kültürü ile ilgili olarak bir bilim dalıdır ve bu alanda yapılan çalışmalar, yemeklerin tarihi, kültürel yönleri, yapım teknikleri ve diğer benzer konuları kapsamaktadır. (Detaylı bilgiyi, HORECA Trend’te daha önce yayınladığımız “Gastronomi Nedir? Gastronominin Geleceği” başlıklı makaleden alabilirsiniz.)

Ekolojik gastronomi ise, gastronomi ile ilgili olarak doğal çevreyi ve doğal ürünleri koruma ilkelerine uygun olarak yemek yapmayı ve bu yemekleri sunmayı amaçlayan bir yemek tarzıdır. Özetle, ekolojik gastronomi, gastronominin bir alt dalı olarak kabul edilebilir ve bu alt dal, doğal çevrenin korunmasına uygun olarak yapılan yemekleri kapsamaktadır.

Dünyada Ekolojik Gastronomi

Ekolojik gastronomi, Dünyanın birçok ülkesinde oldukça popüler olmaya başlamıştır ve bu tarz yemeklerin hazırlanması ve sunulması ile ilgili birçok restoran ve kafe bulunmaktadır. Özellikle Avrupa ülkelerinde bu tarz yemeklerin hazırlanmasına ve sunulmasına verilen önem çok artmıştır. Örneğin, Fransa, İsviçre, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde ekolojik gastronomi çok yaygındır ve bu tarz yemekleri tüketen birçok insan bulunmaktadır.

Ayrıca, Kuzey Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde de bu tarz yemeklerin hazırlanmasına ve sunulmasına ilgi oldukça yüksektir.

Türkiye’de Ekolojik Gastronomi

Türkiye’de de ekolojik gastronomi alanına ilgi, son yıllarda artış göstermiştir. Özellikle son yıllarda organik ürünlerin üretimi ve tüketimi artmış ve bu ürünlerin kullanıldığı yemeklerin hazırlanması ve sunulması da popüler hale gelmiştir. Türkiye’de organik ürünlerin üretimi ve tüketimi konusunda önemli adımlar atılmış ve bu ürünlerin kullanımı ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Ayrıca, Türkiye’de de ekolojik gastronomi ile ilgili birçok restoran ve cafe bulunmaktadır. Bu mekanlar, genellikle organik, yerel ve sezonluk ürünler kullanarak hazırladıkları yemekleri sunmaktadır.

 

Kaynak: HORECA Trend

Devamını Oku
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HORECA Sözlüğü

Buşone Olmuş Şarap Nedir?

Buşone, şarabın kötü bir tat veya koku almasına neden olan bir bozulma türüdür. Bu durum, genellikle şarap mantarının içerdiği TCA (2,4,6-trikloroanizol) adlı bileşiğin şaraba geçmesiyle oluşur. Bu bileşik, çok düşük konsantrasyonlarda bile şarabın aromasını ve tadını olumsuz etkileyebilir.

Yayınlandı

on

Yazar:

Şarabın “buşone olması”, şarabın korkuluk (mantar tıpa) ile teması sonucu bozulması durumunu ifade eder. Bu, genellikle şarabın mantarla teması sonucu oluşan belirli bir kimyasal bileşenin etkisiyle meydana gelir. Bu makalede “Buşone nedir?” ve “Buşone olmuş şarap nedir?” sorularına yanıt bulabilirsiniz.

Buşone Olmuş Şarap Nedir?

Buşone, şarabın kötü bir tat veya koku almasına neden olan bir bozulma türüdür. Bu durum, genellikle şarap mantarının içerdiği TCA (2,4,6-trikloroanizol) adlı bileşiğin şaraba geçmesiyle oluşur. Bu bileşik, çok düşük konsantrasyonlarda bile şarabın aromasını ve tadını olumsuz etkileyebilir.

Buşone olmuş şaranın en temel belirtilerini kokusunda ve tadında bulabilirsiniz.

Koku: Buşone olmuş şarap, nemli karton, rutubetli bodrum, ıslak köpek veya küflü kitap gibi kokuları barındırabilir.

Tat: Şarabın meyvemsi notaları bastırılır ve taze tatlar kaybolur. Bunun yerine tatda düzlük ve tatsızlık hissedilebilir.

