Ekber Sürsal’ın Özel Seçki Sergisi JW Marriott Istanbul Bosphorus’ta
JW Marriott Istanbul Bosphorus, Nisan ayı boyunca heykel, rölyef, obje ve aydınlatma alanlarında üretim yapan Ekber Sürsal’ın hafıza, mitoloji ve kent katmanları etrafında şekillenen özel seçkisini...
JW Marriott Istanbul Bosphorus, Nisan ayı boyunca heykel, rölyef, obje ve aydınlatma alanlarında üretim yapan Ekber Sürsal’ın hafıza, mitoloji ve kent katmanları etrafında şekillenen özel seçkisini Karaköy’ün tarihi dokusu içinde sanatseverlerle buluşturuyor.
Karaköy’ün tarih, kültür ve çağdaş yaşam ritmini bir araya getiren JW Marriott Istanbul Bosphorus, Nisan ayı boyunca çağdaş heykel sanatçısı Ekber Sürsal’ın eserlerinden oluşan özel bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Galataport’un yakınında konumlanan ve tarihi Veli Alemdar Han yapısını çağdaş bir konaklama anlayışıyla yeniden yorumlayan otel, bu sergiyle misafirlerine sanatla derinleşen bir şehir deneyimi sunuyor. Otelin farklı alanlarına yayılan seçki, çağdaş sanat ile mimari atmosfer arasında güçlü bir diyalog kurarak hem şehir sakinlerini hem de otel misafirlerini Ekber Sürsal’ın çok katmanlı dünyasına davet ediyor.
Ekber Sürsal’ın pratiği; uygarlıkların, kültürlerin ve inançların üst üste birikerek iz bıraktığı coğrafyalardan beslenen çok katmanlı bir görsel dile dayanıyor Sanatçının “Zamansız ve Kent Katmanları” temaları altında toplanan eserlerinden oluşan karma sergi, bir ay boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Sürsal’ın yaklaşımı, kentin tarihsel birikimini yalnızca geçmişten kalan izlerin bir toplamı olarak değil, her bakışta yeniden yorumlanan bir hafıza alanı olarak değerlendiriyor. Taş, metal, kâğıt, reçine, bakır, ahşap ve çağdaş endüstriyel malzemeleri bir araya getiren Sürsal, doğal ile yapay, geçmiş ile şimdi, düş ile gerçek arasında şiirsel ama güçlü bir ilişki kuruyor.
Sergi seçkisinde yer alan Distraction, hafıza ile zaman arasındaki gerilimi iki karşıt figür üzerinden ele alırken; Miras, kuşaklar boyunca aktarılan kültürel birikimi modern bir sütun formunda yorumluyor. Dudak ve Göz, kozmik eksen, sessiz bilgi ve mutlak tanıklık fikri etrafında yükselen totemik yapılarıyla dikkat çekerken; Hermes, Mars, Zeus ve Artemis, antik mitolojinin haberci, savaşçı, hükmedici ve doğayla bütünleşen figürlerini çağdaş bir heykel diliyle yeniden kurguluyor. Silent Witness ise bakır ve taşın birlikteliğiyle geçmişten bugüne uzanan sessiz bir tanıklığı görünür kılıyor.
Seçkinin mimari ve anlatısal omurgasını oluşturan eserler arasında ise Anahtar, Anka Kuşları, Atlantis, Beyaz Düşler, Döngü, Kırmızı Kule, Mavi Kule ve Sator Karesi öne çıkıyor. Bu eserlerde kule, sütun, geçit, pencere ve labirent gibi mimari öğeler; yeniden doğuş, kayıp uygarlıklar, bilinçaltı, ezoterik bilgi ve dönüşüm temalarıyla iç içe geçiyor. Selene ve Helios, ay ile güneşin kozmik karşıtlığını mitolojik bir şiirsellikle yorumlarken; Aile Dizimi kuşaklar arası bağları ve aile hafızasını anıtsal bir formda görünür kılıyor. Seçkinin özel işlerinden Sana Doğru ise ahşap, bakır ve reçineyi bir araya getiren heykelsi bir ışık objesi olarak, karanlıktan aydınlığa uzanan ruhsal bir yolculuk fikrini merkeze alıyor. Sanatçının ‘’Zamansız’’ Timeless koleksiyonundan sergi için seçilen De Dis In Terre, Deuz, Nazar ve King isimli eserler, özünde insana dair derin bir hikâye sunuyor.
Ekber Sürsal’ın eserleriyle şekillenen bu buluşma, JW Marriott Istanbul Bosphorus’un kültür, tasarım, gastronomi ve yaşam stilini aynı deneyim içinde bir araya getiren yaklaşımını da görünür kılıyor. Karaköy’deki konumu, tarihi yapı karakteri ve çağdaş lüks anlayışıyla öne çıkan otel, bu sergiyle birlikte sanatı gündelik deneyimin doğal bir parçası hâline getiriyor. Nisan ayı boyunca görülebilecek seçki, İstanbul’un çok katmanlı ruhunu çağdaş sanatın diliyle yeniden okumak isteyen herkes için ilham verici bir durak niteliği taşıyor.



İlk yorumu siz yapın...