Buşone Olmanın Nedenleri ve Tehlikesi

Şarabın buşona olmasının pek çok nedeni olabilir. Ancak temel nedenler arasında hijyen, mantar kalitesi ve vinifikasyon süreçleri sayılabilir. Şimdi bu nedenler üzerinde duralım…

Kirlenmiş Mantar: TCA, genellikle klorla dezenfekte edilen mantarlarda oluşabilir. Mantarın klorla teması, TCA’nın oluşumuna neden olan kimyasal reaksiyonları tetikleyebilir.

Mantar Kalitesi: Düşük kaliteli mantarlar, TCA oluşumu için daha yüksek risk taşıyabilir.

Vinifikasyon Süreçleri: Bazen şarap üretiminde kullanılan ekipman ve malzemeler de TCA’nın oluşumuna katkıda bulunabilir.

Buşone olmuş şarap sağlığa zararlı değildir; ancak şarabın aromasını ve tadını bozduğu için keyif vermez ve genellikle içilmez. Ayrıca, yüksek kaliteli ve pahalı şarapların da buşone olma riski vardır.

Önleme Yolları

Buşone olmuş şarap sağlığa zararlı olmasa da lezzetli değildir. Bu nedenle şaraplarınızın buşone olmasını engellemeniz gerekir. Önleme yolları çeşitli olsa da öne çıkan yöntemler şöyle sıralabilir…

Sentetik Mantarlar ve Vidalı Kapaklar: Bazı üreticiler, buşone riskini ortadan kaldırmak için sentetik mantarlar veya vidalı kapakları tercih edebilir.

Mantar Kalitesi: Yüksek kaliteli mantarların kullanılması, TCA riskini azaltabilir.

Klor Kullanımını Azaltma: Mantarların dezenfeksiyonunda klorun kullanımını azaltarak veya farklı dezenfeksiyon yöntemleri kullanarak buşone riskini azaltmak mümkündür.

Buşone, şarabın mantarla teması sonucu bozulmasına neden olan bir durumdur. Bu, şarabın içilemez hale gelmesine neden olabilir, ancak sağlığa zararlı değildir. Şarap endüstrisi, bu sorunu minimize etmek için çeşitli yöntemlerle buşone riskini azaltma yolunda adımlar atmaktadır.

Not: HORECA alanında daha fazla sektörel sözcüğü öğrenmek ve incelemek için HORECA TREND’in “HORECA Sözlüğü” kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Kaynak: HORECA TREND

Devamını Oku

Makale

Dünyada En Popüler 10 Pizza Tarifi

Farklı kültürlerin ve damak zevklerinin etkisiyle oluşan bu zengin pizza tarifi çeşitliliği, pizza dünyasının ne kadar geniş ve kapsamlı olduğunu gösteriyor. Bir sonraki pizza siparişinizde veya evde pizza yaparken bu tarifleri deneyerek, dünyanın dört bir yanından gelen lezzetleri tatma şansını yakalayabilirsiniz!

Yayınlandı

on

Yazar:

Pizza, hem lezzetiyle hem de çeşitliliğiyle dünyanın dört bir yanında sevilen bir lezzettir. Farklı kültürler, bu harika yemeği kendi damak zevklerine göre uyarlamıştır. İşte dünya genelinde en popüler 10 pizza tarifi:

1. Margherita (İtalya)

Bu klasik Napoli pizzası, basit malzemeleriyle bilinir: domates, mozzarella, taze fesleğen, tuz ve zeytinyağı.

Margherita pizza, Napoli, İtalya kökenlidir. Rivayete göre, 1889 yılında Napoli’de Kraliçe Margherita’nın onuruna yaratıldı. Pizza, İtalya’nın ulusal renklerini temsil eden malzemelerle hazırlanmıştır: yeşil (fesleğen), beyaz (mozzarella) ve kırmızı (domates).

Malzemeler:

    • Domates sosu
    • Mozzarella peyniri
    • Taze fesleğen yaprakları
    • Zeytinyağı
    • Tuz

Hazırlanması: Hamur, ince veya kalın tabanlı olabilir. Domates sosu ile kaplandıktan sonra dilimlenmiş mozzarella peyniri ve taze fesleğen yaprakları eklenir. Ardından zeytinyağı ve tuz serpilerek fırında pişirilir.

2. Pepperoni (Amerika)

Amerika’nın en sevilen pizzası, ince dilimlenmiş pepperoni dilimleriyle kaplıdır ve bolca mozzarella peyniri içerir.

Pepperoni pizza, Amerikan mutfağına özgüdür ve Amerika’da en popüler pizza çeşitlerinden biridir.

Malzemeler:

    • Domates sosu
    • Mozzarella peyniri
    • Pepperoni dilimleri

Hazırlanması: Hamur üzerine domates sosu sürülür. Mozzarella peyniri eklenir ve ardından ince dilimlenmiş pepperoni dilimleri serilir. Sıcak fırında pişirilir.

3. Hawaii

Ananas ve jambonun mükemmel kombinasyonuyla tanınan bu pizza, tatlı ve tuzlunun eşsiz birleşimidir.

Hawaii pizza adına rağmen Hawaii kökenli değildir. Kanada’da 1960’larda icat edilmiştir.

Malzemeler:

    • Domates sosu
    • Mozzarella peyniri
    • Jambon dilimleri
    • Ananas dilimleri

Hazırlanması: Domates sosuyla kaplanmış hamurun üzerine mozzarella peyniri serilir. Ardından jambon ve ananas dilimleri eklenir. Son olarak fırında pişirilir.

4. Quattro Formaggi (Dört Peynir)

Mozzarella, gorgonzola, parmesan ve ricotta peynirlerinin zengin karışımıyla hazırlanır.

İtalyan kökenli bir pizzadır. Adı “dört peynir” anlamına gelir.

Malzemeler:

    • Mozzarella peyniri
    • Gorgonzola peyniri
    • Parmesan peyniri
    • Ricotta peyniri (veya farklı bölgelere göre başka sert ya da yumuşak peynirler eklenebilir)

Hazırlanması: Hamur üzerine her bir peynirden eşit miktarda serilir. Peynirlerin birbiriyle harmanlanmasını sağlamak için bazı tariflerde bir miktar krema da eklenir. Sonrasında pizzayı fırında altın rengi alana kadar pişirilir.

Bu dört pizza tarifi, farklı damak zevklerine hitap eden geniş bir yelpazeyi temsil eder ve dünya genelinde milyonlarca pizza sever tarafından tercih edilir.

5. Marinara

Soslu ve baharatlı, bu pizza üzerinde peynir yoktur. Genellikle domates, sarımsak, zeytinyağı ve oregano ile hazırlanır.

6. Bianca

Domatessiz hazırlanan bu pizza, mozzarella, ricotta ve parmesan peyniri, zeytinyağı ve taze baharatlarla yapılır.

7. Diavola (Şeytan)

Baharatlı sucuk, chili biberi ve bazen jalapeno ile hazırlanan bu pizza, baharatlı yiyecek sevenler için idealdir.

8. Prosciutto e Funghi

Jambon ve mantarın mükemmel uyumunu sunan bu pizza, genellikle mozzarella veya başka peynirlerle tamamlanır.

9. Capricciosa

Jambon, mantar, zeytin ve bazen de artichoke ile hazırlanan bu pizza, zengin bir lezzet kombinasyonuna sahiptir.

10. Veggie (Sebzeli)

Çeşitli sebzelerle hazırlanan bu pizza, özellikle vejetaryenler için harikadır. Biber, soğan, mantar, zeytin ve domates gibi malzemelerle yapılır.

Farklı kültürlerin ve damak zevklerinin etkisiyle oluşan bu zengin pizza tarifi çeşitliliği, pizza dünyasının ne kadar geniş ve kapsamlı olduğunu gösteriyor. Bir sonraki pizza siparişinizde veya evde pizza yaparken bu tarifleri deneyerek, dünyanın dört bir yanından gelen lezzetleri tatma şansını yakalayabilirsiniz!

Devamını Oku

Makale

Homojenize Yoğurt Nedir? Sağlıklı Mı?

Homojenize yoğurt, homojenizasyon adlı mekanik bir işlemle üretilir. Bu işlem, yoğurdun içindeki yağ damlacıklarını parçalar, bu da yoğurdun daha pürüzsüz ve eşit bir kıvama sahip olmasını sağlar. Genel olarak, homojenizasyon işlemi yoğurdun besin değerini büyük ölçüde etkilemez, bu nedenle homojenize yoğurt, besin değeri açısından homojenize olmayan yoğurtla benzerdir.

Yayınlandı

on

Yoğurt, sağlık açısından faydaları nedeniyle mutfaklarımızdan eksik edilmemesi gerken besinler arasında yer almaktadır. HORECA sektöründe ve evlerden genellikle homojenize yoğurt kullanılmaktadır. Peki, homojenize yoğurt nedir? Homojenize yoğurt sağlıklı mı?

Yoğurt Nedir? Nasıl Yapılır?

Yoğurt, sütün faydalı bakteriler (genellikle Lactobacillus bulgaricus ve Streptococcus thermophilus gibi laktik asit bakterileri) ile fermantasyonu sonucu elde edilen yoğun ve kremamsı bir besindir. Fermentasyon sırasında, bakteriler süt şekeri olan laktozu laktik aside dönüştürür, bu da yoğurdun karakteristik ekşi tadını ve jelimsi yapısını oluşturur.

Yoğurt, birçok besin maddesi açısından zengindir ve bu nedenle sağlık için oldukça faydalıdır. Kalsiyum, B vitaminleri, fosfor, magnezyum ve potasyum gibi önemli mineralleri ve vitaminleri içerir. Aynı zamanda, probiyotikler olarak adlandırılan faydalı bakterilere sahip olmasıyla bilinir, bu da sindirim sağlığını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve bazı bağırsak sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir. Düzenli olarak yoğurt tüketmenin, osteoporoz riskini azaltmaya, kan basıncını düzenlemeye ve bazı kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Homojenize Yoğurt Nedir?

“Homojenize yoğurt” terimi, yoğurdun yapısının eşit ve düzgün bir kıvama sahip olması için özel bir işlemden geçirildiğini belirtir. Homojezasyon işlemi sırasında yağ damlacıkları daha küçük boyutlara parçalanır ve bu damlacıklar yoğurt matrisi içinde eşit bir şekilde dağıtılır. Bu da yoğurdun daha düzgün, pürüzsüz ve kremamsı bir kıvama sahip olmasını sağlar.

Homojenize yoğurt, bazen sıradan yoğurda göre daha yoğun ve kremamsı bir dokuya sahip olabilir. Ancak bu işlem yoğurdun besin değerini etkilemez. Aynı zamanda, yoğurtta homojenizasyon işlemi sayesinde yağın ayrılmasını (ayrışmasını) engeller ve daha uzun süre taze kalmasını sağlar.

Homojenize Yoğurt Sağlıklı Mı?

Homojenize yoğurt, homojenizasyon adlı mekanik bir işlemle üretilir. Bu işlem, yoğurdun içindeki yağ damlacıklarını parçalar, bu da yoğurdun daha pürüzsüz ve eşit bir kıvama sahip olmasını sağlar. Genel olarak, homojenizasyon işlemi yoğurdun besin değerini büyük ölçüde etkilemez, bu nedenle homojenize yoğurt, besin değeri açısından homojenize olmayan yoğurtla benzerdir.

Ancak, bazı insanlar doğal gıdalara yönelik bir tercihe sahip olabilirler ve bu nedenle homojenizasyon gibi işlemlerden geçirilmemiş yoğurtları tercih edebilirler. Öte yandan, homojenize yoğurtların, kıvam ve doku açısından daha tutarlı olması, birçok tüketici için tercih sebebi olabilir. Sonuç olarak, homojenize yoğurt tüketiminin genellikle sağlığa zararlı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak tüketici olarak yoğurt seçimi yaparken içeriğine, ilave şeker ve katkı maddesi olup olmadığına dikkat etmek faydalıdır.

Not: Sağlıklı yaşamla ilgili daha fazla makale için HORECA TREND’in “Sağlıklı Beslenme” kategorisini inceleyebilirsiniz.

 

Kaynak: HORECA TREND

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2023 Orbis Medya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Ltd. Şti. Her hakkı saklıdır. Web sitemizdeki haber, makale ve içeriklerin her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizin izinsiz kullanımı halinde yasal işlem başlatılacaktır.